
Antalya’da internet ve telefon üzerinden dolandırıcılık vakaları sürüyor. Sahte link, ödeme dekontu ve kamu görevlisi taklidine karşı dikkat gerekiyor.
İnternet bankacılığı, sosyal medya, çevrim içi alışveriş ve mobil uygulamaların günlük yaşamda daha fazla kullanılması dolandırıcılık yöntemlerinin de çeşitlenmesine neden oluyor. Antalya’da 2026 yılında emniyet birimlerine yansıyan vakalar; sahte banka dekontlarından kendisini polis veya savcı olarak tanıtan kişilere, ele geçirilen sosyal medya hesaplarından sahte yatırım ve alışveriş ilanlarına kadar farklı yöntemlerin kullanılabildiğini gösteriyor.
Antalya internet dolandırıcılığı vakalarına karşı yurttaşların özellikle SMS veya sosyal medya üzerinden gönderilen bağlantılar, banka şifreleri, tek kullanımlık doğrulama kodları, alışveriş ödemeleri ve tanımadıkları hesaplara para transferleri konusunda dikkatli olması gerekiyor.
Dolandırıcılık girişimlerinde yöntem değişse de temel amaç çoğunlukla aynı: kişinin para göndermesini sağlamak veya banka, kart, e-Devlet ya da sosyal medya hesabına erişebilecek bilgileri ele geçirmek.
Antalya’da 50 milyon TL’lik dolandırıcılık vakası yaşandı
Antalya Emniyet Müdürlüğünün 15 Mayıs 2026 tarihli açıklaması, dolandırıcıların kamu görevlisi kimliğini kullanarak oluşturduğu baskının boyutunu ortaya koydu.
Emniyet Müdürlüğüne başvuran bir çift, kendilerini emniyet müdürü olarak tanıtan kişiler tarafından telefonla arandıklarını bildirdi. Şüphelilerin yönlendirmesi sonucu mağdurların banka hesaplarındaki paraları, ziynet eşyalarını ve altı ayrı dairelerini nakde çevirdikleri, toplamda yaklaşık 50 milyon TL’yi elden veya banka hesapları üzerinden gönderdikleri açıklandı.
Operasyon kapsamında 15 şüpheli yakalanırken 14 kişi tutuklandı. Antalya Emniyet Müdürlüğü açıklamasında hiçbir kamu görevlisinin yurttaşlardan para veya altın istemeyeceğini özellikle hatırlattı.
Benzer bir olayda ise kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan kişiler tarafından yönlendirilen bir yurttaşın 324 bin TL dolandırıldığı, paranın 100 bin TL’lik bölümünün banka görevlileriyle kurulan irtibat sonucunda bloke edildiği açıklandı.
Polis, savcı veya banka görevlisi para ister mi?
Telefon dolandırıcılığında en sık kullanılan yöntemlerden biri kişinin korkutularak hızlı karar vermeye zorlanması.
Dolandırıcılar kendilerini polis, savcı, banka çalışanı, asker veya başka bir kamu görevlisi olarak tanıtabilir. “Kimliğiniz terör örgütünün eline geçti”, “banka hesabınız suçta kullanıldı”, “hesabınızı güvenli hesaba aktarmamız gerekiyor” gibi ifadeler kullanılabiliyor.
Antalya Emniyet Müdürlüğünün de vurguladığı gibi kamu görevlileri telefonla arayarak para, altın veya ziynet eşyası talep etmiyor.
Benzer şekilde banka çalışanı olduğunu söyleyen bir kişinin telefon üzerinden internet bankacılığı şifresi, kart PIN’i veya doğrulama kodu istemesi de önemli bir risk işareti.
Şüpheli bir görüşmede işlemi devam ettirmek yerine görüşmenin sonlandırılması ve kurumun resmi telefon numarasının doğrudan aranması daha güvenli bir yöntem oluşturuyor.
SMS ile gelen her bağlantıya tıklanmamalı
Dolandırıcıların yaygın olarak kullandığı yöntemlerden biri de oltalama, diğer adıyla phishing.
BTK, kötü niyetli kişilerin banka, e-posta hizmeti veya başka bir internet sitesinin kopyasını oluşturarak kullanıcı adı ve parola gibi bilgileri ele geçirmeye çalışabileceği konusunda uyarıyor.
Kullanıcı, gerçek bir bankanın veya kurumun internet sitesinde olduğunu düşünürken aslında hazırlanmış sahte bir sayfaya yönlendirilebiliyor. Bu sayfalara yazılan kullanıcı adı, parola veya kart bilgileri dolandırıcılara aktarılabiliyor.
Özellikle şu içeriklere sahip SMS ve mesajlara karşı dikkat gerekiyor:
“Kargonuz teslim edilemedi.”
“Adınıza icra dosyası açıldı.”
“Vergi borcunuzu hemen ödeyin.”
“Hesabınız askıya alınacaktır.”
“Ceza borcunuzu bugün öderseniz indirim uygulanacak.”
“Banka hesabınız bloke edildi.”
“Ücretsiz hediye kazandınız.”
Bu tür mesajların içinde bulunan bağlantının açılması yerine ilgili kurumun resmi uygulamasına veya internet sitesine doğrudan girilmesi riski azaltıyor.
İnternet adresindeki küçük değişiklikler önemli
Sahte internet siteleri gerçek sayfalara oldukça benzeyebiliyor.
Logo, renk, menü ve giriş ekranları kopyalanabildiği için yalnızca sayfanın görünümüne bakarak güvenilir olduğuna karar vermek yeterli değil.
Türkiye Bankalar Birliği de kullanıcıların işlem yapmadan önce internet adresinin doğru olduğunu teyit etmelerini ve giriş yapılan sitenin güvenlik özelliklerini kontrol etmelerini öneriyor. Ayrıca telefonda veya sosyal medyada kendisini banka çalışanı, polis, telefon operatörü, kargo çalışanı, arkadaş ya da akraba olarak tanıtan kişilere şifre verilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Arama motorlarında reklam olarak gösterilen sonuçlarda da sahte sitelerle karşılaşılabileceğinden bankacılık, e-Devlet ve ödeme işlemlerinde adresin doğrudan yazılması veya resmi mobil uygulamanın kullanılması daha güvenli olabilir.
Tek kullanımlık SMS kodu kimseyle paylaşılmamalı
Bankalar ve çeşitli çevrim içi hizmetler işlem güvenliği için SMS veya mobil bildirim üzerinden doğrulama kodu gönderebiliyor.
Bu kodlar ikinci bir güvenlik aşaması görevi görüyor.
Dolandırıcı kişinin banka şifresini öğrenmiş olsa bile hesabına giriş veya para transferi gerçekleştirmek için doğrulama koduna ihtiyaç duyabilir. Bu nedenle telefonda “işlemi iptal etmek için gelen kodu söyleyin” veya “hesabınızı güvence altına almak için SMS kodunu paylaşın” gibi talepler önemli bir dolandırıcılık işareti.
SMS içerisinde kodla birlikte yazan işlem açıklamasının da okunması gerekiyor. Kodun hangi işlem için gönderildiği kontrol edilmeden üçüncü kişilerle paylaşılması hesap güvenliğini tehlikeye atabilir.
e-Devlet hesabında iki aşamalı giriş kullanılabilir
e-Devlet hesabının ele geçirilmesi kişisel bilgiler ve kamu hizmetlerine erişim açısından ciddi risk oluşturabiliyor.
e-Devlet Kapısı, hesap güvenliğini artırmak amacıyla iki aşamalı giriş özelliği sunuyor. Sistem, kullanıcı şifresi başka biri tarafından bilinse bile ikinci doğrulama aşaması tamamlanmadan hesaba giriş yapılmasını engellemeyi amaçlıyor.
İki aşamalı giriş, kimlikle doğrulanmış telefon numarasına gönderilen doğrulama kodu veya desteklenen diğer güvenlik yöntemleriyle kullanılabiliyor. Özellik “Şifre ve Güvenlik Ayarlarım” bölümünden etkinleştirilebiliyor. e-Devlet’in bu konudaki bilgilendirme sayfası 24 Ağustos 2026 tarihinde güncellendi.
Banka, e-posta ve sosyal medya hesaplarında da mümkün olduğu durumlarda iki aşamalı doğrulama kullanılması hesap ele geçirme riskini azaltabilecek önlemler arasında bulunuyor.
Sosyal medya hesabından para isteyen tanıdığa dikkat
Bir kişinin sosyal medya hesabının ele geçirilmesinin ardından dolandırıcılar hesaptaki arkadaş veya aile üyelerine mesaj göndererek para isteyebiliyor.
Mesajlarda genellikle aciliyet yaratılıyor.
“Kartım çalışmıyor.”
“Şu hesaba para gönderir misin?”
“Telefonum bozuldu.”
“Bir ödeme yapmam gerekiyor.”
“Sonra sana geri göndereceğim.”
gibi ifadeler kullanılabiliyor.
Mesaj tanıdık bir kişinin gerçek hesabından geliyor gibi görünse bile para transferinden önce kişiye farklı bir iletişim kanalından ulaşarak talebin doğrulanması gerekiyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü, ele geçirilen sosyal medya veya e-posta hesaplarında öncelikle hesabın güvenli bir cihaz üzerinden kurtarılmaya çalışılmasını, sonuç alınamazsa ilgili platforma bildirim yapılmasını öneriyor. Adli işlem gerektiğinde polis merkezi, Cumhuriyet Başsavcılığı veya Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne başvurulabiliyor.
İnternetten alışverişte sahte dekont tehlikesi
Dolandırıcılık yalnızca ürün satın alan kişileri değil, internet üzerinden ürün satanları da hedef alabiliyor.
Antalya Emniyet Müdürlüğü 22 Ocak 2026’da, internet sitelerinde cep telefonu ilanı veren kişilere sahte ödeme dekontu göndererek yaklaşık 200 bin TL değerinde telefon aldığı belirlenen bir şüphelinin tutuklandığını açıkladı.
Bu yöntem özellikle ikinci el satış platformlarında kullanılabiliyor.
Satıcıya banka transferi gerçekleştirilmiş gibi görünen bir dekont gönderiliyor ancak para hesaba geçmiyor. Satıcı yalnızca dekont görüntüsüne güvenerek ürünü teslim ettiğinde mağduriyet yaşanabiliyor.
Bu nedenle satış yapanların dekont ekran görüntüsüne değil kendi banka hesabındaki hareketlere bakması gerekiyor.
Para hesaba geçmeden ürünün kargoya verilmemesi veya elden teslim edilmemesi önemli bir koruma yöntemi.
IBAN kiralamak da ciddi sonuçlara yol açabilir
Son yıllarda özellikle gençlere veya maddi sıkıntı yaşayan kişilere banka hesaplarını kullandırmaları karşılığında para teklif edilebiliyor.
“Hesabını birkaç saat kullanacağız”, “para sana gelecek, komisyonunu alıp bize göndereceksin” veya “IBAN lazım” şeklindeki teklifler suç gelirlerinin aktarılmasında kullanılabilir.
Antalya’da Haziran 2026’da gerçekleştirilen bir operasyonda, dolandırıcılık olaylarında kullanıldığı belirlenen banka hesabının sahibi bankadan para çekerken yakalandı. Emniyet açıklamasına göre başka bir kişinin dolandırılması sonucu gönderilen paranın 100 bin TL’lik bölümü söz konusu hesaba aktarılmıştı.
Banka hesabı, kart, internet bankacılığı erişimi veya SIM kartın üçüncü kişilere kullandırılmaması bu nedenle önemli.
Çok ucuz ürün ilanları sorgulanmalı
Piyasa fiyatının belirgin biçimde altında verilen otomobil, cep telefonu, elektronik ürün, tatil, konaklama veya kiralık ev ilanları dolandırıcılık amacıyla hazırlanmış olabilir.
Dolandırıcılar özellikle yüksek talep gören ürünlerde “başka alıcı var”, “kapora göndermezseniz ilanı başkasına vereceğim” gibi ifadelerle hızlı ödeme yapılmasını isteyebiliyor.
Satıcı veya kiraya veren kişinin kimliği doğrulanmadan, ürün ya da taşınmaz görülmeden ve kullanılan platformun güvenlik sistemi dışında ödeme yapılması mağduriyet riskini artırıyor.
Sosyal medya üzerinden yönlendirilen kişisel IBAN hesapları, kripto para adresleri veya hediye kartı gibi geri alınması zor ödeme yöntemleri özellikle dikkat gerektiriyor.
Yatırım ve yüksek kazanç vaatleri risk taşıyor
Sosyal medyada tanınmış kişilerin görüntüleri veya haber sitelerinin tasarımları kullanılarak hazırlanan sahte yatırım reklamları da internet dolandırıcılığında kullanılan yöntemlerden biri.
Kısa sürede yüksek getiri, garantili kazanç veya risksiz yatırım vaatleriyle para gönderilmesi istenebiliyor.
İlk aşamada küçük miktarda para yatıran kullanıcıya sistem üzerinde sahte bir kazanç gösterilebiliyor. Daha sonra daha yüksek miktarda yatırım yapması veya parasını çekebilmesi için “vergi”, “komisyon” ya da “hesap açma bedeli” adı altında yeni ödemeler talep edilebiliyor.
Yatırım yapılmadan önce hizmet veren kurumun yetkili olup olmadığının ilgili resmi kurumların kayıtlarından kontrol edilmesi gerekiyor.
Uzaktan erişim uygulaması yüklenmesi istenirse dikkat
Dolandırıcılar zaman zaman telefona veya bilgisayara uzaktan erişim sağlayan uygulamaların kurulmasını isteyebiliyor.
Kendisini banka görevlisi veya teknik destek personeli olarak tanıtan kişi “hesabınızı güvenceye alacağız”, “telefonunuzdaki virüsü temizleyeceğiz” veya “işlemi iptal edeceğiz” gerekçesiyle uygulama kurulmasına yönlendirebilir.
Uzaktan erişim sağlandığında dolandırıcı kişinin ekranını görebilir, bazı işlemleri takip edebilir veya bankacılık işlemlerinin gerçekleştirilmesini kolaylaştıracak bilgilere ulaşabilir.
Tanımadık kişilerin yönlendirmesiyle cihazlara uygulama kurulmaması ve erişim izni verilmemesi gerekiyor.
Dolandırılan kişi ilk olarak ne yapmalı?
İnternet veya banka dolandırıcılığı fark edildiğinde zaman kaybetmeden işlem yapılması önem taşıyor.
Banka hesabından bilgisi dışında para çıkışı olması halinde banka ile hemen iletişime geçilmesi, kart ve dijital bankacılık erişiminin güvenlik altına alınması gerekiyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü, internet bankacılığının bilgisi dışında kullanılması durumunda bankayla görüşülmesini ve şüpheli işlemlere ilişkin hesap ekstresinin temin edilmesini öneriyor.
EGM ayrıca dijital delillerin korunabilmesi için olayın yaşandığı telefon veya bilgisayara hemen format atılmaması gerektiğini belirtiyor.
Mesajlar, telefon numaraları, kullanıcı adları, ilanlar, banka dekontları, IBAN bilgileri ve internet adreslerinin ekran görüntülerinin saklanması da başvuru sırasında sürecin açıklanmasını kolaylaştırabilir.
Antalya’da internet dolandırıcılığı nereye şikâyet edilir?
Emniyet Genel Müdürlüğünün Siber Suçlarla Mücadele biriminin bilgilendirmesine göre mağduriyet durumunda suçun işlendiği yerden sorumlu polis merkezine, Cumhuriyet Başsavcılığına veya Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne müracaat edilebiliyor.
Antalya Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Konyaaltı ilçesinde hizmet veriyor.
Adres:
Siteler Mahallesi Anadolu Caddesi No:197, Konyaaltı / Antalya
Telefon:
0242 202 36 20
Antalya Emniyet Müdürlüğünün güncel iletişim sayfasında bu bilgiler yer alıyor.
Banka veya kredi kartından bilgisi dışında işlem yapıldığını fark eden yurttaşların adli başvurunun yanı sıra bankalarına da mümkün olan en kısa sürede bildirimde bulunması gerekiyor.
İnternet dolandırıcılığından korunmak için hangi önlemler alınabilir?
Dolandırıcılık yöntemleri sürekli değişse de temel güvenlik önlemleri birçok girişime karşı koruma sağlayabiliyor.
Banka, e-Devlet ve sosyal medya şifrelerinin birbirinden farklı olması; mümkünse iki aşamalı doğrulamanın kullanılması; SMS doğrulama kodlarının paylaşılmaması; mesaj içindeki bağlantılar yerine kurumların resmi uygulamalarına doğrudan girilmesi; bilinmeyen uygulamaların telefona yüklenmemesi ve banka hareketlerinin düzenli kontrol edilmesi bu önlemler arasında bulunuyor.
İnternetten alışverişte ise satıcı, internet adresi ve ödeme yönteminin kontrol edilmesi gerekiyor.
Telefon görüşmesinde korku veya zaman baskısı oluşturulması, “hemen para gönder”, “telefonu kapatma”, “kimseye söyleme” veya “güvenli hesaba aktar” gibi ifadeler dolandırıcılık şüphesini artıran önemli işaretler arasında.
Antalya’da 2026 yılında yaşanan vakalar dolandırıcılık girişimlerinin yalnızca teknik yöntemlerle değil, kişilerin güven duygusu ve korkularının kullanılmasıyla da gerçekleştirildiğini gösteriyor. İnternette veya telefonda işlem yaparken bilgiyi ikinci bir kaynaktan doğrulamak, aceleyle para göndermemek ve hesap bilgilerini üçüncü kişilerle paylaşmamak mağduriyet riskini azaltan en temel adımlar arasında bulunuyor.





