
Antalya’da deniz kirliliği şikâyetleri belediye, ALO 181, ASAT ve 112 üzerinden bildirilebilir; yüzme suyu analizleri ise Sağlık Bakanlığı sisteminden izlenebilir.
Antalya’da denizin renginin değişmesi, kötü koku, köpüklenme, atık su akışı, yağ tabakası veya kıyıda katı atık görülmesi yurttaşlarda “Deniz kirli mi?” sorusunu gündeme getiriyor. Ancak gözle görülen her değişiklik kirlilik anlamına gelmediği gibi, denizin berrak görünmesi de mikrobiyolojik açıdan güvenli olduğunu tek başına göstermiyor.
Bu nedenle Antalya’da deniz suyu kirliliğini takip ederken iki farklı süreç birbirinden ayrılmalı: görülen kirliliğin yetkili kuruma ihbar edilmesi ve yüzme suyunun laboratuvar sonuçlarının kontrol edilmesi.
Sağlık Bakanlığı yüzme sezonu boyunca halka açık yüzme alanlarından düzenli numune alırken Antalya Büyükşehir Belediyesi de kendi görev alanında deniz kirliliğinin izlenmesi, deniz araçlarından kaynaklanan kirliliklerin denetlenmesi ve deniz yüzeyindeki atıklarla mücadele konusunda görev yürütüyor.
Antalya’da deniz suyunun temiz olup olmadığı nereden kontrol edilir?
Yüzme amacıyla kullanılan deniz suyunun mikrobiyolojik kalitesi için temel kamu kaynağı Sağlık Bakanlığının Yüzme Suyu Takip Sistemi.
Antalya İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Laboratuvarının resmi sayfasında da Yüzme Suyu Takip Sistemi doğrudan kamuya sunulan hizmetler arasında bulunuyor.
Sistem üzerinden Antalya seçilerek izlenen plajların analiz sonuçlarına ulaşılabiliyor.
Bu nedenle bir plajda denize girmeden önce yalnız sosyal medyadaki paylaşımlara veya suyun görünümüne bakmak yerine resmi analiz sonuçlarının kontrol edilmesi daha sağlıklı.
Deniz suyu kaç günde bir analiz ediliyor?
Sağlık Bakanlığının açıklamasına göre yüzme sezonunda İl Sağlık Müdürlükleri halka açık yüzme alanlarından on beş günde bir bakteriyolojik numune alıyor.
Numuneler Bakanlığa bağlı laboratuvarlarda analiz ediliyor ve sonuçlar elektronik sistem üzerinden kamuoyuna açılıyor.
Bu düzenli izleme, suyun mikrobiyolojik kalitesinin sezon boyunca takip edilmesini sağlıyor.
Ancak şüpheli bir kirlilik olayı yaşandığında yalnız rutin örnekleme tarihini beklemek gerekmiyor. Su kalitesinin olumsuz etkilenmiş olabileceğinden şüphe edilmesi halinde ilave inceleme ve örnekleme yapılabilmesine ilişkin mekanizmalar da bulunuyor.
Deniz suyunda hangi bakterilere bakılıyor?
Güncel yüzme suyu izleme sisteminde temel mikrobiyolojik göstergeler arasında:
Escherichia coli (E. coli)
ve
intestinal enterokok
bulunuyor.
Sağlık Bakanlığının yüzme suyu sınıflandırma rehberi de deniz suyunun değerlendirilmesinde bu iki parametreyi kullanıyor.
Bu bakterilerin yüksek değerlerde bulunması dışkı kaynaklı kirlilik veya atık su etkisine ilişkin önemli bir gösterge olabilir.
Deniz berrak görünüyorsa temiz midir?
Kesin olarak söylenemez.
Mikrobiyolojik kirlenme çıplak gözle her zaman fark edilmeyebilir.
Su:
berrak,
kokusuz,
renksiz
görünmesine rağmen mikrobiyolojik açıdan sorun taşıyabilir.
Bunun tersi de mümkün. Deniz suyunun rengindeki doğal değişimler, plankton hareketleri, dalga nedeniyle kum ve sedimentin karışması veya yağış sonrası yüzeysel taşınım her zaman kanalizasyon kirliliği anlamına gelmez.
Bu nedenle gözlem, resmi analiz sonucu yerine kullanılmamalı.
Antalya’da denizde kötü koku varsa ne yapılmalı?
Öncelikle kirliliğin yeri mümkün olduğunca açık biçimde kayıt altına alınmalı.
Plajın veya koyun adı, saat, yaklaşık konum ve gözlenen durum not edilebilir.
Örneğin:
“Deniz kirli”
yerine,
“Konyaaltı sahilinin … bölümünde saat 10.30 civarında kıyıya doğru gelen kahverengi su ve yoğun kanalizasyon kokusu görülüyor”
şeklinde somut bir bildirim yapılması incelemeyi kolaylaştırabilir.
Fotoğraf veya kısa video da başvuruya eklenebilir.
Denizden kanalizasyon kokusu geliyorsa ASAT’a bildirim yapılabilir mi?
Şikâyetin kanalizasyon şebekesi veya atık su altyapısıyla bağlantılı olabileceği düşünülüyorsa ALO ASAT 185 kullanılabilir.
ASAT’ın resmi bilgilerine göre ALO 185 Çağrı Merkezi yedi gün yirmi dört saat hizmet veriyor ve arıza ile şikâyet bildirimlerini kabul ediyor. İnceleme gerektiren başvurular ilgili birimlere aktarılıyor.
ASAT Kanalizasyon Dairesi Başkanlığının görevleri arasında kanalizasyon sistemine giren evsel ve endüstriyel atık suların çevreye zarar vermesini önlemek de bulunuyor.
Bu nedenle kıyıya ulaşan akıntının kanalizasyon arızasından kaynaklandığı düşünülüyorsa ASAT önemli başvuru noktalarından biri.
Antalya Büyükşehir Belediyesine deniz kirliliği şikâyeti nasıl yapılır?
Antalya Büyükşehir Belediyesi, deniz kirliliği konusunda Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi üzerinden görev yürütüyor.
Belediyenin çalışma yönetmeliğinde:
Antalya Körfezi deniz suyu kalitesinin izlenmesi,
deniz araçlarından kaynaklanan kirliliğin denetlenmesi,
deniz yüzeyindeki kaynağı belirsiz katı atıkların toplanması,
yüzey sularından kaynaklanan deniz kirliliğinin önlenmesi
görevleri açıkça yer alıyor.
Yurttaşlar Büyükşehir Belediyesine 444 94 20 numaralı ABİM hattı üzerinden şikâyet iletebiliyor. Belediyenin güncel iletişim sayfasında Çevre Koruma ve Kontrol Dairesinin telefonu da 0 (242) 249 53 35 olarak yayımlanıyor.
ABİM üzerinden yapılan şikâyet takip ediliyor mu?
Antalya Büyükşehir Belediyesinin faaliyet raporuna göre ABİM, yurttaşlardan gelen bildirimleri ilgili belediye birimlerine iletiyor ve başvuruları sonuçlanıncaya kadar takip ediyor.
ABİM’e:
444 94 20
numaralı telefondan veya
0 530 678 07 07
WhatsApp hattından ulaşılabiliyor. Büyükşehir Belediyesi resmi sık sorulan sorular sayfasında da bu kanalları yayımlıyor.
Başvuru sırasında verilen kayıt veya başvuru bilgilerinin saklanması, daha sonra aynı olayın durumunu sormayı kolaylaştırabilir.
Gemi veya tekneden denize atık bırakılırsa nereye ihbar edilir?
Bu durumda süreç farklı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi, gemi ve diğer deniz araçlarından kaynaklanan kirlilik denetiminde yetkilendirilmiş kurumlardan biri.
Belediyenin resmi sık sorulan sorular bölümünde gemi ve deniz araçlarından kaynaklanan deniz kirliliği görüldüğünde olayın 112 Acil Çağrı Merkezine bildirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Mümkünse ihbarda:
teknenin adı,
plakası veya kayıt numarası,
teknenin rengi ve tipi,
konumu,
saat,
deşarjın görüntüsü
paylaşılabilir.
Ancak fotoğraf çekebilmek için kişinin kendisini tehlikeye atması gerekmiyor.
Tekneden çıkan siyah veya kirli su kesin atık mıdır?
Görüntü tek başına her zaman kirletici deşarjın türünü belirlemeye yetmez.
Bu nedenle yurttaşın görevi kirliliğin kimyasal veya teknik niteliğini teşhis etmek değil.
Şüpheli durumu, zamanı ve konumu bildirmek yeterli.
Atığın:
sintine,
pis su,
yakıt,
yağ,
başka bir sıvı
olup olmadığının teknik tespiti yetkili kurumlar tarafından yapılmalı.
Deniz üzerinde yağ tabakası varsa ne yapılmalı?
Yağ veya yakıt benzeri tabaka görülmesi halinde deniz aracı kaynaklı kirlilik ihtimali bulunabileceğinden durum gecikmeden bildirilmelidir.
Özellikle marina, liman veya tekne trafiğinin bulunduğu alanlarda konum ve saat bilgisi önem taşıyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi deniz araçlarından kaynaklanan kirliliğin tespiti ve gerektiğinde idari yaptırım uygulanması konusunda yetki verilen kurumlardan biri.
Kirliliğin kaynağı bilinmiyorsa da ihbar yapılabilir.
ALO 181’e deniz kirliliği şikâyeti yapılabilir mi?
Evet.
Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün güncel uygulamalar bölümünde ALO 181 Çevre ve Şehircilik Hattı yer alıyor.
Denizde:
atık boşaltılması,
çevre kirliliği,
şüpheli deşarj,
kıyıda çevresel kirlilik
gibi durumlar için çevre mevzuatı açısından bildirim oluşturulabilir.
Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün güncel telefon numarası da 0 (242) 237 00 10 olarak yayımlanıyor.
Belediyeye mi ALO 181’e mi şikâyet edilmeli?
Bu, kirliliğin türüne göre değişebilir.
Örneğin:
Deniz yüzeyinde çöp: Antalya Büyükşehir Belediyesi/ilgili belediye
Gemi veya tekneden şüpheli deşarj: 112 ve yetkili deniz kirliliği birimleri
Kanalizasyon veya atık su arızası şüphesi: ALO ASAT 185
Çevre mevzuatına aykırı deşarj veya genel çevre kirliliği: ALO 181 / Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü
Yüzme suyunun mikrobiyolojik kalitesi: İl Sağlık Müdürlüğü ve Yüzme Suyu Takip Sistemi
Başvurular kurumlar arasında yönlendirilebilse de olayın niteliğine uygun birime başvurmak incelemeyi hızlandırabilir.
Plajdaki deniz suyu sonucu nereden takip edilmeli?
Antalya İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Laboratuvarının resmi sayfasında Sağlık Bakanlığı Yüzme Suyu Takip Sistemi bağlantısı bulunuyor.
Sağlık Bakanlığı, sistem üzerinden yurttaşların yüzme alanını seçerek analiz sonuçlarını görebildiğini belirtiyor.
Bu sistem özellikle şu soruların yanıtı açısından önemli:
Son numune ne zaman alındı?
E. coli değeri ne?
İntestinal enterokok değeri ne?
Yüzme alanının kalite durumu nasıl?
Analiz sonucu eskiyse ne yapılmalı?
Öncelikle son numune tarihine bakılmalı.
Rutin izleme on beş günlük aralıklarla yapıldığı için bugün yaşanan ani bir kirlilik olayının birkaç gün önceki analiz sonucunda görülmemesi doğal.
Örneğin son analiz temiz çıkmış olsa bile bugün kıyıya atık su boşalıyorsa eski sonuç bugünkü durumu doğrulamaz.
Bu nedenle ani bir olayda hem ihbar yapılmalı hem de yetkili kurumların yeni değerlendirmesi beklenmeli.
“Analiz temiz çıktı” deniz kesinlikle temiz demek mi?
Analiz sonucu, alınan numunenin tarih ve noktasındaki mikrobiyolojik durumu gösterir.
Bütün Antalya Körfezi’nin veya günün her saatindeki su kalitesinin tek bir numuneyle garanti edilmesi mümkün değil.
Yağış, atık su arızası, yüzeysel akış, tekne deşarjı veya yerel başka bir kaynak nedeniyle su koşulları daha sonra değişebilir.
Bu nedenle analiz sonuçlarının tarihi ve numune noktasıyla birlikte okunması gerekiyor.
Yağmurdan sonra denizin rengi değişirse kirlilik midir?
Her zaman değil.
Şiddetli yağışlardan sonra:
dereler,
yağmur suyu kanalları,
yüzeysel akış,
toprak ve sediment taşınımı
denizin rengini değiştirebilir.
Bununla birlikte yağış aynı zamanda kanalizasyon sistemlerindeki sorunların veya kara kökenli kirleticilerin denize ulaşması riskini de artırabilir.
Bu nedenle yalnız renk üzerinden sonuç çıkarılmamalı; kötü koku, köpük, atık akışı veya başka olağandışı göstergeler varsa bildirim yapılmalı.
Deniz köpüğü her zaman kanalizasyon belirtisi mi?
Hayır.
Köpük doğal süreçlerden de oluşabilir.
Dalga hareketleri, organik maddeler ve denizel biyolojik süreçler yüzeyde köpük oluşturabilir.
Ancak köpüğe:
kanalizasyon kokusu,
olağan dışı renk,
yağ tabakası,
ölü balık,
borudan veya kanaldan sürekli deşarj
eşlik ediyorsa durumun yetkili kurumlara bildirilmesi daha önemli hale gelir.
Kirliliğin türü yalnız görüntü üzerinden kesinleştirilmemeli.
Ölü balık görülürse kirlilik var demek mi?
Tek başına kesin kanıt değil.
Balık ölümleri:
oksijen azalması,
sıcaklık,
hastalık,
alg çoğalması,
kimyasal kirlilik
gibi farklı nedenlerle ortaya çıkabilir.
Ancak aynı bölgede çok sayıda ölü balık görülmesi olağan dışı bir durum olduğundan çevre birimlerine bildirilmesi gerekir.
Konum, tarih ve görüntüler olayın değerlendirilmesini kolaylaştırabilir.
Deniz yüzeyindeki plastik ve çöpler için de şikâyet yapılabilir mi?
Evet.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesinin görevleri arasında deniz yüzeyindeki kaynağı belirsiz katı atıkların toplanması veya toplatılması ve kıyı temizliği konusunda ilgili birimlerle koordinasyon sağlanması bulunuyor.
Dolayısıyla denizde yoğun:
plastik,
ambalaj,
poşet,
şişe,
odun veya başka katı atık
birikmesi de ABİM üzerinden bildirilebilir.
Kıyıdaki çöp ile deniz suyu kirliliği aynı şikâyet mi?
Her zaman değil.
Kumsaldaki evsel atık veya çöp konteyneri problemi çoğu durumda temizlik hizmeti konusu.
Denize doğrudan kirletici boşaltılması ise çevre ve deniz kirliliği konusu.
Yüzme suyundaki mikrobiyolojik bozulma ise sağlık açısından ayrı bir izleme sistemi içinde değerlendiriliyor.
Bu üç sorunun farklı kurum ve mevzuatlara konu olabilmesi nedeniyle şikâyette sorunun açık biçimde tarif edilmesi önemli.
Şikâyette hangi bilgiler mutlaka bulunmalı?
Deniz kirliliği ihbarında mümkün olduğunca şu bilgiler paylaşılabilir:
Yer: Plaj, koy, mahalle veya marina adı
Konum: Harita noktası veya yakınındaki bilinen yapı
Tarih ve saat: Kirliliğin ne zaman görüldüğü
Kirlilik türü: Kötü koku, renk değişimi, köpük, yağ, çöp veya atık su
Kaynak: Görülebiliyorsa boru, kanal, dere, tekne veya başka kaynak
Fotoğraf/video: Güvenli biçimde çekilebiliyorsa
Süre: Anlık mı, devamlı mı?
Bu bilgiler kurumun doğru noktaya ekip yönlendirmesini kolaylaştırabilir.
“Deniz kirli” şeklinde sosyal medya paylaşımı yeterli mi?
Hayır.
Sosyal medya paylaşımı kamuoyu farkındalığı yaratabilir ancak resmi başvuru yerine geçmeyebilir.
İnceleme yapılmasını isteyen yurttaşın ABİM, ALO 181, ASAT veya olayın niteliğine göre 112 gibi resmi kanallardan kayıt oluşturması daha işlevsel.
Böylece başvurunun kurumsal kayıt sistemine girmesi sağlanır.
Şikâyet numarası neden saklanmalı?
Aynı kirlilik tekrarlandığında önceki başvuruya atıf yapılabilmesi açısından kayıt numarası önemli.
Örneğin:
“Üç gün önce de aynı noktadaki deşarj için kayıt açılmıştı”
denildiğinde kurum geçmiş bildirimi inceleyebilir.
Antalya Büyükşehir Belediyesi faaliyet raporunda ABİM’in bildirimleri ilgili birimlere aktararak sonuçlanıncaya kadar takip ettiği belirtiliyor.
Bu nedenle başvuru tarihi ve varsa kayıt numarası saklanmalı.
Belediye şikâyete yanıt vermezse ne yapılabilir?
Öncelikle mevcut kayıt numarası üzerinden başvurunun durumu sorulabilir.
Sonuç alınamıyorsa konunun niteliğine göre:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü,
ALO 181,
CİMER
gibi diğer idari başvuru yolları kullanılabilir.
Ayrıca yurttaş belirli bir işlem veya denetime ilişkin resmi bilgi veya belgeye ulaşmak istiyorsa Antalya Büyükşehir Belediyesinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu kapsamındaki başvuru sistemini kullanabilir. Belediye, istisnalar dışında bilgi edinme başvurularının ilgili müdürlüklere aktarıldığını ve yanıtın başvuru sahibine iletildiğini belirtiyor.
“Bu plajdan numune alındı mı?” diye sorulabilir mi?
Evet.
Öncelikle Yüzme Suyu Takip Sistemi kontrol edilebilir.
İzleme noktası sistemde bulunmuyorsa veya belirli bir kirlilik olayının ardından numune alınıp alınmadığı öğrenilmek isteniyorsa ilgili sağlık veya kamu kurumuna bilgi talebi yöneltilebilir.
Sağlık Bakanlığı yüzme suyu verilerini Çevre Sağlığı Bilgi Yönetim Sisteminde elektronik olarak takip ediyor ve yüzme alanlarına ait sonuçları kamuoyuyla paylaşıyor.
Antalya Halk Sağlığı Laboratuvarı sonuçları nerede yer alıyor?
Antalya İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Laboratuvarının güncel internet sayfasında:
Yüzme Suyu Takip Sistemi,
Su Analiz Rapor Sistemi,
Vatandaş Sonuç Sorgulama
gibi hizmetler listeleniyor.
Aynı kurumun 23 Şubat 2026 tarihinde güncellenen mevzuat bölümünde de Yüzme Suyu Kalitesinin Yönetimine Dair Yönetmelik güncel mevzuat arasında yer alıyor.
Mavi Bayrak varsa deniz suyu ayrıca takip ediliyor mu?
Evet.
Mavi Bayrak programı da yüzme suyunun belirli kalite koşullarını karşılamasını gerektiriyor.
Ancak Mavi Bayrak ile Sağlık Bakanlığının resmi yüzme suyu izleme sistemi birbirinin yerine geçen sistemler değil.
Sağlık Bakanlığının düzenli mikrobiyolojik izleme sonuçları kamu sağlığı açısından temel resmi veri kaynaklarından biri.
Bu nedenle “Mavi Bayrak var, analize bakmaya gerek yok” yaklaşımı doğru değil.
Mavi Bayrak kaldırıldıysa deniz kesin kirli midir?
Hayır.
Mavi Bayrak yalnız su kalitesine bağlı bir ödül değil.
Plaj;
çevre eğitimi,
çevre yönetimi,
güvenlik,
hizmetler,
su kalitesi
gibi birden fazla kriter üzerinden değerlendiriliyor.
Bu nedenle Mavi Bayrak statüsündeki değişimin nedenini bilmeden doğrudan “deniz kirlendi” sonucuna varılmamalı.
Antalya’da deniz kirliliği şikâyetleri halka açık haritada görülebiliyor mu?
18 Eylül 2026 itibarıyla Antalya genelinde yurttaşların yaptığı bütün deniz kirliliği ihbarlarını konum, tarih, inceleme sonucu ve kapatılma durumuyla tek bir kamu haritasında gösteren ortak bir sistem tespit edilemiyor.
Buna karşılık yüzme suyu kalite sonuçları Sağlık Bakanlığı sistemi üzerinden kamuya açık olarak izlenebiliyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi ise deniz kirliliği ihbarlarını kendi hizmet performansında takip ediyor. Belediyenin 2026 performans programında deniz kirliliğine ilişkin kurum ve şahıslardan gelen ihbarların ve sonuçlandırılan başvuruların ayrı gösterge olarak izlendiği görülüyor.
Deniz kirliliği şikâyetlerinin açık veri olarak yayımlanması yararlı olur mu?
Kent ölçeğinde deniz kirliliğini daha şeffaf izlemek açısından böyle bir sistem önemli olabilir.
Anonimleştirilmiş biçimde:
şikâyetin ilçesi,
tarihi,
kirlilik türü,
kaynağı,
numune alınıp alınmadığı,
denetim sonucu,
uygulanan işlem,
başvurunun kapanış tarihi
yayımlanırsa aynı noktadan tekrarlanan sorunlar daha kolay görülebilir.
Özellikle Antalya gibi kıyının hem ekolojik hem kamusal hem de ekonomik açıdan büyük önem taşıdığı bir kentte bu veriler deniz kirliliğinin yalnız olay bazında değil uzun dönemli olarak izlenmesine yardımcı olabilir.
Vatandaş kendi su numunesini alıp analiz ettirmeli mi?
Resmi bir kirlilik tespiti için yurttaşın kendi başına gelişigüzel su örneği alması çoğu zaman yeterli olmaz.
Numunenin:
doğru noktadan,
uygun derinlikten,
steril kapla,
uygun sıcaklıkta,
belirli süre içerisinde laboratuvara ulaştırılarak
alınması gerekiyor.
Yüzme suyu mevzuatında numune alma ve laboratuvara ulaştırma konusunda teknik kurallar bulunuyor.
Bu nedenle resmi değerlendirme isteniyorsa olayın yetkili kuruma bildirilerek numunenin usulüne uygun alınmasının sağlanması daha doğru.
Kirlilik görülüyorsa analiz sonucu beklenene kadar denize girilmeli mi?
Yoğun kanalizasyon kokusu, açık atık su akışı, yağ tabakası, olağan dışı renk değişimi veya resmi uyarı bulunan bir bölgede tedbirli davranmak gerekir.
Kirlilik şüphesinin ciddi olduğu durumda yetkili kurumların değerlendirmesi tamamlanana kadar farklı bir yüzme alanının tercih edilmesi riski azaltabilir.
Özellikle çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi açısından hassas kişilerde daha temkinli olunması önemli.
Resmi yüzme yasağı veya sağlık uyarısı varsa buna mutlaka uyulmalı.
Antalya’da deniz suyu kirliliği şikâyetleri nasıl takip edilir?
Antalya’da en doğru yöntem, şikâyetin türü ile su kalitesi verisini birbirinden ayırarak takip etmek.
Bir plajın mikrobiyolojik su kalitesini öğrenmek isteyen yurttaş Sağlık Bakanlığının Yüzme Suyu Takip Sistemi üzerinden son numune ve analiz sonuçlarını kontrol edebilir. İl Sağlık Müdürlükleri yüzme sezonunda izleme noktalarından on beş günde bir numune alıyor.
Denizde gözle görülen çevresel kirlilik Antalya Büyükşehir Belediyesi ABİM 444 94 20 hattına bildirilebilir. ABİM, gelen başvuruları ilgili birimlere aktararak sonuçlanıncaya kadar takip ediyor.
Kanalizasyon veya atık su altyapısından kaynaklandığı düşünülen sorunlarda ALO ASAT 185, çevre mevzuatı kapsamında değerlendirilmesi gereken durumlarda ALO 181, gemi ve deniz araçlarından kaynaklanan şüpheli kirliliklerde ise Antalya Büyükşehir Belediyesinin resmi yönlendirmesine göre 112 Acil Çağrı Merkezi kullanılabilir.
Şikâyetin ardından kayıt numarasının saklanması, aynı noktadaki sorunun tekrar edip etmediğinin takip edilmesi ve gerekiyorsa son yüzme suyu analizlerinin yeniden kontrol edilmesi önemli.
En temel ayrım ise şu: Denizin görünüşü bir ihbar nedeni olabilir ancak suyun sağlık açısından uygun olup olmadığı laboratuvar analiziyle belirlenir.





