Antalya’da eski sokak çeşmeleri yeniden işlev kazanabilir mi?

antalya sokak çeşmeleri antalya sokak çeşmeleri
Görsel: Yapay zeka tarafından oluşturulmuştur.

Antalya sokak çeşmeleri kent hafızasının parçası. Kullanılmayan tarihi çeşmeler, koruma ve su güvenliği sağlanırsa yeniden işlev kazanabilir.

Antalya’nın eski mahallelerinde taş duvarların, camilerin, avlulu evlerin ve dar sokakların arasında geçmişte gündelik yaşamın önemli parçalarından biri olan sokak çeşmelerine rastlamak mümkün. Bir dönem mahallelinin doğrudan su ihtiyacını karşılayan bu yapılar, modern içme suyu şebekelerinin yaygınlaşmasıyla temel işlevlerinin önemli bölümünü kaybetti.

Bugün bazı çeşmeler yalnızca mimari bir unsur olarak ayakta duruyor, bazılarından hâlâ su akıyor, bazıları ise tamamen işlevsiz durumda.

Ancak Antalya’da kaç tarihi veya eski mahalle çeşmesinin bulunduğunu, bunların kaçının faal olduğunu ve kaçının içilebilir nitelikte su verdiğini gösteren güncel ve kent genelini kapsayan kamuya açık bir envanter bulunmuyor.

Bu nedenle bütün eski çeşmeler için tek bir çözüm önermek mümkün değil. Buna karşılık güncel su altyapısı ve koruma mevzuatı, uygun çeşmelerin yeniden kamusal kullanıma kazandırılabileceğini gösteriyor.

Antalya’da sokak çeşmeleri kent tarihinin parçası

Antalya’daki tarihi çeşmeler yalnızca su alınan yapılar değildi.

Özellikle Kaleiçi, Balbey ve eski yerleşim alanlarında çeşmeler sokak hayatının parçalarından birini oluşturuyordu. Akdeniz Üniversitesi araştırmacıları tarafından hazırlanan “Antalya Kaleiçi Bölgesi Tarihi Sokak Çeşmeleri ve Koruma Sorunları” başlıklı çalışma da Kaleiçi’ndeki çeşmeleri ayrı bir kültürel miras grubu olarak ele alıyor.

Antalya’nın tarihi kent merkezi Kaleiçi ise Helenistik dönemden Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine kadar uzanan çok katmanlı bir yerleşim niteliğinde. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, bölgedeki geleneksel evlerin yalnızca mimari tarihi değil, geçmişteki yaşam biçimi ve gelenekler hakkında da bilgi verdiğini belirtiyor.

Sokak çeşmeleri de bu gündelik yaşam tarihinin küçük ancak önemli parçalarından biri.

Balbey’de 1846 tarihli çeşme bugün de ayakta

Antalya’nın eski mahallelerinden Balbey’de Osmanlı döneminden kalma bir sokak çeşmesi bulunuyor.

Antalya çeşmeleri üzerine yayımlanan çalışmada, Antalya Evleri Araştırma Merkezi olarak kullanılan taş yapının önündeki çeşmenin 1846 tarihli olduğu belirtiliyor. Yapının restorasyon çalışmasının çeşmeyi de kapsadığı ancak çeşmeden günümüzde su akmadığı kaydediliyor.

Bu örnek, tarihi bir çeşmenin fiziksel olarak korunması ile işlevinin sürdürülmesinin aynı şey olmadığını gösteriyor.

Çeşme restore edilerek mimari varlığını sürdürebilir ancak su bağlantısı bulunmadığında geçmişteki kamusal kullanımını devam ettiremiyor.

Antalya’da hâlâ kullanılan tarihi çeşmeler de var

Aynı çalışmada İskele Caddesi ile Selçuk Mahallesi Tophane Yokuşu Sokak’ın kesiştiği bölgede bulunan tarihi çeşmenin suyunun aktığı ve mahalle sakinleri tarafından kullanılmaya devam ettiği belirtiliyor.

Bu durum Antalya’daki bütün eski çeşmelerin yalnızca sergilenen tarihi yapılara dönüşmek zorunda olmadığını gösteren bir örnek.

Ancak bir çeşmeden su akıyor olması, suyun otomatik olarak içilebilir olduğu anlamına gelmiyor.

Kaynağın veya şebeke bağlantısının niteliğinin bilinmesi ve içme suyunun sağlık standartlarına uygunluğunun denetlenmesi gerekiyor.

Eski çeşmeler yeniden içme suyu noktası olabilir mi?

Teknik olarak mümkün.

ASAT’ın güncel abonelik sisteminde “Sebil-Hayrat” adıyla ayrı bir kullanım türü bulunuyor.

ASAT’a göre su şebekesinin bulunduğu ve hem idarenin hem de ilgili belediyenin uygun gördüğü durumlarda umumi kullanım amacıyla sebil veya hayrat çeşmesine su aboneliği tesis edilebiliyor. Bu abonelik kapsamında kullanılan suyun yalnızca içme amacıyla kullanılması gerekiyor.

İki bin yirmi altı ASAT tarifesinde de “Meskenler, Sebil-Hayrat ve Özel Mezarlıklar” ayrı bir tarife kategorisi olarak yer alıyor.

Dolayısıyla Antalya’da kamusal çeşme modeli hukuken ve teknik olarak tamamen ortadan kalkmış değil.

Asıl mesele hangi eski çeşmelerin bu sisteme uygun olduğunun belirlenmesi.

Her tarihi çeşmeye yeniden su verilmesi doğru mu?

Hayır.

Bir çeşmenin tarihi olması, mutlaka yeniden akan bir çeşmeye dönüştürülmesi gerektiği anlamına gelmiyor.

Bazı yapılarda eski su hattı tamamen ortadan kalkmış olabilir. Bazılarının taş yapısında su nedeniyle yeni bozulmalar oluşabilir. Bazıları trafik düzeni veya mevcut kaldırım kotu nedeniyle kullanıma uygun olmayabilir.

Tescilli kültür varlığı niteliğindeki çeşmelerde ise müdahale yalnızca tesisat işi olarak değerlendirilemez.

Kültür ve Turizm Bakanlığı mevzuatına göre korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarında tadilat ve tamirat özgün biçim ve malzemeye uygun biçimde, ilgili koruma birimlerinin izin ve denetiminde gerçekleştiriliyor. Esaslı onarımlarda rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin koruma bölge kuruluna sunulması gerekiyor.

Bu nedenle tarihi çeşmeye yeni boru geçirmek veya gövdesini delerek musluk takmak bile yapının özelliklerine göre koruma açısından değerlendirme gerektirebilir.

Önce çeşme envanteri çıkarılabilir

Antalya’da eski çeşmelerin yeniden kullanılması için ilk adım yeni musluk takmak değil, mevcut durumu belirlemek olabilir.

Kent merkezinde ve ilçelerde bulunan çeşmeler için;

hangi döneme ait olduğu,

tescilli olup olmadığı,

fiziksel durumu,

mevcut su bağlantısı,

eski su kaynağının niteliği,

şebekeye bağlanma imkânı,

yaya erişimi,

drenaj durumu

ve günümüzde gerçekten ihtiyaç duyulan bir noktada bulunup bulunmadığı ayrı ayrı belirlenebilir.

Böyle bir çalışma, çeşmeleri “restore edilecek tarihi eser”, “yeniden su verilebilecek kamusal çeşme” ve “yalnızca korunması gereken mimari kalıntı” şeklinde farklı gruplara ayırmayı mümkün hale getirebilir.

Çeşmeden akan su düzenli denetlenmeli

Kamusal çeşmenin yeniden işlev kazanması için en önemli konu su güvenliği.

ASAT, Antalya genelindeki içme suyunu kendi Su Kalite Kontrol Laboratuvarı aracılığıyla takip ediyor. Kurum, üretim tesislerinden okullara, camilere ve yerleşim alanlarına kadar farklı noktalardan düzenli numuneler alarak fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik analizler gerçekleştiriyor.

Şehir merkezinin su kaynakları da ham su aşamasından depolara ve şebekenin uç noktalarına kadar kontrol ediliyor.

ASAT’ın güncel laboratuvar bilgilendirmesinde içme ve kullanma sularında toplam kırk dokuz parametrede analiz yapılabildiği belirtiliyor. Şebeke suyunda dezenfeksiyon amacıyla kullanılan serbest klor için mevzuattaki aralık da litre başına 0,20-0,50 miligram olarak aktarılıyor.

Bu nedenle yeniden açılacak bir tarihi çeşmede “eskiden buradan su içiliyordu” bilgisi günümüzde suyun güvenli olduğunu göstermek için yeterli değil.

Eski kaynak suyu mu, şebeke suyu mu?

Bu konuda iki farklı yaklaşım mümkün.

Tarihi çeşmenin eski doğal kaynağı hâlâ mevcutsa önce bu suyun miktarı ve içme suyu standartlarına uygunluğu incelenebilir.

Ancak eski kaynak kirlenmiş, debisi düşmüş veya tamamen kaybolmuşsa tarihi çeşmenin görünümü korunarak kontrollü şehir şebekesine bağlantı yapılması da değerlendirilebilir.

ASAT’ın sebil-hayrat aboneliğinde şebekenin mevcut olması şartını belirtmesi bu ikinci model için güncel bir altyapı sunuyor.

Böylece tarihi çeşmenin mimari gövdesi korunurken yurttaşa verilen su güncel içme suyu sisteminin parçası olabilir.

Çeşmeler Antalya sıcağında kamusal hizmet sağlayabilir

Antalya’da eski çeşmelerin yeniden işlev kazanması yalnızca tarihi miras politikası olarak görülmeyebilir.

Yaz aylarında açık alanda uzun süre kalan yayalar, kuryeler, belediye çalışanları, turistler, çocuklar ve yaşlılar için ücretsiz içme suyuna erişim doğrudan günlük yaşam ihtiyacı.

Özellikle yaya hareketinin yoğun olduğu tarihi merkez, park çevreleri, meydanlar ve toplu taşıma bağlantılarında çalışan çeşmeler yeniden kamusal su noktalarına dönüşebilir.

Bu tür noktaların insanların kendi mataralarını doldurabilecekleri biçimde düzenlenmesi tek kullanımlık su şişelerine olan ihtiyacı da azaltabilir.

Ancak hangi noktalarda böyle bir talep bulunduğunun yerinde kullanım verileriyle belirlenmesi gerekir.

Her sokakta çeşme açmak yerine doğru noktalar seçilebilir

Eski çeşmelerin tamamını aynı anda yeniden faaliyete geçirmek hem bakım hem de su tüketimi açısından işlevsel olmayabilir.

Örneğin artık yaya hareketinin çok düşük olduğu bir sokaktaki çeşmenin restorasyonu kültürel miras açısından değerli olabilir ancak sürekli su verilmesi gerekli olmayabilir.

Buna karşılık Kaleiçi gibi yoğun ziyaret edilen bölgelerde veya kent merkezindeki yaya güzergâhlarında bulunan çeşmeler daha fazla kamusal kullanım sağlayabilir.

Bu nedenle çeşmenin tarihi değeri ile günümüzdeki kullanım ihtiyacı ayrı ayrı değerlendirilerek önceliklendirme yapılabilir.

Su sürekli açık akmamalı

Tarihi çeşmeleri yeniden canlandırırken geçmişteki sürekli akan çeşme modelinin aynısını uygulamak zorunlu değil.

Antalya’da su kaynaklarının korunması ve kayıp-kaçakların azaltılması güncel altyapı politikalarının da parçalarından biri.

ASAT Şubat iki bin yirmi altıda binalarda gizli su kaçaklarını daha erken belirlemek amacıyla ana sayaç uygulamasını başlattı ve uygulamanın amaçlarından birini su kayıplarının önüne geçmek olarak açıkladı.

Kamusal çeşmelerde de basmalı veya zaman ayarlı musluk, debi sınırlayıcı ve kaçak takibi gibi çözümler kullanılabilir.

Böylece çeşmenin kamusal işlevi korunurken gereksiz su kaybı azaltılabilir.

Drenaj da musluk kadar önemli

Çalışmayan eski bir çeşmeye yeniden su verilmesi sırasında çoğu zaman gözden kaçan konu suyun nereye gideceği.

Çeşmenin önünde sürekli su birikmesi tarihi taşlarda bozulmaya, kaygan zemine ve çevrede nem sorununa neden olabilir.

Bu nedenle yeniden işlevlendirme projesinin yalnızca temiz su hattını değil, atık veya taşan suyun kontrollü uzaklaştırılmasını da içermesi gerekiyor.

Özellikle tarihi sokaklarda gelişigüzel kanal açılması veya zemin kotunun değiştirilmesi başka kültür varlıklarına zarar verebileceğinden altyapı ve restorasyon projelerinin birlikte hazırlanması önemli.

Çeşmenin yanına bilgi levhası eklenebilir

İşlev kazandırılan tarihi çeşmeler aynı zamanda küçük kent hafızası noktalarına dönüştürülebilir.

Çeşmenin yapım tarihi biliniyorsa tarihi, kitabesinin açıklaması, kim tarafından yaptırıldığı ve geçmişte hangi mahalleye hizmet ettiği küçük bir levha veya karekod aracılığıyla anlatılabilir.

Muratpaşa Belediyesi Kaleiçi’nde benzer bir dijital hafıza yaklaşımını tarihi evlerde kullanıyor. Belediyenin “Hafıza Mekanları ve Kültürel Miras-Antalya Kaleiçi Evleri” projesinde altmış bir yapının geçmişi belgesellere aktarıldı ve yapı girişlerindeki karekodlarla erişilebilir hale getirildi.

Benzer yöntem çeşmeler için de uygulanabilir.

Böylece çeşme yalnızca su alınan bir nokta değil, sokağın tarihini anlatan bir kent belleği öğesi haline gelir.

Balbey’de çeşmeler mahalle hafızasının parçası

Bu yaklaşım Balbey açısından ayrıca önem taşıyor.

Antalya Kent Haber’in iki bin yirmi altı yılında Balbey’in korunmasına ilişkin yaptığı görüşmelerde mahalledeki çeşmeler, dar sokaklar, avlulu evler ve geleneksel yaşam biçimi birlikte kent hafızasının parçaları olarak ele alındı. Koruma tartışmasının yalnızca tekil binalarla sınırlı kalmaması gerektiği vurgulandı.

Bu bakış açısından eski bir çeşmenin yeniden kullanılması yalnızca bir musluğu açmak değil, kaybolan mahalle kullanımının bir bölümünü tekrar kamusal yaşama kazandırmak anlamına gelebilir.

Antalya’da yeni çeşmeler de yapılabiliyor

Kamusal çeşme fikri geçmişte kalmış bir hizmet değil.

Antalya Büyükşehir Belediyesinin güncel sıkça sorulan sorular bölümünde çeşme, hayrat veya su sebili yaptırmak isteyenler için hâlâ başvuru yöntemi bulunuyor. Belediye, uygun görülen yerlere belirlenen koşullar çerçevesinde çeşme ve sebil yapılabildiğini belirtiyor.

ASAT da sebil-hayrat aboneliği tanımlıyor.

Bu iki uygulama birlikte değerlendirildiğinde Antalya’da kamusal içme suyu noktalarının güncel idari sistem içerisinde hâlâ mümkün olduğu görülüyor.

Dolayısıyla tartışma, “çeşme dönemi bitti mi?” sorusundan çok, mevcut ve tarihi çeşmelerin bugünün kent ihtiyaçlarına nasıl uyarlanabileceği üzerine kurulabilir.

Yeni çeşme yapmak mı, eski çeşmeyi canlandırmak mı?

Her iki yaklaşımın da farklı avantajları var.

Yeni bir içme suyu noktası engelsiz erişim, matara doldurma yüksekliği, kolay temizlenebilir malzeme ve modern drenaj sistemiyle tasarlanabilir.

Tarihi çeşmenin yeniden kullanılması ise aynı hizmeti verirken kültürel mirasın gündelik yaşam içerisinde görünür kalmasına katkı sağlayabilir.

Ancak tarihi bir yapıyı modern ekipmanlarla aşırı değiştirmek de yapının özgün niteliğine zarar verebilir.

Bu nedenle bazı noktalarda tarihi çeşmenin korunup hemen yanına çağdaş bir içme suyu ünitesi kurulması daha doğru çözüm olabilir.

Antalya’da eski sokak çeşmeleri yeniden işlev kazanabilir mi?

Evet, ancak bütün çeşmeler için aynı yöntemle değil.

Antalya’da güncel ASAT sisteminde sebil ve hayrat çeşmelerine şebeke suyu sağlanabilmesi, kamusal çeşme kullanımının teknik ve idari olarak hâlâ mümkün olduğunu gösteriyor.

Tarihi çeşmeler açısından ise önce yapıların envanterinin çıkarılması, koruma durumlarının belirlenmesi ve eski su bağlantılarının araştırılması gerekiyor.

İçme suyu verilecek noktalarda suyun sağlık standartlarına uygunluğu düzenli izlenmeli; tescilli çeşmelerde yapılacak fiziksel müdahaleler koruma mevzuatına uygun yürütülmeli. Su kaybını azaltmak için de sürekli akan musluklar yerine kontrollü sistemler tercih edilebilir.

Böyle bir model uygulandığında Antalya’nın eski çeşmeleri yalnızca fotoğrafı çekilen veya önünden geçilen taş yapılar olmaktan çıkabilir.

Kaleiçi, Balbey ve diğer eski mahallelerde çeşmeler; hem kent hafızasını görünür tutan hem de sıcak bir Akdeniz kentinde yurttaşların ücretsiz içme suyuna erişimini sağlayan küçük kamusal altyapılara yeniden dönüşebilir.