
Antalya’nın Eylül ayı ÇED gündeminde 26 işlem kayda geçti. Tekrarlanan süreçler ayrıştırıldığında 22 farklı projeye karşılık gelen dosyalar; madencilikten enerjiye, turizmden konuta kadar kentin doğal alanları ve altyapısı üzerindeki toplam baskıyı yeniden gündeme taşıdı.
Antalya’da Eylül 2026 boyunca Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerine ilişkin 26 işlem kayda geçti. Mermer ve kalker ocaklarından güneş ve rüzgâr enerji santrallerine, turizm yatırımlarından toplu konuta, atıksu arıtma tesislerinden kimya, asfalt ve tekne üretim tesislerine kadar farklı sektörlerden projeler kentin ÇED gündeminde yer aldı.
Ham kayıtların dokuzu madencilik, yedisi enerji, üçü turizm, ikisi atık, ikisi kıyı faaliyetleri, biri konut, biri kimya ve biri sanayi sektöründe bulunuyor.
Ancak 26 kayıt, birbirinden farklı 26 proje anlamına gelmiyor.
Serik’te Mustafa Altan tarafından planlanan kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi kapasite artışı için 23 Eylül’de “ÇED Süreci Başlayan” kaydı oluşturulurken, 24 Eylül tarihli Halkın Katılımı Toplantısı (HKT) kaydı kaynak tabloda iki kez bulunuyor. Akseki’de PVS Enerji tarafından planlanan Korkuteli GES ise 15 Eylül’de başlayan süreç ve 17 Eylül tarihli HKT kaydıyla iki kez listelendi. Elmalı’daki Özaltın Otel GES kapasite artışı da 1 Eylül’de başlayan süreç ve 2 Eylül tarihli HKT kaydıyla iki işlem olarak kayda geçti.
Bu çok aşamalı ve mükerrer kayıtlar ayrıştırıldığında Eylül ayındaki 26 işlem 22 farklı projeye karşılık geliyor.
EYLÜL AYINDA ÇED KARARLARI NASIL DAĞILDI?
Eylül ayındaki 26 kaydın 13’ünde ÇED süreci başladı. Bu işlemler toplam kayıtların yüzde 50’sini oluşturdu.
Beş kayıt Halkın Katılımı Toplantısı (HKT) aşamasında yer aldı. Bu grubun toplam içindeki payı yüzde 19,23 oldu. Ancak beş kaydın ikisinin Serik’teki aynı proje, aynı tarih ve aynı karar türüne ait mükerrer satırlar olduğu görülüyor.
Haber içerisindeki istatistiksel sınıflandırmada “ÇED Olumlu” ile “ÇED Gerekli Değil” kayıtları birlikte değerlendirildi. Bu kategoride dört işlem bulunuyor ve toplam kayıtların yüzde 15,38’ine karşılık geliyor.
İki kayıt “Nihai Karar”, iki kayıt ise “İptal/İade” olarak sisteme yansıdı. Her iki grubun toplam içindeki payı yüzde 7,69.
Eylül ayındaki 26 kaydın dağılımı şöyle:
ÇED Süreci Başlayan: 13 kayıt – yüzde 50
Halkın Katılımı Toplantısı (HKT): Beş kayıt – yüzde 19,23
ÇED Olumlu / ÇED Gerekli Değil: Dört kayıt – yüzde 15,38
Nihai Karar: İki kayıt – yüzde 7,69
İptal / İade: İki kayıt – yüzde 7,69
Listede “ÇED Olumsuz” veya “ÇED Gereklidir” başlığı altında ayrıca işlenmiş bir kayıt bulunmuyor.
Bu dağılım ham işlem sayısını gösteriyor. Aynı projenin farklı aşamalarda yeniden kayda girmesi ve mükerrer satırlar nedeniyle bu rakamların doğrudan farklı proje sayısı olarak okunmaması gerekiyor.
KAYNAK TABLODAKİ İKİ KAYIT AYRIŞTIRILDI
Eylül verilerinde iki kayıt tablo yapısındaki kayma nedeniyle ilk bakışta birbirine karışıyor.
Finike-1 Depolamalı GES satırında proje adı ve kapasite bilgisi bulunurken yatırımcı, sektör, karar ve tarih bilgilerinin başka sütunlara kaydığı görülüyor. Veriler birlikte değerlendirildiğinde proje Egesa Elektrik İnşaat Enerji Üretim A.Ş. tarafından planlanan Finike-1 Depolamalı GES olarak eşleşiyor.
İkinci teknik sorun Manavgat’taki Uzunlar Asfalt Plent ve Mekanik Plent Tesisi kaydında görülüyor. Aynı satırın devamına Döşemealtı’nda Merma Marine tarafından planlanan Tekne Yat Üretim, Bakım, Onarım ve Tekne Mobilyası Üretim Tesisi bilgileri birleşmiş durumda.
İlçe, proje adı, yatırımcı, sektör, tarih ve karar bilgileri farklı olduğu için Döşemealtı’ndaki proje ayrı bir ÇED işlemi olarak değerlendirildi. Bu ayrıştırma 26 kayıtlık toplamın doğru okunması açısından önem taşıyor.
KUMLUCA: DSİ’NİN KİREÇTAŞI OCAĞI İÇİN ÇED SÜRECİ BAŞLADI
Kumluca’da Devlet Su İşleri 13. Bölge Müdürlüğü tarafından planlanan II-A grubu kireçtaşı ocağı için 28 Eylül’de ÇED süreci başladı.
HÜİB:07/2026-03 ve ER:3550667 numaralı proje Ek-2 kapsamında bulunuyor.
Kamu yatırımları için hammadde sağlanması amacıyla planlanan ocakların çevresel etkileri de diğer madencilik faaliyetleri gibi ayrıca değerlendirilmek zorunda. Ocağın açılacağı alandaki fiziksel değişim, üst toprağın kaldırılması, bitki örtüsüne müdahale, toz, gürültü ve ağır araç hareketliliği izlenmesi gereken başlıklar arasında.
Kumluca’nın tarımsal üretim alanları ve doğal varlıkları dikkate alındığında projenin yalnız ruhsat sahası üzerinden değil, malzemenin taşınacağı güzergâhlar ve çevredeki arazi kullanımlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
MANAVGAT: ÇOLAKLI ATIKSU ARITMA TESİSİ NİHAİ KARAR AŞAMASINDA
ASAT tarafından yürütülen Çolaklı Atıksu Arıtma Tesisi kapasite artışı projesi için 28 Eylül’de “Nihai Karar” kaydı oluşturuldu.
Proje Ek-1 kapsamında bulunuyor.
Çolaklı dosyası Eylül ayında ilk kez gündeme gelmedi. Aynı proje Ağustos 2026 kayıtlarında İnceleme Değerlendirme Komisyonu aşamasındaydı.
Güncel proje bilgilerine göre mevcut tesis günlük 15 bin metreküp kapasiteyle çalışıyor. Kapasite artışı kapsamında mevcut tesisin yerine üç etaplı yeni bir tesis kurulması ve nihai ortalama kapasitenin günlük 225 bin metreküpe çıkarılması planlanıyor. Proje debisi ise günlük 300 bin metreküp olarak hesaplanmış durumda. İlk etapta günlük 75 bin metreküplük ortalama kapasite hedefleniyor.
Bu ölçek, kapasite artışının yalnız teknik bir altyapı yatırımı olmadığını gösteriyor.
ÇED dosyasına ilişkin yayımlanan bilgilere göre tesis Çolaklı, Evren, Ilıca ve Gündoğdu bölgelerindeki yerleşimlerle turizm tesislerinden gelen atıksuları arıtıyor. Mevcut durumda arıtılan sular Kumköy Atıksu Arıtma Tesisi’nin deniz deşarj hattı üzerinden Akdeniz’e ulaştırılıyor. Yeni projenin ilerleyen etaplarından önce bu hattın kapasitesinin de artırılması planlanıyor.
Arıtma kapasitesinin büyütülmesi su kirliliğinin önlenmesi açısından gerekli bir kamusal yatırım. Ancak çevresel performans yalnız günlük kapasite rakamıyla değil; çıkış suyunun niteliği, deniz deşarjı, arıtma çamurunun yönetimi, enerji tüketimi ve tesisin özellikle turizm sezonundaki en yüksek yük altında nasıl çalışacağıyla birlikte değerlendirilmeli.
DÖŞEMEALTI: DEZENFEKTAN VE TEMİZLİK ÜRÜNLERİ TESİSİ
Döşemealtı’nda Hydroxil Temizlik ve Dezenfektan Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından planlanan biyosidal, dezenfektan ve temizlik ürünleri üretim tesisi için 25 Eylül’de ÇED süreci başladı.
Proje Ek-2 kapsamında kimya sektöründe yer alıyor.
Kimyasal üretimde yalnız tesisin kapladığı fiziksel alan değil; kullanılacak hammaddelerin niteliği, kimyasalların depolanması, olası sızıntı veya dökülmeler, proses atıksuları, tehlikeli atıklar ve ambalaj atıklarının nasıl yönetileceği de önem taşıyor.
Döşemealtı’nda son aylarda farklı sanayi faaliyetlerinin ÇED gündemine gelmesi, tek tek tesislerin yanı sıra ilçedeki toplam sanayi yükünün hava, su, atık ve ulaşım bakımından izlenmesini gerekli kılıyor.
ALANYA: MERYAN OTEL KAPASİTE ARTIŞI NİHAİ KARARA GELDİ
Alanya’da Haypeks İnşaat Turizm Yatırımları ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan Meryan Otel kapasite artışı için 25 Eylül’de “Nihai Karar” kaydı oluşturuldu.
Proje Ek-1 kapsamında bulunuyor.
Meryan Otel dosyası Eylül ayında başlayan yeni bir süreç değil. Aynı yatırım Ağustos 2026 listesinde İnceleme Değerlendirme Komisyonu aşamasında yer almıştı.
Turizm tesislerinde kapasite artışı yalnız oda veya yatak sayısındaki büyüme anlamına gelmiyor. İçme ve kullanma suyu, enerji tüketimi, atıksu miktarı, katı atık, personel ve ziyaretçi ulaşımı da kapasiteyle birlikte artabiliyor.
Alanya gibi turizm yatırımlarının kıyı boyunca yoğunlaştığı bir ilçede değerlendirme yapılırken yalnız tek bir otelin oluşturduğu yük değil, çevredeki turizm kapasitesinin toplam su, atıksu ve altyapı ihtiyacı da dikkate alınmalı.
MANAVGAT: SIDE BOHEM İÇİN ÇED SÜRECİ BAŞLADI
Manavgat’ta Tima Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan Side Bohem turizm konaklama tesisi için 25 Eylül’de ÇED süreci başladı.
Proje Ek-2 kapsamında bulunuyor.
Yeni bir turizm tesisinin çevresel etkisi yalnız yapı alanından oluşmuyor. Tesisin işletme dönemindeki içme ve kullanma suyu, enerji, atıksu, katı atık ve ulaşım ihtiyacı da çevresel yükün parçaları.
Aynı ay Çolaklı Atıksu Arıtma Tesisi kapasite artışının nihai karar aşamasında bulunması Manavgat’taki turizm ve çevresel altyapının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
İki proje arasında doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurmak mümkün değil. Ancak konaklama kapasitesindeki büyüme ile ilçenin su ve atıksu altyapısının aynı ekolojik sistem üzerinde oluşturduğu toplam yükün birlikte izlenmesi gerekiyor.
SERİK: KALKER OCAĞI KAPASİTE ARTIŞI HKT AŞAMASINDA
Serik’te Mustafa Altan tarafından planlanan 86200 ruhsat, ER:3107933 numaralı kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi kapasite artışı için 24 Eylül tarihli Halkın Katılımı Toplantısı (HKT) kaydı bulunuyor.
Proje Ek-1 kapsamında yer alıyor.
Kapasite artışı yalnız çıkarılacak taş miktarının yükselmesi anlamına gelmiyor. Arazi müdahalesi, kırma-eleme kaynaklı toz ve gürültü, pasa miktarı ve ağır taşıt trafiği de üretim artışıyla birlikte değişebilecek çevresel başlıklar arasında.
HKT, bölgede yaşayan yurttaşların projeye ilişkin görüşlerini, sorularını ve itirazlarını ÇED sürecine aktarabilmesi bakımından önem taşıyor.
SERİK: AYNI HKT KAYDI TABLODA İKİ KEZ YER ALDI
Aynı 86200 ruhsat numaralı kalker projesinin 24 Eylül tarihli HKT kaydı kaynak tabloda ikinci kez bulunuyor.
Her iki satırda da ilçe, proje adı, yatırımcı, karar türü, tarih ve proje türü aynı.
Bu nedenle iki kayıt iki farklı proje olarak değerlendirilmedi. Ham 26 işlem içerisinde her iki satır da bulunduğu için karar türü istatistiğine dahil edildi; ancak farklı proje sayısında tek proje olarak hesaplandı.
SERİK: AYNI KALKER PROJESİNİN SÜRECİ 23 EYLÜL’DE BAŞLADI
Serik’teki aynı 86200 ruhsat ve ER:3107933 numaralı kalker ocağı ile kırma-eleme tesisi kapasite artışı için 23 Eylül’de “ÇED Süreci Başlayan” kaydı oluşturuldu.
Bir gün sonraki HKT kaydıyla birlikte proje Eylül listesinde üç işlem satırında görülüyor.
Ancak çevresel değerlendirmeye konu olan yatırım tek proje.
Bu kayıt Eylül ayındaki 26 işlem ile 22 farklı proje arasındaki farkın en açık örneklerinden biri.
KORKUTELİ: E-ZONE RES 17 TÜRBİNLE ÇED GÜNDEMİNDE
Korkuteli’nde Alanya Özkaymak Turizm İşletmeciliği A.Ş. tarafından planlanan E-Zone Rüzgâr Enerji Santrali ve Elektrik Depolama Tesisi için 23 Eylül’de ÇED süreci başladı.
Ek-1 kapsamındaki projede 17 türbin, 122,4 MWm/122,4 MWe rüzgâr enerji santrali ile 122,4 MWe/122,4 MWh elektrik depolama tesisi planlanıyor.
Güncel proje bilgilerine göre yatırım alanı Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki Söbüce Mahallesi ile Burdur’un Kemer ilçesindeki Belenli ve Yakalar köylerini kapsıyor. Projenin yılda yaklaşık 489 milyon 600 bin kilovatsaat elektrik üretmesi hedefleniyor.
E-Zone adı Ağustos 2026 Antalya kayıtlarında da bulunuyordu. Ancak Ağustos dosyası Akseki’de, Özkaymak Madencilik adına, 22 türbin ve 149,6 MW kapasiteyle planlanan bir yatırımı gösterirken Eylül kaydında yatırımcı unvanı, proje sahası, türbin sayısı ve kapasite farklı.
Bu nedenle yalnız proje adının aynı olmasına dayanarak iki kaydı aynı projenin kesintisiz devamı olarak değerlendirmek mümkün değil. Mevcut veriler iki teknik dosyanın ilişkisinin ayrıca izlenmesini gerektiriyor.
Rüzgâr enerjisinin fosil yakıtlardan çıkış açısından önemi bulunurken türbin sahaları, servis yolları, enerji nakil altyapısı, kuş ve yarasa hareketleri ile habitat parçalanması da değerlendirme dışında bırakılamaz.
FİNİKE: FİNİKE-1 DEPOLAMALI GES OLUMLU KATEGORİDE
Finike’de Egesa Elektrik İnşaat Enerji Üretim A.Ş. tarafından planlanan Finike-1 Depolamalı Güneş Enerji Santrali, Eylül listesinde ÇED Olumlu / ÇED Gerekli Değil kategorisinde yer aldı.
Projede 13 MWm/13 MWe kapasiteli güneş enerji santralinin 18,62 hektarlık alanda, 13 MWh/13 MWe elektrik depolama tesisinin ise 0,27 hektarlık alanda kurulması planlanıyor.
Güncel kararın Alacadağ Mahallesi’ndeki proje için verildiği ve Antalya Valiliği tarafından olumlu karar oluşturulduğu yayımlanan bilgilerle de doğrulanıyor.
Finike-1’in geçmişi ise tek bir ÇED başvurusundan oluşmuyor.
Egesa’nın Yeşilyurt/Arif Mahallesi’nde daha önce planladığı aynı isimli 13 MWm/13 MWe proje 19,50 hektarlık GES ve 0,13 hektarlık depolama sahasını kapsıyordu. Bu dosyaya ilişkin ÇED süreci 8 Ocak 2024’te sonlandırıldı.
Temmuz 2025 kayıtlarında ise aynı isimli proje 20 hektarlık GES ve 0,050 hektarlık depolama alanıyla yeniden görülüyor.
Bu noktada süreç tek bir kayıtla sınırlı değil: 8 Temmuz 2025’te proje için “İptal/İade” işlemi bulunurken, 10 Temmuz 2025’te aynı kapasite ve alan bilgileriyle yeniden “ÇED Süreci Başlayan” kaydı oluşturuldu.
Eylül 2026’da proje bu kez 18,62 hektarlık GES ve 0,27 hektarlık depolama alanıyla olumlu kategoriye geçti.
Finike-1’in 2024, 2025 ve 2026 kayıtları birlikte okunduğunda ÇED dosyalarında yalnız proje adına bakmanın yeterli olmadığı görülüyor. Saha, alan, kapasite ve farklı tarihlerdeki idari işlemlerin birlikte takip edilmesi gerekiyor.
AKSEKİ: ADI KORKUTELİ GES, PROJE SAHASI AKSEKİ
PVS Enerji Mühendislik İnşaat Proje Taahhüt Ltd. Şti. tarafından planlanan Korkuteli Güneş Enerji Santrali ve Elektrik Depolama Tesisi için 17 Eylül’de HKT kaydı oluşturuldu.
Proje 100 MWm/100 MWe güneş enerji santrali, 100 MWe/100 MWh elektrik depolama tesisi ve 148,94 hektarlık proje alanını kapsıyor.
Projenin adında Korkuteli bulunmasına rağmen Eylül kaydında proje sahası Akseki olarak gösteriliyor.
Güncel proje bilgileri bunun basit bir yazım hatası olmadığını ortaya koyuyor. PVS Enerji tarafından hazırlanan yatırımda proje yerinin lisans tadili kapsamında Korkuteli’nden Akseki’ye değiştirildiği ve santralin Akseki’de kurulmasının planlandığı belirtiliyor. Yaklaşık 148,9 hektarlık sahada 100 MW kapasiteli GES ile 100 MWh depolama tesisi kurulması ve yılda yaklaşık 200 milyon kilovatsaat elektrik üretilmesi hedefleniyor.
Proje adı eski coğrafi referansı korurken yatırım sahasının değişmiş olması ÇED kayıtlarının yalnız proje ismine göre takip edilmesinin yaratabileceği güçlüğü de gösteriyor.
Geniş ölçekli güneş enerji santrallerinde arazi örtüsü, mevcut tarımsal veya doğal kullanım, yüzey akışı, servis yolları, enerji iletim hatları ve habitat parçalanması değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında.
KONYAALTI: HURMA ATIKSU ARITMA TESİSİ OLUMLU KATEGORİYE GEÇTİ
ASAT tarafından yürütülen Hurma Atıksu Arıtma Tesisi kapasite artışı projesi Eylül ayında ÇED Olumlu / ÇED Gerekli Değil kategorisinde yer aldı.
Hurma da önceki aylardan Eylül’e taşınan dosyalardan biri. Proje Ağustos ayında “Nihai Karar” aşamasındaydı.
ASAT verilerine göre Hurma Atıksu Arıtma Tesisi mevcut durumda günlük 210 bin metreküp kapasiteye sahip ve yaklaşık 1 milyon 400 bin eşdeğer nüfusa hizmet ediyor. Arıtılmış su yaklaşık beş kilometrelik hatla denizin 50 metre derinliğine deşarj ediliyor.
Atıksu arıtma kapasitesinin büyütülmesi kentin atıksu yükünün yönetilmesi açısından kamusal önem taşıyor. Bununla birlikte arıtılmış suyun kalitesi, enerji tüketimi, arıtma çamurunun yönetimi, deşarj koşulları ve arıtılmış suyun yeniden kullanım olanakları da tesisin gerçek çevresel performansının parçaları.
FİNİKE: 434 KONUTLUK TOPLU KONUT PROJESİ
Finike’de Sirius Port İnşaat ve Gayrimenkul Turizm Yatırımları A.Ş. tarafından planlanan 434 konutluk toplu konut projesi için 17 Eylül’de ÇED süreci başladı.
Proje Ek-2 kapsamında bulunuyor.
Proje dosyasından aktarılan bilgilere göre yatırım Hasyurt Mahallesi’nde 15 bin 62,11 metrekarelik parselde planlanıyor. İki bloktan oluşacak projede toplam 434 konut ve yaklaşık 31 bin 485 metrekarelik inşaat alanı öngörülüyor. Yatırım bedeli ise yaklaşık 998,8 milyon lira olarak hesaplandı.
Yüzlerce konut yalnız yapılaşmış alanın artması anlamına gelmiyor. Yeni içme ve kullanma suyu talebi, kanalizasyon ve atıksu yükü, enerji tüketimi, araç hareketliliği ve katı atık üretimi de yerleşimle birlikte büyüyor.
Finike’nin kıyı ve tarım kimliği dikkate alındığında yeni yapılaşmanın mevcut altyapı ve su kaynaklarıyla ilişkisi de çevresel değerlendirmede dikkate alınmalı.
KONYAALTI: YAT VE TEKNE İMALAT TESİSİ İÇİN ÇED SÜRECİ
Konyaaltı’nda Harman Yatçılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan yat-tekne imalatı ve bakım-onarım tesisi için 17 Eylül’de ÇED süreci başladı.
Proje Ek-2 kapsamında ve kaynak tabloda “Kıyı” sektöründe sınıflandırılıyor.
Bu sınıflandırma tek başına tesisin doğrudan kıyı çizgisinde bulunduğu anlamına gelmiyor; kaynak tablodaki faaliyet sınıfını ifade ediyor.
Tekne imalatı ve bakımında kullanılabilecek boya, solvent, reçine, metal, ahşap ve kompozit malzemeler nedeniyle tehlikeli atık, atıksu ve hava emisyonlarının yönetimi tesis açısından önemli çevresel başlıklar arasında.
DEMRE: CAYMAZ MADENCİLİK MERMER OCAĞI İPTAL/İADE
Demre’de Caymaz Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından planlanan RN.202301142 numaralı II-B grubu mermer ocağı için 17 Eylül’de “İptal/İade” kaydı oluşturuldu.
Proje Ek-2 kapsamında bulunuyor.
Kaynak tabloda iptal veya iadenin gerekçesi belirtilmiyor.
Bu nedenle yalnız söz konusu kayıt üzerinden projenin çevresel etkileri nedeniyle reddedildiği veya yatırımın tamamen sona erdiği sonucuna ulaşmak mümkün değil.
ÇED dosyalarında “İptal/İade” başlığının nedeninin ayrıca izlenmesi gerekiyor. Projenin geri çekilmesi, dosyanın yeniden düzenlenmesi veya idari süreçlerdeki başka gelişmeler farklı sonuçlara yol açabiliyor.
AKSEKİ: KORKUTELİ GES’İN SÜRECİ 15 EYLÜL’DE BAŞLADI
PVS Enerji tarafından Akseki’de planlanan 100 MWm/100 MWe kapasiteli Korkuteli GES ve 100 MWe/100 MWh elektrik depolama tesisi için ÇED süreci 15 Eylül’de başladı.
İki gün sonra aynı yatırım HKT aşamasıyla yeniden Eylül listesine girdi.
Bu nedenle 15 ve 17 Eylül tarihli kayıtlar iki ayrı enerji yatırımını değil, aynı projenin iki farklı ÇED aşamasını gösteriyor.
Santral sahasının lisans tadili kapsamında Korkuteli’nden Akseki’ye değiştirilmiş olması nedeniyle eski ve yeni proje alanlarının arazi özellikleri bakımından nasıl farklılaştığının da ÇED geçmişi içinde izlenmesi önem taşıyor.
FİNİKE: MERMER OCAĞI KAPASİTE ARTIŞI İPTAL/İADE
Finike’de Necmi Bahçeci tarafından planlanan İR:47617 numaralı II-B grubu mermer ocağı kapasite artışı için 8 Eylül’de “İptal/İade” kaydı oluşturuldu.
Proje Ek-2 kapsamında bulunuyor.
Kaynak tabloda iade gerekçesi bulunmadığı için yatırımın çevresel gerekçelerle reddedildiğini söylemek mümkün değil.
Mermer ocağı kapasite artışlarında yalnız yeni üretim miktarı değil; mevcut faaliyetle birlikte toplam arazi müdahalesi, pasa miktarı, toz, gürültü ve ağır taşıt trafiğinin nasıl değişeceği de değerlendirilmek zorunda.
AKSU: SUN LINE HOTEL OLUMLU KATEGORİDE
Aksu’da Atılgan Gıda İnşaat Turizm Otomotiv Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. tarafından planlanan Sun Line Hotel, Eylül listesinde ÇED Olumlu / ÇED Gerekli Değil kategorisinde yer aldı.
Güncel proje bilgilerine göre otel Aksu’nun Altıntaş Mahallesi’nde 2 bin 169 metrekarelik parselde planlanıyor. Tesiste 51 oda ve 102 yatak ile lokanta, açık yemek alanı ve iki açık yüzme havuzu öngörülüyor. Proje için ÇED olumlu kararı verildiği de yayımlanan kayıtlarla doğrulanıyor.
Aksu’nun Altıntaş bölgesindeki hızlı yapılaşma düşünüldüğünde otelin çevresel etkisinin yalnız proje parseli üzerinden ele alınmaması gerekiyor.
Bölgede artan konut ve turizm yatırımlarının içme suyu, kanalizasyon, ulaşım ve diğer kentsel altyapı üzerinde oluşturduğu toplam yük de dikkate alınmalı.
AKSEKİ: KARAYOLLARININ KALKER OCAĞI OLUMLU KATEGORİDE
Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü tarafından Akseki’de planlanan ER:3080586 ve 07/2005-78 HÜİB numaralı II-A grubu kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi Eylül listesinde ÇED Olumlu / ÇED Gerekli Değil kategorisinde yer aldı.
Proje Ek-2 kapsamında bulunuyor.
Karayolu yapımında kullanılacak hammaddenin kamu yatırımına yönelik olması, hammaddenin çıkarıldığı sahadaki çevresel etkileri ortadan kaldırmıyor.
Ocaktaki fiziksel arazi müdahalesi, kırma-eleme kaynaklı toz, gürültü, ağır araç hareketliliği ve doğal alanlarla ilişkinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
MANAVGAT: UZUNLAR ASFALT PLENT VE MEKANİK PLENT TESİSİ
Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü tarafından Manavgat’ta planlanan Uzunlar Asfalt Plent ve Mekanik Plent Tesisi için 8 Eylül’de ÇED süreci başladı.
Proje Ek-2 kapsamında bulunuyor.
Asfalt üretim tesislerinde yakıt tüketimi, baca emisyonları, toz, koku, agrega stokları ve ağır araç hareketleri çevresel değerlendirmenin temel başlıkları arasında.
Manavgat’ta Ağustos ayında Karayolları tarafından planlanan Sağırin Asfalt Plent ve Mekanik Plent Tesisi için de ÇED süreci başlamıştı.
İki farklı asfalt tesisinin kısa aralıklarla aynı ilçenin gündemine gelmesi, tesislerin yalnız ayrı ayrı değil; toplam hava emisyonu, hammadde taşımacılığı ve ağır araç trafiği bakımından da ele alınmasını gerekli kılıyor.
DÖŞEMEALTI: TEKNE-YAT ÜRETİM VE BAKIM TESİSİ
Döşemealtı’nda Merma Marine Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından planlanan Tekne Yat Üretim, Bakım, Onarım ve Tekne Mobilyası Üretim Tesisi için 8 Eylül’de ÇED süreci başladı.
Proje Ek-2 kapsamında bulunuyor.
Kaynak tabloda bu kayıt Manavgat’taki Uzunlar Asfalt Plent Tesisi satırının devamına teknik olarak birleşmiş durumda. Ancak ilçe, proje adı, yatırımcı, sektör, tarih ve karar bilgilerinin farklı olması ayrı bir ÇED işlemi olduğunu gösteriyor.
Kaynak veride tesis “Kıyı” sektöründe sınıflandırılıyor. Ancak projenin Döşemealtı’nda bulunması nedeniyle bu sınıflandırmanın tesisin doğrudan deniz kıyısında bulunduğu biçiminde yorumlanmaması gerekiyor.
Tekne ve mobilya üretiminde kullanılabilecek boya, solvent, reçine, ahşap ve kompozit malzemelerin atıklarının yönetimi ile hava emisyonları çevresel izlemenin önemli başlıkları arasında.
KAŞ: KENTAŞ MADENCİLİK İÇİN MERMER OCAĞI
Kaş’ta Kentaş Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan IR:202300417, ER:3416785 numaralı II-B grubu mermer ocağı için 4 Eylül’de ÇED süreci başladı.
Proje Ek-2 kapsamında bulunuyor.
Kaş’ın kırsal ve doğal alanlarındaki madencilik faaliyetlerinin etkisi yalnız ruhsat sınırında kalmıyor.
Ocak sahasının açılması, bitki örtüsünün kaldırılması, pasa alanları, yeni veya yoğunlaşan yollar, ağır taşıt trafiği, toz ve su varlıkları üzerindeki etkiler birlikte değerlendirilmeli.
Kaş’taki diğer mevcut veya planlanan maden sahalarının varlığı halinde kümülatif etkinin de ayrıca incelenmesi gerekiyor.
ELMALI: ÖZALTIN OTEL GES KAPASİTE ARTIŞI HKT AŞAMASINDA
Elmalı’da Özaltın Otel İşletmeleri A.Ş. tarafından planlanan Özaltın Otel GES kapasite artışı için 2 Eylül tarihli HKT kaydı bulunuyor.
Projeyle toplam gücün 48,47 MWe/61,51 MWm’den 51,77 MWe/67,52466 MWm’ye çıkarılması; proje alanının ise 73,74 hektardan 79,64 hektara yükseltilmesi planlanıyor.
Eylül sonunda yayımlanan güncel proje bilgileri de Kışlaköy’deki kapasite ve alan değişikliğini aynı değerlerle doğruluyor.
Proje alanının yaklaşık 5,9 hektar büyümesi yalnız teknik bir kapasite artışı olarak ele alınmamalı. İlave arazinin mevcut kullanım biçimi, bitki örtüsü, tarımsal niteliği ve yakın çevredeki diğer enerji yatırımlarıyla ilişkisi de değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında.
ELMALI: KARYAĞDI GES HKT AŞAMASINA GEÇTİ
Özaltın Otel İşletmeleri A.Ş. tarafından Karyağdı Mahallesi’nde planlanan Özaltın Karyağdı GES için 1 Eylül tarihli HKT kaydı bulunuyor.
Projede 33,02 MWm/21,7 MWe kurulu güç ve 37,54 hektarlık proje alanı öngörülüyor.
Karyağdı GES’in ÇED süreci 28 Ağustos’ta başlamıştı. Eylül kaydı projenin bir sonraki aşamasını gösteriyor.
Güncel proje bilgilerine göre santralde 52 bin 832 güneş panelinin kullanılması ve yılda yaklaşık 57 milyon 750 bin kilovatsaat elektrik üretilmesi planlanıyor.
Elmalı’da aynı şirketin Kışlaköy’deki kapasite artışı projesiyle Karyağdı’daki yeni GES’in eş zamanlı olarak gündemde bulunması, projelerin arazi kullanımının ayrı ayrı olduğu kadar birlikte değerlendirilmesini de gerekli kılıyor.
Yenilenebilir enerji üretiminin iklim krizi açısından önemi, santrallerin nerede kurulduğu ve hangi arazi kullanımının yerine geçtiği sorusunu ortadan kaldırmıyor.
ELMALI: ÖZALTIN OTEL GES KAPASİTE ARTIŞININ SÜRECİ 1 EYLÜL’DE BAŞLADI
Kışlaköy’deki Özaltın Otel GES kapasite artışı için ÇED süreci 1 Eylül’de başladı.
Bir gün sonraki HKT kaydıyla aynı yatırım Eylül listesinde ikinci kez yer aldı.
Bu nedenle iki kayıt iki farklı GES projesini değil, aynı kapasite artışının farklı ÇED aşamalarını gösteriyor.
Proje alanının 73,74 hektardan 79,64 hektara, kurulu gücün ise 51,77 MWe/67,52466 MWm seviyesine çıkarılması planlanıyor.
DEMRE: BAZALTO MADENCİLİK MERMER OCAĞINDA KAPASİTE ARTIŞI
Demre’de Bazalto Madencilik Tarım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından planlanan İR:202400976 ve ER:3505000 numaralı II-B grubu mermer ocağı kapasite artışı için 1 Eylül’de ÇED süreci başladı.
Proje Ek-2 kapsamında bulunuyor.
Demre’nin aynı ayki kayıtlarında başka bir mermer ocağı için “İptal/İade” işleminin bulunması, ilçedeki madencilik faaliyetlerinin farklı süreçlerle devam ettiğini gösteriyor.
Kapasite artışında mevcut faaliyetle birlikte toplam arazi kullanımı, çıkarılacak malzeme ve pasa miktarı, toz, gürültü ve ağır taşıt hareketlerinin nasıl değişeceği değerlendirilmesi gereken temel başlıklar arasında.
26 KAYIT NEDEN 22 FARKLI PROJE?
Eylül tablosundaki 26 kayıt ile farklı proje sayısı arasındaki fark dört tekrar işleminden kaynaklanıyor.
Serik’teki kalker ocağı kapasite artışı üç satırda bulunuyor: bir “ÇED Süreci Başlayan” kaydı ve aynı tarihe ait iki HKT kaydı. Üç satır tek projeye karşılık geldiği için burada iki fazla işlem bulunuyor.
Akseki’deki Korkuteli GES iki farklı süreç aşamasıyla kayda geçtiği için bir fazla kayıt oluşuyor.
Elmalı’daki Özaltın Otel GES kapasite artışı da iki farklı aşamayla listelendiğinden bir fazla kayıt bulunuyor.
Bu dört işlem tekrarının 26 ham kayıttan çıkarılmasıyla 22 farklı proje elde ediliyor.
Finike-1 GES’in teknik olarak dağılmış satırı tek proje; Manavgat satırına birleşen Döşemealtı tekne tesisi ise ayrı bir proje olarak bu hesaba dahil edildi.
MADENCİLİK DOKUZ KAYITLA İLK SIRADA
Eylül ayındaki 26 işlemin dokuzu madencilik sektöründe bulunuyor.
Ancak üç kayıt Serik’teki aynı kalker projesine ait ve bunlardan biri de mükerrer HKT kaydı. Bu nedenle dokuz ham madencilik işlemi, yedi farklı madencilik projesine karşılık geliyor.
Kumluca, Serik, Akseki, Finike, Kaş ve Demre’de kalker ve mermer projelerinin aynı ay içerisinde ÇED gündeminde bulunması, madencilik baskısının Antalya’nın tek bir bölgesine sıkışmadığını gösteriyor.
Projelerin ayrı ruhsatlar üzerinden değerlendirilmesi, aynı ilçede veya ekosistemde oluşan toplam arazi kaybını, pasa miktarını, tozu, yeni yolları ve ağır taşıt trafiğini görünmez bırakmamalı.
YEDİ ENERJİ KAYDI BEŞ FARKLI PROJEYE KARŞILIK GELİYOR
Enerji sektörü yedi kayıtla Eylül ayının ikinci büyük grubunu oluşturuyor.
Akseki’deki Korkuteli GES ile Elmalı’daki Özaltın Otel GES kapasite artışının ikişer aşamayla kayda girmesi nedeniyle bu yedi işlem beş farklı enerji projesine karşılık geliyor.
Bunlar Korkuteli’ndeki E-Zone RES, Finike-1 Depolamalı GES, Akseki’deki Korkuteli GES, Elmalı’daki Özaltın Otel GES kapasite artışı ve Özaltın Karyağdı GES.
Bu projeler yenilenebilir enerji üretimini hedefliyor. Ancak yenilenebilir olması bir enerji tesisini arazi kullanımından, habitat parçalanmasından, yeni servis yollarından, iletim altyapısından veya yaban hayatı üzerindeki etkilerden bağımsız hale getirmiyor.
Enerji dönüşümünün iklim açısından olduğu kadar su, toprak ve biyolojik çeşitlilik açısından da değerlendirilmesi gerekiyor.
FİNİKE’DE ENERJİ, KONUT VE MADENCİLİK AYNI AYDA
Finike Eylül ayında üç farklı sektörün ÇED gündemine aynı anda girmesiyle dikkat çekiyor.
Finike-1 Depolamalı GES olumlu kategoriye geçerken Hasyurt’ta 434 konutluk yapılaşma için ÇED süreci başladı. Necmi Bahçeci’ye ait mermer ocağı kapasite artışı ise “İptal/İade” olarak kayda geçti.
Bu projeler ayrı yatırım alanları olsa da aynı ilçenin toprak, su, ulaşım ve altyapı sistemlerini kullanıyor.
Finike’nin çevresel dönüşümünün yalnız tek tek proje dosyalarından değil; kıyı yerleşimlerinin genişlemesi, enerji tesislerinin arazi talebi ve madencilik faaliyetlerinin doğal alanlardaki toplam etkisi üzerinden de değerlendirilmesi gerekiyor.
ELMALI’DA AYNI ŞİRKETİN İKİ AYRI GES DOSYASI
Elmalı’da Özaltın Otel İşletmeleri A.Ş.’nin iki farklı enerji projesi Eylül ayında HKT aşamasına geldi.
Karyağdı’daki yeni GES’in 37,54 hektarlık alanda kurulması planlanırken Kışlaköy’deki mevcut GES kapasite artışıyla toplam proje alanının 79,64 hektara çıkarılması hedefleniyor.
Bu iki alanın basitçe toplanması projelerin tek bir saha olduğu anlamına gelmiyor. Ancak aynı yatırımcıya ait iki ayrı GES dosyasının aynı ilçe içerisinde eş zamanlı ilerlemesi, Elmalı’daki enerji yatırımlarının arazi üzerindeki toplam etkisini ayrıca gündeme getiriyor.
TURİZM VE ATIKSU ALTYAPISI AYNI KENTSEL YÜKÜ PAYLAŞIYOR
Eylül ayında üç turizm kaydı bulunuyor.
Alanya’da Meryan Otel kapasite artışı nihai karar aşamasına geldi, Manavgat’ta Side Bohem için yeni süreç başladı, Aksu’daki Sun Line Hotel ise olumlu kategoriye geçti.
Aynı ay Hurma Atıksu Arıtma Tesisi olumlu kategoriye geçerken Çolaklı Atıksu Arıtma Tesisi kapasite artışı nihai karar aşamasında bulunuyor.
Atıksu altyapısındaki kapasite ihtiyacını yalnız turizm yatırımlarına bağlamak mümkün değil. Yerleşik nüfus, konutlaşma ve diğer ekonomik faaliyetler de altyapı yükünün parçaları.
Ancak Antalya’da yaz aylarında turizm nüfusunun artması nedeniyle yeni konaklama kapasitesi ile su ve atıksu altyapısının birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerekiyor.
İKİ AYRI TEKNE ÜRETİM TESİSİ AYNI AYIN LİSTESİNDE
Eylül ayında Konyaaltı ve Döşemealtı’nda iki ayrı yat ve tekne üretim-bakım tesisi için ÇED süreci başladı.
Her iki yatırımın kaynak tabloda “Kıyı” sektöründe sınıflandırılması, tesislerin ikisinin de doğrudan kıyı çizgisinde yer aldığı anlamına gelmiyor. Döşemealtı kaydı bunun açık örneğini oluşturuyor.
Tekne imalatı ve bakımında kullanılan boya, solvent, reçine, kompozit, ahşap ve metal malzemeler nedeniyle tehlikeli atıklar, hava emisyonları ve atıksu yönetimi iki yatırım açısından da çevresel izlemenin temel başlıkları arasında.
“İPTAL/İADE” HER ZAMAN PROJENİN SONU DEĞİL
Eylül ayında Demre ve Finike’de iki madencilik projesi “İptal/İade” kategorisinde yer aldı.
Ancak ham tabloda bu işlemlerin gerekçesi bulunmuyor. Bu nedenle yalnız karar başlığına bakılarak yatırımların çevresel gerekçelerle reddedildiğini veya tamamen sona erdiğini söylemek mümkün değil.
Finike-1 GES’in geçmişi bu konuda dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.
Projede 8 Ocak 2024’te bir ÇED süreci sonlandırıldı. Temmuz 2025’te ise 8 Temmuz tarihli “İptal/İade” işleminin hemen ardından 10 Temmuz’da aynı proje adı ve kapasiteyle yeni bir ÇED süreci kayda girdi. Eylül 2026’da proje revize edilmiş alanlarla olumlu kategoriye geçti.
Bu nedenle ÇED haberciliğinde “iptal” bilgisinin yanında proje adı, yatırımcı, saha, ruhsat veya lisans bilgisi, kapasite ve sonraki başvuruların da izlenmesi gerekiyor.
ANTALYA’NIN EYLÜL ÇED HARİTASI NE SÖYLÜYOR?
Eylül 2026 kayıtları Antalya’daki yatırım baskısının tek bir sektör veya coğrafyayla sınırlı olmadığını gösteriyor.
Toroslar ve kırsal kesimlerde madencilik ile büyük ölçekli enerji projeleri öne çıkıyor.
Finike’de enerji, konut ve madencilik aynı ay içerisinde gündeme geliyor.
Alanya, Manavgat ve Aksu’da turizm yatırımları devam ederken Hurma ve Çolaklı’daki atıksu tesisi süreçleri büyüyen kent ve turizm altyapısının yükünü görünür kılıyor.
Döşemealtı’nda kimya ve tekne üretimi, Konyaaltı’nda ise atıksu altyapısıyla yat-tekne imalatı aynı ayın ÇED kayıtlarında bulunuyor.
Bütün bu yatırımlar farklı şirketler, kamu kurumları, ruhsatlar ve proje sınırları üzerinden değerlendiriliyor olsa da aynı su varlıklarını, toprağı, havayı, kırsal alanları ve doğal yaşam sistemlerini paylaşıyor.
Bu nedenle çevresel değerlendirmede yalnız her projenin kendi sınırları içerisindeki etkisinin değil, aynı ilçe, havza veya ekosistemde biriken yatırımların kümülatif etkisinin de ortaya konulması gerekiyor.
Bir yatırımın haber içerisindeki ÇED Olumlu / ÇED Gerekli Değil kategorisinde bulunması, çevresel etkisinin olmadığı anlamına gelmiyor. Aynı şekilde “İptal/İade” kaydı da gerekçesi bilinmeden projenin tamamen sona erdiği şeklinde yorumlanamaz.
Eylül dosyası, Antalya’daki ÇED süreçlerinin yalnız karar verilen tarihte değil; ilk başvurudan HKT aşamasına, saha ve kapasite değişikliklerinden iptal veya iadelere, ardından yapılabilecek yeni başvurulara kadar bütün süreç boyunca takip edilmesi gerektiğini gösteriyor.
Doğal varlıkların yalnız yatırım alanı veya ekonomik kaynak olarak değil, bütün canlıların ortak yaşam alanı olarak değerlendirilmesi; su, toprak, biyolojik çeşitlilik, iklim krizi ve yurttaşların karar süreçlerine katılımının ÇED tartışmasının merkezinde tutulması Antalya’nın ekolojik geleceği açısından önem taşıyor.





