
Antalya Dayanışma Grubu, kent planlama, çevre, mühendislik, ekonomi, sosyal politika ve afet yönetimi alanlarında hazırlanan Antalya Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Bilimsel veriler, saha gözlemleri ve mesleki deneyimlere dayandırılan raporda; Antalya’nın kentleşme süreci, çevresel riskler, afetler, ulaşım, kıyı kullanımı ve doğal kaynaklara ilişkin değerlendirmeler ile çeşitli politika önerileri yer alıyor.
Antalya Dayanışma Grubu, kentin çevresel, mekânsal ve sosyal sorunlarına yönelik bir yol haritası sunan Antalya Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Gönüllü ve disiplinler arası bir çalışma grubunun hazırladığı rapor; kent planlama, çevre, mühendislik, ekonomi, sosyal politika ve afet yönetimi alanlarında uzman isimlerin katkılarıyla oluşturuldu.
Bilimsel veriler, saha gözlemleri ve uzun yıllara dayanan mesleki deneyime dayanan rapor, Antalya’nın hızlı nüfus artışı, plansız kentleşme, iklim kaynaklı afetler, turizm baskısı ve doğal alan kaybı gibi sorunlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Dayanışma Grubu, raporla birlikte yalnızca sorun tespiti değil, orta ve uzun vadeye yayılan uygulanabilir politika önerileri de sunmayı hedefliyor.

PLANLI VE DİRENÇLİ KENT VURGUSU
Raporda, Antalya’nın yıllardır parçalı imar kararlarıyla büyüdüğü, bu durumun altyapı kapasitesini zorladığı ve mekânsal bütünlüğü bozduğu ifade edildi. Bu nedenle ulaşım, konut, çevre, turizm ve afet yönetimi kararlarının tek bir planlama çerçevesinde ele alınması gerektiği belirtildi. 2025–2100 dönemini kapsayacak yeni Çevre Düzeni Planı’nın hazırlanması, kentsel dönüşümün parsel bazlı değil mahalle ve bölge ölçeğinde yapılması ve yerinde dönüşümün esas alınması raporda öne çıkan öneriler arasında yer aldı.
KENT ESTETİĞİ VE KAMUSAL ALANLAR
Rapor, çarpık yapılaşma, uyumsuz cepheler, tabela kirliliği ve yeşil alan yetersizliğinin Antalya’nın kentsel kimliğini zedelediğine dikkat çekti. Yeni yapı ruhsatlarında estetik kriterlerin zorunlu hale getirilmesi, doğal ve tarihî dokuya uyumlu mimarinin teşvik edilmesi ve kamusal alanlarda yeşil koridorların artırılması önerildi.
AFET RİSKİ VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
Antalya’da 1975–2025 yılları arasında 161 taşkın ve 5 binden fazla orman yangını yaşandığına işaret edilen raporda, kentin afetlere açık yapısı vurgulandı. Afet riski envanteri oluşturulması, iklim dirençli altyapı sistemleri kurulması, erken uyarı mekanizmaları ve toplum temelli afet eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi.
KIYILAR, ULAŞIM VE DOĞAL KAYNAKLAR
640 kilometrelik kıyı şeridinin stratejik bir varlık olduğu belirtilen raporda, kıyılarda kamusal erişimin korunması, falez ekosistemlerinin güçlendirilmesi ve yeni marina yatırımlarının çevresel taşıma kapasitesine göre planlanması gerektiği kaydedildi. Ulaşım başlığında ise raylı sistemlerin yaygınlaştırılması, hızlı tren ve metro yatırımlarıyla özel araç bağımlılığının azaltılması hedefi öne çıktı.
Arazi kullanımı ve mülkiyet kararlarında şeffaflık eksikliğinin kentte güven kaybına yol açtığı belirtilirken, imar planı değişikliklerinin dijital ortamda gerekçeleriyle birlikte kamuoyuna açılması ve katılımcı yönetişim mekanizmalarının güçlendirilmesi önerildi.
“ANTALYA İÇİN ORTAK AKIL ÇAĞRISI”
Antalya Dayanışma Grubu, raporun kentin geleceğini tesadüflere bırakmayan, bilim, planlama ve katılım temelinde şekillendirmeyi amaçlayan stratejik bir belge olduğunu vurguladı. Grup, raporu yerel yönetimler, merkezi idare ve kamuoyu için “ortak akıl ve yol haritası” olarak değerlendirdi.





