
Antalya’da yoğun kullanılan klimalardan çıkan yoğuşma suyunun balkon, cephe ve kaldırıma akıtılması komşuluk ve bina yönetimi sorunlarına yol açabiliyor.
Antalya’da yaz aylarında klimaların uzun süre çalışmasıyla birlikte apartmanlarda sık karşılaşılan sorunlardan biri de yoğuşma suyunun kontrolsüz şekilde dışarı akıtılması.
Üst kattaki klimadan alt balkonlara damlayan su, bina cephesinde sürekli ıslaklık oluşturan drenaj hortumları veya doğrudan kaldırıma bırakılan klima tahliyeleri hem günlük yaşamı hem apartman ilişkilerini etkileyebiliyor.
Sorunun çözümü yalnız hortumun daha uzun hale getirilmesi değil. Klima yoğuşma suyunun bina için belirlenmiş uygun tahliye noktasına ulaştırılması, drenaj hattının doğru eğimde kurulması ve tıkanıklıkların giderilmesi gerekiyor.
Türkiye’de imar mevzuatı da konuya doğrudan hüküm getiriyor. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nde 1 Eylül 2024 tarihinde yapılan değişiklikle mevcut ve yeni yapılardaki bütün klima tesisatlarında yoğunlaşma suyunun serbest akışını önleyecek tedbirlerin alınması zorunlu hale getirildi.
Klima neden su üretir?
Klima soğutma yaparken yalnız ortam sıcaklığını düşürmüyor.
İç ünitenin soğuk yüzeyleriyle temas eden havadaki nem yoğunlaşarak suya dönüşüyor. Oluşan bu su iç ünitedeki tahliye kanalı üzerinden drenaj hortumuna gönderiliyor.
Bu nedenle klima çalışırken su oluşması tek başına arıza anlamına gelmiyor.
Özellikle nemli ortamda klima uzun süre soğutma modunda çalışıyorsa oluşan yoğuşma miktarı artabiliyor. Üretici teknik bilgilendirmelerinde de yüksek nem ve uzun süreli soğutma kullanımının yoğuşma ve damlama üzerinde etkili olabildiği belirtiliyor.
Antalya gibi yazın klimanın uzun saatler kullanıldığı bir kentte bu nedenle drenaj sisteminin doğru kurulması daha da önem kazanıyor.
Klima suyunu doğrudan dışarı akıtmak serbest mi?
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği açısından klima yoğunlaşma suyunun kontrolsüz şekilde serbest bırakılmaması gerekiyor.
1 Eylül 2024 tarihli düzenlemede mevcut ve yeni binalardaki klima dış ünitelerinin cephe görüntüsünü bozmayacak şekilde düzenlenmesi ve tüm klima tesisatlarında yoğunlaşma suyunun serbest akışının önlenmesi açık şekilde zorunlu tutuldu.
Bu nedenle drenaj hortumunun:
alt kattaki balkona,
bina girişine,
cephe boyunca gelişigüzel şekilde aşağıya,
yaya kaldırımına,
başka bir bağımsız bölümün kullanım alanına
damlayacak şekilde bırakılması doğru bir tahliye yöntemi değil.
Antalya’daki eski apartmanlarda da bu kural geçerli mi?
Düzenlemede yalnız yeni yapılan binalardan söz edilmiyor.
Resmî Gazete’de yayımlanan hüküm, “mevcut ve yeni yapılacak yapılarda” klima dış ünitelerinin düzenlenmesini ve klima yoğunlaşma suyunun serbest akışının önlenmesini öngörüyor.
Dolayısıyla eski bir apartmanda daha önce dışarıya bırakılmış drenaj hortumunun bulunması, kontrolsüz su akışının sorun olmayacağı anlamına gelmiyor.
Ancak bina tesisatının yaşı ve mevcut drenaj altyapısı çözüm yöntemini değiştirebilir.
Klima suyu en doğru şekilde nereye verilmeli?
En sağlıklı çözüm, yoğuşma suyunun bina için uygun bir drenaj noktasına kontrollü şekilde ulaştırılması.
Yeni veya uygun tesisatı bulunan yapılarda klima drenaj hattı bağımsız olarak planlanabilir.
Mevcut yapılarda ise teknik personelin:
klimanın konumunu,
hortum güzergâhını,
bina tesisatını,
kot farkını,
cepheyi,
ortak alanları
inceleyerek uygun tahliye çözümünü belirlemesi gerekiyor.
Amaç suyu yalnız gözden uzaklaştırmak değil, başka bir daireye veya ortak alana zarar vermeden sürekli tahliye edebilmek.
Drenaj hortumu neden aşağı doğru eğimli olmalı?
Klima yoğuşma suyu çoğu ev tipi sistemde yerçekimi yardımıyla tahliye ediliyor.
Bu nedenle drenaj hattında suyun akış yönüne doğru uygun eğim bulunması gerekiyor.
Vestel’in klima montaj kılavuzunda da yoğuşma suyunun kolay tahliye edilmesi için drenaj hortumunun hafif aşağı doğru eğimli olması, hortumda kıvrılma veya akışı engelleyecek deformasyon bulunmaması gerektiği belirtiliyor.
Hortum bir noktada yukarı doğru çıkıyorsa veya kıvrılıp daralıyorsa su içeride birikebilir.
Bu durumda sorun dışarıya su damlamasından iç ünitenin odaya su akıtmasına kadar ilerleyebilir.
Klima iç üniteden neden su akıtır?
En yaygın nedenlerden biri drenaj hattının düzgün çalışmaması.
Üretici teknik desteğinde drenaj hortumunun ucunun su akışını engellemeyecek biçimde yerleştirilmesi gerektiği özellikle belirtiliyor. Hortumun kapalı bir kabın içindeki suya daldırılması da tahliyeyi engelleyebiliyor.
İç üniteden su geliyorsa olası nedenler arasında:
drenaj hortumunun tıkanması,
hortumun kıvrılması,
yanlış eğim,
tahliye kabında kir birikmesi,
filtrelerin aşırı kirlenmesi,
montaj eğiminin hatalı olması
bulunabilir.
Böyle bir durumda yalnız damlayan suyun altına kap koymak yerine tahliye sisteminin kontrol edilmesi gerekiyor.
Hortumu kovaya bırakmak çözüm mü?
Kısa süreli ve kontrollü bir yöntem olarak kullanılabilse de apartmanlarda kalıcı çözüm olarak değerlendirilmemeli.
Kap dolduğunda su yeniden zemine taşabilir. Ayrıca drenaj hortumunun ucu kabın içerisindeki suya gömülürse tahliye zorlaşabilir.
Üretici bilgilendirmesinde de hortum ucunun kap içerisindeki suya daldırılmaması gerektiği belirtiliyor.
Özellikle Antalya’da yaz boyunca günde uzun saatler çalışan bir klima düşünüldüğünde, düzenli olarak boşaltılması gereken bir kap sürdürülebilir bir tahliye sistemi olmayabilir.
Yerçekimiyle tahliye mümkün değilse ne yapılabilir?
Klimanın bulunduğu konum uygun bir drenaj noktasından daha aşağıdaysa veya hortuma yeterli eğim verilemiyorsa teknik olarak yoğuşma suyu pompası gibi çözümler kullanılabiliyor.
Pompa, oluşan suyu uygun tahliye noktasına taşıyor.
Ancak böyle bir sistemin kapasitesi, elektrik bağlantısı, bakım ihtiyacı ve olası arıza durumları dikkate alınmalı.
Bu nedenle pompalı tahliye sistemi gelişigüzel değil, klima ve tesisat konusunda yetkin teknik personel tarafından kurulmalı.
Alt kattaki balkona klima suyu damlatılabilir mi?
Kat Mülkiyeti Kanunu açısından apartmanda yaşayanların birbirini rahatsız etmemesi gerekiyor.
Kanunun 18’inci maddesi, kat maliklerinin bağımsız bölümlerini ve ortak alanları kullanırken birbirlerinin haklarını ihlal etmemelerini ve birbirlerini rahatsız etmemelerini öngörüyor. Bu yükümlülük kiracılar ve bağımsız bölümden sürekli yararlanan kişiler için de geçerli.
Bu nedenle üst kattaki klimadan sürekli olarak alt kattaki balkon, pencere veya kullanım alanına su damlaması yalnız teknik bir sorun olarak görülmemeli.
Sorunun giderilmesi için drenaj hattının başka bir güzergâha alınması gerekebilir.
Kiracı klimayı kullanıyorsa sorumluluk kime ait?
Her olayda tek bir yanıt vermek mümkün değil.
Sorun kiracı tarafından kullanılan taşınabilir veya sonradan takılan bir cihazdan kaynaklanabilir. Klima ev sahibine ait olabilir. Arıza bina ortak tesisatından da kaynaklanabilir.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18’inci maddesindeki komşuları rahatsız etmeme yükümlülüğü yalnız kat maliklerine değil, kiracılar ve bağımsız bölümden sürekli yararlanan kişilere de uygulanıyor. Kanun, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde kat malikinin de sorumluluğunu düzenliyor.
Bu nedenle “kiracı yaptı, ev sahibini ilgilendirmez” veya “klima ev sahibinin, kiracının sorumluluğu yok” şeklinde her duruma uygulanabilecek bir sonuç çıkarmak doğru değil.
Arızanın ve montajın kime ait olduğu ayrıca belirlenmeli.
Apartman yöneticisi klima suyuna müdahale edebilir mi?
Sorun ortak alanı veya diğer bağımsız bölümleri etkiliyorsa apartman yönetiminin konuya dahil olması mümkün.
Örneğin klima suyu sürekli:
apartman girişine,
ortak bahçeye,
merdiven önüne,
ortak duvara,
bina cephesine
akıyorsa konu yalnız iki komşu arasındaki mesele olmaktan çıkabilir.
Kat Mülkiyeti Kanunu kat maliklerinin ortak yerleri kullanırken diğer kişilerin haklarını ihlal etmemesini ve yönetim planına uymasını öngörüyor.
Apartman yönetimi bu nedenle öncelikle ilgili daireden tahliye sisteminin düzeltilmesini isteyebilir.
Bina cephesine drenaj borusu çekmek serbest mi?
Her durumda gelişigüzel şekilde boru çekmek doğru değil.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği klima dış ünitelerinin cephe özelliklerini bozmayacak şekilde düzenlenmesini ve belediyeye sunulan projelerde klima ekipmanlarının yerinin gösterilmesini öngörüyor. Aynı düzenleme yoğunlaşma suyunun serbest akışının önlenmesini de zorunlu tutuyor.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 19’uncu maddesi de kat maliklerinin ana gayrimenkulün mimari durumunu ve görünümünü koruma yükümlülüğünü düzenliyor.
Bu nedenle sorunu çözerken cephenin farklı noktalarından düzensiz şekilde onlarca tahliye hortumu sarkıtmak yerine bina genelinde ortak bir çözüm geliştirilmesi daha uygun olabilir.
Yeni binalarda ortak klima drenaj hattı yapılabilir mi?
Teknik açıdan mümkün ve özellikle çok sayıda klimanın kullanılacağı konutlarda daha düzenli bir çözüm sağlayabilir.
Bina tasarlanırken klima dış ünitelerinin konumu ve yoğuşma suyu tahliyesi birlikte düşünülürse sonradan cephede gelişigüzel hortumlar oluşturulmasının önüne geçilebilir.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde klima dış ünitelerinin projede düzenlenmesi ve yoğuşma suyunun serbest akışının engellenmesine yönelik hüküm bulunması da bu yaklaşımı destekliyor.
Mevcut apartmanlarda ise ortak hat yapılmasının uygulanabilirliği binanın mimari ve tesisat koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Klima suyunu yağmur oluğuna vermek doğru mu?
Bunun her bina için doğru olduğunu söylemek mümkün değil.
Yağmur suyu hattının yapısı, tahliye noktası ve binanın projesi farklı olabilir.
Drenaj hortumunu yalnız en yakın boruya bağlamak yerine o hattın klima yoğuşma suyunu almaya teknik olarak uygun olup olmadığı kontrol edilmeli.
Yanlış bağlantılar geri tepme, koku veya bina tesisatında başka problemlere yol açabilir.
Bu nedenle mevcut bina giderlerine yapılacak bağlantının tesisatı bilen bir uzman tarafından değerlendirilmesi daha güvenli.
Klima suyu kaldırıma akıtılırsa ne olur?
Kaldırıma sürekli su verilmesi özellikle bina girişlerinde ve yoğun yaya alanlarında sorun yaratabilir.
Zemin gün boyunca ıslak kalabilir, cephede lekelenme oluşabilir ve komşu işyerleri veya bina sakinleri bundan etkilenebilir.
Üstelik mevcut imar düzenlemesi klima yoğunlaşma suyunun serbest akışının önlenmesini zorunlu tutuyor.
Dolayısıyla hortumun bina cephesinden aşağı uzatılıp kaldırım üzerine bırakılması, drenaj sorununun teknik olarak çözüldüğü anlamına gelmiyor.
Dış üniteden gelen her su drenaj arızası mı?
Hayır.
Özellikle klima ısıtma modunda çalışırken dış ünitede oluşan buzun defrost işlemi sırasında eritilmesiyle su meydana gelebiliyor.
Üretici teknik desteğinde dış üniteden bu şekilde su gelmesinin belirli çalışma koşullarında normal olabileceği belirtiliyor. Yaz aylarında ise soğuk soğutucu borusunun sıcak ve nemli havayla temas ettiği bazı noktalarda yoğuşma oluşabiliyor.
Bu nedenle suyun:
iç ünitenin drenajından mı,
dış üniteden mi,
boru bağlantısından mı
geldiği önce belirlenmeli.
Her damlama aynı yöntemle çözülmez.
Klima drenaj hortumu tıkanırsa nasıl anlaşılır?
En belirgin işaretlerden biri iç üniteden su gelmesi.
Klima daha önce normal çalışırken bir süre sonra duvardan veya iç ünitenin altından damlama başladıysa tahliye hattının kontrol edilmesi gerekir.
Hortum içerisinde toz ve kir birikebilir veya dışarıdaki hortum ucu ezilmiş olabilir.
Arçelik teknik desteği de iç ünitenin su akıtması halinde ilk kontrol edilmesi gereken yerlerden birinin su tahliye hortumu olduğunu belirtiyor.
Hortumu tel veya yüksek basınçlı yöntemlerle gelişigüzel açmaya çalışmak yerine sistemin uygun şekilde temizlenmesi daha güvenli.
Klima bakımının su akıtmayla ilgisi var mı?
Olabilir.
Filtrelerin çok kirlenmesi hava akışını değiştirebilir ve cihazın çalışma koşullarını etkileyebilir.
Üretici teknik bilgilendirmelerinde iç ünitede su akıtma durumunda drenaj hattının yanı sıra filtrelerin de kontrol edilmesi öneriliyor.
Klima kullanım kılavuzlarında filtrelerin kullanım ve çevre koşullarına göre düzenli temizlenmesi, cihazın iç parçalarının ise periyodik olarak yetkin personel tarafından kontrol edilmesi tavsiye ediliyor.
Antalya’da yaz boyunca yoğun kullanılan cihazlarda bakım eksikliği sezon ortasında daha görünür hale gelebilir.
Hortumu balkon zeminine bırakmak yeterli mi?
Su balkonun kendi giderine düzenli ve taşma oluşturmadan ulaşıyorsa teknik durum ayrıca değerlendirilebilir.
Ancak hortumu yalnız balkon zeminine bırakmak her zaman kontrollü tahliye anlamına gelmez.
Balkonun eğimi başka daireye doğru olabilir, gider tıkalı olabilir veya su balkon cephesinden aşağıya akabilir.
Özellikle üst üste balkonların bulunduğu apartmanlarda suyun balkon korkuluğundan alt kata damlamaması gerekiyor.
Asıl amaç suyun başlangıç noktasından son tahliye noktasına kadar kontrollü bir hat içinde tutulması.
Klima suyunu saksılara vermek kalıcı çözüm mü?
Suyun bir kapta veya saksıda toplanması sürekli kullanımda güvenilir bir drenaj sistemi olarak görülmemeli.
Kap dolabilir veya hortumun ucu biriken suyun içine girerek tahliyeyi zorlaştırabilir. Üretici talimatlarında drenaj hortumu çıkışının su içerisinde kalmaması gerektiği belirtiliyor.
Klimanın gün boyunca çalıştığı yaz döneminde oluşan su miktarı değişebileceğinden, unutulabilecek bir kap yerine sabit ve kontrollü tahliye hattı daha uygun.
Apartmanda herkesin klima hortumu farklı yere akıyorsa ne yapılabilir?
Bu durum özellikle sonradan klima takılmış eski apartmanlarda görülebiliyor.
Bir daire hortumu bahçeye, diğeri kaldırıma, başka biri alt kattaki sundurmanın üzerine bırakmış olabilir.
Apartman yönetimi bina genelinde teknik inceleme yaptırarak ortak bir klima drenaj düzeni oluşturmayı değerlendirebilir.
Böyle bir sistem:
cephe görüntüsünü düzenleyebilir,
komşular arasındaki damlama sorununu azaltabilir,
suyun kontrolsüz şekilde ortak alana bırakılmasını önleyebilir.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin klima dış ünitelerinde cephe düzeni ile yoğunlaşma suyunun kontrolünü birlikte ele alması da bina ölçeğinde çözümün önemini gösteriyor.
Komşunun klima suyu sürekli balkona akıyorsa ne yapılabilir?
İlk adım sorunun kaynağını açık biçimde belirlemek.
Damlama hangi klimadan geliyor, hangi saatlerde oluşuyor ve hangi alanı etkiliyor tespit edilebilir.
Ardından ilgili daire sakinine ve gerekiyorsa apartman yönetimine bildirim yapılabilir.
Sorun basit bir hortum uzatma veya drenaj bağlantısıyla giderilebiliyorsa teknik çözüm öncelikli olmalı.
Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre kat malikleri ve bağımsız bölümleri kullanan kişiler birbirlerini rahatsız etmemekle yükümlü.
Sorunun sürmesi ve zarar doğurması halinde ise olayın niteliğine göre hukuki yollar gündeme gelebilir.
Komşuluk sorunu mahkemeye taşınabilir mi?
Kat Mülkiyeti Kanunu bu tür uyuşmazlıklar için hâkimin müdahalesi yolunu düzenliyor.
Kanunun 33’üncü maddesine göre kat maliklerinden veya bağımsız bölümden sürekli yararlanan kişilerden birinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle zarar gören kat malikleri, ana taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh mahkemesinden hâkimin müdahalesini isteyebiliyor.
Ancak basit bir klima drenaj sorununun doğrudan dava aşamasına taşınması yerine öncelikle teknik çözüm, komşuyla iletişim ve apartman yönetimi üzerinden giderilmesi daha pratik olabilir.
Hukuki uyuşmazlık ortaya çıkmışsa olayın özel koşullarına göre profesyonel hukuki değerlendirme alınması gerekir.
Belediye şikâyeti yapılabilir mi?
Klima tesisatı bina cephesinde imar ve kent estetiği açısından sorun oluşturuyor veya yoğunlaşma suyu kontrolsüz biçimde dışarı akıyorsa ilgili ilçe belediyesinden yürürlükteki uygulama hakkında bilgi istenebilir.
Ulusal Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde yoğunlaşma suyunun serbest akışını engelleme zorunluluğu bulunduğu için belediyelerin yapı ve imar uygulamalarında bu hüküm dikkate alınıyor.
Ancak Antalya’nın her ilçesinde şikâyetin aynı müdürlük tarafından ve aynı yöntemle sonuçlandırılacağını söylemek mümkün değil.
Bu nedenle Muratpaşa, Kepez, Konyaaltı, Alanya veya diğer ilçelerde ilgili belediyenin güncel başvuru kanalı kontrol edilmeli.
Klima montajında baştan nelere dikkat edilmeli?
Sorunun en kolay çözümü montaj sırasında doğru drenaj planı oluşturmak.
Klima kurulmadan önce:
dış ünitenin konumu,
iç ünitenin drenaj çıkışı,
hortumun eğimi,
uygun tahliye noktası,
cephede boru güzergâhı,
alt kattaki balkon ve pencereler,
ortak alanlar
birlikte değerlendirilmelidir.
Daikin’in güncel klima montaj bilgilerinde de standart montaj kapsamında drenaj hortumunun sistemin bir parçası olduğu açıkça belirtiliyor.
Yani yoğuşma suyu tahliyesi klima montajından ayrı ve sonradan düşünülecek bir ayrıntı değil.
Antalya’da sorun neden özellikle yaz aylarında büyüyor?
Yaz aylarında klimalar hem daha uzun süre hem de daha fazla dairede eş zamanlı çalışıyor.
Yoğun kullanım ve nemli hava nedeniyle yoğuşma suyu miktarı artabiliyor. Üretici teknik kaynakları da nemli ortamda uzun süre soğutma çalışmasının damlama ve yoğuşma üzerinde etkili olabildiğini belirtiyor.
Kış boyunca fark edilmeyen hatalı drenaj hortumu, Temmuz ve Ağustos aylarında saatler boyunca su üretildiğinde ciddi bir sorun haline gelebiliyor.
Bir binada onlarca klimanın kontrolsüz tahliye yapması durumunda sorun tek bir dairenin meselesi olmaktan çıkarak bina cephesi ve ortak alan problemi haline geliyor.
Antalya’da apartmanlarda klima suyu akıtma sorunu nasıl çözülür?
Kalıcı çözüm, yoğuşma suyunu serbestçe aşağıya bırakmak yerine kontrollü bir drenaj sistemine bağlamak.
Hortumun suyun doğal akışına uygun eğimde olması, kıvrılmaması ve tıkanmaması gerekiyor. Yerçekimiyle tahliye mümkün değilse uygun teknik koşullarda yoğuşma pompası değerlendirilebilir.
Bina ölçeğinde ise klima drenajlarının ortak ve düzenli bir güzergâhta toplanması, özellikle çok sayıda klimanın bulunduğu apartmanlarda daha kalıcı çözüm sağlayabilir.
Hukuki açıdan da konu yalnız estetik bir sorun değil. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği bütün klima tesisatlarında yoğunlaşma suyunun serbest akışını önleyecek tedbir alınmasını zorunlu tutuyor. Kat Mülkiyeti Kanunu ise apartmanda yaşayanların birbirlerini rahatsız etmemesini ve diğer kat maliklerinin haklarını ihlal etmemesini öngörüyor.
Bu nedenle üst kattan aşağıya su akıtan bir klima için en uygun yaklaşım hortumu birkaç metre daha uzatıp başka bir noktaya bırakmak değil; suyun binanın uygun tahliye sistemine güvenli, sürekli ve komşuları etkilemeyecek şekilde ulaştırılması.





