Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği: “Biz kadınlar, özgürlüğümüzden, laiklikten, hayatlarımızdan ve haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz”

antalya kadın mücadelesi antalya kadın mücadelesi
Fotoğraf: guliz saglam / csgorselarsiv.org


Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, Türkiye’de kadınlara ve haklarına yönelik saldırılara karşı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Biz kadınlar biliyoruz: Ayrıştırma, denetim ve yasak, patriyarkanın en kirli silahıdır” denildi.

Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, Türkiye’de kadınlara ve haklarına yönelik saldırılara karşı dün (2 Eylül) sosyal medya hesabından “Haklarımızı, hayatlarımızı ve özgürlüğümüzü savunuyoruz” yazılı bir açıklama yayımladı.

Açıklamada, “Biz kadınlar yaşam hakkını hedef alan, eşitsizliği kurumsallaştıran, baskıyı normalleştiren her türlü saldırının karşısındayız. Bizi itaate, sessizliğe ve boyun eğmeye zorlayan bu düzene karşı susmadık, susmuyoruz, susmayacağız, Son zamanlarda yaşananlar, kadın düşmanı politikaların ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren uygulamaların tesadüf olmadığını gösteriyor ‘kadın cinayetleri politiktir.’ dememizin temel nedeni bunlardır”  denildi.

Düzce’deki Turgut Özal Anadolu Lisesi’nin yeni kayıt yaptıracak öğrenciler için yayımladığı kurallar listesine atıf yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Kız ve erkek öğrencilerin serviste, kantinde vb. “ayrı tutulacak” diyerek ayrıklaştırması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini pekiştiren, kadınları ikincilleştiren ve gençlerin özgürce yaşamalarını engelleyen bir uygulamadır. Çocukların ve gençlerin hayatını kuşatmaya çalışan bu zihniyet, eğitimin değil denetimin, eşitliğin değil baskının önünü açmaktadır. Biz kadınlar biliyoruz: Ayrıştırma, denetim ve yasak, patriyarkanın en kirli silahıdır.”

“MÜZİĞİMİZDEN DE KAHKAHAMIZDAN DA ÖZGÜRLÜĞÜMÜZDEN DE VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Aynı zihniyetin Diyanet’in hutbelerinde de karşılarına çıktığı vurgulanan açıklamada, “Diyanet, kadınların mirastan erkeklerin yarısı kadar pay almasını ‘ilahi adalet’ diye meşrulaştırmaya çalışıyor. Medeni Kanun’un kadın ve erkek mirasçılar için getirdiği eşit paylaşım hükümlerini yok sayan bu söylem açıkça suçtur. Diyanet’in bu hutbesinin bir tesadüf olmadığını kadın düşmanlığının bir sonucu olduğunu biliyoruz. Biz kadınlar, hayatlarımızın, haklarımızın, mirasımızın tartışma konusu yapılmasına izin vermeyeceğiz” ifadeleri kullanıldı.

Zeytinli Rock Festivali’nin iptali de aynı zincirin bir halkası olduğu ifade edilen açıklamada “Festival güvenlik ve ‘toplumsal hassasiyet’ gerekçeleriyle iptal edildi. Asıl gerekçe gençlerin yan yana durmasından, kadınların özgürce sahnede, sokakta, kamusal alanda var olmasından duyulan rahatsızlıktır. Kadınların ve gençlerin şarkı söylemesinden, dans etmesinden, kahkahasından korkan bu zihniyet, hayatımızı karartmaya çalışıyor. Meydanlarımızı, festival alanlarımızı yasaklarla teslim almak isteyenlere sesleniyoruz: Müziğimizden de kahkahamızdan da özgürlüğümüzden de vazgeçmeyeceğiz” sözleri kullanıldı.

Açıklamada, Konya Meram Devlet Hastanesi’nde görevli Doktor Hasan Hüseyin Uysal’ın, bir kadını kıyafetini bahane ederek “teşhirci” diye yaftalayıp muayene etmeyi reddetmesi, kadın düşmanlığının açık bir göstergesi olarak değerlendirildi. Bir kadının kıyafeti gerekçe gösterilerek sağlık hizmetinden mahrum bırakılmasının, gericiliğin ve siyasal İslam’ın evrenselleştirdiği kadın düşmanı zihniyetin bir sonucu olduğu vurgulandı.

“ERKEK ŞİDDETİ GİZLENDİKÇE GÜÇLENİYOR, İFŞA EDİLDİKÇE ZAYIFLIYOR”

Sağlık hakkı evrenseldir ve laiklik kadınlar için yaşamsal olduğu vurgulan açıklamada, “Buradan bir kez daha sesleniyoruz. Kadınların kıyafetine, bedenine ve yaşamına karışmanıza izin vermeyeceğiz. Tüm bunlar yaşanırken, her gün kadın cinayetleri işlenmeye devam ediyor. Erkek şiddetini önlemek yerine, cezasızlık politikalarıyla failleri koruyan devlet, bu cinayetlerin ortağıdır. Bizler kız kardeşlerimizin hesabını sormaktan, erkek şiddetine karşı örgütlenmekten, feminist mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz” sözleri kullanıldı.

Açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi:

“Bütün bu baskıların ortasında kadınlar susmuyor: Son günlerde kadınların yaptıkları ifşalar, erkek şiddetini, cinsel saldırıları ve tacizi açığa çıkarıyor. Kadınlar birbirine güveniyor, yan yana geliyor, ses çıkarıyor. Çünkü biliyoruz ki erkek şiddeti gizlendikçe güçleniyor, ifşa edildikçe zayıflıyor.

Biz kadınlar, özgürlüğümüzden, laiklikten, hayatlarımızdan ve haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Patriyarkal düzene, kadın düşmanı politikalara, erkek şiddetine karşı feminist mücadelemizle varız.

Eşit, özgür, şiddetsiz bir yaşam için ses çıkarmaya devam edeceğiz!”