
Antalya’da kısa dönem kiralanan evler, apartmanlarda sürekli değişen kullanıcılar nedeniyle güvenlik, gürültü ve ortak alan kullanımını gündeme getiriyor.
Antalya’da turizm amaçlı kısa dönem kiralanan konutlar villa bölgelerinden kent merkezindeki apartmanlara kadar farklı yapılarda görülüyor. Bir konutun birkaç gün veya birkaç hafta aralıklarla farklı kişilere kiralanması, konut sahibine gelir ve ziyaretçilere alternatif konaklama imkânı sağlarken aynı binada sürekli yaşayan yurttaşlar açısından yeni komşuluk ve güvenlik başlıklarını da beraberinde getiriyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının izin belgeli konut veri tabanında Antalya’nın Kaş, Muratpaşa, Manavgat ve Konyaaltı gibi farklı ilçelerinde turizm amaçlı kiralama izin belgesi bulunan konut örnekleri yer alıyor. Kaş’ın Kalkan ve Bezirgan gibi mahallelerinde müstakil konutlar öne çıkarken Muratpaşa Fener, Manavgat Side ve Konyaaltı Altınkum gibi yerlerde apartman tipi izin belgeli konut örnekleri de bulunuyor.
Ancak Antalya’da kısa dönem kiralama nedeniyle kaç gürültü, güvenlik veya komşuluk şikâyeti yapıldığını gösteren kent genelini kapsayan güncel bir açık veri seti bulunmuyor. Bu nedenle bütün kısa dönem kiralamaların apartman yaşamında sorun yarattığını söylemek mümkün değil.
Kısa dönem kiralama hangi konutları kapsıyor?
Türkiye’de turizm amaçlı konut kiralamalarının hukuki sınırı açık biçimde tanımlanıyor.
Konutların tek seferde yüz gün veya daha kısa süreyle yerli veya yabancı kişilere kiralanması, ilgili mevzuatta turizm amaçlı kiralama olarak kabul ediliyor. Bu faaliyet için Kültür ve Turizm Bakanlığından izin belgesi alınması gerekiyor.
Dolayısıyla Antalya’da bir apartman dairesinin hafta sonu, bir hafta veya birkaç aylık süreyle turiste kiralanması sıradan uzun dönem konut kiracılığından farklı bir düzenlemeye tabi.
Yüz günden uzun süreli klasik konut kiralamaları ise aynı turizm amaçlı izin sistemi kapsamında değerlendirilmiyor.
Apartmanda kısa dönem kiralama için komşuların onayı gerekiyor mu?
Normal apartmanlarda evet.
Kültür ve Turizm Bakanlığının Eylül 2026 itibarıyla güncel başvuru sistemine göre birden fazla bağımsız bölüm bulunan binadaki konut için turizm amaçlı kiralama izin belgesi alınırken, o binadaki konut niteliğindeki bağımsız bölümlerin tüm kat maliklerinin oy birliğiyle aldığı kararın sunulması gerekiyor.
Birden fazla bloktan oluşan sitelerde ise bu şart turizm amaçlı kiralama yapılacak konutun bulunduğu bina açısından uygulanıyor.
Bu düzenleme, apartmanda kısa süreli kiralamanın yalnız ev sahibinin bireysel kararı olarak görülmediğini ortaya koyuyor.
Çünkü faaliyetin etkisi apartman girişi, asansör, otopark, bahçe ve diğer ortak alanlara kadar uzayabiliyor.
Her kısa dönem kiralık konutta oy birliği şartı var mı?
Hayır.
Müstakil konutlar ve mevzuatta “yüksek nitelikli konut” olarak tanımlanan bazı rezidanslar için farklı hükümler uygulanıyor.
Resepsiyon, güvenlik, günlük temizlik ve benzeri hizmetlerin bulunduğu, yönetmelikteki şartları taşıyan yüksek nitelikli konutlarda normal apartman dairesindeki oy birliği koşulu aynı şekilde uygulanmıyor. Müstakil konutlar da bu konuda ayrı değerlendiriliyor.
Bu nedenle Kaş-Kalkan’daki müstakil bir villa ile Muratpaşa’daki sıradan bir apartman dairesinin kısa süreli kiralama koşulları aynı değil.
Antalya’da apartman tipi kısa dönem kiralama var mı?
Bakanlığın izin belgeli konut kayıtları bunun örneklerinin bulunduğunu gösteriyor.
Güncel kayıt sisteminde Muratpaşa Fener Mahallesi’nde konut tipi izin belgeli bir bağımsız bölüm bulunuyor. Benzer biçimde Manavgat Side Mahallesi ve Konyaaltı Altınkum Mahallesi’nde de Bakanlık veri tabanında konut tipi turizm amaçlı kiralama kayıtları görülebiliyor.
Bu örnekler Antalya’daki kısa dönem konaklamanın yalnız villa turizmi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor.
Ancak bu birkaç kayıt üzerinden söz konusu mahallelerde kısa süreli kiralamanın yaygınlığı hakkında oran çıkarmak mümkün değil.
Sürekli değişen kullanıcılar komşuluk ilişkisini nasıl etkiliyor?
Uzun dönemli apartman yaşamında insanlar çoğunlukla aynı komşularla aylar veya yıllar boyunca karşılaşıyor.
Kısa süreli kiralamada ise aynı daireyi kullanan kişiler birkaç gün içinde değişebiliyor.
Bu durum apartmanda sürekli yaşayanlar açısından tanıdıklık düzeyini azaltabilir. Binaya giren kişinin komşu mu, ziyaretçi mi yoksa kısa dönemli kullanıcı mı olduğu ilk bakışta anlaşılmayabilir.
Özellikle küçük apartmanlarda bu değişim daha görünür olabilir.
Bir apartmanın yirmi dairesinden yalnız birinin kısa süreli kiralanmasıyla çok sayıda dairenin sürekli el değiştiren kullanıcılara açılması aynı sosyal etkiyi yaratmaz.
Bu nedenle komşuluk üzerindeki etkiyi değerlendirirken binadaki kısa dönem kiralık konutların sayısı da önem taşıyor.
Bir binada kaç konut kısa süreli kiraya verilebilir?
Mevzuat bu konuda da sınırlama getiriyor.
Üçten fazla bağımsız bölümü bulunan binalarda aynı kiraya veren adına izin belgesi düzenlenebilecek konutların sayısı binadaki bağımsız bölümlerin yüzde yirmi beşini geçemiyor.
Aynı kiraya veren adına aynı binada izin belgesi istenen konut sayısının beşi aşması durumunda ise işyeri açma ve çalışma ruhsatı dahil ek belgeler aranıyor.
Bu sınırlamalar normal apartmanların kontrolsüz biçimde bütünüyle kısa dönem konaklama alanlarına dönüşmesinin önüne geçmeyi amaçlayan hükümler arasında.
Güvenlik tartışmasının merkezinde ne var?
Apartman sakinleri açısından güvenlik tartışmasının önemli bölümü “binaya kim giriyor?” sorusu etrafında şekilleniyor.
Klasik apartman düzeninde komşular ve uzun süreli kiracılar birbirlerini tanıyabiliyor. Kısa süreli kiralamada ise kullanıcı grubu sık değişebiliyor.
Anahtarın farklı kişilere verilmesi, dijital kapı şifrelerinin paylaşılması veya otoparka farklı araçların girmesi bazı bina sakinlerinde güvenlik kaygısı yaratabilir.
Ancak güvenlik kaygısıyla suç oranını birbirinden ayırmak gerekiyor.
Antalya’da kısa süreli kiralık konutların hırsızlık, saldırı veya diğer suçları artırdığını gösteren güncel ve kapsamlı bir resmi veri bulunmuyor. Bu nedenle “kısa süreli kiralıkların bulunduğu apartmanlar daha güvensizdir” şeklinde doğrudan bir sonuç çıkarmak doğru olmaz.
Konaklayanların kimliği bildiriliyor mu?
İzinli sistemde bildirilmesi gerekiyor.
Güncel yönetmelik, izin belgesi sahibinin 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesini zorunlu tutuyor.
Emniyet Genel Müdürlüğünün Kimlik Bildirim Sistemi de günübirlik kiralanan evler ile diğer konaklama tesislerinde kalan kişilere ilişkin bilgilerin elektronik ortamda bildirilmesine yönelik olarak oluşturuldu.
Dolayısıyla izinli kısa süreli kiralama, teorik olarak “kim olduğu bilinmeyen kişilerin tamamen kayıtsız biçimde evde kalması” anlamına gelmiyor.
Bununla birlikte resmi kimlik kaydının bulunması apartman sakininin günlük hayatta hissettiği güvenlik kaygısını otomatik olarak ortadan kaldırmayabilir.
Apartman kurallarına turist de uymak zorunda mı?
Kısa süreli kullanıcının “ben burada yalnız iki gün kalıyorum” diyerek apartman kurallarının dışında kalması söz konusu değil.
Güncel yönetmelik, izin belgesi sahibinin site veya bina yönetimi tarafından alınan kuralları kullanıcılara yazılı veya çevrim içi olarak bildirmesini zorunlu tutuyor.
Bu hüküm apartman yaşamı açısından önemli.
Örneğin:
gece sessizlik düzeni,
otopark kullanımı,
havuz saatleri,
çöp bırakma noktaları,
ortak alan kuralları,
bina giriş kapısının kullanımı
gibi başlıkların kısa süreli konaklayan kişiye aktarılması gerekiyor.
Gürültü neden en önemli komşuluk başlıklarından biri?
Kısa dönem konaklama ile uzun dönem konut kullanımındaki günlük yaşam biçimi aynı olmayabilir.
Tatile gelen kişiler gece daha geç saatlerde eve dönebilir, kalabalık gruplar halinde konaklayabilir veya balkonu daha yoğun kullanabilir.
Bu durum özellikle ses yalıtımı zayıf apartmanlarda gürültü şikâyetlerine yol açabilir.
Ancak her kısa süreli kullanıcı gürültü yaptığı gibi bir genelleme de doğru değil.
Kültür ve Turizm Bakanlığının 2026 tarihli bilgilendirmesinde turizm amaçlı kiralanan konutlarda güvenlik ve kullanım şartlarının sağlanmasının yanı sıra komşuların huzurunu bozacak uygulamalardan kaçınılması gerektiği özellikle vurgulanıyor.
Ortak alan kullanımı değişiyor mu?
Apartman yaşamındaki bir başka tartışma ortak alanlar.
Asansör, otopark, yüzme havuzu, bahçe ve bina girişleri kısa süreli kiralama yapılan konutların bulunduğu yapılarda farklı kullanıcılar tarafından kullanılabiliyor.
Bir dairede yıl boyunca aynı iki kişinin yaşamasıyla aynı konutun yaz aylarında farklı dört-beş kişilik gruplar tarafından arka arkaya kullanılması ortak alanlarda farklı yoğunluk yaratabilir.
Bu özellikle havuzlu sitelerde daha belirgin hale gelebilir.
Ancak Antalya’da kısa süreli kiralamaların apartmanların ortak giderlerini ortalama ne kadar artırdığına ilişkin kamuya açık bir araştırma bulunmuyor.
Bu nedenle aidat artışlarını otomatik olarak kısa dönem kiralamaya bağlamak mümkün değil.
Otopark sorunu ortaya çıkabilir mi?
Otopark kapasitesi sınırlı apartmanlarda ortaya çıkabilir.
Kısa süreli kullanıcı kiralık araçla veya birden fazla araçla geldiğinde binadaki otopark düzenini bilmeyebilir.
Numaralı park alanlarının kullanılması veya misafir otoparkının bulunmaması halinde komşular arasında anlaşmazlık yaşanabilir.
Bu tür sorunlarda da bina kurallarının kullanıcıya önceden bildirilmesi önem kazanıyor.
Yönetmeliğin site ve bina kurallarının kullanıcıya aktarılmasını zorunlu kılması bu nedenle yalnız formalite niteliğinde değil; günlük apartman yaşamıyla doğrudan bağlantılı.
Turizm amaçlı konutun kapısında belge bulunuyor mu?
İzin belgeli konutlarda Bakanlık tarafından hazırlanan plaketin konut girişine asılması zorunlu.
Plakette “Turizm Amaçlı Konut” ibaresinin yanı sıra izin belgesi numarası, adres ve izin belgesi sahibinin irtibat bilgileri gibi bilgiler bulunuyor.
Bu uygulama apartman sakinlerinin ve kullanıcıların konutun kayıtlı turizm faaliyeti yürüttüğünü anlamasını kolaylaştırıyor.
Ayrıca Bakanlık, izin belgeli konutları kamuya açık veri tabanında sorgulanabilir şekilde yayımlıyor.
İnternette ilan görmek izin belgesi olduğu anlamına geliyor mu?
Hayır.
Bir evin günlük veya haftalık kiralama platformunda bulunması, tek başına yasal izinlerinin bulunduğunu kanıtlamıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, yüz günden kısa süreli kiralama ilanlarında izin belgesi numarasının bulunması gerektiğini belirtiyor. Bakanlığın Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de internet sitesinde turizm amaçlı konut izin belgesi başvurusu ve izinsiz kiralamalara ilişkin güncel bilgilendirmelere yer veriyor.
Apartman sakinleri, Bakanlığın izin belgeli konut sorgulama sistemi üzerinden kayıt kontrolü yapabiliyor.
İzinsiz kısa süreli kiralamanın yaptırımı var mı?
Evet.
Kültür ve Turizm Bakanlığının 2026 yılı için yayımladığı güncel bilgilendirmede, mevzuata aykırı turizm amaçlı konut kiralamalarında uygulanabilecek idari para cezalarının ihlalin niteliği ve tekrarına göre 180 bin 617 TL ile 1 milyon 806 bin 177 TL arasında değişebildiği belirtiliyor.
İzin belgesi bulunmadan faaliyette bulunulması, mevzuattaki yaptırım nedenlerinden biri.
Bu cezalar her komşuluk tartışmasında uygulanan cezalar değil; turizm amaçlı konut kiralama mevzuatının ihlal edildiğinin idari makamlar tarafından tespit edilmesi halinde gündeme geliyor.
Kısa süreli kiralık evin odaları ayrı ayrı kiralanabilir mi?
İzin belgeli turizm konutlarında evin odalarının farklı kişilere ayrı ayrı sözleşmelerle kiraya verilmesine izin verilmiyor.
Güncel yönetmelik bu konuda açık hüküm içeriyor. Konut bir bütün olarak kiralamaya konu ediliyor.
Bu hüküm de apartmanlarda tek bir konutun fiilen çok sayıda ayrı konaklama birimine dönüştürülmesini önleyen düzenlemelerden biri.
Kiraya veren apartmandaki sorunlardan tamamen bağımsız mı?
Hayır.
Turizm amaçlı kiralama izin belgesi sahibi yalnızca kirayı tahsil eden kişi olarak değerlendirilmiyor.
Yönetmeliğe göre kiraya verenin konutun bakım ve temizliğini sağlaması, kullanıcı değişimlerinde gerekli işlemleri gerçekleştirmesi, bina kurallarını kullanıcıya bildirmesi ve kimlik bildirimi gibi yasal yükümlülükleri yerine getirmesi gerekiyor.
Bu nedenle apartman sakini ile kısa süreli kullanıcı arasında sürekli sorun yaşanması halinde yönetim açısından kiraya verenle iletişim kurulması önem taşıyor.
Apartman sakinleri sorun yaşarsa ne yapabilir?
Sorunun niteliğine göre farklı yollar bulunuyor.
Öncelikle konutun Bakanlık tarafından izin belgeli olup olmadığı kamuya açık sorgulama sisteminden kontrol edilebilir.
Apartman yönetim planına aykırı davranış veya ortak alan sorunu bulunuyorsa konunun bina yönetimi üzerinden kayıt altına alınması mümkün.
Turizm amaçlı kiralama izin şartlarına aykırılık bulunduğu düşünülüyorsa ilgili İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne bildirim yapılabilir. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü güncel internet sitesinde bu faaliyetlere ilişkin izin ve mevzuat bağlantılarını yayımlıyor.
Gürültü, tehdit, şiddet veya başka bir adli olay söz konusuysa konu niteliğine göre kolluk birimlerinin yetki alanına girebilir.
Kısa dönem kiralama mahalle yaşamını da değiştiriyor mu?
Etkiler yalnız apartman kapısında sona ermiyor.
Kısa süreli konaklayan kişiler mahalledeki market, restoran, kafe ve diğer işletmelere müşteri sağlayabiliyor. Bu yönüyle yerel ekonomiye harcama getiriyor.
Buna karşılık bir mahallenin konutlarının önemli bölümünün sürekli sakinler yerine geçici ziyaretçiler tarafından kullanılması halinde komşuluk ilişkilerinin sürekliliği azalabilir.
Bu durum özellikle turistik mahallelerde “orada yaşayanlarla orada konaklayanlar” arasında farklı günlük ihtiyaçların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Ancak Antalya’da kısa dönem kiralıkların mahalle nüfusunun ne kadarını oluşturduğunu gösteren güncel bir veri olmadığı için bu etkinin hangi mahallede ne düzeyde olduğu kesin olarak söylenemez.
Villa ile apartman dairesindeki tartışma aynı değil
Kaş ve Kalkan gibi bölgelerdeki müstakil turizm konutlarıyla kent merkezindeki apartman dairelerinin çevreye etkileri birbirinden farklı.
Bakanlığın güncel kayıtlarında Kaş’ın Kalkan, İslamlar, Bezirgan ve Çukurbağ mahallelerinde çok sayıda müstakil izin belgeli konut örneği görülüyor.
Müstakil villada ortak asansör veya apartman koridoru bulunmayabilir.
Apartman dairesinde ise bina girişi, merdiven, asansör, otopark ve diğer ortak alanlar kalıcı sakinlerle birlikte kullanılıyor.
Bu nedenle “Antalya’daki bütün kısa dönem kiralamalar komşuluk açısından aynı sorunu yaratıyor” şeklinde bir yaklaşım doğru değil.
Antalya’da kısa dönem kiralık evlerde asıl tartışma ne?
Tartışmanın merkezinde turizm ile konut yaşamı arasındaki sınır bulunuyor.
Bir konut sahibi mülkünü ekonomik olarak değerlendirmek isterken aynı binada sürekli yaşayan yurttaşlar da güvenli, öngörülebilir ve huzurlu bir apartman düzeninin korunmasını bekliyor.
Mevcut düzenleme bu iki alan arasında denge kurmaya çalışıyor.
Normal apartmanlarda kat maliklerinin oy birliği şartının aranması, binadaki kuralların kısa süreli kullanıcılara bildirilmesinin zorunlu olması, kimlik bildirimi, izin belgesi ve giriş plaketi gibi hükümler apartman yaşamının turizm faaliyetinden ayrı değerlendirilemeyeceğini gösteriyor.
Antalya açısından eksik olan ise tartışmanın ölçeğini gösterecek açık veriler.
Kaç apartmanda izinli kısa süreli kiralama bulunduğu, komşuluk nedeniyle kaç şikâyet yapıldığı, şikâyetlerin ne kadarının gürültü, güvenlik veya ortak alan kullanımıyla ilgili olduğu düzenli olarak kamuoyuna açıklanırsa konu bireysel deneyimlerden daha somut bir zemine taşınabilir.
Kısa dönem kiralama Antalya gibi turizm kentlerinde tamamen ortadan kalkacak bir konaklama biçimi olarak görünmüyor. Bu nedenle temel mesele, turizm faaliyetiyle sürekli konut yaşamının aynı apartmanda hangi kurallarla birlikte yürütülebileceği.





