
Antalya Kadın Platformu, ülkede bir günde altı kadının erkekler tarafından öldürülmesine tepki göstermek için Muratpaşa’daki Attolos Meydanı’nda bir araya geldi. Açıklamada, kadın cinayetlerinin münferit olaylar olmadığı, sistematik erkek şiddeti ve cezasızlık nedeniyle yaşandığı vurgulandı. Yurttaşlar, kadına yönelik şiddeti önleyecek etkili politikaların hayata geçirilmesi için bilinçli ve örgütlü hareket etmeye çağrıldı.
Antalya Kadın Platformu, Türkiye’de 24 saat içinde altı kadının erkekler tarafından öldürülmesine tepki göstermek amacıyla bugün (22 Şubat) saat 16.00’da Muratpaşa’daki Attolos Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.
Kurum adına açıklamayı Özlem Yavuz okudu.
“KADIN CİNAYETLERİ MÜNFERİT DEĞİLDİR”
Açıklamada, Türkiye genelinde kadınlara yönelik şiddetin münferit bir olay olmadığı vurgulandı. 2026 yılı Ocak ayında 26 kadının öldürüldüğünü, bunların beşinin Antalya’dan olduğunu ve 14 kadının şüpheli şekilde ölü bulunduğunu hatırlattılan açıklamada, “Bu bir rastlantı, bireysel öfke veya anlık cinnet değildir. Bu, kadınlara karşı sürdürülen sistematik şiddetin ve cezasızlığın sonucudur” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, erkek egemen düzenin ve politik boşlukların kadınların yaşam hakkının ihlal edilmesinde rol oynadığını dile getirilerek, “Kadın cinayetleri münferit değil, sistematiktir” dedi. Açıklamada, son beş yılda kayda geçen bin 267 şüpheli kadın ölümü ve bunların çoğunun hâlâ aydınlatılmadığı belirttildi.
Açıklamada, “Şüpheli ölüm demek cezasızlık demektir. Fail erkekleri korumak, erkek şiddetinin üzerini örtmektir” denildi.

“FAİLİ DEĞİL KADINI KORU”
Açıklamada, kadınların öldürülmesinde faillerin yalnızca elleriyle değil, devletten ve yargı sisteminden aldıkları güvenle cesaretlendirildikleri ifade edildi. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme, 6284 sayılı Kanun’un uygulanmaması, koruma kararlarının hayata geçirilmemesi, haksız tahrik ve iyi hal indirimlerinin kadın katillerini cesaretlendirdiği kaydedildi. Açıklamada, “Kadınların yaşam hakkını korumayan devlet, fail erkekleri cesaretlendiren devlettir” ifadelerini kullandı.
“BOŞANMAYI DEĞİL, CİNAYETİ ENGELLE”
Açıklamada, son dönemde hayata geçirilen politikaların toplumsal cinsiyet eşitliği yerine “aile birliğini korumaya” odaklandığı ve bu nedenle ev içi şiddeti önlemede yetersiz kaldığı vurgulandı. Kadın örgütlerinin yıllardır İstanbul Sözleşmesi’ne dönülmesi, politika önerilerinin hayata geçirilmesi ve veri temelli mücadele çağrılarına rağmen gerekli adımların atılmadığı belirtildi.
Açıklamada, AKP hükümetine seslenerek, kadına yönelik şiddetle mücadelede ölçülebilir hedefler, bütçesi belirlenmiş eylem planları ve kadın örgütleriyle işbirliği yapılmasını talep edildi. Uzaklaştırma kararlarına aykırı davranan faillere sıfır tolerans uygulanması ve İstanbul Sözleşmesi’nin etkin biçimde uygulanması istendi.
“HAKLARIMIZDAN HAYATLARIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ”
Açıklamada, hayatlarını ve özgürlüklerini savunmak için meydanlarda olduklarını, sokaklarda, okullarda, işyerlerinde mücadeleyi büyüttüklerini ifade edildi. Platform üyeleri, “Dünyadaki bütün kadınlar özgür olana dek ben de özgür değilim” diyerek dayanışmayı ve örgütlü mücadeleyi vurguladı. Açıklama, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın kadın dayanışması” sözleriyle son buldu.





