Mermer ocaklarının gölgesinde Antalya: Su tüketimi, toz ve yeni ruhsatlar

mermer ocağı antalya mermer ocağı antalya
Görsel: Polen Ekoloji

Antalya’daki mermer ocakları ve fabrikalarında kullanılan makinelerin su, elektrik ve yakıt tüketimine ilişkin veriler, madencilik faaliyetlerinin kentte yarattığı çevresel yükü ortaya koyuyor. Dergipark kaynaklarına göre yalnızca 1 metreküp blok mermer üretimi için yüzlerce litre su harcanırken, yüksek enerji tüketimi ve kuvars içerikli tozlar hem doğa hem de insan sağlığı açısından risk oluşturuyor; buna karşın Antalya’da mermer ağırlıklı maden ruhsatları ve yeni ihale kararları artmaya devam ediyor.

Antalya’da mermer ocakları ve maden faaliyetlerine ilişkin veriler, kentteki doğal kaynak kullanımının boyutunu gözler önüne seriyor. Akademik çalışmalar ve resmi kurumların paylaştığı bilgiler, mermer üretiminde kullanılan makinelerin yüksek su, enerji ve yakıt tüketiminin yanı sıra art arda verilen ruhsatlar ve yeni maden ihaleleriyle birlikte çevresel baskının giderek arttığını ortaya koyuyor.

Dergipark’ta yer alan çalışmalara göre, mermer üretiminde kullanılan elmas tel kesme makineleri saatte 100–120 litre su tüketirken, delme makinelerinin yakıt tüketimi 236,6 g/kWh olarak ölçülüyor. Katrak makinelerinde su tüketimi dakikada 800–1000 litreye ulaşırken, blok kesme S/T makinelerinde metrekare başına 875 litre su harcanıyor. Aynı kaynaklarda, 1 metreküp blok mermer üretimi için ortalama 630 litre, 1 metrekare cilalı mermer plaka için ise 6 bin 650 litre su kullanıldığı belirtiliyor. Mermer işletmelerinde iş makinelerinin yoğun su ve enerji ihtiyacının çevresel yükü artırdığı vurgulanıyor.

Örnek olarak yıllık 21 bin 170 ton mermer üreten bir fabrikanın yıllık ortalama tüketimi; 9 bin 240 ton su, 245 bin 969 litre yakıt ve 662 bin 387 kilovatsaat elektrik olarak hesaplandı. Madeni İhracatçıları verilerine göre ise Türkiye’nin 2025 yılı doğal taş ihracatı 6 milyon 186 bin 174 ton oldu. Bu miktarın, örnek fabrikanın yıllık üretiminin yaklaşık 300 katına denk geldiği kaydedildi.

Dergipark kaynaklarında ayrıca mermer ocaklarından yayılan ve kuvars minerali içeren tozların silikozis gibi meslek hastalıklarına yol açabildiği, bu durumun çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturduğu bilgisine yer veriliyor.

Öte yandan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Taşınmaz Komisyonu kararları kapsamında, 2022 yılı başından Aralık 2025’e kadar Antalya’da ÇED süreci başlatılmadan toplam 427 maden ruhsat sahasının ihalesiz olarak şirketlere devredildiği belirtildi. Bu ruhsatların 310’unun mermer ocağı olduğu, ayrıca 26 kalker ocağı, 11 bakır-kurşun-çinko kompleks sahası, dokuz demir ve boksit sahası, dört kömür ocağı ve üç altın madeni ruhsatının bulunduğu bildirildi. Mermer ruhsatlarının önemli bir bölümünün belirli şirketlerde yoğunlaştığı kaydedildi.

Bunun yanı sıra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), 485 maden sahasının ihale edilmesine karar verdi. Karar, 7 Şubat’ta Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre ihale ilanları, en az 15 gün süreyle MAPEG’in internet sitesinde yayımlanacak; ihaleler kapalı teklif ve açık artırma usulüyle yapılacak.

Yayımlanan ilana göre Antalya’da 19 maden sahası daha ihaleye çıkarılacak. Söz konusu ihalelerin 25–26 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Kentte hem mevcut mermer faaliyetlerinin yoğunluğu hem de yeni maden ihaleleri, doğal kaynak kullanımı ve çevresel etkiler açısından tartışmaları beraberinde getiriyor.