
Antalya’nın Kemer’den Konyaaltı’na uzanan kıyılarında plastik kirliliği görüntülere yansırken, uzmanlar ve kamu yetkilileri deniz ekosistemi açısından risklere dikkat çekti. Buna karşın Sağlık Bakanlığı’nın Yüzme Suyu Takip Sistemi’nde çok sayıda yüzme alanı hâlâ “mükemmel” kalite sınıfında yer alıyor; Mavi Bayrak programı kapsamında da kamuoyuna yansıyan güncel bir değerlendirme bulunmuyor.
Yasin Çoban
Antalya’nın Kemer’den Konyaaltı’na uzanan kıyılarında deniz yüzeyini kaplayan plastik atıklar görüntülere yansırken, çevre uzmanları ve kamu yetkililerinden kirliliğin yarattığı tehdide ilişkin uyarılar geldi. Buna karşın Sağlık Bakanlığı’nın Yüzme Suyu Takip Sistemi’nde bölgedeki çok sayıda yüzme alanı “mükemmel” kalite sınıfında gösterilmeye devam ediyor.
Bugün (7 Ağustos) itibarıyla yaptığı taramada, plastik kirliliğinin ardından Sağlık Bakanlığı ve Mavi Bayrak programını Türkiye’de yürüten TÜRÇEV tarafından bölgedeki yüzme alanlarına ilişkin kamuoyuna yönelik özel bir güncelleme veya uyarıya rastlanmadı.
Antalya’nın kıyı hattında günlerdir görüntülenen plastik atıklar, deniz ekosistemi üzerindeki kirlilik baskısını bir kez daha görünür hale getirdi. Kemer’den Konyaaltı’na uzanan kıyılarda ortaya çıkan görüntüler, yüzme alanlarının güncel durumu ile kamunun paylaştığı su kalitesi verileri arasındaki farkı da gündeme taşıdı.
Kemer’in Tekirova bölgesinden Phaselis, Çamyuva ve Alacasu üzerinden Konyaaltı kıyılarına kadar farklı noktalarda deniz yüzeyinde plastik parçaları ve çeşitli atıkların görüldüğüne ilişkin görüntüler kamuoyuna yansıdı. 5 Temmuz’da yayımlanan görüntülerde kirliliğin yaklaşık on gündür kıyı şeridinin farklı noktalarında gözlendiği aktarıldı.
MUSTAFA ÖZTÜRK PLASTİK KİRLİLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ
AKP 23. Dönem Hatay Milletvekili ve 2014-2018 yılları arasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarlığı yapan Prof. Dr. Mustafa Öztürk de sosyal medya hesabında paylaştığı görüntülerle Antalya kıyılarındaki kirliliğe dikkat çekti.
Öztürk, Kemer’in Tekirova bölgesinden Çıralı ve Konyaaltı sahiline uzanan deniz alanında yoğun plastik kirliliği bulunduğunu belirtti.
Antalya kıyılarındaki plastik kirliliğine ilişkin uyarılar yalnızca sosyal medya görüntüleriyle sınırlı kalmadı. Antalya Valisi Hulusi Şahin de 22 Temmuz’da Phaselis Güney Limanı’nda gerçekleştirilen “Plastiksiz Temmuz Buluşması”nda plastik kirliliğinin Akdeniz kıyıları açısından “ciddi bir tehdit” oluşturduğunu söyledi.
Şahin, kirliliğin kaynağının araştırıldığını açıklarken Antalya’nın Mavi Bayraklı plajlarını korumak için deniz ve kıyı temizliği çalışmalarının sürdürüleceğini belirtti.

SAĞLIK BAKANLIĞI SİSTEMİNDE “MÜKEMMEL”
Sahadan gelen görüntüler ve plastik kirliliğine ilişkin uyarılara karşın Sağlık Bakanlığı’nın Yüzme Suyu Takip Sistemi’nde Antalya’nın söz konusu kıyılarındaki yüzme alanlarının büyük bölümünün kalite sınıfı “mükemmel” olarak görülüyor.
Sağlık Bakanlığı Yüzme Suyu Takip Sistemi üzerinden yapılan incelemede Muratpaşa’da 20, Konyaaltı’nda 15, Kemer’de 59 ve Kumluca’da 10 olmak üzere dört ilçede toplam 104 yüzme alanı kayıtlı bulunuyor.
Muratpaşa’da Nine Beach, Adonis Otel Plajı, Akra Barut Otel Plajı, Konserve Halk Plajı, Lara Beach, Mermerli Plajı ve sistemde yer alan diğer yüzme alanlarının kalite sınıfı “mükemmel” olarak gösteriliyor.
Konyaaltı’nda Büyük Çaltıcak, Küçük Çaltıcak, Kargıcak, Sarısu, Topçam ve Konyaaltı sahilindeki diğer izleme noktaları da sistemde “mükemmel” sınıfında yer alıyor.
Kirlilik görüntülerinin yoğun biçimde gündeme geldiği Kemer’de ise sistemde kayıtlı 59 yüzme alanının listelenen kalite sınıfı “mükemmel”. Bunlar arasında Tekirova Rixos Otel Plajı, Phaselis Halk Plajı, Alacasu Plajı, Göynük Halk Plajı, Beldibi Halk Plajı, Çamyuva Halk Plajı ve Olimpos Plajı gibi noktalar bulunuyor.
Kumluca’da izlenen 10 yüzme alanından Jandarma Noktası Önü “iyi”, diğer alanlar ise “mükemmel” kalite sınıfında gösteriliyor.
“MÜKEMMEL” SINIFI PLASTİK OLMADIĞI ANLAMINA GELMİYOR
Sağlık Bakanlığı sistemindeki “mükemmel” sınıflandırması ile kıyılarda görüntülenen plastik kirliliği farklı ölçüm ve değerlendirme süreçlerine dayanıyor.
Sağlık Bakanlığı, Yüzme Suyu Takip Sistemi kapsamında yüzme alanlarından belirli aralıklarla numune alarak suyu özellikle bakteriyolojik yönden izliyor. Bakanlığın açıklamalarına göre yüzme sezonunda yapılan analizlerde mikrobiyolojik parametreler esas alınıyor. Dolayısıyla sistemde bir plajın “mükemmel” olarak sınıflandırılması, deniz yüzeyinde plastik, ambalaj atığı veya başka katı atıkların bulunmadığı anlamına gelmiyor.
Sağlık Bakanlığına bağlı birimlerin uygulamasında yüzme sezonunda numunelerin yaklaşık 15 günlük aralıklarla alınması da sistemin anlık bir deniz kirliliği uyarı mekanizması olmadığını gösteriyor.
Bu nedenle yüzme suyunun bakteriyolojik analizlerde limitleri karşılaması ile aynı bölgede gözle görülür plastik kirliliğinin bulunması aynı anda mümkün olabiliyor.
MAVİ BAYRAKTA GÖRSEL TEMİZLİK DE KRİTER
Mavi Bayrak açısından ise durum daha geniş bir çerçevede değerlendiriliyor. Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nın kriterlerine göre Mavi Bayrak yalnızca bakteriyolojik su analizine bağlı bir ödül değil.
Programda yüzme suyu kalitesinin yanı sıra çevre yönetimi, çevre eğitimi, güvenlik ve plaj temizliği de zorunlu kriterler arasında bulunuyor.
TÜRÇEV’in Mavi Bayrak kriterlerinde plajların temiz tutulması gerektiği açıkça belirtilirken, yüzme suyu değerlendirmesinde mikrobiyolojik temizliğin yanı sıra görsel, fiziksel ve kimyasal temizliğin de dikkate alınması gerektiği ifade ediliyor.
Mavi Bayrak kılavuzunda ayrıca numune sonuçlarının muhtemel bir kirlilik vakasına ilişkin endişe oluşturması durumunda numune alma sıklığının artırılması tavsiye ediliyor.
Buna karşın bugün itibarıyla yapılan kamuya açık kaynak taramada, Kemer’den Konyaaltı’na uzanan kıyılarda son dönemde görüntülenen plastik kirliliğinin ardından TÜRÇEV tarafından bu alanların Mavi Bayrak durumlarına ilişkin yapılmış yeni bir kamuoyu açıklamasına rastlanmadı.
VALİLİK: KİRLİLİĞİN KAYNAĞI ARAŞTIRILIYOR
Antalya Valiliği ise yaşanan kirliliği doğrulayarak çalışma başlattığını duyurdu.
22 Temmuz’da yapılan açıklamada, denizlerde görülen plastik atıkların kaynağının araştırıldığı belirtilirken, Antalya genelinde 29 nehir ağzına atıkların denize ulaşmasını engelleyecek bariyerler kurulmasının planlandığı ve deniz temizleme sistemlerinin artırılacağı açıklandı.
BİLGİ NOTU
Sağlık Bakanlığı, yüzme sezonunda halk sağlığının korunması amacıyla yüzme sularının bakteriyolojik kalitesini izliyor. Bakanlığın açıklamasına göre, her yıl 34 ilde halka açık plajlarda uzman ekipler tarafından izleme çalışmaları yürütülüyor.
İl Sağlık Müdürlükleri, yüzme sezonunda halka açık plajlardan 15 günde bir bakteriyolojik numune alıyor. Alınan numuneler Sağlık Bakanlığı laboratuvarlarında analiz ediliyor.





