
Antalya’da kuraklığın evlerdeki su kullanımı, faturalar, kaynaklar ve su tasarrufu üzerindeki etkileri bu haberde yer alıyor.
Antalya’da kuraklık, evsel su tüketimini iki farklı yönden etkiliyor. Sıcak ve yağışsız dönemlerde duş, içme suyu, temizlik, bahçe sulama ve havuz kullanımı arttığı için hanelerin su talebi yükselebiliyor. Kuraklığın uzaması halinde ise kaynakların beslenmesi zayıflıyor, şebeke üzerindeki baskı büyüyor ve suyun daha verimli kullanılması zorunlu hale geliyor.
Ancak Antalya’da güncel durum değerlendirilirken yalnızca yaz sıcaklıklarına bakılmaması gerekiyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğüne göre 1 Ekim 2025 ile 30 Haziran 2026 arasındaki dokuz aylık su yılında Antalya çevresindeki yağışlar normalin yüzde 60’tan fazla üzerinde gerçekleşti. Akdeniz Bölgesi genelindeki yağışlar da normalin yüzde 44 üzerine çıktı. Bu nedenle Temmuz 2026 itibarıyla yalnızca dokuz aylık yağış verisine dayanarak Antalya genelinde güncel bir su kıtlığı bulunduğu söylenemez.
Bununla birlikte bir yağışlı dönem, uzun vadeli su risklerini tek başına ortadan kaldırmıyor. Antalya’nın içme suyunda yer altı kaynaklarına yüksek ölçüde bağımlı olması, turizm sezonundaki nüfus hareketliliği ve şebekedeki su kayıpları kuraklık dönemlerinde önem kazanan başlıklar arasında bulunuyor.
KURAKLIK YALNIZCA YAĞMUR YAĞMAMASI MI?
Kuraklık yalnızca birkaç hafta yağmur yağmaması anlamına gelmiyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü kuraklığı, yağışların normal seviyelerin önemli ölçüde altına düşmesi sonucunda arazi ve su kaynaklarının olumsuz etkilenmesi ve hidrolojik dengenin bozulması olarak tanımlıyor.
Kuraklığın üç temel türü bulunuyor:
Meteorolojik kuraklık
Tarımsal kuraklık
Hidrolojik kuraklık
Meteorolojik kuraklık yağışların uzun yıllar ortalamasının altında kalmasını ifade ediyor. Tarımsal kuraklık, bitkilerin kök bölgesinde yeterli nem bulunmamasıyla ortaya çıkıyor. Hidrolojik kuraklık ise uzun süreli yağış eksikliğinin yer üstü ve yer altı su kaynaklarını azaltmasıyla oluşuyor.
Hidrolojik kuraklık yağışların yeniden başlamasından sonra da devam edebiliyor. Toprağın, akarsuların ve yer altı su rezervlerinin yeniden beslenmesi zaman aldığı için yağışlı geçen birkaç ay, önceki dönemlerden biriken su açığını her bölgede aynı hızla kapatmayabilir.
KURAKLIK EVSEL SU TÜKETİMİNİ ARTIRIR MI?
Kuraklık ve aşırı sıcaklık ilk aşamada evsel su tüketimini artırabilir. Hava sıcaklığının yükselmesiyle birlikte yurttaşlar daha sık duş alabilir, daha fazla içme suyu kullanabilir ve evlerin temizliği için daha fazla su tüketebilir.
Evsel tüketimi artıran başlıca kullanımlar şöyle:
Duş ve kişisel temizlik
İçme ve yemek hazırlama
Çamaşır ve bulaşık yıkama
Balkon ve teras temizliği
Bahçe sulama
Evcil hayvanların su ihtiyacı
Havuzların doldurulması ve su seviyesinin korunması
Araç yıkama
Sıcak hava nedeniyle artan misafir ve hane nüfusu
Kuraklığın uzaması ve kaynakların baskı altına girmesi durumunda ise su tasarrufu çağrıları, basınç yönetimi veya kullanım kısıtlamaları nedeniyle ölçülen tüketim azalabilir. Bu nedenle kuraklık, su talebini artırırken aynı zamanda tüketimin sınırlandırılmasını gerektiren bir durum oluşturabiliyor.
ANTALYA’DA EVLER NE KADAR SU TÜKETİYOR?
ASAT’ın 2025 Su Kayıpları Yıllık Raporu’na göre Antalya genelinde içme suyu sistemine bir yılda 396 milyon 442 bin metreküp su verildi. İzinli toplam tüketim 259 milyon 383 bin metreküp olarak kaydedildi.
Raporda mesken abonelerine faturalandırılan yıllık su miktarı 132 milyon 857 bin metreküp olarak gösterildi. Otel ve pansiyon abonelerinde ise 44 milyon 624 bin metreküplük tüketim kaydedildi.
Bu veriler, Antalya’da yalnızca yerleşik nüfusun değil turizm sektörünün de kentteki su talebi üzerinde önemli bir etkisi bulunduğunu gösteriyor. Kurak ve sıcak bir yaz döneminde konut, turizm ve ticari kullanımın aynı anda artması şebeke üzerindeki talebi büyütebilir.
ANTALYA’NIN NÜFUSU YAZIN ARTIYOR
ASAT, 2025 yılında Antalya’nın 19 ilçesinde yaklaşık 2 milyon 722 bin kişilik yerleşik nüfusa, 1 milyon 533 binin üzerinde aboneye ve yıl içinde kente gelen yaklaşık 27 milyon yerli ve yabancı ziyaretçiye hizmet verdiğini belirtiyor.
Turizm hareketliliğinin arttığı yaz aylarında oteller, pansiyonlar, kiralık konutlar, yazlıklar ve günübirlik kullanılan tesisler daha fazla su tüketiyor.
Turizm kaynaklı su tüketiminin başlıca alanları arasında şunlar bulunuyor:
Otel odalarındaki duş ve banyolar
Çamaşırhaneler
Mutfaklar
Havuzlar
Peyzaj sulaması
Ortak alan temizliği
Spor ve spa alanları
Plaj tesisleri
Soğutma sistemleri
Günübirlik ziyaretçi kullanımı
Yerleşik nüfusa göre tasarlanmış eski altyapıların turizm sezonunda çok daha yüksek geçici nüfusa hizmet vermesi, bazı bölgelerde basınç ve kapasite sorunlarını daha görünür hale getirebilir.
ANTALYA İÇME SUYUNDA YER ALTI KAYNAKLARINA BAĞIMLI
Antalya merkezdeki Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı ve Muratpaşa ilçelerinin içme ve kullanma suyunun yüzde 99’u derin kuyulardan, yüzde 1’i ise kaynak sularından temin ediliyor. Duraliler, Boğaçayı ve Termessos’taki derin kuyular merkez ilçelerin önemli bölümünü besliyor.
ASAT’ın 2025 yılı raporuna göre il genelinde kaynaktan çekilen 396 milyon 442 bin metreküp suyun 381 milyon 692 bin metreküpü yer altı, 14 milyon 749 bin metreküpü ise yer üstü kaynaklarından sağlandı. Rapordaki değerlerden hesaplandığında il genelindeki üretimin yaklaşık yüzde 96’sı yer altı suyuna dayanıyor.
Bu yapı nedeniyle yağışların toprağa sızarak akiferleri beslemesi Antalya açısından önem taşıyor. Uzun süreli yağış eksikliği, yer altı suyu seviyelerindeki etkisini meteorolojik kuraklıktan daha geç gösterebilir.
YAĞIŞLI BİR KIŞ KURAKLIK RİSKİNİ BİTİRİR Mİ?
Yağışlı geçen bir kış veya ilkbahar, yüzey akışını ve yer altı suyu beslenmesini destekleyebilir. Ancak kuraklığın tamamen sona erdiğini söylemek için yalnızca toplam yağış miktarı yeterli değil.
Şu unsurların birlikte izlenmesi gerekiyor:
Yağışın yıl içindeki dağılımı
Yağışın kısa sürede mi yoksa uzun döneme yayılarak mı gerçekleştiği
Toprağın suyu emme kapasitesi
Yer altı suyu seviyeleri
Kaynak ve kuyu debileri
Buharlaşma miktarı
Nüfus ve turizm kaynaklı tüketim
Tarımsal su kullanımı
Şebekedeki kayıp oranı
Şiddetli ve kısa süreli yağışların önemli bölümü yüzey akışına geçebilir. Daha düzenli ve zamana yayılan yağışlar ise toprağın ve yer altı kaynaklarının beslenmesi açısından farklı sonuç oluşturabilir.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü de meteorolojik kuraklık sona erdikten sonra hidrolojik kuraklığın uzun süre devam edebileceğini belirtiyor.
SICAKLIK ARTTIKÇA SU İHTİYACI NEDEN YÜKSELİYOR?
Sıcak hava, insan vücudunun su ihtiyacını artırırken evlerin ve açık alanların kullanım biçimini de değiştiriyor.
Antalya’da yaz döneminde şu davranışlar yaygınlaşabiliyor:
Duş sayısının artması
Çocuk havuzlarının doldurulması
Balkon ve terasların daha sık yıkanması
Bahçelerin daha uzun sulanması
Evcil hayvanların su kaplarının daha sık yenilenmesi
Klima dış ünitelerinin ve çevresinin yıkanması
Araçların daha sık temizlenmesi
Havuzlardaki buharlaşma kaybının tamamlanması
Bu kullanımların her biri tek başına sınırlı görünse de yüz binlerce hanede aynı dönemde artması toplam şehir tüketimini yükseltebilir.
BAHÇE SULAMASI TÜKETİMİ NASIL ETKİLİYOR?
Kuraklık sırasında çim, çiçek, ağaç ve diğer peyzaj bitkilerinin su ihtiyacı artabiliyor. Antalya’da yaz aylarında yağışın azalması ve buharlaşmanın yükselmesi nedeniyle özellikle müstakil evlerde ve sitelerde bahçe sulaması önemli bir tüketim oluşturabiliyor.
Bahçelerde su tüketimini azaltmak için şu yöntemler uygulanabilir:
Sulama sabah erken veya akşam saatlerine alınabilir.
Damla sulama sistemi kullanılabilir.
Kırık boru ve fıskiyeler onarılabilir.
Toprak yüzeyi malçla kaplanabilir.
Sulama süresi bitkinin ihtiyacına göre ayarlanabilir.
Kuraklığa dayanıklı yerel bitkiler tercih edilebilir.
Çim alan miktarı azaltılabilir.
Yağış sensörü veya toprak nem sensörü kullanılabilir.
Yağmur suyu uygun koşullarda depolanabilir.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin kurakçıl peyzaj uygulamalarında sulama suyu ve enerji tüketiminde yaklaşık yüzde 50’ye varan tasarruf sağlandığı belirtiliyor. Bu oran her bahçe için aynı sonucu garanti etmese de bitki seçimi ve sulama yönteminin tüketim üzerindeki etkisini gösteriyor.
HAVUZLAR KURAKLIKTA DAHA FAZLA SU TÜKETİR Mİ?
Açık havuzlarda su yalnızca ilk dolum sırasında kullanılmıyor. Buharlaşma, sıçrama, filtre temizliği ve kaçaklar nedeniyle düzenli olarak ilave su gerekebiliyor.
Hava sıcaklığı, rüzgâr ve havuz yüzeyinin büyüklüğü arttıkça buharlaşma kaybı yükselebilir. Havuzun üstünün kullanılmadığı saatlerde uygun bir örtüyle kapatılması buharlaşmayı azaltabilir.
Havuzlarda şu önlemler alınabilir:
Kaçak kontrolü yapılmalı.
Su seviyesi gereğinden yüksek tutulmamalı.
Filtre geri yıkama süresi doğru ayarlanmalı.
Havuz gereksiz yere tamamen boşaltılmamalı.
Havuz örtüsü kullanılmalı.
Taşma kanalları kontrol edilmeli.
Bahçe sulaması için şebeke suyu yerine uygun alternatifler araştırılmalı.
Havuz suyunun doğrudan bahçeye verilmesi; klor, tuz ve kullanılan diğer kimyasallar nedeniyle her bitki ve toprak için uygun olmayabilir. Yeniden kullanım ancak su kalitesi ve uygulama koşulları değerlendirilerek yapılmalı.
SU KAYIPLARI KURAKLIĞIN ETKİSİNİ BÜYÜTÜYOR
Kuraklık dönemlerinde yalnızca hanelerin tüketimi değil, kaynaktan çekilen suyun ne kadarının kullanıcıya ulaştığı da önem taşıyor.
ASAT’ın 2025 yılı raporunda sisteme verilen 396 milyon 442 bin metreküp su ile izinli tüketim arasındaki fark 137 milyon 59 bin metreküp olarak hesaplandı. Toplam su kayıp oranı yüzde 34,57 olarak kaydedildi.
Raporda su kayıpları; şebeke ve servis bağlantılarındaki fiziki kayıplar, depo kaçakları, sayaç ölçüm hataları, izinsiz tüketim ve faturalandırılmamış kullanımlar gibi farklı başlıklar altında değerlendiriliyor.
Kayıp oranının azaltılması, yeni bir kaynak oluşturmasa da mevcut kaynaktan alınan suyun daha büyük bölümünün tüketiciye ulaştırılmasını sağlayabilir. Bu nedenle kuraklıkla mücadele yalnızca bireysel tasarrufa bırakılamaz; şebeke yenileme, basınç yönetimi, sayaç doğruluğu ve kaçak tespiti de birlikte yürütülmelidir.
EVDEKİ GİZLİ KAÇAK NASIL ANLAŞILIR?
Klozet rezervuarı, bahçe hattı, gömme tesisat veya su deposunda bulunan küçük bir kaçak uzun süre fark edilmeyebilir. Sürekli akan düşük miktardaki su, aylık tüketimi ve faturayı yükseltebilir.
Evdeki olası kaçağı kontrol etmek için bütün musluklar ve su kullanan cihazlar kapatıldıktan sonra sayaç izlenebilir. Sayaç hareket etmeyi sürdürüyorsa tesisatta kaçak ihtimali bulunabilir.
Şu belirtiler de kontrol edilmelidir:
Duvar veya zeminde nem
Klozet içinde sürekli su hareketi
Hidroforun su kullanılmadığı halde çalışması
Sayaç tüketiminde açıklanamayan artış
Bahçe hattında ıslak bölge
Su deposunda sürekli dolum
Düşük su basıncı
Tesisattan gelen olağan dışı ses
Tesisata zarar vermeden kaçak yerinin belirlenmesi için yetkili tesisatçıdan destek alınmalı.
APARTMANLARDA ANA SAYAÇ NE İŞE YARIYOR?
ASAT, Şubat 2026’da binaların girişlerine ana sayaç yerleştirilmesine yönelik uygulama başlattı. Ana sayaçtan geçen toplam su miktarı, daire sayaçlarının toplamıyla karşılaştırılarak bina ortak tesisatındaki ve bahçe hatlarındaki gizli kaçakların daha erken tespit edilmesi hedefleniyor.
Ana sayaç ile daire sayaçlarının toplamı arasında belirgin fark bulunması şu sorunlara işaret edebilir:
Ortak tesisatta kaçak
Bahçe sulama hattında sızıntı
Depoda taşma
Hidrofor bağlantısında kaçak
Sayaçlardan birinde ölçüm hatası
Kayıt dışı ortak kullanım
Yangın hattında su kaybı
Apartman yönetiminin tüketim değerlerini düzenli karşılaştırması hem su kaybını hem de yüksek ortak giderleri azaltabilir.
KURAKLIK SU FATURASINI ARTIRIR MI?
Kuraklık suyun birim fiyatını kendiliğinden değiştirmiyor. Ancak sıcak ve kurak dönemlerde tüketimin artması, hanenin daha fazla metreküp su kullanmasına ve fatura tutarının yükselmesine neden olabilir.
ASAT’ın içme suyu tarifelerinde mesken tüketimi kademelere ayrılıyor. Kullanılan su miktarı arttıkça üst tüketim kademesine geçilmesi mümkün olabiliyor. Güncel kademe aralıkları ve birim fiyatlar ASAT’ın tarife sayfasında yayımlanıyor.
Fatura karşılaştırılırken yalnızca TL tutarına değil şu bilgilere de bakılmalı:
Tüketilen metreküp miktarı
Sayaç okuma dönemi
Okuma gün sayısı
Kademe aralığı
Atık su bedeli
Önceki ve son sayaç endeksi
Ortak kullanım veya ana sayaç farkı
Geçmiş dönem düzeltmeleri
Tarife değişikliği yapılmışsa aynı miktardaki tüketimin farklı aylarda farklı tutarlara karşılık gelebileceği dikkate alınmalı.
KURAKLIK SU BASINCINI ETKİLER Mİ?
Kuraklık tek başına her evde su basıncının düşeceği anlamına gelmiyor. Basınç; su deposunun seviyesi, pompa tesisleri, şebeke tasarımı, eş zamanlı tüketim, boru arızaları ve binanın yüksekliği gibi birçok etkene bağlı bulunuyor.
Sıcak günlerde belirli bir bölgede çok sayıda abonenin aynı anda su kullanması, özellikle yüksek kotlu veya şebekenin uç noktasındaki yerleşimlerde basıncın hissedilir biçimde değişmesine yol açabilir.
Yalnızca bir dairede düşük basınç varsa şu noktalar incelenmeli:
Daire giriş vanası
Sayaç filtresi
Musluk perlatörleri
Bina su deposu
Hidrofor
Daire içi tesisat
Su arıtma cihazı
Tıkanmış veya kireçlenmiş borular
Mahallenin genelinde basınç sorunu ya da kesinti bulunuyorsa ASAT üzerinden arıza kaydı oluşturulabilir. ASAT, ALO 185 hattından günün 24 saati bilgilendirme ve başvuru hizmeti verildiğini belirtiyor.
SU KESİNTİSİ KURAKLIK NEDENİYLE Mİ OLUR?
Antalya’da yaşanan her su kesintisi kuraklıktan kaynaklanmıyor. Kesintiler şu nedenlerle de oluşabilir:
Ana boru arızası
Şebeke yenileme çalışması
Pompa veya elektrik arızası
Depo bakımı
Yeni hat bağlantısı
Yol ve altyapı çalışması
Bina içi tesisat sorunu
Hidrofor arızası
Yangın veya afet
Kuraklık nedeniyle kaynak kapasitesinde veya şebeke talebinde sorun oluşursa basınç yönetimi ve kullanım planlaması gündeme gelebilir. Ancak resmi bir kısıtlama veya kuraklık uygulaması bulunmadan her kesintinin su kıtlığına bağlanmaması gerekiyor.
DUŞTA SU TÜKETİMİ NASIL AZALTILIR?
Evlerde yüksek su tüketiminin görüldüğü alanlardan biri banyolar. Su Verimliliği Seferberliği kapsamında yayımlanan bireysel kullanım rehberlerinde tasarruflu armatürler, kısa duş ve kaçakların giderilmesi öneriliyor.
Banyoda uygulanabilecek önlemler şöyle:
Duş süresi azaltılabilir.
Tasarruflu duş başlığı kullanılabilir.
Su ısınana kadar akan bölüm temiz bir kapta toplanabilir.
Diş fırçalarken musluk kapatılabilir.
Tıraş sırasında su sürekli akıtılmamalı.
Rezervuar kaçakları giderilmeli.
Çift kademeli rezervuar kullanılabilir.
Musluklara perlatör takılabilir.
Damlatan musluklar onarılmalı.
Toplanan temiz su, içme amacıyla değil uygun temizlik veya sulama işlerinde değerlendirilebilir.
MUTFAKTA SU TÜKETİMİ NASIL AZALTILIR?
Mutfakta bulaşıkların akan su altında uzun süre yıkanması tüketimi artırabilir. Bulaşık makinesi kullanılacaksa cihazın tam dolması beklenmeli ve uygun ekonomik program tercih edilmelidir.
Mutfakta şu yöntemler uygulanabilir:
Sebze ve meyveler kap içinde yıkanabilir.
Bulaşıklar makineye konulmadan önce akan su altında uzun süre yıkanmamalı.
Bulaşık makinesi tam dolu çalıştırılmalı.
İhtiyaç kadar su kaynatılmalı.
Donmuş gıdalar akan su altında çözdürülmemeli.
Musluk kaçakları giderilmeli.
İçme suyu soğutmak için musluk uzun süre açık bırakılmamalı.
Arıtma cihazının atık su miktarı kontrol edilmeli.
Sebze ve meyve yıkamada kullanılan su, deterjan veya kimyasal içermiyorsa uygun bitkilerin sulanmasında değerlendirilebilir.
ÇAMAŞIR YIKARKEN NASIL TASARRUF SAĞLANIR?
Çamaşır makinesinin az miktarda çamaşırla sık çalıştırılması hem su hem elektrik tüketimini artırabilir.
Makine kullanılırken şu uygulamalar tercih edilebilir:
Makine kapasitesi aşılmadan tam dolu çalıştırılmalı.
Çok kirli olmayan çamaşırlarda ön yıkama kullanılmamalı.
Çamaşır miktarına uygun program seçilmeli.
Su giriş hortumu ve bağlantıları kontrol edilmeli.
Filtreler düzenli temizlenmeli.
Makine altında veya arkasında sızıntı olup olmadığı incelenmeli.
Yeni cihaz alınırken enerji etiketiyle birlikte program başına su tüketimi de karşılaştırılmalı.
YAĞMUR SUYU EVLERDE KULLANILABİLİR Mİ?
Çatıda toplanan yağmur suyu uygun depo, filtreleme ve tesisatla bahçe sulama veya bazı temizlik işlerinde kullanılabilir. Ancak yağmur suyu doğrudan içme, yemek hazırlama veya kişisel temizlik amacıyla kullanılmamalı.
Depolama sisteminde şu unsurların bulunması önem taşıyor:
İlk yağışı ayıran düzenek
Yaprak ve tortu filtresi
Kapalı ve ışık almayan depo
Taşma hattı
Haşere girişini önleyen kapak
İçme suyu hattından ayrı tesisat
Düzenli temizlik ve bakım
Yeni binalardaki yağmur suyu ve gri su uygulamalarına ilişkin koşullar imar ve tesisat mevzuatına göre değişebiliyor. Sistem kurulmadan önce ilgili belediye ve uzman bir projeciden bilgi alınmalı. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nde belirli büyüklükteki yapılara yağmur suyu ve gri su sistemleriyle ilgili hükümler getirildi.
GRİ SU YENİDEN KULLANILABİLİR Mİ?
Duş, lavabo ve bazı kullanım alanlarından çıkan gri su uygun biçimde toplanıp arıtıldıktan sonra rezervuar, peyzaj sulaması ve benzeri içme dışı alanlarda kullanılabilir.
Tarım ve Orman Bakanlığı, geri kazanılmış gri suyun peyzaj sulaması, rezervuarlar, süs havuzları, soğutma ve araç yıkama gibi alanlarda değerlendirilebileceğini belirtiyor. Bakanlığa göre doğru sistemlerde şebekeden sağlanan içme suyu tüketiminde önemli azalma elde edilebiliyor.
Gri su doğrudan depolanıp kullanılmamalı. Koku, mikrobiyolojik risk ve tesisatın içme suyu hattına karışması gibi sorunların önlenmesi için sistemin yetkili kişilerce projelendirilmesi gerekiyor.
KUYU SUYU ŞEBEKE SUYUNUN YERİNE KULLANILABİLİR Mİ?
Bahçedeki veya yapı çevresindeki bir kuyunun bulunması, suyun içilebilir olduğu anlamına gelmiyor. Yer altı suyunda mikrobiyolojik kirlilik, nitrat, ağır metal, tuzluluk veya başka kimyasal sorunlar bulunabilir.
Kuyu suyu içme veya yemek hazırlama amacıyla kullanılmadan önce uygun laboratuvarda analiz edilmelidir. Suyun görünüşü, tadı ve kokusu güvenli olduğunu kanıtlamaz.
ASAT’ın Su Kalite Kontrol Laboratuvarı, şebeke ve sondaj suları üzerinde farklı parametrelerde analiz hizmeti veriyor. Şebeke dışındaki sondaj veya kuyu sularının analizleri talep üzerine gerçekleştirilebiliyor.
SU DEPOLARKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Kesinti ihtimaline karşı ihtiyaçtan çok daha fazla su depolamak yerine hanenin temel ihtiyacına uygun miktar hazırlanmalı.
Depolanan su için şu kurallara dikkat edilmeli:
Temiz ve gıdaya uygun kap kullanılmalı.
Kap ağzı kapalı tutulmalı.
Su güneş altında bırakılmamalı.
Temizlik suyu ile içme suyu ayrılmalı.
Uzun süre bekleyen su içme amacıyla kullanılmamalı.
Depo ve bidonlar düzenli temizlenmeli.
Kimyasal madde konulmuş kaplar kullanılmamalı.
Apartman su depolarının da periyodik olarak temizlenmesi, kapaklarının kapalı tutulması ve dışarıdan kirletici girişine karşı korunması gerekiyor.
KURAKLIKLA MÜCADELE YALNIZCA HANELERİN SORUMLULUĞU MU?
Evlerde su tasarrufu önemli olmakla birlikte kent ölçeğindeki su yönetimi yalnızca bireysel davranışlara indirgenemez.
Kuraklığa karşı şu alanlarda eş zamanlı çalışma gerekiyor:
Şebeke kayıplarının azaltılması
Eski boruların yenilenmesi
Basınç yönetimi
Kaynakların kirlenmeye karşı korunması
Yer altı suyu seviyelerinin izlenmesi
Kaçak kuyuların denetlenmesi
Turizm tesislerinde su verimliliği
Kurakçıl peyzaj uygulamaları
Arıtılmış atık suyun uygun alanlarda yeniden kullanılması
Yağmur suyu hasadı
Bina içi kaçakların tespiti
Tüketim verilerinin şeffaf biçimde yayımlanması
ASAT’ın 2025 raporunda şebekeye verilen suyun yüzde 34,57’sinin su kaybı başlığında yer alması, altyapı verimliliğinin kuraklıkla mücadelede bireysel tasarruf kadar önemli olduğunu gösteriyor.
ANTALYA’DA GÜNCEL OLARAK SU KISITLAMASI VAR MI?
Temmuz 2026 itibarıyla incelenen resmi kaynaklarda Antalya geneline yönelik ilan edilmiş kapsamlı bir evsel su kısıtlaması bulunmuyor. Ayrıca 2026 su yılının ilk dokuz ayında Antalya çevresindeki yağışların normalin yüzde 60’tan fazla üzerinde gerçekleştiği bildiriliyor.
Bu durum, kentte uzun vadeli kuraklık ve su yönetimi risklerinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Yer altı suyu seviyeleri, yaz tüketimi, turizm yoğunluğu, yerel kaynak kapasitesi ve şebeke kayıpları yağış miktarından ayrı olarak izlenmeli.
Herhangi bir kullanım kısıtlaması, basınç düzenlemesi veya planlı kesinti uygulanması halinde ASAT’ın resmi duyuruları esas alınmalı.
ANTALYA’DA KURAKLIK EVSEL SU TÜKETİMİNİ NASIL ETKİLİYOR?
Antalya’da kuraklık, sıcaklık ve yağış azlığı nedeniyle evsel su talebini ilk aşamada artırabiliyor. Duş, bahçe sulama, havuz, temizlik ve içme suyu kullanımı yükselirken turizm sezonundaki nüfus hareketliliği kent genelindeki talebi daha da büyütebiliyor.
Kuraklığın uzun sürmesi halinde ise yer altı kaynaklarının beslenmesi azalabilir ve suyun daha verimli kullanılması zorunlu hale gelebilir. Antalya merkezindeki içme suyunun yüzde 99’unun derin kuyular ve yer altı kaynaklarından sağlanması, hidrolojik kuraklığın kent açısından önemini artırıyor.
ASAT’ın 2025 raporunda meskenlerin 132 milyon 857 bin metreküp su kullandığı, şebekedeki toplam su kayıp oranının ise yüzde 34,57 olduğu görülüyor. Bu nedenle çözüm yalnızca yurttaşların duş süresini azaltmasından ibaret değil; bina kaçaklarının giderilmesi, şebeke kayıplarının düşürülmesi, turizm ve peyzaj tüketiminin yönetilmesi de gerekiyor.
Antalya’da 2026 su yılının ilk dokuz ayındaki yağışlar normalin üzerinde olsa da su verimliliği yalnızca kuraklık ilan edildiğinde uygulanacak geçici bir önlem olarak görülmemeli. Su kaynaklarının korunması için tüketimin düzenli izlenmesi ve gereksiz kullanımın yıl boyunca azaltılması gerekiyor.





