
Antalya’da Instagram, Facebook ve benzeri sosyal medya hesaplarından alışveriş yapanların cayma, iade ve ayıplı ürün haklarını bilmesi önem taşıyor.
Instagram, Facebook, TikTok ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden ürün satışı yapan hesapların sayısı artarken sosyal medya alışverişlerinde tüketici haklarının nasıl kullanılacağı da daha fazla gündeme geliyor. Antalya’da kıyafetten takıya, kozmetikten ev ürünlerine kadar birçok ürün sosyal medya hesapları üzerinden doğrudan yurttaşlara satılıyor.
Sosyal medya alışverişi tüketici hakları açısından tamamen korumasız bir alan değil. Ticaret Bakanlığının 17 Ağustos 2026 tarihinde güncellediği Mesafeli Sözleşmeler Bilgi Rehberi’ne göre sosyal medya ve kısa mesaj üzerinden gerçekleştirilen alışverişler belirli koşulların bulunması halinde mesafeli sözleşme kapsamında değerlendirilebiliyor.
Ancak sosyal medyada yapılan her alışveriş otomatik olarak aynı hukuki kapsamda değerlendirilmiyor. Satıcının ticari veya mesleki amaçla hareket edip etmediği, satışın uzaktan pazarlama sistemi içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediği ve işlemin niteliği tüketicinin hangi haklardan yararlanabileceğini belirliyor.
Instagram’dan yapılan alışverişte tüketici hakkı var mı?
Bir işletmenin Instagram, Facebook veya başka bir sosyal medya hesabı üzerinden düzenli olarak ürün tanıtması, sipariş alması ve satışı uzaktan tamamlaması halinde işlem mesafeli sözleşme hükümlerine tabi olabilir.
Ticaret Bakanlığına göre bunun için satıcı ile tüketicinin sözleşme kurulurken fiziksel olarak karşı karşıya gelmemesi, uzaktan pazarlamaya yönelik oluşturulmuş bir sistemin bulunması ve sözleşmenin kurulduğu ana kadar uzaktan iletişim araçlarının kullanılması gerekiyor.
Örneğin Antalya’da faaliyet gösteren bir butik, ürünlerini Instagram üzerinden düzenli olarak sergiliyor, siparişleri mesajla alıyor ve ödemeden sonra ürünü kargoyla gönderiyorsa işlemin koşullarına göre mesafeli sözleşme hükümleri gündeme gelebilir.
Satıcının “Satış Instagram’dan yapıldı, bu nedenle iade hakkınız yok” şeklindeki açıklaması tek başına tüketicinin yasal haklarını ortadan kaldırmıyor.
Her sosyal medya satışı tüketici işlemi sayılır mı?
Burada önemli bir ayrım bulunuyor.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında “satıcı”, ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanıyor. “Tüketici” ise ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden kişi olarak kabul ediliyor.
Bu nedenle sosyal medya üzerinden düzenli ticari faaliyet yürüten bir işletmeden yapılan alışveriş ile bir kişinin kendi kullanılmış eşyasını başka bir kişiye tek seferlik satması aynı hukuki durumda olmayabilir.
Örneğin bireysel bir kullanıcının kendi ikinci el montunu başka bir kişiye satması, her durumda 6502 sayılı Kanun kapsamındaki tüketici işlemi olarak değerlendirilmeyebilir.
Buna karşılık sosyal medya hesabında sürekli ürün satışına yönelik faaliyet gösteren, sipariş alan ve ticari amaçla hareket eden satıcılar açısından tüketici mevzuatı gündeme gelebiliyor.
Sosyal medya alışverişinde satıcı hangi bilgileri vermeli?
Mesafeli sözleşme kapsamında alışveriş yapılırken tüketici ödeme gerçekleştirmeden önce bazı temel bilgiler konusunda bilgilendirilmeli.
Ticaret Bakanlığının güncel rehberine göre bunlar arasında:
Mal veya hizmetin temel özellikleri,
satıcının veya sağlayıcının adı ya da ticari unvanı,
açık adresi ve telefon numarası,
ürünün vergiler dahil toplam fiyatı,
varsa kargo ve teslimat giderleri,
cayma hakkının nasıl kullanılacağı,
uyuşmazlık durumunda başvurulabilecek hak arama yolları
bulunuyor.
Sosyal medya hesabında yalnızca kullanıcı adı bulunması, işletmenin açık unvanının, adresinin ve iletişim bilgilerinin açıklanmaması alışveriş öncesinde dikkat edilmesi gereken konulardan biri.
Özellikle yüksek tutarlı alışverişlerde ürün sipariş edilmeden önce satıcının kim olduğunun belirlenebilmesi önemli.
Sosyal medyadan alınan ürün 14 gün içinde iade edilebilir mi?
Mesafeli sözleşme kapsamına giren alışverişlerde genel kural, tüketicinin 14 gün içerisinde herhangi bir gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden cayma hakkını kullanabilmesi.
Mal satışlarında 14 günlük süre ürünün teslim edildiği tarihten itibaren başlıyor. Tüketici ürün kendisine henüz ulaşmadan önce de cayma hakkını kullanabiliyor.
Cayma bildiriminin yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı üzerinden yapılması yeterli.
Bu nedenle sosyal medya üzerinden satın alınan bir üründe cayma hakkı kullanılacaksa mesajlaşmanın ekran görüntüsünün alınması, e-posta gönderilmesi veya bildirimin sonradan ispatlanabilecek şekilde yapılması yararlı olabilir.
“İade yoktur” yazılması cayma hakkını ortadan kaldırır mı?
Satıcının sosyal medya profilinde veya ürün paylaşımında “iade yok”, “değişim vardır ancak para iadesi yoktur” ya da “satılan ürün geri alınmaz” yazması, tüketicinin kanundan doğan haklarını tek başına ortadan kaldırmaz.
İşlem mesafeli sözleşme kapsamına giriyorsa ve ürün cayma hakkının istisnaları arasında bulunmuyorsa tüketici genel olarak 14 günlük cayma hakkına sahip.
Dolayısıyla işletmenin kendi belirlediği satış politikası, kanunla tüketiciye tanınmış bir hakkı ortadan kaldıramaz.
Ancak cayma hakkının kullanılamadığı ürün ve hizmet grupları bulunduğu için her alışverişte koşulların ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
Hangi ürünlerde 14 günlük cayma hakkı kullanılamıyor?
Sosyal medya alışverişlerinde de cayma hakkının bazı istisnaları bulunuyor.
Ticaret Bakanlığının 17 Ağustos 2026 tarihli güncel bilgilendirmesine göre tüketicinin özel isteğine göre hazırlanan ürünlerde cayma hakkı bulunmayabiliyor.
Çabuk bozulabilecek ürünler, fiyatı finansal piyasalardaki değişikliklere bağlı altın ve mücevherat gibi mallar da istisnalar arasında.
Ambalajı veya koruyucu unsuru açılmış olması halinde sağlık ve hijyen açısından iadesi uygun olmayan bazı ürünler de cayma hakkı dışında kalabiliyor.
Benzer şekilde belirli şartlarda açılmış dijital içerikli ürünler, bazı sarf malzemeleri, kitaplar ve anında ifa edilen dijital hizmetlerde de cayma hakkı kullanılamayabiliyor.
Bu nedenle satıcının “bu ürün iade edilmez” açıklamasının gerçekten mevzuattaki istisnalardan birine dayanıp dayanmadığının kontrol edilmesi gerekiyor.
Telefon, tablet ve bilgisayarda cayma hakkı var mı?
Bu konuda tüketiciler arasında yanlış bilinen noktalardan biri elektronik ürünler.
Ticaret Bakanlığının Ağustos 2026’da güncellediği rehberde cep telefonu, akıllı saat, tablet ve bilgisayarların cayma hakkının istisnası kapsamında olmadığı açıkça belirtiliyor.
Mesafeli yöntemle alınan bu ürünlerde de genel olarak 14 günlük cayma hakkı kullanılabiliyor. Bakanlık, ürünlerin cayma süresi içerisinde tüketici tarafından olağan şekilde kullanılmasının da tek başına cayma hakkını ortadan kaldırmadığını belirtiyor.
Ancak cayma hakkı ile ürünün tüketici tarafından değerini azaltacak biçimde zarar görmesi farklı hukuki konular olarak değerlendirilebilir.
Ürün yanlış veya kusurlu geldiyse ne yapılabilir?
Sosyal medya üzerinden sipariş verilen ürün ilandaki özellikleri taşımıyorsa, bozuk veya hasarlıysa ya da farklı ürün gönderilmişse konu yalnızca cayma hakkı kapsamında değerlendirilmek zorunda değil.
Ayıplı mala ilişkin tüketici hakları da devreye girebilir.
Ticaret Bakanlığının bilgilendirmesine göre ayıplı mal durumunda tüketici dört seçimlik haktan birini kullanabilir:
Ürünü geri vererek sözleşmeden dönme,
ürünü elinde tutarak ayıp oranında indirim isteme,
masrafları satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım talep etme,
mümkünse ürünün ayıpsız bir yenisiyle değiştirilmesini isteme.
Satıcı, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getirmekle yükümlü.
Bu haklar “sadece değişim yapıyoruz” şeklindeki işletme politikalarından bağımsız olarak değerlendirilir.
İlk 6 ay içinde ortaya çıkan ayıpta ispat yükü kimde?
Tüketicinin satın aldığı üründeki ayıbın teslimden sonraki ilk altı ay içerisinde ortaya çıkması durumunda önemli bir yasal karine bulunuyor.
Ticaret Bakanlığına göre teslim tarihinden itibaren altı ay içerisinde ortaya çıkan ayıbın teslim sırasında mevcut olduğu kabul ediliyor.
Bu durumda ürünün ayıplı olmadığını ispatlama yükü satıcıya ait.
Örneğin sosyal medya üzerinden satın alınan elektronik bir ürünün kısa süre sonra kendiliğinden arızalanması halinde yalnızca “ürünü siz bozmuşsunuz” denilmesi her durumda tüketicinin haklarını ortadan kaldırmıyor.
Satıcı ürünü göndermek zorunda mı?
Mesafeli satışlarda teslim süresine ilişkin de düzenleme bulunuyor.
Ticaret Bakanlığına göre taraflar arasında daha farklı bir teslim süresi kararlaştırılmamışsa satıcının ürünü en geç 30 gün içerisinde göndermesi gerekiyor.
Ürün bu süre içerisinde gönderilmezse tüketici sözleşmeyi feshedebiliyor ve yaptığı ödemelerin yasal faiziyle birlikte 14 gün içerisinde iadesini isteyebiliyor.
Satıcının yalnızca “stok bitti” demesi de mevzuatta teslimatın imkânsızlaşması olarak kabul edilmiyor.
Siparişin teslim edilmesinin gerçekten imkânsızlaşması halinde ise satıcının tüketiciyi üç gün içerisinde bilgilendirmesi ve tahsil edilen bedelleri bildirimden itibaren en geç 14 gün içerisinde iade etmesi gerekiyor.
Kargoda kaybolan ürünün sorumluluğu kime ait?
Sosyal medya alışverişlerinde sık karşılaşılan sorunlardan biri ürünün kargoya verildiği ancak tüketiciye ulaşmadığının söylenmesi.
Mesafeli sözleşmelerde satıcı, ön bilgilendirmede belirtilen taşıyıcı aracılığıyla ürün tüketiciye teslim edilinceye kadar meydana gelen kayıp ve hasardan sorumlu.
Bu nedenle satıcının ürünü kargo şirketine teslim etmiş olması her durumda sorumluluğun tüketiciye geçtiği anlamına gelmiyor.
Tüketicinin kendi belirlediği farklı bir taşıyıcıyı tercih ettiği özel durumlarda ise koşullar farklı değerlendirilebilir.
İade kargo ücretini kim öder?
Mesafeli alışverişlerde cayma hakkı kullanıldığında kargo bedeli de sıkça uyuşmazlık konusu oluyor.
Ticaret Bakanlığının güncel açıklamasına göre tüketici ürünü ön bilgilendirmede belirtilen kargo şirketiyle geri gönderiyorsa iade masrafından sorumlu tutulamıyor.
Ön bilgilendirmede iade için belirli bir kargo firması belirtilmemişse tüketicinin farklı bir kargo şirketi kullanması halinde de iade masrafı tüketiciye yüklenemiyor.
Bu nedenle “iade kabul ederiz ancak kargo ücretini her durumda alıcı öder” şeklindeki uygulamaların mevzuata uygunluğu somut işlemin koşullarına göre değerlendirilmek zorunda.
Cayma hakkı kullanıldığında para ne zaman iade edilmeli?
Tüketici cayma hakkını kullandığında satıcının tahsil edilen ödemeleri belirlenen süre içerisinde geri vermesi gerekiyor.
Ticaret Bakanlığına göre tüketici ürünü belirtilen kargo şirketine teslim ettiğinde satıcının bedel iadesi için 14 günlük süre işlemeye başlıyor.
Ürün henüz teslim edilmemişse tüketicinin cayma bildiriminde bulunduğu tarihten itibaren süre hesaplanıyor.
Tüketicinin de cayma bildiriminden itibaren 14 gün içerisinde ürünü geri göndermesi gerekiyor.
Kredi kartıyla yapılan ödemelerde satıcının geri ödemeyi tüketicinin kullandığı ödeme aracına uygun biçimde, herhangi bir ek masraf yüklemeden gerçekleştirmesi gerekiyor.
Sosyal medya satıcısı fatura vermek zorunda mı?
Ticari faaliyet kapsamında ürün satan işletmeler açısından satışın sosyal medya üzerinden yapılması vergi ve belge düzenine ilişkin yükümlülükleri ortadan kaldırmıyor.
Bu nedenle alışveriş sırasında fatura veya mevzuata uygun satış belgesinin talep edilmesi önemli.
Belgenin bulunması hem satıcının kimliğinin belirlenmesini kolaylaştırıyor hem de sonradan ortaya çıkabilecek ürün, garanti veya tüketici uyuşmazlıklarında işlemin ispatını güçlendiriyor.
Yalnızca sosyal medya mesajı üzerinden alışveriş yapıldığında ise yazışmaların, sipariş bilgilerinin ve ödeme dekontlarının saklanması önem taşıyor.
EFT veya havaleyle ödeme yapılmışsa haklar kaybolur mu?
Ödemenin banka havalesiyle yapılmış olması tüketici haklarının otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Burada önemli olan taraflar arasındaki işlemin hukuki niteliği.
Ancak kişisel bir IBAN’a gönderilen para sonrasında satıcının kimliğine ulaşmak, ticari ilişkiyi ispatlamak veya dolandırıcılık halinde parayı geri almak daha zor hale gelebilir.
Ödeme yapılacak hesabın sahibinin satıcı veya işletmeyle ilişkisi bu nedenle kontrol edilmeli.
Banka transferi yapılırken açıklama bölümüne ürün ve sipariş bilgisi yazılması da işlemin daha sonra belgelenmesine yardımcı olabilir.
Sosyal medya hesabının kapanması tüketici açısından ne anlama gelir?
Sosyal medya üzerinden alışveriş yapıldıktan sonra hesabın kapanması, kullanıcı adının değiştirilmesi veya satıcının mesajlara cevap vermemesi durumunda tüketicinin elindeki belgeler önem kazanıyor.
Sipariş öncesinde şu bilgilerin saklanması yararlı olabilir:
Satıcının kullanıcı adı ve profil adresi,
ürün ilanının ekran görüntüsü,
ürünün fiyatı ve özellikleri,
satıcının açık unvanı ve iletişim bilgileri,
mesajlaşmalar,
ödeme dekontu,
IBAN ve hesap sahibinin adı,
kargo takip bilgileri,
varsa fatura veya sipariş belgesi.
Hesap sonradan silinse bile bu kayıtlar hem tüketici uyuşmazlığında hem de dolandırıcılık şüphesi bulunması halinde adli başvuruda önem taşıyabilir.
Tüketici Hakem Heyetine hangi tutara kadar başvurulabilir?
2026 yılında tüketici uyuşmazlıkları için uygulanacak parasal sınır güncellendi.
Ticaret Bakanlığına göre 1 Ocak 2026’dan itibaren değeri 186 bin TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında İl veya İlçe Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru yapılabiliyor.
Başvurunun ürünün satın alındığı sosyal medya platformuna değil, uyuşmazlığın tarafı olan satıcı veya sağlayıcıya ilişkin yapılması gerekiyor.
186 bin TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemesi süreci gündeme geliyor. Tüketici mahkemelerinde dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk hükümleri de uyuşmazlığın niteliğine göre uygulanabiliyor.
Antalya’da Tüketici Hakem Heyetine nasıl başvurulur?
Antalya’da tüketici uyuşmazlığı yaşayan yurttaşlar Tüketici Hakem Heyetlerine elektronik ortamda da başvurabiliyor.
Antalya Ticaret İl Müdürlüğünün 28 Ocak 2026 tarihinde güncellediği bilgilere göre kentte İl ve İlçe Tüketici Hakem Heyetleri faaliyet gösteriyor. Başvurular e-Devlet üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi aracılığıyla yapılabiliyor.
Başvuru sırasında uyuşmazlığın konusu, talep edilen tutar, satıcı bilgileri ve iddiayı destekleyen belgelerin sisteme eklenmesi gerekiyor.
Fatura, banka dekontu, kargo belgesi, mesajlaşma ekran görüntüleri ve ürün fotoğrafları başvuru açısından önemli belgeler arasında bulunabilir.
Antalya tüketici başvurularında ilk 5 il arasında
Ticaret Bakanlığının 20 Temmuz 2026 tarihinde yayımladığı verilere göre Türkiye genelinde yılın ilk altı ayında Tüketici Hakem Heyetlerine 481 bin 613 başvuru yapıldı.
Antalya ise 15 bin 893 başvuruyla İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’nın ardından en fazla tüketici başvurusu yapılan beşinci il oldu.
Türkiye genelindeki başvuruların yüzde 76,7’si e-Devlet üzerinden gerçekleştirildi.
Aynı dönemde başvuruların yaklaşık yüzde 35’ini ayıplı mal, yüzde 29’unu ayıplı hizmet şikâyetleri oluşturdu. Mesafeli sözleşmeler, yani e-ticaret alışverişlerine ilişkin başvuruların toplam içindeki payı ise yüzde 5,38 olarak açıklandı.
Bu veriler internet üzerinden yapılan alışverişlerde yaşanan uyuşmazlıkların tüketici hakem heyetlerinin gündemindeki başlıklardan biri olmaya devam ettiğini gösteriyor.
Tüketici Hakem Heyeti ile dolandırıcılık şikâyeti aynı şey mi?
Hayır.
Ürünün geç gönderilmesi, iadenin kabul edilmemesi, kusurlu ürün gönderilmesi veya yasal tüketici hakkının kullandırılmaması gibi konular tüketici uyuşmazlığı oluşturabilir.
Ancak sosyal medya hesabının sahte olması, gerçekte ürün bulunmaması ve başından itibaren para almak amacıyla yanıltıcı bir işlem yapılması durumunda dolandırıcılık şüphesi gündeme gelebilir.
Böyle bir durumda yalnızca Tüketici Hakem Heyetine başvurmak yeterli olmayabilir.
Banka transferi yapılmışsa bankayla hızlı şekilde iletişim kurulması; sosyal medya yazışmalarının, hesabın, telefon numarasının, IBAN bilgilerinin ve ödeme kayıtlarının korunması; polis, jandarma veya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulması gerekebilir.
Satıcı hiçbir iletişim bilgisi vermiyorsa dikkat
Sosyal medya alışverişlerinde en önemli risk göstergelerinden biri satıcının yalnızca kullanıcı adı üzerinden faaliyet göstermesi.
Açık işletme unvanı bulunmayan, adres vermeyen, telefon numarasını paylaşmayan ve yalnızca doğrudan mesaj üzerinden iletişim kuran hesaplardan alışveriş yaparken daha fazla dikkat gerekiyor.
Ticaret Bakanlığı da internet veya telefon üzerinden alışveriş yapılmadan önce satıcının ticari unvanının, açık adresinin ve iletişim bilgilerinin araştırılmasını öneriyor. Ayrıca ürünün fiyatının gerçekçi olup olmadığının kontrol edilmesi tavsiye ediliyor.
Çok düşük fiyat, yalnızca havale kabul edilmesi ve hemen ödeme yapılması yönündeki baskının aynı anda bulunması durumunda işlem yeniden değerlendirilmelidir.
Influencer üzerinden görülen ürünlerde satıcı kim?
Sosyal medya etkileyicilerinin tanıttığı ürünlerde de tüketici işleminin tarafının kim olduğu önem taşıyor.
Bir influencerın ürünü tanıtması, üründen kaynaklanan bütün tüketici taleplerinden kendisinin sorumlu olduğu anlamına gelmeyebilir.
Tüketicinin ürünü gerçekte hangi işletmeden satın aldığı, faturayı kimin düzenlediği ve ödeme bedelinin hangi satıcı tarafından tahsil edildiği belirlenmeli.
Ticaret Bakanlığı sosyal medya etkileyicileri tarafından yapılan ticari reklam ve haksız ticari uygulamalara ilişkin ayrıca kılavuz yayımlıyor.
Reklamın bir influencer tarafından yapılması, ürünü satan işletmenin tüketici mevzuatındaki yükümlülüklerini ortadan kaldırmıyor.
Sosyal medya alışverişinden önce hangi bilgiler kontrol edilmeli?
Antalya’da sosyal medya üzerinden ürün satın alınmadan önce hesapla ilgili temel bir kontrol yapılması olası mağduriyetleri azaltabilir.
Satıcının açık işletme adı bulunuyor mu?
Adres ve telefon bilgileri paylaşılmış mı?
Fatura düzenleniyor mu?
Ürünün fiyatı piyasadaki benzer ürünlerle uyumlu mu?
İade ve cayma koşulları satın alma öncesinde açıklanmış mı?
Ödeme yapılacak hesap kime ait?
Ürünün açıklaması ve fotoğrafları başka hesaplardan kopyalanmış olabilir mi?
Hesap sürekli kullanıcı adı değiştiriyor mu?
Yorumlarda teslim edilmeyen ürün veya iade edilmeyen para şikâyetleri bulunuyor mu?
Satıcı ödeme için sürekli acele ettiriyor mu?
Bu soruların birkaçında şüpheli durum ortaya çıkması halinde satın alma işlemine devam etmeden önce satıcının yeniden araştırılması daha güvenli olabilir.
Mesajlaşmaları silmemek neden önemli?
Sosyal medya üzerinden yapılan alışverişlerde klasik mağazalardaki gibi basılı sipariş formu bulunmayabiliyor.
Bu nedenle dijital kayıtlar daha önemli hale geliyor.
Satıcı tarafından verilen ürün özellikleri, fiyat, teslim süresi ve iade taahhütlerinin ekran görüntüsü alınabilir.
Ödeme dekontu, kargo takip numarası ve ürün teslim edildiğinde ambalajın durumu da uyuşmazlık halinde kullanılabilecek deliller arasında bulunabilir.
Özellikle yanlış veya hasarlı ürün gönderildiğinde paketin açılışının kayıt altına alınması bazı uyuşmazlıklarda ürünün teslim anındaki durumunun ortaya konmasına yardımcı olabilir.
Sosyal medya alışverişlerinde tüketici hakları platforma göre kaybolmıyor
Instagram veya başka bir sosyal medya ağı üzerinden alışveriş yapılması, tek başına tüketiciyi yasal korumaların dışında bırakmıyor.
Belirleyici olan satışın nasıl gerçekleştirildiği ve satıcının hangi sıfatla hareket ettiği.
Ticari veya mesleki amaçla hareket eden bir satıcı ile tüketici arasında uzaktan pazarlama sistemi üzerinden kurulan işlemlerde mesafeli sözleşme hükümleri uygulanabiliyor. Bu kapsamda ön bilgilendirme, teslimat, cayma ve ayıplı mal hakları gündeme geliyor.
Buna karşılık iki birey arasında ticari amaç taşımayan tek seferlik satışların aynı tüketici mevzuatı kapsamında değerlendirilmemesi mümkün.
Antalya’da sosyal medya üzerinden alışveriş yapan yurttaşlar açısından bu nedenle en önemli adım, ödeme yapmadan önce karşılarında gerçekten kim olduğunu belirlemek.
Satıcının ticari kimliğinin doğrulanması, alışveriş belgelerinin saklanması ve yasal cayma veya ayıplı mal haklarının bilinmesi, sosyal medyada yapılan alışverişlerde yaşanabilecek mağduriyetlerin azaltılmasına katkı sağlayabilir.





