Antalya’da dere taşkınlarına karşı hangi önlemler alınıyor?

antalya dere taşkın önlemleri antalya dere taşkın önlemleri
Görsel: Yapay zeka tarafından oluşturulmuştur.

Antalya’da dere taşkınlarına karşı dere ıslahı, taşkın kontrol tesisleri, menfezler, yağmur suyu hatları ve erken uyarı çalışmaları yürütülüyor.

Antalya’da kısa sürede düşen kuvvetli yağışların dere debilerini hızla yükseltmesi, taşkın ve su baskını riskini kentin önemli afet başlıklarından biri haline getiriyor. Özellikle Aksu Çayı, Boğaçayı, Düden, Manavgat Irmağı, Köprüçay ve kıyı ilçelerindeki kısa mesafeli dereler yoğun yağış dönemlerinde yakından takip ediliyor.

24 Ağustos 2026 itibarıyla Antalya’da dere taşkınlarına karşı yürütülen çalışmalar tek bir kurumun sorumluluğunda değil. Devlet Su İşleri dere ıslahı, taşkın kontrolü, tersip bentleri ve benzeri büyük su yapıları üzerinde çalışırken ASAT kent içindeki yağmur suyu hatları, menfezler ve drenaj sistemlerini güçlendiriyor. Meteoroloji kuvvetli yağış uyarıları yayımlarken Valilik, AFAD, belediyeler ve diğer kurumlar riskli dönemlerde müdahale koordinasyonunu yürütüyor.

Antalya’da taşkınlara karşı kaç tesis yapıldı?

DSİ Genel Müdürlüğünün 31 Mart 2026 tarihinde açıkladığı verilere göre Antalya’da son 23 yılda 129 taşkın koruma tesisi tamamlandı.

DSİ, bu tesislerle 199 yerleşim yeri ile 308 bin 755 dekar arazide taşkın kontrolü sağlandığını bildiriyor.

Aynı açıklamada 11 taşkın koruma tesisinin inşaat çalışmalarının devam ettiği, bunların tamamlanmasıyla 23 yerleşim yeri ve 12 bin 150 dekar alanın daha taşkın kontrolü kapsamına alınmasının hedeflendiği belirtildi.

Bu rakamlar yalnızca Antalya kent merkezini değil il genelindeki kırsal ve kentsel taşkın tesislerini kapsıyor.

Dere ıslahında hangi yöntemler kullanılıyor?

Dere taşkınlarıyla mücadele yalnızca dere yatağının temizlenmesinden oluşmuyor.

Bölgenin özelliklerine göre;

dere yatağının düzenlenmesi,

betonarme veya taş tahkimatlı kanal yapılması,

tersip bendi kurulması,

rusubat kontrolü,

menfezlerin büyütülmesi veya yenilenmesi,

köprü açıklıklarının düzenlenmesi,

dere kenarlarının güçlendirilmesi,

taşkın suyunun kontrollü biçimde yönlendirilmesi

gibi farklı mühendislik uygulamaları kullanılıyor.

Tersip bentleri özellikle yüksek kesimlerden gelen taş, kaya, dal ve sedimentin aşağı kesimlere taşınmasını azaltmayı amaçlıyor. Menfez ve kanal çalışmaları ise suyun yol veya yerleşim içerisinden daha güvenli biçimde geçirilmesini sağlıyor.

Kumluca’da çok sayıda dere için çalışma yürütülüyor

Antalya’da taşkın kontrol projelerinin yoğunlaştığı ilçelerin başında Kumluca geliyor.

DSİ 13. Bölge Müdürlüğünün güncel tesis envanterinde Kumluca’da;

Göksu Deresi,

Baysi Deresi,

Yapraklı Deresi,

Salur Mahallesi Boğaz ve Hendek dereleri,

Üleşik Deresi,

Gavur Deresi,

Akmaz Deresi

için taşkın kontrol projeleri yer alıyor.

Ayrıca Karaöz Mahallesi, Olimpos Turizm bölgesi ve Hacıveliler Mahallesi Baysi Deresi çevresinde de ayrı taşkın ve menfez çalışmaları bulunuyor.

Kumluca’nın yoğun örtü altı tarım alanlarına sahip olması nedeniyle taşkınlar yalnızca ev ve yolları değil seraları ve tarım arazilerini de etkileyebiliyor.

Karaöz’de taşkın kontrol tesisinin ilk kısmı tamamlandı

Kumluca Karaöz Mahallesi taşkın kontrol tesisinin birinci kısmı 2026 yılı başında tamamlandı.

DSİ, 9 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Karaöz Mahallesi Taşkın Kontrolü Tesisi 1. Kısım çalışmalarının tamamlandığını duyurdu.

DSİ Genel Müdürlüğü dere ıslahlarında güvenlik, ekonomi, estetik ve ekolojik kriterleri birlikte değerlendirdiklerini ve taşkın olasılığını azaltmayı hedeflediklerini belirtti.

Bu örnek, Antalya’daki taşkın projelerinin yalnızca kent merkezindeki büyük akarsularla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Aksu Çayı’nda büyük taşkın projesi devam ediyor

Antalya’nın en geniş taşkın havzalarından birine sahip Aksu Çayı için de uzun süredir kapsamlı çalışma yürütülüyor.

DSİ’nin güncel proje listesinde “Aksu Çayı Taşkın Koruma 2. Kısım” devam eden yatırımlar arasında yer alıyor.

Proje yalnızca dere yatağındaki fiziki çalışmaları değil arazi düzenlemelerini de kapsıyor.

2026 yılında Aksu Çayı Taşkın Koruma Projesi kapsamında Aksu’nun Yeşilkaraman Mahallesi ile Serik’in Kırbaş ve Abdurrahmanlar mahallelerinde arazi toplulaştırma ve parselasyon işlemleri sürdü.

DSİ’nin 20 Ağustos 2026 tarihli son ilanında Kırbaş Mahallesi’ndeki parselasyon planlarının 21 Ağustos-19 Eylül arasında askıda kalacağı duyuruldu.

Bu çalışma, Aksu Çayı taşkın koruma projesinin 2026 yılında da devam ettiğini gösteriyor.

Aksu’da yağmur suyu hatları da artırılıyor

Aksu Çayı’nın kontrolü DSİ tarafından yürütülürken kent içindeki yağmur suyunun uzaklaştırılması için ayrı altyapı yatırımları yapılıyor.

ASAT’ın 4 Ağustos 2026 tarihli açıklamasına göre 2019-2026 döneminde Aksu’da bin 301 metre yağmur suyu hattı yapıldı.

Bu çalışmalar için yaklaşık 7 milyon 410 bin TL yatırım gerçekleştirildiği ve hedefin yağışlı dönemlerde oluşabilecek taşkın ve su birikintilerini azaltmak olduğu belirtildi.

Dere taşkınıyla kent içi yağmur suyu baskınının birbirinden farklı sorunlar olması nedeniyle iki altyapının birlikte çalışması gerekiyor.

Konyaaltı’nda Sarısu, Hurma ve Uluç için yeni proje var

Konyaaltı’nda 2026 yılında yağmur suyu altyapısı açısından önemli bir yatırım başlatıldı.

ASAT’ın Mart 2026’da açıkladığı projeye göre Sarısu, Hurma ve Uluç mahallelerinde toplam 3 bin 188 metre yağmur suyu hattı inşa ediliyor.

Yaklaşık 60 milyon TL bedelli proje kapsamında;

yağmur suyu boruları,

kutu menfezler,

su alma yapıları

oluşturuluyor.

ASAT, sistemin yoğun yağış suyunu hızlı ve kontrollü biçimde uzaklaştırmasını hedefliyor. Projenin yaklaşık bir yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor.

Boğaçayı’nda geçmiş taşkın kontrol tesisleri bulunuyor

Konyaaltı’nın sel riskinde Boğaçayı havzası önemli yer tutuyor.

DSİ’nin işletmedeki tesisleri arasında “Antalya Merkez Boğaçay, Karaman, Çandır Dereleri ve Doyran Çayı Taşkın Kontrol Tesisi” bulunuyor. Tesis 2015 yılında işletmeye alınmış durumda.

Ancak taşkın kontrol tesisinin bulunması riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Çok şiddetli yağış, yukarı havzadan gelen yüksek debi, sediment birikmesi ve kent içindeki yağmur suyu kapasitesi aynı anda taşkın üzerinde etkili olabiliyor.

Bu nedenle dere yatağındaki yapıların yanı sıra çevredeki yağmur suyu altyapısının da sürekli bakımının yapılması gerekiyor.

Yağmur suyu hatları neden dere taşkınıyla bağlantılı?

Kent içerisinde yağan suyun önemli bir bölümü yağmur suyu kanalları aracılığıyla derelere veya denize taşınıyor.

Hatlar yetersiz kalırsa ya da tıkanırsa dere taşmadan da sokaklarda su baskını yaşanabiliyor.

Tersine, dere seviyesi çok yükseldiğinde yağmur suyu hattının tahliye kapasitesi de düşebiliyor.

Bu nedenle dere ile kent içi drenaj sistemi birbirinden bağımsız düşünülemiyor.

Antalya’da özellikle yoğun yapılaşmış alanlarda yağmur suyu şebekesinin kapasitesi taşkın yönetiminin temel parçalarından biri haline geliyor.

Kepez’de 24 kilometreden fazla yağmur suyu hattı yapıldı

ASAT’ın Şubat 2026 tarihli verilerine göre Kepez’de 2019-2026 yılları arasında 24 bin 158 metre yeni yağmur suyu hattı inşa edildi.

İdare, çalışmaların özellikle yoğun yağış alan bölgelerde su birikmesi ve taşkın riskini azaltmak amacıyla gerçekleştirildiğini açıkladı.

Kepez’de ayrıca DSİ’nin Varsak Kanalı 1. Kısım projesi güncel taşkın yatırımları arasında yer alıyor.

Bu nedenle ilçede taşkın yönetimi hem açık kanal ve dere sistemi hem de yer altındaki yağmur suyu şebekesi üzerinden yürütülüyor.

Yağmur suyu hatları düzenli temizleniyor

Yeni hat yapmak kadar mevcut sistemin açık tutulması da önemli.

ASAT merkez ilçelerde yaklaşık 150 kilometrelik yağmur suyu hattında temizlik programı yürütüyor.

Çalışmalarda;

robot kameralar,

kombine kanal açma araçları,

yüksek basınçlı temizleme sistemleri

kullanılıyor.

Temizlik programı Lara-Güzeloba’dan başlayarak farklı mahallelere yayıldı; Konyaaltı’nda Hurma, Sarısu ve Liman mahallelerindeki kutu menfez ve toplayıcı hatlarda da çalışma gerçekleştirildi.

Amaç yağış öncesinde çöp, sediment ve diğer malzemeler nedeniyle oluşabilecek tıkanıklıkları azaltmak.

Mazgal temizliği tek başına seli önler mi?

Hayır.

Mazgal ve yağmur suyu hattı temizliği kent içi su baskını riskini azaltabilir ancak büyük bir derenin taşmasını tek başına engelleyemez.

Dere taşkınları;

havzanın büyüklüğü,

yağışın miktarı,

yağışın ne kadar kısa sürede düştüğü,

toprağın suya doygunluğu,

dere kesiti,

yukarı havzadan gelen rusubat

gibi değişkenlere bağlı.

Bu nedenle Antalya’daki taşkın yönetimi yalnızca mazgal temizliğine değil havza ölçeğinde planlamaya ihtiyaç duyuyor.

Manavgat’ta tersip bendi ve yeni menfez planlandı

Manavgat da yeni taşkın yatırımlarının yürütüldüğü ilçeler arasında.

DSİ, Sağırin ve Kehel derelerinde taşkın-rusubat kontrolü için Ocak 2026’da yapım ihalesi gerçekleştirdi.

Projenin ihale dokümanında;

bir adet tersip bendi,

Kehel Deresi’nde 150 metre betonarme U kesit kanal,

iki yeni menfez

yapılması öngörülüyor.

İşin yer tesliminden itibaren 270 gün içerisinde tamamlanması planlandı.

Tersip bendinin amacı özellikle yukarı havzadan taşınan iri malzeme ve sedimentin aşağı kesimlerde dere yatağını veya menfezleri tıkamasını azaltmak.

Kemer ve Olimpos’ta da taşkın projesi var

DSİ’nin güncel yatırım listesinde Antalya-Kemer Kuru Dere ile Kumluca Olimpos Turizm Dereleri Taşkın Kontrol Projesi de bulunuyor.

Proje 2025 yılında başlayan yatırımlar arasında listeleniyor.

Olimpos gibi denize kısa mesafede ulaşan dere havzalarında kuvvetli yağış sonrasında su seviyeleri hızlı yükselebiliyor.

Bu nedenle küçük görünen kıyı dereleri de Antalya’daki taşkın planlamasının önemli bir parçası.

Gazipaşa’da Hacımusa Çayı için çalışmalar sürüyor

Gazipaşa’da Hacımusa Çayı ve yan kolları uzun süredir taşkın kontrol çalışmalarına konu oluyor.

DSİ’nin işletmedeki tesis listesinde;

Hacımusa Çayı,

Hasdere,

Korubaşı-Gökçeler Deresi,

Delice Deresi

üzerindeki taşkın kontrol tesisleri bulunuyor.

2025 yılında ise Pazarcı Mahallesi’nde Hacımusa Çayı’nın bir yan kolunda yeni menfez yapımı devam eden yatırımlar arasına alındı.

Bu tür yatırımlar özellikle derenin karayolu veya yerleşim içinden geçtiği noktalarda suyun güvenli geçiş kapasitesini artırmayı amaçlıyor.

Köprü ve menfez açıklıkları neden kritik?

Taşkın sırasında dere yatağında yalnızca su hareket etmiyor.

Akıntı;

dal,

ağaç gövdesi,

taş,

toprak,

çöp,

tarımsal malzeme

taşıyabiliyor.

Köprü veya menfez açıklığının dar olması durumunda bu malzemeler birikerek suyun önünü kapatabiliyor.

Su seviyesi hızla yükseldiğinde dere yatağından çıkarak çevredeki yollara, evlere veya tarım alanlarına yayılabiliyor.

Bu nedenle taşkın projelerinde yalnızca dere duvarının yükseltilmesi değil köprü ve menfez kapasitesinin de değerlendirilmesi gerekiyor.

Antalya’da mevcut taşkın tesislerinin bakımı yapılıyor mu?

Taşkın tesislerinin inşa edilmesi yeterli değil.

Dere yatağında sediment birikmesi, yapıların zarar görmesi veya güvenlik elemanlarının yıpranması durumunda tesislerin etkinliği azalabiliyor.

DSİ 2026 yılı için Antalya 134. Şube sorumluluk alanındaki taşkın kontrol tesislerinde korkuluk ile uyarı, yasak ve tehlike levhalarının yenilenmesine yönelik ayrıca ihale gerçekleştirdi.

Bu çalışma doğrudan dere kapasitesini artırmıyor ancak mevcut taşkın tesislerinin güvenli işletilmesinin de sürekli bakım gerektirdiğini gösteriyor.

Dere yataklarının temizlenmesi neden önemli?

Dereye atılan atıklar veya yukarı havzadan gelen malzeme suyun akış kesitini küçültebiliyor.

Özellikle köprü ve menfez çevresinde oluşan birikimler kuvvetli yağış sırasında taşkın riskini artırabiliyor.

Bu nedenle taşkın öncesi bakım çalışmalarında;

dere yatağındaki rusubatın kontrolü,

menfez ağızlarının açık tutulması,

kanalların temizlenmesi,

akışı engelleyen malzemelerin kaldırılması

önem taşıyor.

Ancak dere temizliği yapılırken doğal dere ekosisteminin tamamen ortadan kaldırılmaması da gerekiyor. DSİ, dere ıslahlarında güvenlik yanında ekolojik kriterlerin de dikkate alındığını belirtiyor.

Beton kanal yapmak her yerde doğru çözüm mü?

Her dere için aynı taşkın çözümünün uygulanması doğru değil.

Yoğun yapılaşmanın içinden geçen bazı derelerde betonarme kanal gerekli görülebilirken başka alanlarda;

doğal yatağın genişletilmesi,

taşkın ovasının korunması,

set çekilmesi,

tersip bendi,

taş tahkimat,

yeşil altyapı

gibi farklı yöntemler tercih edilebilir.

Dereyi yalnızca mümkün olan en hızlı biçimde denize ulaştırılması gereken bir kanal olarak değerlendirmek, aşağı havzadaki debiyi artırabilecek yeni sorunlar da yaratabilir.

Bu nedenle modern taşkın yönetiminde bütün havza birlikte değerlendiriliyor.

İmar planları taşkın riskinde neden önemli?

Dere yatağını genişletmek bir taraftan önlem alınırken taşkın sahasına yeni yapılaşma açılması halinde tek başına yeterli olmayabilir.

Taşkın riskinin azaltılmasında;

dere yataklarının yapılaşmadan korunması,

taşkın yayılım alanlarının imar planlarında dikkate alınması,

yapı kotlarının belirlenmesi,

köprü ve yolların taşkın debisine göre tasarlanması

gerekiyor.

Özellikle Aksu Çayı Taşkın Koruma Projesi kapsamındaki arazi toplulaştırma ve parselasyon çalışmalarının devam etmesi, taşkın yönetiminin yalnızca su yapısı inşa etmekten ibaret olmadığını gösteriyor.

Meteorolojik erken uyarı nasıl kullanılıyor?

Taşkınla mücadelede fiziki altyapının yanında erken uyarı da önemli.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü kuvvetli yağış beklendiğinde il ve ilçe bazında uyarılar yayımlıyor.

Örneğin 16 Ağustos 2026 için Antalya’nın Elmalı, Korkuteli, Döşemealtı, İbradı ve Akseki ilçeleri ile Manavgat’ın iç kesimlerinde kuvvetli gök gürültülü sağanak uyarısı yapıldı.

Uyarıda ani sel ve su baskını olası riskler arasında sayıldı.

Bu uyarılar belediye, AFAD, DSİ ve diğer ekiplerin riskli noktalarda hazırlık yapmasına olanak sağlıyor.

Aşırı yağış öncesinde kurumlar nasıl koordine oluyor?

Antalya’da büyük yağış olaylarında Valilik koordinasyonunda farklı kurumlar birlikte çalışıyor.

22-25 Ocak 2026 arasında yaşanan yoğun yağışların ardından Antalya Valiliğinde Aşırı Yağış Değerlendirme ve Koordinasyon Toplantısı düzenlendi.

Toplantıda meteorolojik veriler, sel ve su baskını ihbarları, arama-kurtarma faaliyetleri ve sonraki yağışlara karşı alınacak önlemler değerlendirildi.

Valiliğin verilerine göre bu dönemde bin 112’si su baskını olmak üzere toplam bin 194 ihbar alındı. Sahada 4 bin 532 personel, bin 535 araç, 272 iş makinesi ve 184 motopomp görev yaptı. 170 kişi ekipler tarafından güvenli şekilde kurtarıldı.

Bu rakamlar taşkın yönetiminin yalnızca önleyici inşaat çalışmalarından değil afet sırasında tahliye ve müdahale kapasitesinden de oluştuğunu gösteriyor.

Motopomplar hangi durumda kullanılıyor?

Dere taşkını veya yoğun yağış sonrasında bodrum, alt geçit, ev ve iş yerlerinde biriken suyun doğal şekilde tahliye edilemediği durumlarda motopomplar kullanılıyor.

Ocak 2026’daki aşırı yağışlarda Antalya genelinde 184 motopomp sahaya çıkarıldı.

Motopomp kullanımı taşkının oluşmasını önleyen bir yöntem değil.

Suyun basmış olduğu alanlardan hızlı şekilde uzaklaştırılması ve yaşamın normale dönmesi için kullanılan müdahale araçlarından biri.

Antalya’nın iç kesimlerinde ani sel riski neden var?

Sel riski yalnızca kıyıdaki büyük akarsularla sınırlı değil.

Elmalı, Korkuteli, Akseki, İbradı ve Gündoğmuş gibi iç ilçelerde küçük dereler ve kuru vadiler kısa süreli çok kuvvetli yağışlarda hızlı debi artışı gösterebiliyor.

DSİ’nin güncel proje listesinde;

Korkuteli dereleri,

Akyar Mahallesi Süt Deresi,

Akseki Değirmenlik Deresi

için de taşkın kontrol yatırımları bulunuyor.

Bu alanlarda yukarı havzadan gelen taş ve toprak miktarı nedeniyle rusubat kontrol yapıları ayrıca önem kazanıyor.

Taşkın erken uyarı sistemleri neden önem kazanıyor?

DSİ, Mart 2026 tarihli Antalya yatırımları açıklamasında taşkın kontrol yapılarının yanı sıra taşkın erken uyarı sistemlerini de iklim değişikliğine uyum araçları arasında gösterdi.

Kurum, değişen iklim koşullarının suyun zamansal ve mekânsal dağılımındaki belirsizliği artırdığına, bunun da suya bağlı afetlerin etkisini büyütebildiğine dikkat çekiyor.

Erken uyarı sistemleri dere seviyesinin tehlikeli seviyeye ulaşmasından önce saha ekiplerinin ve risk altındaki yerleşimlerin bilgilendirilmesine yardımcı olabiliyor.

Ancak fiziksel taşkın tesislerinin yerine geçmiyor.

Yurttaşların dere taşkınında nelere dikkat etmesi gerekiyor?

Kuvvetli yağış uyarısı bulunduğunda dere yatağı ve dere kenarındaki yolların güvenli olduğu varsayılmamalı.

Özellikle;

dere yatağına araç park edilmemesi,

su basmış yoldan araçla geçilmeye çalışılmaması,

alt geçitlerden uzak durulması,

bodrum ve düşük kotlu kapalı alanların takip edilmesi,

dere üzerindeki köprülerde suyu izlemek için beklenmemesi,

resmi meteorolojik uyarıların takip edilmesi

önem taşıyor.

Bir noktada yağmur durmuş olsa bile havzanın yukarı kesimlerinden gelen su dere seviyesini daha sonra yükseltebilir.

Dere yatağında yapılaşma taşkın riskini artırıyor mu?

Taşkın ovasındaki yapılaşma, suyun doğal olarak yayılabileceği alanı azaltabiliyor.

Dere kesitinin daraltılması, üstünün kapatılması veya çevresindeki geçirimsiz yüzeylerin artması kısa süreli kuvvetli yağışlarda riski büyütebiliyor.

Bu nedenle Antalya’da taşkınla mücadelede yalnızca mevcut dereleri betonlaştırmak yerine taşkın alanlarını koruyan planlama kararlarının da uygulanması gerekiyor.

Yeni imar kararlarının DSİ taşkın görüşleriyle birlikte değerlendirilmesi bu açıdan önem taşıyor.

Antalya’da dere taşkınlarına karşı hangi önlemler alınıyor?

24 Ağustos 2026 itibarıyla Antalya’daki taşkın politikası birkaç katmandan oluşuyor.

DSİ büyük dere ve akarsularda taşkın kontrol tesisleri, dere ıslahı, tersip bentleri, kanal, köprü ve menfez yatırımları yürütüyor.

Kurumun Mart 2026 verilerine göre son 23 yılda Antalya’da 129 taşkın koruma tesisi tamamlandı; 199 yerleşim yeri ve 308 bin 755 dekar arazide taşkın kontrolü sağlandı. On bir yeni taşkın tesisinin de yapımı sürüyor.

Aksu Çayı projesi 2026 yılında devam ederken Kumluca, Kepez, Manavgat, Kemer, Gazipaşa, Akseki ve Korkuteli’nde farklı ölçeklerde yeni taşkın yatırımları bulunuyor.

Kent içerisinde ise ASAT yağmur suyu şebekesini büyütüyor ve mevcut hatları temizliyor. Konyaaltı’nda Sarısu, Hurma ve Uluç mahallelerinde 3 bin 188 metrelik yeni yağmur suyu sistemi yapılırken Kepez’de 2019-2026 döneminde 24 bin 158 metre hat inşa edildi. Aksu’da da bin 301 metre yağmur suyu hattı tamamlandı.

Buna meteorolojik erken uyarı, dere ve hat bakımı, afet koordinasyonu, pompa ve iş makinesi hazırlığı ile imar planlarında taşkın alanlarının dikkate alınması ekleniyor.

Antalya’da dere taşkınlarına karşı alınan önlemler bu nedenle yalnızca “dere ıslahı” başlığından oluşmuyor. Etkili bir taşkın yönetimi; havzanın yukarısından denize kadar dere kapasitesinin korunmasını, kent içindeki yağmur suyunun tahliye edilmesini, riskli alanlarda yapılaşmanın kontrol edilmesini ve kuvvetli yağış öncesinde erken müdahale hazırlığının birlikte yürütülmesini gerektiriyor.