
Antalya hastane otopark sorunu bazı büyük sağlık kampüslerinde trafik, yaya erişimi ve hasta yakını bekleme ihtiyacıyla birlikte yaşanıyor.
Antalya’da hastaneye ulaşmak bazen randevuyu almaktan sonraki ikinci sorun haline gelebiliyor.
Hasta veya yakını sağlık kuruluşuna özel araçla geldiğinde önce park yeri arıyor. Park bulunamadığında araç çevredeki mahallelere, ara sokaklara veya yol kenarına taşabiliyor. Hastayı indirip beklemek isteyen sürücüler giriş önlerinde yoğunluk oluşturabiliyor.
Bu durum yalnız otomobil sahibinin konfor meselesi değil.
Kontrolsüz park;
ambulans geçişini,
engelli yurttaşların erişimini,
kaldırım kullanımını,
toplu taşıma hareketini
ve çevrede yaşayanların günlük yaşamını etkileyebiliyor.
Antalya’da 2026 yılı içerisinde özellikle Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi çevresindeki trafik ve otopark yoğunluğu yeniden gündeme geldi.
Şubat ayında bölgeden yapılan saha haberinde park yasağı bulunan noktalardaki araçlar nedeniyle hastane önündeki yolun yer yer tek şeride düştüğü ve ambulansların ilerlemekte zorlandığı bildirildi.
Bu örnek Antalya’nın bütün hastanelerini temsil etmiyor.
Ancak hastane çevresindeki otopark sorununun yalnız “aracımı nereye koyacağım?” sorusundan daha büyük bir ulaşım ve kamusal alan meselesi olduğunu gösteriyor.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi çevresinde sorun görünür
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi kentin en büyük sağlık merkezlerinden biri.
Hastanenin güncel kurumsal bilgilerine göre ana ve ek yapılarla toplam yatak kapasitesi bin 270’e ulaşıyor. Hastane yalnız Antalya merkezine değil çevre il ve ilçelere de sağlık hizmeti veriyor.
Bu ölçekteki bir sağlık tesisinde hareketlilik yalnız hastalardan oluşmuyor.
Hasta yakınları,
sağlık çalışanları,
servis ve tedarik araçları,
taksiler,
ambulanslar,
toplu taşıma araçları
aynı çevreyi kullanıyor.
Şubat 2026 tarihli yerel saha haberlerinde hastane çevresindeki yoğun park nedeniyle yolların daraldığı, yasak alanlara park edildiği ve ambulans ulaşımının zaman zaman zorlaştığı aktarıldı.
Haziran 2026’daki başka bir saha haberinde de Antalya’daki büyük hastanelerin çevresinde sabah saatlerinde park yoğunluğunun arttığı ve araçların kaldırımlara kadar taşabildiği belirtildi.
Bunlar belediyenin veya Sağlık Bakanlığının düzenli doluluk istatistikleri değil.
Yerel saha gözlemleri.
Bu nedenle “Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin otoparkı her gün tamamen doludur” biçiminde genelleme yapmak doğru olmaz.
Ancak sorunun farklı tarihlerde tekrar gündeme gelmesi yapısal bir baskıya işaret ediyor.
Otopark sorunu ambulansı etkiliyorsa konu artık yalnız park sorunu değil
Hastane çevresindeki ulaşım planlamasında en kritik unsur acil servis erişimi.
Ambulansın birkaç dakika gecikmesi sıradan bir trafik gecikmesiyle aynı sonuçlara sahip değil.
Bu nedenle hastane giriş ve çıkışlarında;
ambulans güzergâhı,
hasta indirme-bindirme cebi,
taksi noktası,
özel araç girişi
ve yaya hareketinin
birbirinden mümkün olduğunca ayrılması gerekiyor.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi çevresinde 2026’da ambulansların park edilmiş araçlardan etkilenebildiğine ilişkin saha haberleri, bu ayrımın neden önemli olduğunu gösteriyor.
Engelli park yerinin bulunması yetiyor mu?
Hayır.
Engelli park yerinin fiziksel olarak ayrılmış olması ancak gerçekten hak sahibi araç tarafından kullanılabiliyorsa anlamlı.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Ocak 2025’te yapılan saha haberinde engelli araçlarına ayrılmış park alanlarının başka araçlar tarafından işgal edildiği ve hasta yakınlarının park konusunda sorun yaşadığı aktarılmıştı.
Bu örnek güncel bir doluluk ölçümü değil ancak erişilebilirliğin yalnız park yeri sayısından oluşmadığını gösteriyor.
Engelli parkının;
hastane girişine yakın olması,
engelsiz güzergâha bağlanması,
işgal edilmemesi
ve düzenli denetlenmesi gerekiyor.
Antalya Şehir Hastanesinde kaç araçlık otopark var?
Antalya Şehir Hastanesi daha yeni ve geniş kampüs modeliyle inşa edilmiş bir sağlık tesisi.
Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün güncel hastane profilinde Antalya Şehir Hastanesi için 2 bin 929 araçlık toplam otopark kapasitesi belirtiliyor. Hastane binası bin 500 yatak, 300 poliklinik ve 43 ameliyathaneye sahip.
Hastanenin kendi hasta bilgilendirme sayfasında ise özellikle bin 752 araçlık açık otopark ve 147 engelli araç park yeri bulunduğu belirtiliyor.
Bu iki resmî sayı birbirinin doğrudan alternatifi olarak okunmamalı.
Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü toplam otopark kapasitesini verirken hastanenin kendi sayfası açık otopark ve engelli park alanlarını ayrıca açıklıyor.
Büyük otopark kapasitesi yoğunluk yaşanmayacağı anlamına geliyor mu?
Hayır.
Hastane büyüdükçe aynı anda gelen araç sayısı da artabilir.
Antalya Şehir Hastanesi bin 500 yataklı ve 300 poliklinikli büyük bir sağlık kompleksi.
Dolayısıyla otopark yeterliliğini yalnız toplam araç yeri sayısını yatak sayısıyla karşılaştırarak değerlendirmek eksik.
Poliklinik hastaları gün içerisinde sürekli değişiyor.
Sağlık çalışanları uzun vardiyalar boyunca araçlarını park ediyor.
Yatan hastaların yakınları saatlerce veya gün boyunca kampüste bulunabiliyor.
Acil servis trafiği ise günün yirmi dört saati devam ediyor.
Haziran 2026’da yayımlanan yerel bir saha haberinde Antalya Şehir Hastanesi de sabah saatlerinde otopark yoğunluğunun görüldüğü büyük sağlık merkezleri arasında sayıldı.
Ancak hastanenin günlük otopark doluluk oranı kamuya açık biçimde yayımlanmadığı için kapasitenin hangi saatlerde ne kadar kullanıldığını sayısal olarak söylemek mümkün değil.
Toplu taşıma güçlenirse otopark baskısı azalabilir mi?
Evet.
Hastane otoparkını çözmenin tek yolu sürekli yeni araç yeri yapmak değil.
Antalya Şehir Hastanesine 2026 itibarıyla kentin farklı bölgelerinden çok sayıda belediye otobüs hattı ulaşıyor.
Hastanenin güncel ulaşım sayfasında Deepo-Mall of Antalya, Fatih, Organize Sanayi, Meydan, Sarısu, Otogar, Varsak ve farklı yerleşimlerden gelen hatlar listeleniyor.
Bu önemli.
Çünkü güvenilir ve sık toplu taşıma bağlantısı bulunduğunda kendi aracıyla gelme zorunluluğu azalabilir.
Ancak hastane kullanıcısının profili sıradan kent içi yolculuktan farklı.
Yaşlı,
hareket kısıtlılığı bulunan,
tedavi sonrası yürümekte zorlanan
veya yanında hasta taşıyan kişiler için özel araç ihtiyacı devam edebilir.
Dolayısıyla amaç otomobili tamamen dışlamak değil; otomobil kullanmak zorunda olmayanların alternatifini güçlendirmek.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi büyük bir günlük hareket üretiyor
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi de kentteki en yoğun sağlık merkezlerinden biri.
Hastanenin Ocak 2026’da güncellenen kurumsal bilgilerine göre yılda yaklaşık 1 milyon 263 bin ayaktan hastaya ve yaklaşık 68 bin yatan hastaya hizmet veriliyor.
Aynı kaynak hastanenin çalışanlar, hastalar ve hasta yakınları için bin 700 araç kapasiteli kapalı otoparka sahip olduğunu belirtiyor.
Hastanenin ulaşım sayfasında hasta ve hasta yakınları için ayrıca beş farklı açık otopark alanı gösteriliyor.
Bu rakamlar ciddi bir otopark altyapısı bulunduğunu gösteriyor.
Ancak yılda bir milyonun üzerindeki ayaktan hasta hareketi dikkate alındığında ulaşım talebinin de çok yüksek olduğu görülüyor.
Akdeniz Üniversitesinde neden katlı otopark yapıldı?
Üniversite Hastanesi çevresindeki park ihtiyacı yeni değil.
Akdeniz Üniversitesi ile Antalya Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan iş birliğiyle hastane yerleşkesinde bin 797 araç kapasiteli katlı otopark projesi geliştirilmişti.
Üniversite, projenin doğrudan tedavi için gelen hasta ve yakınlarının park sorununu azaltmayı amaçladığını açıklamıştı.
Bugün hastanenin kurumsal sayfasında bin 700 araçlık kapalı otoparkın hizmet verdiğinin belirtilmesi, bu yatırımların sağlık kampüslerindeki araç talebinin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.
Daha fazla otopark her zaman çözüm mü?
Bir noktaya kadar.
Yeni otopark yapıldığında hastane çevresindeki düzensiz park azalabilir.
Ancak bütün ulaşım özel otomobile göre tasarlanırsa yeni kapasite de zaman içerisinde dolabilir.
Üstelik geniş açık otoparklar;
yaya mesafelerini artırabilir,
yaz sıcaklarında ısı yükü oluşturabilir,
çok büyük yüzeyleri otomobillere ayırabilir.
Antalya gibi sıcak iklimli bir kentte hastanın aracını yüzlerce metre uzakta bırakıp gölgesiz bir alanda hastane girişine yürümesi de erişilebilirlik sorunu.
Bu nedenle park kapasitesinin yanında hastane kapısına güvenli ve gölgeli ulaşım da düşünülmeli.
Hasta indirme-bindirme alanı ayrı planlanmalı
Hastaneye gelen her araç uzun süre park etmiyor.
Bazı sürücüler yalnız;
yaşlı hastayı indiriyor,
ameliyat sonrası hastayı alıyor,
engelli yakınına refakat ediyor
veya kısa süreli işlem için bekliyor.
Bu araçlara uygun kısa süreli indirme-bindirme cebi bulunmadığında sürücü hastane kapısının önünde bekleyebiliyor.
Bu da ana girişte trafiği büyütebilir.
Hastane tasarımında uzun süreli park ile birkaç dakikalık hasta indirme işleminin aynı alanda çözülmeye çalışılması verimsiz.
Bekleme alanı sorunu otoparktan neden ayrı düşünülmeli?
Hasta yakınının her zaman otomobil içerisinde beklemesi gerekmemeli.
Özellikle;
ameliyat,
yoğun bakım,
acil servis,
onkoloji tedavisi
ve uzun tetkikler sırasında yakınların saatlerce beklemesi gerekebilir.
Bu durumda yeterli oturma alanı, gölge, içme suyu, tuvalet ve iklim koşullarına uygun kapalı-açık bekleme alanları sağlık kampüsünün önemli parçası haline geliyor.
Antalya’da yazın dışarıda uzun süre beklemek ayrıca sıcaklık riski yaratabiliyor.
Bu nedenle hasta yakını için bekleme alanı “ekstra konfor” değil, sağlık tesisinin kullanım koşullarından biri.
Ziyaret saatlerinin sınırlı olması bekleme ihtiyacını artırabilir
Antalya Şehir Hastanesinin 2026 ziyaretçi kurallarına göre yetişkin hasta ziyaretleri her gün 13.00-14.00 ve 19.00-20.00 saatlerinde gerçekleştiriliyor. Hastanede yatan hastalar için bir refakatçi uygulaması bulunuyor.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ise yetişkin ziyaret saatleri 14.00-15.00 ve 19.00-20.00 olarak açıklanıyor.
Ziyaret kurallarının sağlık ve enfeksiyon kontrolü açısından gerekçeleri var.
Ancak şehir dışından veya uzak ilçeden gelen bir hasta yakını açısından hastane çevresinde uzun süre geçirilmesi gerekebiliyor.
Bu nedenle ziyaret kısıtlamasının bulunduğu büyük kampüslerde uygun bekleme ve dinlenme alanlarının önemi daha da artıyor.
Alanya’da otopark alanının bir bölümü hasta yakınlarına ayrılıyor
2026’da Antalya’daki dikkat çekici uygulamalardan biri Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gündeme geldi.
Haziran ayında yayımlanan yerel habere göre hastane bahçesinde daha önce otopark olarak kullanılan alanın hasta ve hasta yakınlarının kullanımına ayrılması, araçların ise hastane karşısındaki daha geniş alana yönlendirilmesi planlandı.
Düzenlemenin özellikle onkoloji hastaları, yatan hastaların yakınları ve refakatçilerin daha rahat bekleyebilmesini amaçladığı aktarıldı.
Bu örnek önemli bir planlama tercihini gösteriyor:
Bazen hastane kapısının en yakınındaki alanı otomobile değil insana ayırmak gerekebilir.
Alanya’daki yeni sağlık yatırımı otopark tartışmasını da beraberinde getirdi
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin karşısındaki 26 bin metrekarelik alana yapılması planlanan 250 yataklı ek bina ve onkoloji hastanesi 2026 Yılı Yatırım Programı’na alındı.
Ancak söz konusu alanın aynı zamanda mevcut hastanenin otopark ihtiyacını karşılamak için kullanılması, yeni yapı yapılırken park kapasitesinin nasıl çözüleceğini de tartışmaya açtı.
Şubat 2026’daki yerel meclis tartışmasında yeni hastane yatırımının ek trafik yükü oluşturacağı belirtilerek projeye yüksek kapasiteli otoparkın birlikte dahil edilmesi talep edildi.
Bu örnek hastane yatırımlarında otoparkın bina bittikten sonra çözülecek ikincil bir konu olmadığını gösteriyor.
Hastane otoparkı yalnız hasta için değil çalışan için de gerekli
Büyük sağlık kuruluşlarında binlerce sağlık çalışanı görev yapıyor.
Doktor,
hemşire,
teknisyen,
temizlik personeli,
güvenlik,
idari personel
ve farklı destek ekipleri gün boyunca otopark kapasitesinin bir bölümünü kullanıyor.
Çalışan aracı sabah park edildiğinde vardiya sonuna kadar aynı yerde kalabilir.
Poliklinik hastasının aracı ise birkaç saat içerisinde çıkabilir.
Bu nedenle hastane otoparkının verimli yönetilebilmesi için kullanıcı gruplarının ayrı değerlendirilmesi gerekebilir.
Personel otoparkı,
hasta-hasta yakını otoparkı,
engelli parkı
ve kısa süreli parkın aynı sistemde birbirini engellememesi önemli.
Otopark doluluk bilgisi önceden görülebilir mi?
Antalya’daki büyük kamu hastanelerinde otoparkların anlık doluluk oranını yurttaşın tek bir sistemden görebildiği ortak bir uygulama bulunmuyor.
Oysa büyük sağlık kampüslerinde dijital sistemle;
boş park sayısı,
dolu otoparklar,
alternatif girişler,
engelli park alanları
ve kısa süreli indirme cepleri
gösterilebilir.
Sürücünün hastane çevresinde boş yer aramak için tekrar tekrar dolaşması hem trafik hem zaman kaybı oluşturuyor.
Yol kenarı parkı çevre mahalleye yük bindiriyor
Hastane otoparkı dolduğunda sorun ortadan kalkmıyor.
Araç başka yere gidiyor.
Bu kez hastane çevresindeki mahalleler etkileniyor.
Apartman girişleri,
dar sokaklar,
kaldırımlar
ve yerleşim içindeki mevcut park yerleri hastane kullanıcıları tarafından doldurulabiliyor.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi çevresindeki 2026 saha haberlerinde de hastane çevresindeki mahalle aralarının araçlarla dolduğu aktarılıyor.
Bu nedenle sağlık tesisinin ulaşım etkisi parsel sınırında bitmiyor.
Çevredeki birkaç mahalleyi birlikte değerlendirmek gerekiyor.
Kaldırım parkı özellikle hasta için daha büyük sorun
Hastane çevresinde kaldırım işgali sıradan bir yaya sorunu olmaktan çıkabiliyor.
Burada yayaların önemli bölümü;
yaşlı,
engelli,
hamile,
ameliyat sonrası hareketi kısıtlı
veya çocuk arabası kullanan kişiler olabilir.
Haziran 2026’da Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi çevresinde taksi bekleme alanlarının ve yaya alanlarının düzenlenmesine ilişkin tartışmalar da kaldırımların hastane çevresindeki kritik rolünü yeniden gündeme getirdi.
Hastane kapısına ulaşmak için yurttaşın araç yoluna çıkmak zorunda kalması erişilebilir sağlık hizmeti açısından kabul edilebilir bir sonuç değil.
Bekleme alanı yalnız sandalye sayısı değildir
İyi bir hasta yakını bekleme alanının;
oturacak yeri,
gölgesi,
iklimlendirmesi,
tuvalete erişimi,
içme suyu,
telefon şarjı,
bilgilendirme ekranı
ve hastane birimlerine kolay ulaşımı
olması gerekir.
Özellikle acil servis ve ameliyathane yakınlarında bekleyen kişiler stresli bir süreç yaşıyor.
Kalabalık, ayakta bekleme ve bilgiye ulaşamama deneyimi daha da zorlaştırabilir.
Bu nedenle hastane kalitesi yalnız ameliyathane ve yatak kapasitesiyle değerlendirilmemeli.
Hasta yakınının saatlerce geçirdiği alan da sağlık hizmetinin parçası.
Antalya’da bekleme alanlarının yeterliliği ölçülüyor mu?
Kent genelinde karşılaştırılabilir açık veri bulunmuyor.
Antalya’daki büyük kamu hastanelerinin;
kaç kişilik hasta yakını bekleme alanına sahip olduğu,
bu alanların en yoğun saatlerde doluluk oranı,
kaç açık ve kapalı oturma noktası bulunduğu,
yazın gölgeli dış mekân kapasitesi
ve bekleme alanlarına ilişkin yıllık şikâyet sayısı
ortak biçimde yayımlanmıyor.
Bu nedenle “Antalya hastanelerinde bekleme alanları yetersiz” şeklinde bütün kenti kapsayan kesin bir hüküm vermek mümkün değil.
Ancak Alanya’daki 2026 düzenlemesinde otopark alanının hasta ve refakatçilerin kullanımına açılmasının gündeme gelmesi, bu ihtiyacın bazı sağlık kampüslerinde doğrudan hissedildiğini gösteriyor.
Antalya Şehir Hastanesinde hasta ve yakınları görüşlerini iletebiliyor
Antalya Şehir Hastanesi hasta ve yakınlarının öneri ve şikâyetlerini Hasta Hakları Birimine sözlü veya yazılı olarak iletebildiğini, ayrıca çevrim içi öneri formunun kullanılabildiğini belirtiyor.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde de hasta ve hasta yakınlarının görüş, öneri ve şikâyetlerini değerlendirmek için bir ekip bulunuyor.
Bu mekanizmaların otopark ve bekleme alanlarına ilişkin verileri düzenli ve anonim biçimde yayımlaması, gerçek ihtiyacın anlaşılmasına yardımcı olabilir.
Hastane çevreleri için ulaşım planı ayrı hazırlanabilir mi?
Evet.
Büyük bir hastane küçük bir kent merkezi kadar hareket üretebilir.
Bu nedenle planlama yalnız parselde kaç otopark yeri bulunduğuna indirgenmemeli.
Hastane ulaşım planında;
günlük hasta sayısı,
çalışan vardiyaları,
ambulans girişleri,
toplu taşıma,
taksi,
engelli erişimi,
bisiklet ve yaya ulaşımı,
hasta indirme-bindirme,
ziyaret saatleri
ve çevre mahallelerin park kapasitesi
birlikte değerlendirilebilir.
Böylece sorun ortaya çıktıktan sonra dubalar ve park yasaklarıyla müdahale etmek yerine talep önceden yönetilebilir.
Yeni hastanelerde park yeri kadar bekleme alanı da projeye girmeli
Alanya’daki yeni 250 yataklı hastane yatırımının daha proje aşamasında otopark tartışmasına konu olması önemli bir uyarı.
Sağlık yatırımlarında bina kapasitesi artarken;
otopark,
toplu taşıma,
hasta yakını alanları,
yaya bağlantıları
ve çevrede oluşacak trafik
aynı anda hesaplanmalı.
Aksi halde yeni sağlık kapasitesi başka bir kent altyapısı sorununu büyütebilir.
Antalya’da hastane çevrelerinde otopark ve bekleme alanı sorunu yaşanıyor mu?
Bazı büyük hastanelerde evet; ancak sorun Antalya’daki bütün sağlık kuruluşlarında aynı ölçüde değil.
En görünür örneklerden biri Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi.
2026 yılı başında yapılan saha haberleri hastane çevresindeki kontrolsüz parkın yolları daralttığını ve zaman zaman ambulans geçişini bile zorlaştırdığını ortaya koydu.
Buna karşılık yeni Antalya Şehir Hastanesinde önemli bir otopark kapasitesi bulunuyor. Sağlık Bakanlığının güncel tesis profilinde toplam 2 bin 929 araçlık kapasite açıklanırken hastane kendi bilgilendirmesinde bin 752 açık park yeri ve 147 engelli parkını ayrıca belirtiyor.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde de bin 700 araçlık kapalı otopark ve hasta-hasta yakınlarının kullanabileceği beş açık park alanı mevcut. Ancak hastane yılda 1 milyon 263 bin ayaktan hastaya hizmet veriyor; dolayısıyla altyapı kadar günlük hareket talebi de çok büyük.
Hasta yakını bekleme konusu ise park sorunuyla birlikte ele alınmaya yeni yeni başlanıyor.
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Haziran 2026’da araçların hastane bahçesinden başka alana taşınarak mevcut alanın özellikle onkoloji hastaları, yatan hasta yakınları ve refakatçiler için düzenlenmesinin gündeme gelmesi bunun dikkat çekici örneği.
Antalya açısından temel sorun yalnız daha fazla otopark yapmak değil.
Doğru aracın doğru yerde ne kadar süre kalacağını yönetmek gerekiyor.
Ambulans yolu park alanına dönüşmemeli.
Engelli parkları işgal edilmemeli.
Hastayı yalnız bırakıp araç aramak zorunda kalınmamalı.
Toplu taşıma güçlü olmalı.
Kaldırım kesintisiz kalmalı.
Hasta yakınları saatlerce araç içerisinde veya hastane girişinde ayakta beklemek zorunda kalmamalı.
Bunun için Antalya’daki büyük sağlık merkezlerinin otopark doluluklarını, yaya hareketini, hasta yakını bekleme kapasitesini ve çevre mahallelerde oluşturduğu trafik baskısını düzenli ölçmesi gerekiyor.
Bugün bu göstergeleri hastane bazında karşılaştırabileceğimiz ortak açık veri bulunmuyor.
Bu nedenle kent açısından atılabilecek en önemli adımlardan biri, büyük sağlık kampüsleri için “hastane erişim ve çevre ulaşım raporları” hazırlanması olabilir.
Böyle bir sistem, sorunun gerçekten kaç park yeri eksikliğinden kaynaklandığını; ne kadarının yanlış park yönetimi, toplu taşıma eksikliği veya hasta yakını bekleme alanı yetersizliğinden oluştuğunu daha net ortaya koyabilir.
Çünkü hastaneye erişim, sağlık hizmetinin kapısında başlamıyor.
Yurttaşın hastane çevresine ulaştığı anda başlıyor.





