Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği’nden 11. Yargı Paketi taslağına karşı açıklama: “Topluma dayatılan 11. Yargı Paketi’ne karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz”

11. yargı paketi lqbti 11. yargı paketi lqbti
Fotoğraf: Serra Akcan / csgorselarsiv.org

Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, LGBTİ+’lara yönelik ayrımcı düzenlemeler içeren 11. Yargı Paketi taslağı ile ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, “Bu paket, sadece bir ‘yargı düzenlemesi’ değil, toplumsal cinsiyet eşitliğine ve ifade özgürlüğüne yönelik sistematik bir saldırıdır” denildi.

AKP hükümetinin kısa süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunması beklenen 11’inci Yargı Paketi taslağında, Türk Ceza Kanunu’nun 225’inci maddesinde yapılması planlanan değişikliğin, LGBTİ+ bireylere yönelik cezai yaptırımların önünü açılacağı ifade edildi.

Taslakta yer alan düzenlemeye göre, “doğuştan gelen biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı tutum ve davranışta bulunan ya da bulunmayı alenen teşvik eden, öven veya özendiren kişilerin bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı” ifade ediliyor.

Taslağa ilişkin Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, sosyal medya hesabından “Yargı paketi: Kadınlara, LGBTİ+’lara, çocuklara saldırı yasasıdır” başlıklı bir açıklama yayımladı.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“11. Yargı Paketi meselesi, hükümetin tüm toplumu, 23 yıldır paketler ve KHK larla siyasal İslam yoluna sokmaya çalışmasının bir ürünüdür. Toplum direnmektedir ve paketleri kabul etmemektedir. Yargı paketlerle dağıtılamaz çünkü, paketleme ‘içinde bir veya birçok şey bulunan, kâğıda sarılarak veya kutuya konularak bağlanmış, elde taşınacak büyüklükte nesne’ olduğundan TDK’na göre; ‘kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi sonucu verilen karar’ anlamına gelen yargı kavramıyla birlikte kullanılamaz, tıpkı adalet kavramının saray kavramıyla birlikte kullanılamaz olduğu gibi.

“TÜM LGBTİ+ VAROLUŞU DAHİ CEZALANDIRILMAK İSTENMEKTE”

AKP iktidarının yönetememesinin temelini oluşturan bu çelişkili politikalar nedeniyle artık paketler de işe yaramadığı ifade edilen açıklamada, “Kamuoyuna sızdırılan ‘11. Yargı Paketi’, bir reform değil; kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların özgürlüklerine karşı açık bir saldırıdır! Torba yasaların arkasına gizlenen bu düzenleme, bedenlerimizi, kimliklerimizi ve yaşamlarımızı devlet denetimine sokmayı amaçlıyor. Bu paketle; ‘biyolojik cinsiyete aykırı tutum’ ve ‘hayasızca hareketler’ gibi muğlak tanımlarla, tüm LGBTİ+ varoluşu dahi cezalandırılmak istenmekte ve toplumun her kesimi kontrol altına alınmak isteniyor” denildi.

Yargı paket, LGBTİ+ olmayı ve kadınlık-erkeklik kalıplarına uymamayı suç haline getireceği vurgulanan açıklamada, “Bu düzenleme yalnızca mahkeme salonlarında değil, hayatın her alanında bir sansür ve baskı rejimi yaratacaktır. Dizilerden filmlere, sanattan medyaya kadar her türlü özgür ifade alanını da daraltacaktır Yani bu paket, sadece bir ‘yargı düzenlemesi’ değil, toplumsal cinsiyet eşitliğine ve ifade özgürlüğüne yönelik sistematik bir saldırıdır” sözleri kullanıldı.

Kadınların yıllardır sokaklarda, meydanlarda, mahkemelerde direndiği söylenen açıklamada, son olarak şu ifadeler kullanıldı:

“Şimdi de direneceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki; Haklarımızı kimse bize hediye etmedi, biz kazandık! Ve kimsenin gasp etmesine izin vermeyeceğiz. Yaşamlarımızdan, bedenlerimizden, kimliklerimizden elinizi çekin! Yasa değişikliği teklif taslağı adı altında topluma dayatılan 11. Yargı Paketi’ne karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz.”