
Antalya Kadın Platformu, Türkiye’nin ilk açık kimlikli trans kadın doktoru Larin Kayataş’ın Sağlık Bakanlığı tarafından ikinci kez görevden uzaklaştırılmasına ve hakkında hapis istemiyle dava açılmasına karşı açıklama yaptı.
Sağlık Bakanlığı, tıp eğitimini tamamlayarak kamu görevine başlayan Dr. Larin Kayataş hakkında ikinci kez meslekten men kararı verdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise kararın ardından Kayataş hakkında suç duyurusunda bulunarak hapis istemiyle ceza davası açtı.
Sürece dair belgeleri paylaşan Kayataş, 924 sayfalık müfettiş raporunda kişisel verilerinin ve özel hayatının hukuka aykırı şekilde incelendiğini belirtti. Daha önce görevden uzaklaştırma ve disiplin cezalarına karşı açtığı tüm davaları kazandığını belirten Kayataş, kesinleşmiş mahkeme kararlarına rağmen uygulanan bu son kararı yargı bağımsızlığına aykırı bir müdahale olarak tanımladı.

Kayataş, daha önce kendisine yönelik dört ayrı idari işlemin mahkeme kararıyla iptal edildiğini, kendisine yönelik uygulamaları sistematik bir hak ihlali ve sivil ölüm olarak nitelendirdiğini söyledi.
Kayataş tarafından paylaşılan bilgilere göre, Bakanlık bünyesinde yürütülen 10 aylık inceleme sürecinde Sosyal Güvenlik Kurumu ve çeşitli hastanelerden kişisel sağlık verileri talep edildi.

Raporda Kayataş’ın giyim tarzı ve etek boyuna dair ifadelerin yer aldığı, Anayasal koruma altındaki özel nitelikli verilerin somut gerekçe olmaksızın dosyaya dahil edildiği aktarıldı. Kayataş, üst mahkemeler tarafından onanan iptal kararlarına rağmen aynı gerekçelerle yeniden cezalandırılmasının hukuki dayanağının bulunmadığını vurguladı.
ANTALYA KADIN PLATFORMU’NUN TEPKİSİ
Gelişmeler üzerine açıklama yapan Antalya Kadın Platformu, yaşanan durumu LGBTİ+lara yönelik sistematik bir dışlama pratiği olarak değerlendirdi. Açıklamada, Kayataş’ın mesleki etiği veya kanunlarla ilgili bir sorunu bulunmadığı, kararın tamamen kimliği nedeniyle alındığı ifade edildi.
Yapılan açıklamada, “Kayataş’a hapis istemiyle dava açılması, hakkında hazırlanmış bir iddianame bulunmadan yıllardır tutsak edilen, tedavi hakkı gasp edilen engelli ve hasta siyasî mahkûmlara yapılan hukuksuzlara sebep olan aynı zihniyetin kendinden olmayanı, kendine uymayanı ötekileştirmesidir, nefretidir; emek gaspıdır, LGBTİ+ düşmanlığıdır, Türkiye’de yargı bağımsızlığının, hukukun üstülüğünün kalmadığının göstergesidir” ifadelerine yer verildi.
Platform Kayataş’ı destekleyeceklerini vurguladıkları açıklamada, “Yineliyoruz: Kadınlar ve LGBTİ+lar olarak emeğimizden de, kimliğimizden de vazgeçmeyeceğiz. İşimiz, bedenimiz, yaşamımız, sözümüz bizim. Yargı paketleriyle resmîleştiremediğiniz nefret söylemlerinizi tek adam rejiminizin bakanlıkları aracılığı ile karşımıza getiriyorsunuz. Kabul etmiyoruz. Etmeyeceğiz” dedi.
Açıklamada, mahkeme kararlarının tüm kurumlar için bağlayıcı olduğunu hatırlatarak, emek ve kimlik mücadelesinde dayanışma içerisinde olacakları bildirildi.





