
Balbey Kentsel Yenileme Projesi tarihi mahallede ticaret, turizm, otopark ve kamusal alan kullanımını değiştirecek. Mahalle yaşamının geleceği ise tartışılıyor.
Antalya’nın en eski yerleşimlerinden Balbey’de yıllardır tartışılan kentsel yenileme artık yalnızca plan üzerinde değil, fiziksel olarak da mahalleyi değiştiren bir aşamada. Birinci etapta dört bloğun kaba inşaatı tamamlanırken projede dükkânlar, ofisler, konaklama tesisleri, kapalı otopark ve peyzaj alanları bulunuyor. Haziran 2026’da ise kamulaştırma ve yargı süreçlerinin yol açtığı gecikmeler nedeniyle yapım süresi 10 ay uzatıldı.
Ancak Balbey dönüşümünün mahalle yaşamına etkisi yeni yapıların tamamlanmasıyla sınırlı olmayacak. Projenin ticari kullanımlarının oluşturacağı hareketlilik, artabilecek taşınmaz değerleri, turizm faaliyetleri, otopark düzeni ve kamusal alanlar Balbey’in gündelik yaşamını değiştirebilir. Buna karşılık mahalle sakinleri ve uzmanların üzerinde durduğu temel soru hâlâ aynı: Balbey yenilenirken mevcut sakinler, kiracılar, komşuluk ilişkileri ve mahalle hafızası ne ölçüde yerinde kalabilecek?
Balbey Kentsel Yenileme Projesi’nde son durum ne?
Balbey’in yenileme alanı ilan edilmesi 2015 yılına uzanıyor. Birinci etap için 2023 yılında protokol imzalandı ancak bazı taşınmazların kamulaştırılmasıyla ilgili davalar ve devam eden yargı süreçleri inşaat takvimini etkiledi. Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi Haziran 2026’da ANTEPE İnşaat’ın talebi doğrultusunda 30 aylık yapım süresine 10 ay eklenmesini oy çokluğuyla kabul etti.
Birinci etaptaki dört bloğun kaba inşaatı ise Aralık 2025 itibarıyla tamamlandı. Büyükşehir Belediyesi, kaba inşaattan sonraki imalatların yeni ihale sürecinin ardından devam edeceğini açıklamıştı.
Dolayısıyla 19 Ağustos 2026 itibarıyla Balbey’de birinci etap tamamlanıp günlük yaşama açılmış değil. Proje yapım süreci devam ediyor ve yeni süre kararı da takvimin yeniden düzenlendiğini gösteriyor.
Balbey’in birinci etabında neler yapılacak?
Birinci etap, çevresiyle yaklaşık 4 bin metrekarelik alanda ve yaklaşık 9 bin metrekare inşaat alanıyla projelendirildi.
Açıklanan programa göre dört blok içerisinde:
15 ofis,
15 dükkân,
2 konaklama tesisi,
80 araçlık kapalı otopark
bulunuyor.
Projede ayrıca yürüyüş yolları, yeşil alanlar ve süs havuzlarından oluşan yaklaşık 3 bin metrekarelik peyzaj alanı planlandı.
Bu kullanım dağılımı önemli. Birinci etapta açıklanan işlevler ağırlıklı olarak ticaret, ofis, konaklama ve kamusal alanlardan oluşuyor. Bu durum bütün Balbey projesinin konutsuz olduğu anlamına gelmiyor; ancak ilk uygulama etabının mahalle yaşamında özellikle ticari ve ziyaretçi hareketliliğini artırabilecek bir karakter taşıdığı görülüyor.
Balbey’de mahalle yaşamı neden farklı?
Balbey’i yalnızca eski binaların bulunduğu bir alan olarak değerlendirmek mahallenin yapısını açıklamak için yeterli değil.
Antalya Kent Haber’in Haziran 2026’da gerçekleştirdiği saha ve uzman görüşmelerinde Balbey’in dar sokakları, bahçeli ve avlulu evleri kadar kapı önlerinde kurulan gündelik ilişkiler, komşuluk, çocukların sokak kullanımı ve farklı kuşakların bir arada yaşaması da mahallenin kimliğinin parçası olarak öne çıktı.
Mahallede koruma kararı bulunan toplam 47 kültür varlığı bulunduğu; bunların 42’sinin sivil mimarlık örneği, ikisinin cami ve üçünün çeşme olduğu aktarılıyor. Buna rağmen uzun yıllara yayılan bakım sorunları, çok hisseli mülkiyet, ekonomik yetersizlikler ve belirsizlik tarihi yapıların bir bölümünü riskli hale getirmiş durumda.
Bu nedenle Balbey’de dönüşüm aynı anda iki ihtiyaca yanıt vermek zorunda: fiziksel çöküşün önüne geçmek ve mahalleyi mahalle yapan sosyal yapıyı kaybetmemek.
Yeni dükkânlar mahalleyi nasıl değiştirebilir?
Birinci etapta 15 dükkânın bulunması Balbey’de ticari hareketliliğin artmasını sağlayabilir.
Mahallenin Antalya kent merkezindeki konumu düşünüldüğünde yeni iş yerlerinin açılması, gün boyunca bölgeye daha fazla kişinin gelmesi, boş veya atıl alanların yeniden kullanılması ve çevrede ekonomik hareketlilik oluşması mümkün.
Ancak hangi tür işletmelerin açılacağı belirleyici olacak.
Mahalle sakinlerinin günlük ihtiyaçlarına yönelik küçük işletmeler ile turizm ve yüksek harcama kapasitesine sahip ziyaretçilere yönelik işletmeler aynı sosyal etkiyi yaratmıyor.
Eğer ticari dönüşüm ağırlıklı olarak turizm, yeme-içme ve yüksek kiralı işletmelere yönelirse Balbey’in geleneksel konut-ticaret dengesi değişebilir. Bu, şu anda gerçekleştiği doğrulanmış bir sonuç değil; birinci etaptaki kullanım programı ve Balbey’in merkezi konumundan hareketle ortaya çıkan olası etkilerden biri.
İki konaklama tesisi Balbey’i turizm alanına mı dönüştürecek?
Birinci etap programında iki konaklama tesisi bulunuyor.
Bu tesisler tek başına Balbey’in bütünüyle turizm bölgesine dönüşeceği anlamına gelmiyor. Ancak Kaleiçi’ne çok yakın konumdaki mahallede konaklama işlevinin yeni yapılarla güçlenmesi, Balbey’in turizm ekonomisiyle ilişkisini artırabilir.
Bu noktada Kaleiçi deneyimi önemli bir karşılaştırma sunuyor. Tarihi yapıların otel, restoran ve ticari işletme olarak kullanılması yapıların ekonomik olarak yaşatılmasını sağlayabiliyor; fakat konut işlevinin azalması halinde tarihi mahallelerin gündelik yaşam karakteri de değişebiliyor.
Balbey’de uzmanların uyarıları da bu nedenle yalnızca mimari korumaya değil, mevcut kullanıcıların ve mahalle yaşamının korunmasına odaklanıyor.
Balbey’in ekonomik değeri artabilir mi?
Yeni yapılaşma, altyapı ve kamusal alan düzenlemeleri tamamlandıkça bölgede taşınmaz değerlerinin artması beklenebilir. Ancak Balbey özelinde gelecekteki kira ve satış fiyatlarına ilişkin yayımlanmış resmi bir tahmin bulunmuyor.
Sosyolog Dr. Tuğçe Tunca, Antalya Kent Haber’e yaptığı değerlendirmede Balbey’i “kullanım değeri” ile “değişim değeri” arasındaki gerilim üzerinden ele aldı. Mahallenin burada yaşayanlar açısından hayatın, ilişkilerin ve hafızanın kurulduğu bir yer olduğunu; başka aktörler açısından ise turizm, yatırım ve değer artışı potansiyeli taşıyan merkezi bir alan olarak görülebildiğini belirtti.
Dönüşüm tamamlandıkça bu iki yaklaşım arasındaki dengenin nasıl kurulacağı mahalle yaşamının geleceğinde belirleyici olacak.
Kiracılar dönüşümden nasıl etkilenebilir?
Balbey’deki kritik başlıklardan biri mülk sahibi olmayan sakinlerin durumu.
Tunca’nın saha araştırmalarına göre mahalledeki eski konak tipi yapıların bir bölümünün oda oda kiralanması, kent merkezinde çalışan ve daha düşük maliyetli barınmaya ihtiyaç duyan kişiler açısından bir seçenek oluşturdu. Mahallede kâğıt toplama ve farklı güvencesiz işlerde çalışanların da bulunduğu aktarılıyor.
Kentsel yenileme projelerinde mülk sahiplerinin hakları kamulaştırma, anlaşma veya proje modeli üzerinden tanımlanabilirken kiracıların durumu farklı olabiliyor.
Balbey’de dönüşüm sonrasında mevcut kiracıların ne kadarının aynı mahallede kalacağına ilişkin güncel ve bütüncül bir resmi veri bulunmuyor. Bu nedenle “kiracılar mahalleden ayrılacak” şeklinde kesin bir sonuç çıkarmak mümkün değil.
Ancak yeni alanlarda kira seviyelerinin yükselmesi durumunda düşük gelirli mevcut kullanıcıların aynı yerde barınabilmesi önemli bir kent hakkı sorusu olarak önümüzde duruyor.
Komşuluk ilişkileri yeni projeyle devam edebilir mi?
Balbey’de yapılan saha görüşmelerinde mahalle sakinlerinin en fazla üzerinde durduğu unsurlardan biri komşuluk.
Antalya Kent Haber’e konuşan bir mahalle sakini Balbey’de sokakta karşılaştığı kişilerin büyük bölümünü tanıdığını ve bu sosyal ilişkinin apartman yaşamından farklı olduğunu anlattı. Muhtar Abdullah Uyaroğlu da geçmişte kapıların açık olduğu, sokakların birlikte temizlendiği ve imece kültürünün güçlü olduğu bir mahalle yaşamından söz etti.
Dr. Tuğçe Tunca’nın çocuklarla yaptığı bir çalışmada da çocukların çizimlerinde sokak hayatı, yakınlık ve birlikte yaşama duygusunun öne çıktığı görüldü.
Yeni binaların tamamlanması bu ilişkilerin otomatik olarak ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Ancak mahallenin kullanıcı profili önemli ölçüde değişirse, eski sakinlerin bir bölümü başka yerlere taşınırsa veya alan ağırlıklı olarak ticaret ve turizme yönelirse aynı sosyal ağın devam etmesi zorlaşabilir.
80 araçlık otopark neyi değiştirebilir?
Birinci etapta 80 araç kapasiteli kapalı otopark planlandı.
Bu yatırım Balbey’in mevcut sorunlarından biriyle doğrudan ilişkili.
Mahalle Muhtarı Abdullah Uyaroğlu, Haziran 2026’da Balbey’in dar sokaklarının açık otopark gibi kullanıldığını, park eden araçların bazı durumlarda ambulans ve itfaiye erişimini güçleştirdiğini söyledi. Ahşap yapıların birbirine yakın olduğu mahallede yangın halinde erişim sorununun risk oluşturduğunu belirtti.
Kapalı otoparkın doğru bir trafik ve otopark düzenlemesiyle birlikte kullanılması tarihi sokaklar üzerindeki araç baskısını azaltabilir.
Ancak yeni dükkânlar, ofisler ve konaklama tesislerinin aynı zamanda yeni araç hareketi yaratması da mümkün. Dolayısıyla 80 araçlık otoparkın mahalledeki trafik sorununu ne ölçüde azaltacağı, yeni kullanımların üreteceği trafik miktarıyla birlikte değerlendirilmeli.
Üç bin metrekare peyzaj alanı mahalleye ne kazandırabilir?
Projenin birinci etabında yaklaşık 3 bin metrekarelik peyzaj alanı, yürüyüş yolları, yeşil alanlar ve süs havuzları öngörülüyor.
Balbey’de bugün kamusal açık alan eksikliği uzmanlar tarafından belirtilen sorunlardan biri.
Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Fatma Gül Yalçınkaya, Temmuz 2026’da Antalya Kent Haber’e yaptığı değerlendirmede mahallenin güçlü bir tarihi merkez niteliğinden uzaklaştığını; bazı alanların otopark, depo ve geçiş amacıyla kullanıldığını ve nitelikli kamusal açık alan ihtiyacının bulunduğunu söyledi.
Yeni peyzaj alanlarının gerçekten mahalle sakinlerinin gündelik olarak kullanabileceği kamusal mekânlar olması halinde Balbey’de sokak yaşamını destekleyebilecek yeni alanlar ortaya çıkabilir.
Buna karşılık bu alanların ağırlıklı olarak ticari işletme ve ziyaretçi kullanımına bağlanması halinde mahalle sakinleri açısından aynı sonucu vermeyebilir. Kamusal alanın yalnızca tasarımına değil, kimin tarafından ve hangi koşullarda kullanılabildiğine de bakılması gerekiyor.
Tarihi yapılar ne olacak?
Balbey dönüşümünün yalnızca yeni bloklardan ibaret olmadığı en önemli noktalardan biri bu.
Mahalledeki tescilli yapıların önemli bir bölümü birinci etap yeni inşaatının dışında bulunuyor. Antalya Kent Haber’in 2026 dosyalarında tarihi evlerin bir kısmının uzun süredir bakım görmediği, bazı yapıların metruklaştığı, çok hisseli mülkiyet ve restorasyon maliyetlerinin korumayı zorlaştırdığı aktarıldı.
Bu nedenle dört yeni bloğun tamamlanması Balbey’in bütün koruma sorununun çözülmesi anlamına gelmeyecek.
Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Yalçınkaya da Balbey’in yalnızca tekil projeler üzerinden değil; koruma, sağlıklaştırma, yenileme, ulaşım, altyapı, afet güvenliği, ekonomik canlandırma ve sosyal yaşamın birlikte ele alındığı bütüncül bir planlama modeliyle değerlendirilmesini öneriyor.
Balbey’in tamamı mı dönüşüyor?
Hayır. İnşaatı devam eden birinci etap, daha geniş Balbey yenileme alanının yalnızca bir bölümünü oluşturuyor.
Balbey Kentsel Sit Alanı ve çevresini kapsayan yenileme alanı yaklaşık 15,87 hektar büyüklüğünde. Alanın tarihi dokunun ve sivil mimari birikimin korunması ile yerel ekonomik kalkınmanın sağlanması amacıyla yenileme alanı olarak ele alınmasına ilişkin karar süreci 2015 yılına uzanıyor.
Bu nedenle bugün yükselen dört blok üzerinden Balbey’in gelecekteki bütün yapısını okumak doğru değil.
Asıl belirleyici olan, sonraki etaplarda hangi yapıların korunacağı, hangi alanların yenileneceği, konut işlevinin nasıl ele alınacağı ve mevcut sakinlerin projedeki yerinin nasıl kurulacağı olacak.
Balbey’de güvenlik koşulları iyileşebilir mi?
Mevcut mahallede metruk yapılar, yangın tehlikesi ve acil durum araçlarının erişimi önemli sorunlar arasında.
Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Fatma Gül Yalçınkaya, bazı tescilli yapıların statik açıdan ciddi risk oluşturduğunu, metruk yapıların ise can ve yangın güvenliği açısından tehdit haline gelebildiğini belirtiyor. Dar sokak dokusu bazı bölümlerde itfaiye ve ambulans erişimini de güçleştiriyor.
Yeni yapılar, otopark düzeni ve açık alanların tamamlanması proje bölgesinde fiziksel güvenlik koşullarını iyileştirebilir.
Ancak Balbey’in geri kalanındaki metruk tarihi yapıların korunması ve sokakların acil durum erişimine uygun hale getirilmesi ayrıca çözülmesi gereken başlıklar olmaya devam ediyor.
Balbey bir “açık hava müzesi” olabilir mi?
Balbey Muhtarı Abdullah Uyaroğlu, Antalya Kent Haber’e yaptığı açıklamada doğru bir planlamayla mahallenin el sanatları, yerel üretim ve kültürel yaşamın öne çıktığı bir açık hava müzesi niteliği kazanabileceğini söyledi.
Bu yaklaşımın önemli bir farkı bulunuyor.
“Açık hava müzesi” modeli mahallede yaşayan insanların tamamen çıkarılıp yapıların yalnızca ziyaretçilere sunulması olarak yorumlanırsa Balbey’in yaşayan mahalle karakteri zayıflayabilir.
Buna karşılık tarihi yapıların restore edildiği, el sanatları ve küçük üretimin desteklendiği, mevcut sakinlerin yaşamaya devam ettiği ve ziyaretçilerin bu yaşayan dokuya dahil olduğu bir model mahalle ekonomisini güçlendirebilir.
Bu iki model arasındaki fark, Balbey dönüşümünün geleceği açısından temel tartışmalardan biri.
Mahallede ticari dönüşüm zaten başladı mı?
Balbey uzun süredir Antalya’nın ticari merkezinin hemen yanında bulunuyor ve kullanım biçimleri yıllar içerisinde değişti.
Antalya Kent Haber’e değerlendirmelerde bulunan uzmanlar; bazı yapıların boşalması, depo kullanımları, düzensiz kiracılık, otopark ve geçiş alanlarının artması gibi süreçlerin Balbey’in sosyal yaşamını zaten zayıflattığına dikkat çekiyor.
Bu nedenle bugün tartışılan dönüşüm, tamamen değişmeden kalmış geleneksel bir mahallenin bir anda yeni yapılara açılması şeklinde gerçekleşmiyor.
Balbey zaten uzun süredir fiziksel ve toplumsal dönüşüm geçiriyor. Yeni proje bu süreci daha planlı hale getirme iddiası taşıyor; ancak ortaya çıkacak yeni kullanım düzeninin mevcut sosyal sorunları azaltıp azaltmayacağı uygulama sonrasında görülebilecek.
Dönüşüm Balbey’i Kaleiçi’ne benzetebilir mi?
Balbey ile Kaleiçi birbirine yakın ancak iki alanın tarihsel ve sosyal yapısı aynı değil.
Balbey’in turizm ve ticari kullanımlarla daha fazla bütünleşmesi özellikle konaklama tesislerinin ve yeni dükkânların devreye girmesiyle mümkün olabilir.
Ancak Mimarlar Odası, Balbey’in yalnızca kendi sınırları içinde düşünülmemesi gerektiğini; Kale Kapısı ve Hanlar Bölgesi, Haşimişcan Kentsel Sit Alanı ve Karaalioğlu arasındaki tarihi, mekânsal ve sosyal bağlantılarıyla ele alınması gerektiğini belirtiyor.
Bu yaklaşım Balbey’in bir “ikinci Kaleiçi” haline getirilmesinden çok Antalya tarihi kent merkezinin farklı karaktere sahip parçalarından biri olarak korunmasını öne çıkarıyor.
Mahalle sakinlerinin projede kalması neden önemli?
Tarihi mahallenin yalnızca binalardan oluşmadığı görüşü, 2026 yılında Antalya Kent Haber’e konuşan farklı uzman ve sakinlerin değerlendirmelerinde ortaklaşıyor.
Dr. Tuğçe Tunca mahalle hafızasının evlerin kapısının açıldığı sokakta, gündelik karşılaşmalarda ve komşuluk ilişkilerinde kurulduğunu vurguluyor.
Mimar Birsen Tanyeri ise Balbey’de tarihi yapıların yanı sıra mahalle kültürü, gündelik yaşam, barınma hakkı ve mekânsal adaletin de birlikte korunması gerektiğine dikkat çekiyor.
Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Fatma Gül Yalçınkaya da mülk sahiplerini ve mevcut kullanıcıları dışlamayan, yerinde ve katılımcı bir canlandırma modeli öneriyor.
Bu görüşler aynı noktada birleşiyor: Fiziksel olarak başarılı bir restorasyon ve yeni yapılaşma, mevcut mahalle topluluğunun tamamıyla kaybolması halinde sosyal koruma açısından tek başına yeterli olmayabilir.
Balbey’de dönüşümün olumlu etkileri neler olabilir?
Mevcut proje ve mahallede tespit edilen sorunlar birlikte değerlendirildiğinde dönüşümün sağlayabileceği olanaklar arasında fiziksel güvenliğin artması, metruk ve atıl alanların azalması, otopark baskısının hafiflemesi, yeni kamusal alanların oluşması ve ekonomik hareketliliğin artması bulunuyor.
Yeni dükkân ve ofisler istihdam ve hizmet hareketliliği yaratabilir. Konaklama tesisleri Balbey’in kültür turizmi rotalarına daha fazla dahil olmasını sağlayabilir. Yürüyüş ve peyzaj alanları ise doğru kullanım modeli oluşturulursa mahallenin kamusal yaşamını güçlendirebilir.
Ancak bunlar projenin sağlayabileceği potansiyel sonuçlar. Nihai etkinin alan kullanıma açıldıktan ve sonraki etaplar uygulandıktan sonra ölçülmesi gerekiyor.
Balbey dönüşümünde hangi riskler tartışılıyor?
Uzmanların güncel değerlendirmelerinde öne çıkan risklerin başında mevcut kullanıcıların dışlanması geliyor.
Taşınmaz değerlerinin yükselmesiyle düşük gelirli kiracıların bölgede kalamaması, konut işlevinin ticaret ve turizm karşısında zayıflaması, mahalle hafızasının fiziksel cephe korumasına indirgenmesi ve yeni yapıların tarihi kent merkezinin bütünüyle uyumlu ele alınmaması bu riskler arasında.
Buna karşılık mevcut haliyle Balbey’in korunmadan bırakılması da çözüm değil. Metruk yapılar, yangın riski, yetersiz altyapı ve ekonomik kırılganlık halihazırda mahalle yaşamını olumsuz etkiliyor.
Balbey’de tartışma bu nedenle “dönüşüm olsun mu, olmasın mı?” noktasından çok “nasıl bir dönüşüm?” sorusunda yoğunlaşıyor.
Balbey dönüşümünün başarısı nasıl ölçülebilir?
Yalnızca dört bloğun tamamlanması veya yapıların ekonomik değerinin artması Balbey’in sosyal açıdan başarılı biçimde yenilendiğini göstermek için yeterli olmayabilir.
Mahalle yaşamı açısından şu sorular daha belirleyici olacak:
Eski sakinlerin ne kadarı Balbey’de yaşamaya devam edecek?
Kiracılar için erişilebilir barınma imkânı sürecek mi?
Tescilli tarihi yapılar restore edilip kullanılabilecek mi?
Yeni kamusal alanlar gerçekten mahalle sakinlerinin kullanımına açık olacak mı?
Sokaklardaki otopark ve acil erişim sorunu azalacak mı?
Yeni ticari faaliyetler mahalle ölçeğiyle uyumlu olacak mı?
Konut, turizm ve ticaret arasında nasıl bir denge kurulacak?
Mahalle sakinleri sonraki etapların karar süreçlerine katılabilecek mi?
Bu soruların tamamına 19 Ağustos 2026 itibarıyla kesin yanıt vermek mümkün değil. Birinci etap halen yapım sürecinde ve Balbey’in tamamını kapsayan dönüşüm uzun vadeli bir süreç olmaya devam ediyor.
Antalya’da Balbey dönüşümü mahalle yaşamını nasıl değiştirecek?
Bugünkü proje verileri Balbey’in birinci etabında fiziksel çevrenin ve kullanım biçiminin belirgin şekilde değişeceğini gösteriyor.
Dört yeni blok, 15 ofis, 15 dükkân, iki konaklama tesisi, 80 araçlık kapalı otopark ve yaklaşık 3 bin metrekare peyzaj alanı bölgeye yeni kullanıcılar, ziyaretçiler ve ticari hareketlilik getirecek.
Bu değişim Balbey’de bugün yaşanan otopark, atıl alan, güvenlik ve ekonomik durgunluk gibi bazı sorunların azaltılması için fırsat oluşturabilir.
Ancak Balbey’in mahalle yaşamının geleceği yalnızca bu yeni yapıların mimari kalitesiyle belirlenmeyecek.
Mahalledeki düşük gelirli sakinlerin ve kiracıların yerinde kalabilmesi, tescilli evlerin korunması, komşuluk ilişkilerini destekleyen sokak ve kamusal alanların devamı, konut işlevinin turizm ve ticaret karşısında tamamen gerilememesi ve sonraki etapların mevcut kullanıcılarla birlikte planlanması dönüşümün sosyal sonucunu belirleyecek başlıklar olacak.
Haziran 2026’da inşaat süresinin 10 ay daha uzatılması da Balbey’de dönüşümün henüz tamamlanmış bir sonuç değil, devam eden bir süreç olduğunu gösteriyor.
Balbey açısından asıl mesele bu nedenle eski yapıların yerine yenilerini koymak değil; Antalya’nın merkezindeki bu tarihi mahallenin fiziksel olarak iyileşirken içinde yaşayan insanlarla, hafızasıyla ve sokak hayatıyla birlikte varlığını sürdürüp sürdüremeyeceği.





