
Antalya’da boğulma riskini azaltmak için cankurtaranlı plaj, çocuk gözetimi, akıntı uyarıları ve doğru ilk yardım kritik önem taşıyor.
Antalya’da deniz sezonunun yılın önemli bölümüne yayılması, yüzme güvenliğini yalnız yaz aylarının değil kent yaşamının sürekli gündemlerinden biri haline getiriyor. Kentte denizin yanı sıra gölet, baraj, akarsu, sulama kanalı ve havuzlarda da boğulma riski bulunuyor.
Yüzme bilmek ise tek başına güvenlik sağlamıyor. Akıntı, dalga, ani derinleşme, bilinmeyen zemin, sağlık sorunu, yorgunluk, panik ve su sporları kazaları iyi yüzme bilen kişiler için de tehlike yaratabiliyor. Sağlık Bakanlığına bağlı kurumların güncel bilgilendirmelerinde de boğulmaların yalnız yüzme bilmeyen kişilerle sınırlı olmadığı vurgulanıyor.
Antalya’da riskin azaltılması için kişisel önlemler kadar cankurtaran hizmetleri, yüzme alanlarının işaretlenmesi, çocukların kesintisiz gözetimi ve hızlı ilk yardım sistemi de önem taşıyor.
Cankurtaran bulunan plajlar tercih edilmeli
Boğulmaya karşı alınabilecek en temel önlemlerden biri cankurtaran bulunan, yüzmeye uygunluğu belirlenmiş ve güvenlik sınırları işaretlenmiş alanları tercih etmek.
AFAD, yüzmek için cankurtaran bulunan plaj ve tesislerin seçilmesini, bilinmeyen ve ıssız sulardan kaçınılmasını öneriyor. Sağlık Bakanlığının Haziran 2026 tarihli ilk yardım rehberinde de cankurtaran bulunan ve yüzmeye uygun olduğu belirtilen alanların tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor.
Antalya’da özellikle kontrolsüz koylarda veya yerleşimden uzaktaki kıyılarda acil durumda müdahalenin gecikebileceği dikkate alınmalı.
Antalya’da plajlarda cankurtaran zorunlu mu?
TÜRÇEV’in güncel Antalya acil durum bilgilendirmesinde, Antalya Suda Boğulma Olayları İl Komisyonu Genelgesine göre plajlarda cankurtaran bulundurulması gerektiği belirtiliyor.
Aynı düzenlemede cankurtaranların gerekli kurtarma ve ilk yardım ekipmanlarına sahip olması, denizde güvenlik sınırlarının işaretlenmesi ve acil iletişim numaralarının görünür şekilde yer alması öngörülüyor.
Antalya Valiliğinin Suda Boğulma Olaylarının Önlenmesi Genelgesi de denizlerin yanı sıra göl, gölet, baraj, kanal ve benzeri alanlarda yaşanabilecek boğulma olaylarını azaltmak amacıyla denetim ve önlem mekanizmaları oluşturuyor.
Cankurtaran kulesi var diye görevli olduğu varsayılmamalı
Plajdaki cankurtaran kulesinin bulunması tek başına görevlinin o anda çalıştığını göstermiyor.
Cankurtaran çalışma saatlerinin ilan edilmesi gerekiyor. TÜRÇEV’in güncel standartlarında görev saatlerinin plaj kullanıcısının görebileceği şekilde belirtilmesine yönelik düzenlemeler bulunuyor.
Bu nedenle özellikle sabah erken veya akşam geç saatlerde denize girmeden önce kulede görevli bulunup bulunmadığı kontrol edilmeli.
Tek başına yüzmekten kaçınılmalı
AFAD ve Sağlık Bakanlığının temel önerilerinden biri açık sularda tek başına yüzmemek.
Kişinin aniden kramp geçirmesi, yorulması, sağlık sorunu yaşaması veya akıntıya kapılması halinde yanında yardım isteyebileceği kimsenin bulunmaması müdahaleyi geciktirebilir.
Özellikle:
ıssız koylarda,
sabah erken saatlerde,
akşam geç saatlerde,
cankurtaransız kıyılarda,
uzun mesafe yüzüşlerinde
tek başına denize açılmamak daha güvenli.
İyi yüzme bilmek neden yeterli değil?
Yüzme becerisi riski azaltabilir ancak ortadan kaldırmaz.
Sağlık Bakanlığı kaynaklarında yüzme bilen kişilerde de akıntı, kramp, çarpma, sağlık sorunları, riskli hareketler ve su sporları kazalarının boğulmaya yol açabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle “iyi yüzücüyüm, bana bir şey olmaz” yaklaşımı güvenli değil.
Deniz koşulları kişinin yüzme becerisinden daha güçlü hale gelebilir.
Çocuklar bir an bile gözetimsiz bırakılmamalı
Çocuklarla ilgili en temel önlem kesintisiz yetişkin gözetimi.
AFAD, çocukların denizde bulunduğu süre boyunca gözden ayrılmamasını açıkça öneriyor. Sağlık Bakanlığının güncel rehberi de çocukların su kenarında gözetimsiz bırakılmaması gerektiğini vurguluyor.
Burada “yakındayım” ile aktif gözetim aynı şey değil.
Yetişkinin:
telefonla ilgilenmesi,
uyuması,
uzun süre sohbet etmesi,
çocuğu başka bir çocuğun gözetimine bırakması
etkin gözetimin yerini tutmuyor.
Kolluk ve simit çocuk gözetiminin yerini tutar mı?
Hayır.
Şişme kolluk, deniz yatağı ve oyuncak simitler güvenlik ekipmanı yerine değerlendirilmemeli.
Yüzme bilmeyen veya açık suda risk taşıyan kişiler için uygun can yeleği tercih edilmeli. AFAD da su yüzeyinde kalmayı sağlayan can yeleği ve benzeri kurtarma ekipmanlarının kullanılmasını öneriyor.
Çocuk can yeleği kullansa bile yetişkin gözetimi devam etmeli.
Deniz yatağıyla açılmak neden riskli?
Şişme deniz yatakları, botlar ve benzeri araçlar özellikle rüzgârlı havalarda kısa sürede kıyıdan uzaklaşabilir.
Bu araçların can kurtarma ekipmanı olmadığı unutulmamalı.
Rüzgâr denizden açığa doğru esiyorsa kişi fark etmeden kıyıdan uzaklaşabilir ve dönüşte güçlük yaşayabilir.
Özellikle çocukların şişme deniz oyuncaklarıyla açık suya sürüklenmesine karşı yakın gözetim gerekiyor.
Dalgalı ve rüzgârlı havada denize girilmeli mi?
Deniz koşulları uygun değilse yüzme ertelenmeli.
AFAD, dalgalı havalarda denize girilmemesini ve cankurtaran uyarılarına uyulmasını öneriyor.
Antalya’da hava güneşli olsa bile kıyıda dalga ve rüzgâr koşulları yüzme açısından elverişsiz olabilir.
Bu nedenle yalnız hava sıcaklığına değil:
dalga durumuna,
rüzgâra,
cankurtaran uyarılarına,
güvenlik bayraklarına
bakılmalı.
Kırmızı bayrak varsa denize girilmemeli
Plajlarda kullanılan güvenlik bayrakları yüzme koşulları hakkında bilgi vermek için bulunuyor.
Cankurtaranın denize girilmemesi yönündeki uyarısına uyulmalı.
Denizin kıyıdan sakin görünmesi güvenli olduğu anlamına gelmeyebilir. Akıntı veya dalga koşulları kıyıdan fark edilenden daha riskli olabilir.
Mavi Bayrak sisteminde de yüzme alanlarının güvenlik sınırları ile uyarı sistemlerinin ziyaretçiye açıklanması isteniyor.
Çeken akıntı nedir?
Çeken akıntı, kıyıya ulaşan suyun belirli bir bölgede yeniden açığa doğru hareket etmesiyle oluşan güçlü akıntı türlerinden biri.
AFAD, bu akıntının kişiyi dibe çekmediğini; kıyıdan açığa doğru taşıdığını belirtiyor. Asıl tehlike kişinin paniğe kapılarak doğrudan kıyıya yüzmeye çalışması, yorulması ve su üzerinde kalmakta zorlanması.
Çeken akıntı belirtileri arasında su rengindeki farklılık, denize doğru ilerleyen köpükler ve dalga düzenindeki bozulmalar bulunabiliyor.
Akıntıya kapılan kişi ne yapmalı?
AFAD’ın önerisine göre öncelikle sakin kalmaya çalışılmalı.
Akıntıya karşı doğrudan kıyıya doğru yüzerek mücadele etmek kişiyi hızla yorabilir.
AFAD, akıntının etkisi azaldığında kıyıya paralel, yan tarafa doğru yüzerek akıntı hattından çıkmayı, su üzerinde kalmaya çalışmayı ve el kaldırarak yardım istemeyi öneriyor.
Cankurtaranın bulunduğu plajlarda yardım işareti verilmeli ve görevlinin yönlendirmelerine uyulmalı.
Akıntıya kapılan kişiyi kurtarmak için hemen suya atlanmalı mı?
Hayır.
Kurtarma eğitimi olmayan kişinin doğrudan suya girmesi ikinci bir boğulma vakasına yol açabilir.
AFAD, kurtarma tekniği bilmeyen kişilerin suya atlamaması; mümkünse can simidi, halat veya yüzebilen başka bir kurtarma aracının kazazedeye ulaştırılması gerektiğini belirtiyor. Cankurtaran varsa öncelikle görevliye haber verilmesi gerekiyor.
Kıyıdan güvenli biçimde yardım sağlamak mümkünken kontrolsüz şekilde suya atlamak riski büyütebilir.
Derinliği bilinmeyen yere atlanmamalı
Boğulma riski yalnız su yutmakla sınırlı değil.
Derinliği ve zemini bilinmeyen alana balıklama atlamak baş, boyun ve omurga yaralanmalarına yol açabilir.
AFAD, derinliği bilinmeyen sularda atlama veya dalış yapılmaması gerektiğini özellikle vurguluyor.
Antalya’daki kayalık koylarda ve falez çevresindeki doğal denize giriş noktalarında bu risk daha da dikkate alınmalı.
Falezlerden denize atlamak güvenli mi?
Yüksekliği ve su derinliği bilinmeyen bir noktadan denize atlamak ciddi risk taşıyor.
Suyun altında:
kaya,
sığlık,
beton parça,
başka bir cisim
bulunabilir.
Denizin geçmişte aynı noktada derin olması da bugünkü zeminin aynı olduğu anlamına gelmez.
Bu nedenle atlama için düzenlenmemiş alanlardan suya atlanmamalı.
Alkol aldıktan sonra denize girilir mi?
Sağlık kurumları alkollü halde yüzülmemesini öneriyor.
Alkol:
dengeyi,
muhakemeyi,
tehlikeyi fark etme becerisini,
koordinasyonu
olumsuz etkileyebilir.
Sağlık Bakanlığına bağlı kurumların boğulmaya karşı yayımladığı önlemler arasında alkollü halde yüzmemek de bulunuyor.
Özellikle gece yüzmesiyle alkolün bir araya gelmesi riski daha da artırabilir.
Gece denize girmek daha riskli mi?
Gece yüzmesinde görüş mesafesinin azalması, cankurtaran hizmetinin sona ermiş olabilmesi ve yardım çağrısının daha geç fark edilmesi gibi ek riskler bulunuyor.
Denizdeki akıntı, dalga veya kişinin kıyıdan ne kadar uzaklaştığı karanlıkta daha güç fark edilebilir.
Bu nedenle cankurtaran vardiyası bittikten sonra veya aydınlatması olmayan ıssız kıyılarda denize girmekten kaçınmak daha güvenli.
Sağlık sorunu bulunan kişiler nelere dikkat etmeli?
Kalp-damar hastalığı, nöbet geçirme öyküsü veya yüzme sırasında bilinç kaybı oluşturabilecek sağlık problemi bulunan kişilerin açık suda yalnız yüzmemesi özellikle önemli.
Sağlık Bakanlığı kaynaklarında epilepsi, kalp hastalıkları, baygınlık ve benzeri sağlık sorunları da suda boğulma riskini artırabilecek nedenler arasında gösteriliyor.
Kişisel sağlık durumuna ilişkin yüzme veya egzersiz kısıtlamaları konusunda ise hekimin önerisi esas alınmalı.
Yorulunca kıyıya dönmek için beklenmemeli
Yüzme sırasında küçük bir rahatsızlık, yorgunluk veya kasılma hissedildiğinde “biraz daha yüzeyim” yaklaşımı yerine güvenli şekilde sudan çıkmak gerekiyor.
AFAD, yüzme sırasında rahatsızlık hissedildiği anda sudan çıkılmasını öneriyor.
Özellikle kıyıdan uzak yüzüşlerde geri dönüş için gereken enerjinin de hesaba katılması önemli.
Teknelerin bulunduğu alanda yüzülür mü?
Yüzme alanlarıyla tekne ve deniz taşıtlarının kullandığı koridorlar birbirinden ayrılmalı.
Şamandıralarla belirlenmiş yüzme sınırlarının dışına çıkmak tekne, jet ski ve diğer deniz araçlarıyla çarpışma riskini artırabilir.
Antalya’daki plaj güvenliği düzenlemelerinde denizde güvenlik sınırlarının işaretlenmesi de temel önlemler arasında yer alıyor.
Yüzücüler belirlenmiş güvenli alan içerisinde kalmalı.
Su sporlarında can yeleği kullanılmalı mı?
Tekne, kano ve benzeri su faaliyetlerinde faaliyete uygun kişisel yüzdürme ekipmanı kullanılması boğulma riskini azaltan temel önlemlerden biri.
AFAD özellikle tekne kullanımında can yeleğinin önemini vurguluyor.
Can yeleğinin yalnız teknede bulunması yeterli değil; riskli faaliyet sırasında uygun biçimde giyilmesi gerekiyor.
Gölet, baraj ve sulama kanallarında yüzmek neden tehlikeli?
Boğulma yalnız denizde meydana gelmiyor.
Antalya’da kırsal bölgelerde gölet, baraj, sulama kanalı ve benzeri su yapıları da bulunuyor.
AFAD, sulama kanallarının yüzmek için uygun olmadığını; göl, gölet ve barajlarda yalnız izin verilen alanların tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor. Akarsular da yüzeyden sakin görünmesine rağmen güçlü akıntılar barındırabilir.
Antalya Valiliğinin boğulmaları önlemeye yönelik genelgesi de iç sular, göl, baraj, gölet ve kanalları özel olarak kapsıyor.
Yasaklı alanda neden denize veya suya girilmemeli?
Bir noktaya “yüzmek yasaktır” tabelası konulmasının nedeni her zaman gözle görülemeyebilir.
Tehlike:
akıntı,
ani derinlik,
su altında yapı,
tekne trafiği,
deşarj,
zemin yapısı
gibi nedenlerden kaynaklanabilir.
Bu nedenle yasak tabelasını kişinin kendi yüzme becerisine göre değerlendirmek yerine kurala uyulmalı.
Boğulan kişi nasıl fark edilir?
Boğulma her zaman filmlerdeki gibi bağırma ve yoğun çırpınmayla gerçekleşmeyebilir.
Tehlike yaşayan kişinin yardım isteyememesi veya kısa süre içerisinde sessizleşmesi mümkün.
Su içinde kontrolsüz kalan, ilerleyemeyen veya yardım işareti veren kişi görüldüğünde durum ciddiye alınmalı.
AFAD, suda elini kaldıran kişinin yardım ihtiyacı olabileceğini belirtiyor ve cankurtaranın derhal çağrılmasını öneriyor.
Boğulma tehlikesinde ilk olarak ne yapılmalı?
İlk amaç ikinci bir kazazede oluşturmadan yardım sağlamak.
Öncelikle cankurtaran çağrılmalı. Cankurtaran yoksa 112 Acil Çağrı Merkezi haberdar edilmeli ve kişiye güvenli biçimde ulaşabilecek can simidi, halat veya başka bir yüzdürme aracı kullanılmalı.
Sağlık Bakanlığının güncel 2026 ilk yardım rehberinde sudan çıkarılan ve yanıt vermeyen kişide bilinç ve solunumun değerlendirilmesi, derhal 112’nin aranması ve gerekli temel yaşam desteğinin uygulanması gerektiği belirtiliyor.
Sudan çıkarılan kişi nefes almıyorsa ne yapılmalı?
Boğulma sonrası solunumun olmaması acil durum.
Sağlık Bakanlığının Haziran 2026 tarihli ilk yardım rehberinde boğulma vakalarında solunumu olmayan kişide başlangıç solunumları ve ardından temel yaşam desteği uygulanmasına ilişkin adımlar yer alıyor. Kalp-solunum durmasında otuz göğüs kompresyonu ve iki yapay solunumdan oluşan temel yaşam desteğinin sürdürülmesi tarif ediliyor.
Ancak bu uygulamanın doğru yapılması için ilk yardım eğitimi almak önemli.
112 görevlisinin telefondaki yönlendirmeleri takip edilmeli ve profesyonel ekip gelene kadar yardım sürdürülmeli.
Boğulma tehlikesi geçiren kişi kendine geldiyse hastaneye gitmesi gerekir mi?
Evet, tıbbi değerlendirme ihmal edilmemeli.
Sağlık Bakanlığının 2026 rehberi, boğulma tehlikesi geçiren kişi kendine gelmiş ve iyi görünse bile sonradan gelişebilecek komplikasyonlar nedeniyle profesyonel sağlık değerlendirmesinden geçirilmesini öneriyor.
“İyiyim, suyu çıkardım” yaklaşımıyla olayı tamamen geçmiş kabul etmek doğru değil.
Kazazedeyi baş aşağı çevirip su çıkarmaya çalışmak doğru mu?
Öncelik kişinin hava yolu, solunumu ve temel yaşam desteği.
Sudan çıkarılan kişide zaman kaybettirecek yöntemler yerine 112’nin aranması ve güncel ilk yardım basamaklarının uygulanması gerekiyor.
Sağlık Bakanlığının güncel rehberi de müdahaleyi bilinç kontrolü, hava yolu, solunum değerlendirmesi ve gerekli temel yaşam desteği üzerinden tanımlıyor.
Bu nedenle kulaktan dolma müdahaleler yerine güncel ilk yardım eğitimi esas alınmalı.
Plajlarda hangi güvenlik ekipmanları bulunmalı?
Antalya Suda Boğulma Olayları İl Komisyonu düzenlemelerine ilişkin TÜRÇEV bilgilendirmesinde cankurtaranların gerekli ekipmanlarla donatılması gerektiği belirtiliyor.
Bunlar arasında:
can simidi,
düdük,
ilk yardım seti
ve kurtarma için gereken diğer malzemeler bulunuyor. Ayrıca güvenlik sınırlarının işaretlenmesi ve acil numaraların görünür olması isteniyor.
TÜRÇEV, 2025 yılında Antalya Valiliği Suda Boğulma Olayları Genelgesi ve ilgili cankurtaran standartlarına uygun standart cankurtaran kulesi çalışmasını da sürdürdü.
Güvenlik yalnız cankurtaranın sorumluluğu mu?
Hayır.
Cankurtaran plaj güvenliğinin önemli bir parçası ancak tek başına bütün riskleri ortadan kaldıramaz.
Yerel yönetimler ve işletmeler açısından:
yüzme sınırlarının belirlenmesi,
uyarı levhalarının görünür olması,
cankurtaran hizmetinin sürdürülmesi,
kurtarma ekipmanlarının hazır tutulması,
acil durum planının bulunması
önemli.
Plaj kullanıcılarının da güvenlik işaretlerine ve görevlilerin uyarılarına uyması gerekiyor.
Antalya’da boğulmaları önlemek için kent ölçeğinde neler yapılabilir?
Antalya gibi yüzlerce kilometrelik kıyı hattına ve yoğun turizm hareketine sahip bir kentte boğulma önleme politikasının yalnız olay sonrası müdahaleye dayanmaması gerekiyor.
Riskli yüzme noktalarının kamuya açık haritada gösterilmesi, plajlardaki güncel cankurtaran çalışma saatlerinin dijital olarak yayımlanması, yüzme yasaklarının nedenlerinin açıklanması ve çok dilli uyarı levhalarının yaygınlaştırılması koruyucu yaklaşımı güçlendirebilir.
Aynı şekilde belediye, Valilik, Sahil Güvenlik, sağlık kurumları, TÜRÇEV ve plaj işletmeleri arasındaki koordinasyon özellikle yoğun sezonda önem taşıyor.
Antalya Valiliğinin mevcut genelgesi de ilçe komisyonları ve yüzme alanı denetimleri üzerinden önleyici bir yaklaşım öngörüyor.
Okullarda yüzme ve su güvenliği eğitimi artırılmalı mı?
Yüzme öğrenmek boğulma riskini azaltabilecek önemli becerilerden biri ancak yalnız yüzme tekniği yeterli değil.
Eğitimlerde:
akıntıyı tanıma,
güvenlik bayraklarının anlamı,
başkasını kurtarmaya çalışırken kendini tehlikeye atmama,
can yeleği kullanımı,
112’nin doğru aranması,
temel ilk yardım
gibi su güvenliği konularının da yer alması gerekiyor.
AFAD’ın önerilerinde de yüzme becerisi ile güvenli alan seçimi ve kurtarma davranışları birlikte ele alınıyor.
İlk yardım eğitimi neden yaygınlaştırılmalı?
Boğulmada oksijensiz geçen süre kritik.
Profesyonel ekip gelene kadar doğru ilk yardım uygulanabilmesi sonuç üzerinde belirleyici olabilir.
Sağlık Bakanlığının 12 Eylül 2026 Dünya İlk Yardım Günü kapsamında yaptığı bilgilendirmede temel yaşam desteği, suni solunum, kalp masajı ve 112’ye doğru zamanda haber vermenin önemi yeniden vurgulandı.
Bu nedenle plaj çalışanları kadar öğretmenlerin, spor eğitmenlerinin, tekne çalışanlarının ve yurttaşların da sertifikalı ilk yardım eğitimlerine erişebilmesi önemli.
Antalya’da boğulma vakalarının sayısı biliniyor mu?
18 Eylül 2026 itibarıyla Antalya genelinde 2026 yılı boyunca meydana gelen bütün ölümcül ve ölümcül olmayan boğulma vakalarını; ilçe, olay yeri, yaş grubu ve nedenleriyle birlikte gösteren güncel ve tek bir kamu veri seti tespit edilemiyor.
Bu nedenle Antalya’da boğulma vakalarının bu yıl arttığı veya azaldığı yönünde kapsamlı veri olmadan kesin bir değerlendirme yapmak doğru değil.
Olay bazlı haberler riskin sürdüğünü gösterebilir ancak kent genelindeki eğilimi ölçmek için düzenli ve karşılaştırılabilir resmi istatistik gerekiyor.
Boğulma vakaları için açık veri tutulması yararlı olur mu?
Boğulmaların önlenmesi açısından olayların nerede ve hangi koşullarda gerçekleştiğinin bilinmesi önemli.
Anonimleştirilmiş biçimde:
olayın ilçesi,
deniz veya iç su olup olmadığı,
cankurtaran bulunup bulunmadığı,
saat,
yaş grubu,
dalga ve hava koşulları,
yasak yüzme alanı olup olmadığı
gibi verilerin düzenli yayımlanması riskli bölgelerin belirlenmesini kolaylaştırabilir.
Böyle bir veri seti cankurtaran vardiyalarının ve güvenlik yatırımlarının ihtiyaç bulunan noktalara yönlendirilmesine yardımcı olabilir.
Antalya’da boğulma vakalarına karşı hangi önlemler alınmalı?
Antalya’da boğulmaların önlenmesi tek bir tedbirle mümkün değil.
Bireysel düzeyde en temel yaklaşım; cankurtaran bulunan ve yüzmeye uygun olarak belirlenmiş plajları tercih etmek, tek başına yüzmemek, çocukları kesintisiz gözetim altında tutmak, dalgalı ve yasaklı alanlarda suya girmemek, alkollü halde yüzmemek, derinliği bilinmeyen suya atlamamak ve güvenlik bayraklarına uymak.
Akıntıya kapılındığında paniğe kapılarak doğrudan kıyıya karşı yüzmek yerine su üzerinde kalmaya çalışmak, yardım istemek ve uygun durumda akıntının yanına doğru yüzerek hattın dışına çıkmak gerekiyor.
Başka biri boğulma tehlikesi geçiriyorsa kurtarma eğitimi olmayan kişinin kontrolsüz biçimde suya atlaması yerine cankurtaran çağırması, 112’ye haber vermesi ve mümkünse can simidi veya halat gibi bir araçla yardım sağlaması daha güvenli.
Antalya ölçeğinde ise cankurtaranlı plajların yaygınlaştırılması, çalışma saatlerinin açıkça ilan edilmesi, yüzme sınırlarının görünür olması, riskli alanların işaretlenmesi ve ilk yardım eğitimlerinin artırılması koruyucu yaklaşımın temel parçaları.
Denizle iç içe yaşayan bir kentte asıl hedef yalnız boğulma olayına hızlı müdahale etmek değil, olayın meydana gelmesini mümkün olduğunca önlemek olmalı.





