
Antalya’da kano, deniz bisikleti ve su sporlarında güvenlik; parkur, hava koşulları, ekipman ve denetim kurallarıyla sağlanıyor.
Antalya’nın uzun kıyı şeridi, deniz bisikleti ve kanodan jet ski, deniz paraşütü ve farklı su sporlarına kadar çok sayıda faaliyete olanak sağlıyor. Özellikle turizm sezonunda kıyılardaki hareketlilik artarken yüzücüler, motorsuz deniz araçları, gezi tekneleri ve motorlu su sporları aynı deniz alanını paylaşabiliyor. Bu nedenle güvenliğin yalnızca kişisel dikkatle değil, faaliyet alanlarının ayrılması, işletmelerin izinlendirilmesi, hava koşullarının takip edilmesi ve denetim mekanizmalarının işletilmesiyle sağlanması gerekiyor.
Su sporları için belirlenen alanlar neden önemli?
Türkiye’de turizm amacıyla gerçekleştirilen su üstü ve su altı sportif faaliyetlerinin temel çerçevesi Turizm Amaçlı Sportif Faaliyet Yönetmeliği ile belirleniyor. Yönetmeliğe göre turizm amaçlı sportif faaliyetlerin valilikler tarafından belirlenen alanlarda yapılması gerekiyor. Her faaliyet türü için ayrı parkur oluşturulabilmesi de düzenlemede yer alıyor.
Su üstü sporlarının yapıldığı alanlarda en önemli güvenlik önlemlerinden biri, spor araçlarının kullandığı bölüm ile yüzme alanlarının birbirinden ayrılması. Yönetmelik, kıyıdaki istasyon ile faaliyet alanı arasındaki giriş ve çıkış koridorlarının şamandıralarla işaretlenmesini ve yüzme alanlarından ayrılmış güvenli bir deniz alanı oluşturulmasını öngörüyor.
Bu ayrım özellikle deniz bisikleti ve kano gibi düşük hızlı araçlarla jet ski ve sürat teknesine bağlı su sporlarının aynı kıyıda gerçekleştirildiği bölgelerde önem taşıyor.
İşletmelerin izinli olması gerekiyor
Tatilcilere veya turistlere ticari olarak su sporu hizmeti sunan işletmeler açısından faaliyet serbest biçimde gerçekleştirilemiyor. Mevzuat kapsamında denizde turizm amaçlı su üstü ve su altı faaliyeti gerçekleştiren işletmeler için gerekli izin ve işletme belgelerinin bulunması gerekiyor.
Yönetmelik ayrıca kıyıdaki irtibat noktasında kullanılan ekipmanların bulunmasını ve en az üç dilde uyarı levhası yerleştirilmesini öngörüyor. Faaliyetlerin denetimi ise Kültür ve Turizm Bakanlığı, valilik ve ilgili sportif turizm kurulları tarafından yürütülebiliyor. Kurul yapısında liman başkanlığı ve Sahil Güvenlik temsilcileri de yer alıyor.
Bu düzenlemeler özellikle işletmeler tarafından turistlere sunulan organize faaliyetleri kapsıyor. Kendi kanosu veya benzeri motorsuz aracıyla bireysel olarak denize çıkanların ise bulundukları bölgedeki yerel sınırlamalara, yüzme alanlarına ve deniz trafiğine ilişkin kurallara dikkat etmesi gerekiyor.
Kano ve deniz bisikletinde en büyük risk ne?
Kano ve deniz bisikleti motorlu araçlara göre daha düşük hızlarda kullanılsa da risksiz değil. Kıyıdan uzaklaşma, ani rüzgâr değişimleri ve dalga yüksekliğinin artması özellikle deneyimsiz kullanıcılar açısından dönüşü zorlaştırabiliyor.
Kullanıcıların kıyıdan açılmadan önce can yeleği kullanması, telefon veya haberleşme aracını sudan korunacak şekilde yanında bulundurması, teknenin ya da kanonun kapasitesini aşmaması ve tek başına uzun mesafeli rotalara çıkmaması güvenlik açısından önem taşıyor.
Çocuklarla yapılan faaliyetlerde ise kullanılan can yeleğinin çocuğun boyuna ve kilosuna uygun olması gerekiyor. Yalnızca teknede can yeleği bulunması değil, suya çıkıldığı süre boyunca doğru biçimde kullanılması da olası bir devrilme veya denize düşme durumunda riski azaltıyor.
Hava sakin görünse bile deniz tahmini kontrol edilmeli
Antalya kıyılarında hava koşulları gün içinde değişebiliyor. Sabah saatlerinde sakin görünen denizde öğleden sonra rüzgârın güçlenmesi, özellikle kano, SUP ve deniz bisikleti gibi motorsuz araçlarla kıyıya dönmeyi güçleştirebiliyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Batı Akdeniz için rüzgâr yönü ve şiddeti, dalga yüksekliği ve görüş durumunun yer aldığı günlük deniz tahminleri yayımlıyor. Kurumun Piri Reis Denizcilik Sayfası üzerinden Batı Akdeniz’e ilişkin rüzgâr ve dalga tahminleri de takip edilebiliyor.
Bu nedenle yalnızca genel Antalya hava durumuna bakmak yerine denizcilik tahminlerinin kontrol edilmesi daha sağlıklı sonuç veriyor. Kuvvetli rüzgâr, yüksek dalga, gök gürültülü yağış veya görüş mesafesinin azalması beklenen dönemlerde motorsuz küçük deniz araçlarıyla açılmamak güvenliğin temel unsurları arasında bulunuyor.
Motorlu su sporlarında risk daha yüksek
Jet ski, sürat teknesiyle çekilen aktiviteler ve benzeri motorlu su sporlarında hız faktörü nedeniyle güvenlik mesafesi daha fazla önem kazanıyor. Bu faaliyetlerin yüzücülerin bulunduğu bölgelere girmemesi, belirlenen giriş ve çıkış koridorlarının kullanılması ve faaliyet parkurunun dışına çıkılmaması gerekiyor.
Yüzme alanı ile motorlu araçların hareket ettiği bölüm arasındaki fiziksel ayrım, olası çarpışmaların önlenmesi açısından temel güvenlik uygulamalarından biri olarak mevzuatta da yer alıyor.
Kullanıcıların faaliyete başlamadan önce ekipmanın nasıl kullanılacağı, acil durumda ne yapılacağı ve hangi bölgenin dışına çıkılmaması gerektiği konusunda bilgilendirilmesi de önem taşıyor.
Antalya kıyılarında denetim nasıl yürütülüyor?
Antalya kıyıları tek bir liman başkanlığının sorumluluk alanından oluşmuyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı kayıtlarında Antalya Bölge Liman Başkanlığının yanı sıra Alanya, Finike, Kaş, Kemer ve Manavgat’ta da liman başkanlıkları bulunuyor. Bu nedenle deniz trafiğine veya belirli kıyı alanlarına ilişkin yerel uygulamalar bölgeye göre farklılaşabiliyor.
Turizm amaçlı sportif faaliyetlerde valilik, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, liman başkanlıkları ve Sahil Güvenlik gibi kurumların görev alanları bulunuyor. İşletmeler açısından parkur, izin ve faaliyet şartları denetimin bir bölümünü oluştururken denizde can ve seyir güvenliğine ilişkin kontroller de yetkili kurumlar tarafından gerçekleştiriliyor.
Denize çıkmadan önce nelere dikkat edilmeli?
Kano, deniz bisikleti veya başka bir su sporu yapılmadan önce kullanılan aracın sağlamlığı kontrol edilmeli. Can yeleği hazır bulundurmak yerine faaliyet boyunca giyilmeli; rüzgâr ve dalga tahmini incelenmeli; yüzme şamandıraları ve motorlu araç koridorlarına dikkat edilmeli.
Denizde başka teknelerin bulunduğu bölgelerde rota mümkün olduğunca öngörülebilir tutulmalı. Gün batımına yakın saatlerde veya görüşün düştüğü koşullarda küçük ve görünürlüğü düşük deniz araçlarıyla açılmaktan kaçınılması da güvenlik açısından önem taşıyor.
Kıyıdan uzaklaşılacaksa bir yakına planlanan rota ve yaklaşık dönüş zamanı hakkında bilgi verilmesi, olası bir acil durumda arama çalışmalarının kolaylaşmasına katkı sağlayabilir.
Acil durumda 112 aranabilir
Denizde kaybolma, sürüklenme, yaralanma, teknenin devrilmesi veya kişinin kendi imkânlarıyla kıyıya dönememesi gibi acil durumlarda Türkiye’nin tek acil çağrı numarası olan 112 üzerinden yardım istenebiliyor. Sahil Güvenlik de 112 Acil Çağrı sistemi içerisinde yer alıyor.
İhbar sırasında mümkün olduğunca açık konum bilgisi verilmesi, bulunulan koyun veya plajın adı, kıyıdan yaklaşık uzaklık, kullanılan aracın türü ve kişi sayısının bildirilmesi müdahalenin hızlanmasına yardımcı olabilir.
Antalya’da deniz bisikleti, kano ve diğer su sporlarında güvenlik yalnızca kullanılan ekipmana bağlı değil. Yüzme alanlarıyla spor parkurlarının ayrılması, izinli işletmelerin tercih edilmesi, hava ve deniz tahminlerinin takip edilmesi, can yeleğinin kullanılması ve yerel deniz trafiği kurallarına uyulması birlikte değerlendirildiğinde risk önemli ölçüde azaltılabilir.





