İçeriğe geç
Antalya Kent HaberEn güzel şehrin habercisi
DestekleBağımsız Gazeteciliği DestekleAntalya Postası
Genel

Antalya’da kira sözleşmesi yenilerken nelere dikkat edilmeli

Antalya’da kira sözleşmesi yenilemede TÜFE sınırı, depozito, tahliye şartları ve ek maddeler önem taşıyor. Ekim 2026 kira artış oranı yüzde 31,49.

Alp Hasdemir14 dk okuma
sözleşme
Görsel: Yapay zeka ile oluşturulmuştur.

Antalya'da kiralık konutlarda sözleşme yenileme dönemi, kiracılar ve ev sahipleri açısından önemli hukuki yükümlülükleri beraberinde getiriyor. Özellikle kira artış oranı, sözleşmenin süresi, depozito, aidat, bakım masrafları ve tahliye şartları, yenileme sırasında dikkat edilmesi gereken konular arasında bulunuyor. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 5 Ekim 2026'da açıkladığı verilere göre Ekim ayında yenilenen kira sözleşmelerinde esas alınan 12 aylık TÜFE ortalaması yüzde 31,49 oldu. Ancak kira sözleşmesinin yenilenmesi, her durumda yeni bir sözleşme imzalanmasını gerektirmiyor. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, belirli süreli konut kira sözleşmelerinin hangi koşullarda kendiliğinden uzayacağını ve kiracı aleyhine hangi değişikliklerin yapılamayacağını düzenliyor.

Antalya’da kira sözleşmesi nasıl yenilenir?

Antalya'da konut kira sözleşmesinin yenilenmesinde öncelikle mevcut sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihlerine bakılması gerekiyor.

Türk Borçlar Kanunu'nun 347'nci maddesine göre belirli süreli konut kira sözleşmelerinde kiracı, sürenin bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılıyor.

Bu nedenle bir yıllık kira sözleşmesinin süresinin dolması, kiracının aynı gün konutu boşaltması gerektiği anlamına gelmiyor.

Ayrıca ev sahibi, yalnızca sözleşmede belirtilen sürenin sona erdiğini ileri sürerek kiracının konutu tahliye etmesini isteyemiyor.

Ancak kanunda düzenlenen ihtiyaç, yeniden inşa, yazılı tahliye taahhüdü ve diğer yasal tahliye nedenleri farklı koşullarda gündeme gelebiliyor.

Bu nedenle sözleşmenin kendiliğinden uzamasıyla kanuni tahliye haklarının birbirinden ayrılması gerekiyor.

Kira sözleşmesi her yıl yeniden imzalanmak zorunda mı?

Konut kira sözleşmeleri bakımından her yıl yeni bir belge düzenlenmesi genel bir yasal zorunluluk değil.

Türk Borçlar Kanunu'nun 347'nci maddesi, belirli süreli sözleşmelerin kanunda öngörülen koşullarla kendiliğinden uzamasını düzenliyor.

Bu nedenle Antalya'da bir yıllık kira sözleşmesi bulunan kiracı, sözleşme süresi dolduğunda ev sahibiyle mutlaka yeni bir sözleşme imzalamak zorunda değil.

Ancak taraflar, kira bedeli veya diğer hukuka uygun konuları açıklığa kavuşturmak amacıyla yazılı ek protokol hazırlayabiliyor.

Bu durumda yeni belgede hangi hükümlerin değiştirildiği ve hangilerinin geçerli olmaya devam ettiği açıkça belirtilmeli.

Özellikle mevcut kira ilişkisinin tamamen sona erdirilip yeni bir sözleşme kurulması ile mevcut sözleşmenin uzaması aynı hukuki sonuçları doğurmayabilir.

Bu nedenle yenileme amacıyla sunulan belgeler imzalanmadan önce dikkatle incelenmeli.

Ekim 2026 kira artış oranı yüzde kaç?

TÜİK'in 5 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı Eylül ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerine göre 12 aylık ortalamalara göre TÜFE artışı yüzde 31,49 oldu.

Bu oran, Ekim 2026'da yenilenen konut kira sözleşmelerinde Türk Borçlar Kanunu'nun 344'üncü maddesi kapsamında esas alınan yasal artış üst sınırını oluşturuyor.

TÜFE göstergesiEylül 2026

Aylık değişim

%1,84

Yıllık değişim

%29,73

12 aylık ortalamalara göre değişim

%31,49

Ancak yıllık enflasyon oranıyla kira artışında uygulanan 12 aylık ortalama birbirinden farklı göstergeler.

Bu nedenle Ekim 2026'da kira sözleşmesi yenilenirken yüzde 29,73'lük yıllık TÜFE yerine, ilgili mevzuat gereğince yüzde 31,49'luk 12 aylık ortalama esas alınıyor.

Ayrıca bu oran Ekim ayı yenilemeleri için geçerli. Kasım ayında yenilenecek sözleşmelerin oranı, 3 Kasım 2026'da açıklanması planlanan Ekim TÜFE verileriyle belirlenecek.

Antalya’da kira artışı nasıl hesaplanır?

Kira artışı hesaplanırken mevcut aylık kira bedeli ve yenileme tarihinde geçerli olan yasal artış oranı dikkate alınıyor.

Ekim 2026'da yenilenen ve Türk Borçlar Kanunu'nun 344'üncü maddesindeki genel artış kuralına tabi sözleşmeler için örnek hesaplama şöyle:

Mevcut aylık kira%31,49 artış tutarıYeni aylık kira

15.000 TL

4.723,50 TL

19.723,50 TL

20.000 TL

6.298 TL

26.298 TL

25.000 TL

7.872,50 TL

32.872,50 TL

30.000 TL

9.447 TL

39.447 TL

40.000 TL

12.596 TL

52.596 TL

Bu rakamlar, yasal üst sınırın uygulanması durumunda ortaya çıkan örnek tutarları gösteriyor.

Her sözleşmeye mutlaka yüzde 31,49 oranında zam yapılması gerektiği anlamına gelmiyor.

Taraflar daha düşük bir artışta anlaşabiliyor. Sözleşmede geçerli daha düşük bir oran bulunması veya artış hükmünün yer almaması halinde somut hukuki koşullar ayrıca değerlendirilmeli.

Beş yılı aşan kira ilişkilerindeki kira tespit davaları da genel yıllık artış hesabından farklı sonuçlar doğurabiliyor.

Ev sahibi TÜFE oranından fazla zam isteyebilir mi?

Türk Borçlar Kanunu'nun 344'üncü maddesine göre yenilenen kira döneminde uygulanacak kira artışına ilişkin anlaşmalar, 12 aylık TÜFE ortalamasını aşmamak koşuluyla geçerli.

Bu nedenle olağan yıllık kira yenilemesinde yalnızca ev sahibinin talebiyle kanuni sınırın üzerinde artış uygulanması mümkün değil.

Ancak beş yılı aşan kira ilişkilerinde mahkeme yoluyla kira bedelinin yeniden belirlenmesi farklı bir hukuki süreç.

Bu süreçte hâkim, emsal kira bedellerini, kiralananın durumunu ve TÜFE verilerini değerlendirerek hakkaniyete uygun kira bedeli belirleyebiliyor.

Dolayısıyla yıllık TÜFE artış sınırı ile beş yıldan uzun süren kira ilişkilerindeki kira tespit davası birbirine karıştırılmamalı.

Ayrıca konutun serbest piyasadaki ilan fiyatının yükselmesi, devam eden kira sözleşmesinin kendiliğinden aynı seviyeye çıkarılması anlamına gelmiyor.

Kira sözleşmesi beş yılı doldurunca ne olur?

Antalya'da uzun süredir aynı konutta yaşayan kiracılar için beş yıllık sürenin dolması önemli bir dönüm noktası olabiliyor.

Türk Borçlar Kanunu'nun 344'üncü maddesine göre beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde yeni kira bedeli, mahkeme tarafından farklı ölçütler dikkate alınarak belirlenebiliyor.

Bu değerlendirmede 12 aylık TÜFE ortalaması, konutun durumu, emsal kira bedelleri ve hakkaniyet önem taşıyor.

Ancak beş yılın dolması, ev sahibinin kira bedelini tek taraflı olarak istediği seviyeye yükseltebileceği anlamına gelmiyor.

Taraflar anlaşamıyorsa kira tespit davası gündeme gelebiliyor.

Ayrıca beş yıllık sürenin dolması, tek başına kiracının tahliyesi için yasal gerekçe oluşturmuyor.

Kira artışı ve tahliye işlemleri farklı hukuki şartlara bağlı bulunuyor.

Kira sözleşmesindeki artış maddesi nasıl yazılmalı?

Kira sözleşmesinin yenilenmesinde artış hükmünün açık ve anlaşılır olması, ileride yaşanabilecek anlaşmazlıkları azaltabiliyor.

Özellikle artışın hangi tarihte uygulanacağı ve hangi ekonomik göstergenin esas alınacağı belirtilmeli.

Türk Borçlar Kanunu'nun 344'üncü maddesi, yenilenen kira dönemleri bakımından 12 aylık TÜFE ortalamasını üst sınır olarak düzenliyor.

Bu nedenle sözleşmeye daha yüksek bir oran yazılması, söz konusu oranın otomatik olarak uygulanabileceği anlamına gelmiyor.

Ayrıca yalnızca yıllık enflasyon ifadesinin kullanılması, hangi göstergenin esas alınacağı konusunda belirsizliğe neden olabilir.

Yenileme maddesinde kullanılacak hükmün kanuni sınıra uygun olması önem taşıyor.

Yeni sözleşmede kiracı aleyhine ek şart konulabilir mi?

Türk Borçlar Kanunu'nun 343'üncü maddesi, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıyı koruyan temel bir düzenleme içeriyor.

Kanuna göre kira bedelinin belirlenmesi dışında kiracı aleyhine değişiklik yapılamıyor.

Bu nedenle mevcut kira ilişkisi devam ederken yalnızca yenileme gerekçesiyle kiracıya yeni ve ağır yükümlülükler getirilmesi hukuki uyuşmazlık oluşturabiliyor.

Örneğin önceki sözleşmede bulunmayan ek ödeme yükümlülüklerinin veya kiracının haklarını daraltan hükümlerin geçerliliği ayrıca değerlendirilmeli.

Ancak tarafların her türlü sözleşme değişikliği yapmasının yasak olduğu söylenemiyor.

Kiracı lehine düzenlemeler veya kanuna uygun açıklayıcı değişiklikler farklı değerlendirilebilir.

Bu nedenle yenileme belgelerinde mevcut sözleşmeye göre hangi maddelerin değiştirildiği açık biçimde kontrol edilmeli.

Ev sahibi yeni depozito isteyebilir mi?

Antalya'da kira yenilemelerinde depozito tutarının yeniden belirlenmesi de anlaşmazlıklara neden olabiliyor.

Türk Borçlar Kanunu'nun 342'nci maddesine göre konut kiralarında güvence bedeli üç aylık kira tutarını aşamıyor.

Ancak mevcut sözleşmenin kanun gereği uzaması, ev sahibine her yıl otomatik olarak yeni bir depozito alma hakkı vermiyor.

Özellikle önceki sözleşmede güvence bedeli ödenmişse yeni bir ödeme talebinin hukuki dayanağının değerlendirilmesi gerekiyor.

Depozitonun hangi tutarda kararlaştırıldığı, nasıl ödendiği ve yenileme belgesinde nasıl düzenlendiği önem taşıyor.

Ayrıca para olarak verilen güvencenin kanunda öngörülen banka hesabında tutulmasına ilişkin kurallar devam ediyor.

Bu nedenle kira bedelinin artmasıyla depozitonun otomatik olarak aynı oranda artırılması birbirinden farklı konular.

Kira yenilenirken tahliye taahhütnamesi istenebilir mi?

Tahliye taahhütnamesi, kiracının belirli bir tarihte taşınmazı boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği belge.

Türk Borçlar Kanunu'nun 352'nci maddesi, yazılı tahliye taahhüdüne ilişkin özel koşulları düzenliyor.

Kanuna göre kiracının, kiralananın teslim edilmesinden sonra belirli bir tarihte taşınmazı boşaltmayı yazılı olarak üstlenmesi ve buna rağmen çıkmaması halinde ev sahibi kanuni süre ve usuller kapsamında tahliye talep edebiliyor.

Ancak tahliye taahhütnamesinin her durumda geçerli olacağı söylenemiyor.

Belgenin düzenlenme zamanı, kiracının iradesi, tahliye tarihi ve diğer geçerlilik koşulları önem taşıyor.

Özellikle kira sözleşmesiyle aynı anda imzalanan veya boş bırakılmış belgeler, uyuşmazlık halinde farklı hukuki değerlendirmelere konu olabiliyor.

Bu nedenle yenileme sırasında sunulan tahliye taahhüdünün sıradan bir sözleşme eki olmadığı bilinmeli.

Ev sahibi sözleşme bittiği için kiracıyı çıkarabilir mi?

Belirli süreli konut kira sözleşmesinin süresinin dolması, tek başına ev sahibinin tahliye hakkı kazanması anlamına gelmiyor.

Türk Borçlar Kanunu'nun 347'nci maddesine göre kiracı zamanında sona erdirme bildiriminde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzatılmış sayılıyor.

Ev sahibinin sözleşme süresinin bitimine dayanarak ilişkiyi sona erdirme hakkı bulunmuyor.

Ancak ev sahibinin kanunda öngörülen ihtiyaç, yeniden inşa ve diğer haklı nedenlerle tahliye talebinde bulunması mümkün.

Bunun yanında kanunun düzenlediği 10 yıllık uzama süresinin tamamlanması halinde belirli bildirim koşullarıyla sebep göstermeden sona erdirme hakkı gündeme gelebiliyor.

Bu süre, ilk bir yıllık kira sözleşmesinin üzerinden doğrudan 10 yıl geçmesiyle aynı biçimde hesaplanmıyor.

Bu nedenle tahliye sürelerinin kira ilişkisinin başlangıcı, ilk sözleşmenin süresi ve uzama dönemleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekiyor.

Kira sözleşmesinde 10 yıllık uzama süresi nasıl hesaplanır?

Türk Borçlar Kanunu'nun 347'nci maddesi, ev sahibinin belirli süreli konut kira sözleşmesini sebep göstermeden sona erdirebilmesi için özel koşullar öngörüyor.

Buna göre 10 yıllık uzama süresinin tamamlanmasının ardından ev sahibi, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunarak sözleşmeyi sona erdirebiliyor.

Örneğin ilk sözleşme süresi bir yıl olan kira ilişkisinde, başlangıçtaki bir yıllık süreyle sonraki uzama yıllarının birbirinden ayrılması gerekiyor.

Bu nedenle yalnızca sözleşmenin ilk imzalandığı tarihe bakılarak tahliye için gerekli sürenin dolduğu sonucuna ulaşılamıyor.

Ayrıca fesih bildiriminin kanundaki şekil ve süre şartlarına uygun olması önem taşıyor.

Somut olayda sözleşmenin süresi ve daha önce yapılan yenileme işlemleri hukuki sonucu etkileyebiliyor.

Antalya’da kira yenilenirken aidat maddesi değiştirilebilir mi?

Kira sözleşmelerinde apartman veya site aidatının hangi tarafça karşılanacağı önemli başlıklardan biri.

Özellikle temizlik, güvenlik, asansör bakımı ve ortak alan elektriği gibi günlük işletme giderleriyle büyük onarım ve demirbaş yatırımları birbirinden ayrılmalı.

Türk Borçlar Kanunu'nun 317'nci maddesi, kiracının olağan kullanımla ilgili temizlik ve bakım giderlerine ilişkin yükümlülüğünü düzenliyor.

Kat Mülkiyeti Kanunu ise ortak giderlerin kat malikleri arasındaki paylaşımını belirliyor.

Ancak mevcut kira sözleşmesinin yenilenmesi sırasında kiracı aleyhine yeni yükümlülükler getirilmesinde Türk Borçlar Kanunu'nun 343'üncü maddesi önem taşıyor.

Bu nedenle bütün ortak tesis yenileme bedellerinin yeni bir sözleşme maddesiyle kiracıya yüklenebileceği varsayılamıyor.

Yenileme sırasında aidat ve ek giderler hakkında düzenlenen hükümlerin niteliği ayrıca değerlendirilmeli.

Bakım ve onarım masrafları sözleşmede nasıl belirtilmeli?

Antalya'da kiralık evlerde su tesisatı, elektrik altyapısı, klima, kombi ve beyaz eşya arızaları, masraf paylaşımı nedeniyle anlaşmazlık oluşturabiliyor.

Türk Borçlar Kanunu'nun 301'inci maddesi, ev sahibinin kiralananı sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli durumda bulundurmasını öngörüyor.

Kiracının olağan kullanım için gerekli temizlik ve bakım yükümlülüğü ise 317'nci maddede düzenleniyor.

Bu nedenle sözleşme yenilenirken küçük bakım giderleriyle esaslı onarım giderlerinin birbirine karıştırılmaması önem taşıyor.

Özellikle eskiyen tesisatın tamamen değiştirilmesi veya yapısal sorunların giderilmesi gibi işlemler, gündelik kullanım giderlerinden farklı değerlendiriliyor.

Ayrıca kiracının kusuruyla ortaya çıkan zararların sorumluluğu da ayrı bir konu.

Bu nedenle sözleşmedeki bakım ve onarım hükümlerinin kanuni yükümlülüklerle uyumlu olması gerekiyor.

Eşyalı kiralık evin sözleşmesi yenilenirken neye bakılmalı?

Antalya'da eşyalı kiralanan konutlarda kira sözleşmesinin yenilenmesi sırasında teslim edilen eşyaların durumu önem taşıyor.

Özellikle buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, klima ve diğer cihazların kira sözleşmesine dahil olup olmadığı açık biçimde belirlenmeli.

Cihazların eskimesi veya normal kullanım sonucunda arızalanmasıyla kiracının kusurundan doğan zararlar farklı hukuki sonuçlar doğurabiliyor.

Türk Borçlar Kanunu'nun 334'üncü maddesine göre kiracı, sözleşmeye uygun kullanım sonucunda meydana gelen eskime ve bozulmalardan sorumlu değil.

Bu nedenle yenileme belgesinde eski cihazların bütün arızalarının doğrudan kiracıya ait olduğunun belirtilmesi hukuki açıdan sorun oluşturabilir.

Özellikle cihazların mevcut durumu hakkında yeni bir tutanak düzenleniyorsa içeriğinin doğru ve taraflarca anlaşılır olması gerekiyor.

Ev sahibi yenilemede ek ücret talep edebilir mi?

Kira sözleşmesi yenilenirken kira bedeli ve yan giderler dışında farklı adlar altında ödeme talep edilmesi de uyuşmazlığa neden olabiliyor.

Türk Borçlar Kanunu'nun 346'ncı maddesine göre kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemiyor.

Kanun, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde cezai şart uygulanmasına veya sonraki kiraların muaccel hale gelmesine ilişkin anlaşmaları geçersiz kabul ediyor.

Bu nedenle sözleşme yenileme ücreti, gecikme cezası veya benzeri başlıklar altında talep edilen bedellerin hukuki niteliği önem taşıyor.

Ancak gerçekten doğmuş ve kanunen talep edilebilen yan giderlerle geçersiz ek ödeme yükümlülükleri birbirinden ayrılmalı.

Yenileme belgesindeki ödeme kalemlerinin açık biçimde gösterilmesi gerekiyor.

Kira yenilemede ödeme günü değiştirilebilir mi?

Kira ödeme tarihi, sözleşmenin önemli hükümleri arasında bulunuyor.

Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde ödemenin hangi gün ve hangi yöntemle yapılacağı belirtilmiş olabilir.

Ancak mevcut kira sözleşmesi devam ederken ödeme tarihinin kiracı aleyhine değiştirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 343'üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken bir durum.

Bu nedenle ev sahibinin yalnızca yenileme gerekçesiyle bütün sözleşme koşullarını tek taraflı değiştirebileceği söylenemiyor.

Ödeme tarihinde yapılacak değişikliğin tarafların haklarını nasıl etkilediği ve kanuna uygun olup olmadığı incelenmeli.

Ayrıca yapılan değişikliğin yazılı biçimde kayıt altına alınması, ileride hangi tarihte ödeme yapılması gerektiği konusundaki belirsizlikleri azaltabiliyor.

Kira ödemeleri banka üzerinden mi yapılmalı?

Kira sözleşmesinin yenilenmesinde ödeme yöntemine ilişkin hükümlerin de kontrol edilmesi önem taşıyor.

Gelir İdaresi Başkanlığının 328 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca konut kira ödemelerinin banka veya PTT aracılığıyla belgelendirilmesi gerekiyor.

Bu yükümlülük, kira bedelinin tutarından bağımsız olarak uygulanıyor.

Dolayısıyla tarafların kira ödemelerini elden ve belgesiz yapmayı kararlaştırması, vergi mevzuatındaki tevsik yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor.

Banka üzerinden yapılan ödemelerde açıklama bölümüne ilgili kira döneminin yazılması, ödeme kayıtlarının takip edilmesini kolaylaştırabiliyor.

Ancak yalnızca banka dekontunun bulunması, kira ilişkisinden kaynaklanan bütün anlaşmazlıkların kesin olarak çözüleceği anlamına gelmiyor.

Sözleşmenin hükümleri ve diğer belgeler de önem taşıyor.

Kiralanan ev satılırsa sözleşme yenilemesi etkilenir mi?

Antalya'da kiralık konutun el değiştirmesi, mevcut kira ilişkisinin durumunu gündeme getirebiliyor.

Türk Borçlar Kanunu'nun 310'uncu maddesine göre sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir nedenle el değiştirirse yeni malik kira sözleşmesinin tarafı oluyor.

Bu nedenle konutun satılması, mevcut kira sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmiyor.

Ancak yeni malikin konut ihtiyacı nedeniyle belirli koşullarda tahliye talep etmesine ilişkin özel hükümler bulunuyor.

Bu kapsamda Türk Borçlar Kanunu'nun 351'inci maddesi önem taşıyor.

Dolayısıyla mülkün satılmasıyla kira artışı, sözleşmenin yenilenmesi ve tahliye konuları birbirinden ayrılmalı.

Yeni malik tarafından talep edilen değişiklikler de yürürlükteki kira hukuku hükümleri çerçevesinde değerlendirilmeli.

Kiracı sözleşme yenilenmeden evden çıkabilir mi?

Belirli süreli konut kira sözleşmelerinde kiracı, sözleşmenin süresinin bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunarak sözleşmenin uzamasını önleyebiliyor.

Ancak bildirim süresine uyulmaması halinde sözleşmenin bir yıl uzaması gündeme geliyor.

Bununla birlikte kiracının sözleşme süresi içinde konutu geri vermesine ilişkin farklı bir düzenleme bulunuyor.

Türk Borçlar Kanunu'nun 325'inci maddesine göre kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verirse borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul süre boyunca devam edebiliyor.

Ancak kanunda belirtilen koşullara uygun yeni bir kiracı bulunması halinde farklı sonuçlar doğabiliyor.

Bu nedenle sözleşme süresinin sona ermesiyle erken tahliye aynı hukuki süreç değil.

Kiracının taşınma planı yaparken mevcut sözleşmenin bitiş ve bildirim tarihlerini kontrol etmesi gerekiyor.

Kira tespit davasında yenileme tarihi neden önemli?

Kira bedelinin mahkeme tarafından belirlenmesi isteniyorsa yenileme tarihi ve bildirim süreleri önem taşıyor.

Türk Borçlar Kanunu'nun 345'inci maddesine göre kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabiliyor.

Ancak mahkemenin belirleyeceği bedelin yeni kira döneminin başlangıcından itibaren uygulanabilmesi için kanundaki süre ve bildirim koşullarının karşılanması gerekiyor.

Özellikle yeni dönemin başlangıcından en geç 30 gün önce dava açılması veya aynı süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin yazılı bildirim yapılması önem taşıyabiliyor.

Bunun yanında sözleşmede yeni kira döneminde bedelin artırılacağına ilişkin hüküm bulunması halinde farklı bir uygulama düzenleniyor.

Bu nedenle dava açılabilecek zamanla belirlenen kira bedelinin hangi tarihten itibaren geçerli olacağı birbirinden ayrılmalı.

Kira tespit davalarının sonuçları, sözleşmenin süresine ve somut koşullara göre değişebiliyor.

Antalya’da kira sözleşmesi yenileme anlaşmazlığı nasıl çözülür?

Antalya'da kira artışı veya yenileme koşulları konusunda anlaşmazlık yaşayan kiracı ve ev sahipleri için arabuluculuk süreci önem taşıyor.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/B maddesine göre kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı.

Bu düzenleme 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girdi.

Ancak kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin işlemler bakımından kanunda özel istisna bulunuyor.

Arabuluculuk görüşmelerinde kira bedeli veya uyuşmazlığın diğer yönlerine ilişkin anlaşma sağlanması mümkün.

Anlaşma sağlanamaması durumunda ilgili uyuşmazlık mahkemeye taşınabiliyor.

Ancak bütün yenileme anlaşmazlıklarının aynı sonuçla çözüleceği söylenemiyor.

Uyuşmazlığın türü, sözleşmenin içeriği ve tarafların talepleri önem taşıyor.

Kira sözleşmesi yenilenirken hangi belgeler saklanmalı?

Antalya'da kira sözleşmesi yenileyen yurttaşların önceki sözleşme ve ödeme kayıtlarını muhafaza etmesi önem taşıyor.

Özellikle kira başlangıç tarihi, mevcut kira bedeli ve artış hükümleri, sonraki dönemlerde ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların değerlendirilmesinde kullanılabiliyor.

Sözleşmenin yenilenmesine ilişkin ek protokol yapılmışsa bu belgenin de saklanması gerekiyor.

Ayrıca kira ödemelerine ilişkin banka dekontları, depozito belgeleri ve taraflar arasındaki yazılı bildirimler önem taşıyor.

Tahliye taahhütnamesi gibi ayrı hukuki sonuçlar doğurabilecek belgeler de dikkatle değerlendirilmelidir.

Ancak herhangi bir belgenin imzalanmış olması, içeriğindeki bütün hükümlerin kanuna uygun olduğu anlamına gelmiyor.

Bu nedenle belgelerdeki koşulların geçerliliği gerektiğinde ilgili mevzuat kapsamında incelenmeli.

Antalya’da kira sözleşmesi yenilemede en önemli maddeler

Antalya'da kira sözleşmesi yenileme sürecinde yalnızca aylık kira bedelinin artışına odaklanılması yeterli değil.

Sözleşmenin süresi, kendiliğinden uzama koşulları, depozito, aidat, bakım ve onarım yükümlülükleri ile tahliye hükümleri birlikte değerlendirilmeli.

Ekim 2026'da yenilenen sözleşmeler için TÜİK'in Eylül verilerine göre hesaplanan 12 aylık TÜFE ortalaması yüzde 31,49 seviyesinde bulunuyor.

Ancak bu oran yalnızca ilgili yenileme döneminde Türk Borçlar Kanunu'nun 344'üncü maddesindeki genel kira artış kuralı bakımından esas alınıyor.

Beş yıldan uzun kira ilişkilerinde mahkeme yoluyla kira tespiti, yıllık artıştan farklı bir hukuki süreç oluşturabiliyor.

Ayrıca kira sözleşmesinin süresinin dolması, ev sahibine tek başına tahliye hakkı vermiyor. Türk Borçlar Kanunu'nun 347'nci maddesi, belirli süreli konut kira sözleşmelerinin hangi koşullarda uzayacağını düzenliyor.

Yenileme sırasında kiracı aleyhine yeni yükümlülükler getirilmesi, ek ödeme talepleri veya tahliye taahhütnamesi imzalanması ise ayrı hukuki sonuçlar doğurabiliyor.

Bu nedenle Antalya'da kiracı ve ev sahiplerinin yenileme koşullarını değerlendirirken mevcut sözleşmeyi esas alması, değişiklikleri açık biçimde belgelemesi ve kanuni haklarla çelişen hükümler konusunda dikkatli olması önem taşıyor.

Paylaş
Alp Hasdemir

Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema ve Televizyon bölümü mezunu. Sinema ve tiyatroyla küçük yaşlardan itibaren iç içe büyüdü; hikâye anlatıcılığı, psikolojik gerilim ve toplumsal dinamikler çalışmalarının merkezinde yer alıyor. Yönetmen ve senarist olarak psikolojik gerilim türünde İngilizce bir bitirme filmi çekti. Serbest videografi ve fotoğraf işlerinin yanı sıra kısa film senaryosu, kurgu ve yapım çalışmalarını sürdürüyor. Mart 2026'dan bu yana Antalya Kent Haber'de Reklam Sorumlusu olarak görev alıyor; aynı zamanda haber çekimlerini, video kurgularını ve SEO odaklı haber üretimini üstleniyor.

Bütün yazıları
Sıradaki haber belgeGenelAntalya’da ev sahibi kiracıdan hangi belgeleri isteyebilir?Antalya’da ev sahiplerinin kiracılardan kimlik, gelir belgesi ve kefil isteyip isteyemeyeceği merak ediliyor. KVKK kuralları ve kiracı hakları açıklandı.

Çerezler. Siteyi geliştirmek için çerez kullanıyoruz; onay vermezseniz yalnız zorunlu çerezler kullanılır. Çerez politikası