
Antalya sokak aydınlatması yaya güvenliğinden park kullanımına kadar günlük yaşamı etkiliyor. Karanlık noktalar için farklı başvuru yolları bulunuyor.
Antalya‘da mahallelerde yetersiz veya arızalı aydınlatma yalnızca geceleri sokakların karanlık kalması anlamına gelmiyor. Yaya geçidinin fark edilmesi, kaldırımın güvenli kullanılması, otobüs durağına erişim, çocukların ve yaşlıların akşam saatlerinde dışarı çıkabilmesi, parkların kullanımı ve yurttaşların kamusal alandaki güvenlik algısı aydınlatmayla doğrudan bağlantılı başlıklar arasında bulunuyor.
Kentte aydınlatma ihtiyacının güncel bir yerel yönetim gündemi olduğu 2026 yılındaki çalışmalarda da görülüyor. Kepez Belediyesi, 16 Ağustos 2026’da ilçede 100’ün üzerindeki parkta aydınlatma çalışmasını tamamladığını açıkladı. Belediye çalışmanın gerekçeleri arasında karanlık ve izbe noktaların azaltılması, parkların akşam saatlerinde kullanılabilmesi ve mahallelerde güvenlik hissinin güçlendirilmesini gösterdi.
Ancak bu çalışma Antalya’nın tamamında aydınlatma sorunu bulunduğunu ya da Kepez’deki bütün karanlık noktaların ortadan kalktığını göstermiyor. Ağustos 2026 itibarıyla kamuya açık resmi kaynaklarda Antalya’nın 19 ilçesindeki bütün cadde, sokak, park, yaya geçidi ve durakları ortak kriterlerle değerlendiren mahalle bazlı bir “aydınlatma yetersizliği haritası” bulunmuyor. Bu nedenle sorunun boyutunu kent geneli tek bir oranla açıklamak yerine nokta bazında değerlendirmek gerekiyor.
Antalya sokak aydınlatması neden önemli?
Mahalle aydınlatmasının en temel işlevlerinden biri gece saatlerinde insanların ve çevredeki fiziksel unsurların görülebilirliğini artırmak.
Kaldırımdaki çukur, yol çalışması, merdiven, bordür, bisikletli, yaya veya karşıdan gelen araç karanlıkta daha geç fark edilebilir.
Dünya Sağlık Örgütü bünyesinde 2025’te yayımlanan Türkiye’deki yaya kazalarına ilişkin epidemiyolojik çalışmada da özellikle yaya geçitleri ve yüksek riskli bölgelerde gece görüşünü iyileştirmek için daha iyi yol aydınlatmasına ihtiyaç bulunduğu belirtiliyor.
Bu nedenle mahalle aydınlatması yalnızca estetik veya konfor hizmeti olarak değerlendirilmiyor.
Karanlık sokaklar yaya güvenliğini nasıl etkiliyor?
Yetersiz aydınlatılmış bir caddede sorun yalnızca yayanın önünü görememesi değil.
Sürücünün yayayı fark etme süresi de azalabilir.
Özellikle yaya geçitleri, okul çevreleri, kavşaklar ve toplu taşıma duraklarının yakınında karşılıklı görünürlük önemli.
Dünya Sağlık Örgütü’nün yaya güvenliği çalışmalarında düşük ışık koşulları ve gece saatleri yaya kazaları açısından dikkate alınması gereken koşullar arasında gösteriliyor.
Bu nedenle aydınlatma planlanırken yalnızca yolun ortasının aydınlık olması değil, yayanın bulunduğu kaldırım ve geçiş alanının da görülebilmesi gerekiyor.
Yaya geçidi var ama karanlıksa yeterli mi?
Hayır.
Yaya geçidinin çizgilerinin bulunması tek başına gece güvenliğini sağlamıyor.
Geçidin sürücü tarafından yeterli mesafeden görülebilmesi ve yolun karşısına geçmeyi bekleyen yayanın fark edilebilmesi gerekiyor.
Uluslararası Ulaştırma Forumu da gece saatlerinde aydınlatmanın yaya geçidini görünür hale getirmesi gerektiğini vurguluyor.
Dolayısıyla Antalya’da mahalle bazında aydınlatma değerlendirmesi yapılırken yaya geçitlerinin de ayrıca kontrol edilmesi gerekiyor.
Kaldırımdaki aydınlatma eksikliği kimleri daha fazla etkileyebilir?
Karanlık bir kaldırım bütün yayalar için sorun oluşturabilir ancak bazı kullanıcı grupları açısından etkisi daha belirgin olabilir.
Yaşlı bir yurttaş zemindeki kot farkını daha geç fark edebilir. Görme kapasitesi sınırlı bir kişi için yön bulmak zorlaşabilir. Çocuklar park etmiş araçların arasında daha geç görülebilir. Bebek arabası veya tekerlekli sandalye kullananlar kaldırım bozukluklarıyla karşılaştığında alternatif güzergaha yönelmek zorunda kalabilir.
Bu nedenle aydınlatma erişilebilirlik politikasının da parçası olarak ele alınmalı.
Kadınların gece kamusal alan kullanımı aydınlatmadan etkileniyor mu?
Yetersiz aydınlatma kadınların ve kız çocuklarının kamusal alandaki güvenlik algısını ve hareket tercihlerini etkileyebilen unsurlardan biri.
UN Women, güvenli kamusal alan politikalarında daha iyi sokak aydınlatmasını kadınların, erkeklerin, kız ve erkek çocuklarının farklı güvenlik ihtiyaçlarını dikkate alan kent ve ulaşım planlamasının bileşenlerinden biri olarak gösteriyor.
Kuruluşun Temmuz 2026 tarihli güncel güvenli kent değerlendirmesinde de kent güvenliğinin yalnızca aydınlatmadan oluşmadığı; toplu taşıma, erişilebilir kamusal hizmetler ve kent tasarımıyla birlikte ele alınması gerektiği vurgulanıyor.
Bu ayrım önemli. Daha fazla lamba yerleştirmenin tek başına bütün güvenlik sorunlarını çözeceği söylenemez.
Aydınlatma eksikliği suçun arttığı anlamına mı geliyor?
Doğrudan böyle bir sonuç çıkarılamaz.
Karanlık alanların yurttaşların kendilerini daha güvensiz hissetmesine yol açması ile belirli bir bölgede suç oranının yükselmesi aynı şey değil.
Suç verileri, nüfus, kullanım yoğunluğu, çevresel tasarım, polis verileri ve başka değişkenler incelenmeden yalnızca sokak lambası sayısıyla suç arasında Antalya özelinde kesin bir bağ kurulamaz.
Buna karşılık yeterli aydınlatma insanların çevresini daha rahat görmesini ve bazı kamusal alanları akşam saatlerinde kullanabilmesini sağlayabilir.
Kepez Belediyesi’nin 16 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında da 100’ün üzerindeki parkın aydınlatılmasının hedefleri arasında karanlık noktaların azaltılması ve güvenlik hissinin güçlendirilmesi yer alıyor.
Parkların karanlık olması mahalle yaşamını nasıl etkiliyor?
Bir parkın gündüz yoğun şekilde kullanılıp hava karardıktan sonra boşalması yalnızca sosyal tercihten kaynaklanmayabilir.
Oyun alanının, yürüyüş yolunun veya oturma bölümlerinin yeterince görünür olmaması ailelerin parkı kullanma süresini kısaltabilir.
Bu durum özellikle Antalya’da yaz aylarında önem kazanıyor. Günün sıcak saatlerinde dışarı çıkmak istemeyen yurttaşlar parkları daha çok akşam saatlerinde kullanabiliyor.
Dolayısıyla parkın akşam kullanılabilir durumda olması aydınlatmayla birlikte oturma alanları, yürüyüş yolları ve çocuk oyun bölümlerinin tasarımını da ilgilendiriyor.
Kepez Belediyesi’nin 2026 çalışmasında parkların gece de aktif yaşam alanı olarak kullanılabilmesi açıkça hedefler arasında gösterildi.
Kepez’de 100’ün üzerinde park neden aydınlatıldı?
Kepez Belediyesi’nin 16 Ağustos 2026 tarihli açıklamasına göre ilçe genelinde 100’ün üzerinde parkın aydınlatma çalışması tamamlandı.
Belediye, mevcut parkların yenilenmesi sırasında sosyal alanlardaki karanlık ve izbe noktaların ortadan kaldırılması, parkların akşam saatlerinde de kullanılması ve mahallelerde güvenlik hissinin artırılması amacıyla modern aydınlatma sistemleri kurulduğunu açıkladı.
Aynı çalışma kapsamında Barış Mahallesi’ndeki DSİ kanalı üzerindeki Barış Köprüsü’nde de yeni aydınlatma sistemi kuruldu ve belediye gece görüşünün artırıldığını bildirdi.
Bu çalışma, aydınlatmanın yalnızca parklarla değil yaya ve ulaşım bağlantılarıyla birlikte değerlendirilebildiğini gösteriyor.
Antalya’nın tamamında durum Kepez ile aynı mı?
Bunu söylemek mümkün değil.
Antalya 19 ilçeden oluşuyor ve her ilçenin yerleşim yapısı farklı.
Muratpaşa ve Kepez gibi yoğun kent dokusuna sahip bölgelerle Döşemealtı’nın gelişen yerleşim alanları veya Kaş, Akseki ve Gündoğmuş’un daha dağınık mahalle yapıları aynı aydınlatma ihtiyacına sahip değil.
Aynı ilçede bile ana bulvar ile ara sokak, park ile kırsal bağlantı yolu arasında farklı ihtiyaçlar bulunabilir.
Bu nedenle kent genelinde yalnızca kaç aydınlatma direği bulunduğunu saymak yeterli bir performans ölçütü değil.
Sokak lambalarından kim sorumlu?
Türkiye’deki Genel Aydınlatma Yönetmeliğine göre kamunun genel kullanımına yönelik bulvar, cadde, sokak, meydan, kavşak, yürüyüş yolu ve yaya geçidi gibi alanlardaki genel aydınlatma sistemi mevzuat kapsamında düzenleniyor.
Yönetmelik, dağıtım şirketini kendi bölgesindeki yol, cadde, sokak, köprü, meydan, kavşak, yürüyüş yolu ve yaya geçidi gibi genel kullanım alanlarının aydınlatılmasından ve gerekli aydınlatma sistemlerinin tesis edilip işletilmesinden sorumlu tutuyor.
Antalya elektrik dağıtım bölgesinde bu görev AEDAŞ tarafından yürütülüyor.
Bu nedenle sokaktaki mevcut aydınlatma direğinin lambasının yanmaması gibi bir arıza doğrudan belediye hizmeti olarak düşünülmemeli.
Park aydınlatmalarında sorumluluk farklı olabilir mi?
Evet.
Genel Aydınlatma Yönetmeliği halkın ücretsiz kullanımına açık kamuya ait park, bahçe ve yürüyüş yollarını da genel aydınlatma kapsamında değerlendiriyor.
Ancak yönetmelikte bu alanlardaki aydınlatma sistemlerinin kurulması ve işletilmesi için ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına görev veriliyor; bu tesislerin işletme yükümlülüğünün dağıtım şirketine devredilebilmesi de mümkün.
Bu nedenle bir mahalle parkındaki aydınlatma sorunu ile sokak direğindeki arızanın başvuru süreci aynı olmayabilir.
Parkın hangi kurumun sorumluluğunda bulunduğu kontrol edilmeli.
Belediyeler neden aydınlatma çalışması yapıyor?
Belediyelerin park, köprü, meydan ve benzeri kamusal alanlarda aydınlatma projeleri geliştirmesi mevzuattaki sorumluluk paylaşımıyla çelişmiyor.
Örneğin Kepez Belediyesi 2026’da parkları ve Barış Köprüsü’nü aydınlattığını açıklarken Genel Aydınlatma Yönetmeliği de belediyeler ile dağıtım şirketinin belirli projelerde bağlantı ve işletme süreçleri üzerinden birlikte çalışabileceği bir sistem öngörüyor.
Dolayısıyla bir mahallede yeni aydınlatma tesisi kurulması, arızalı mevcut direğin onarılması ve belediye parkındaki dekoratif veya işlevsel aydınlatmanın yenilenmesi birbirinden farklı işlemler olabilir.
Antalya’da sokak lambası yanmıyorsa nereye bildirilir?
Antalya’da dağıtım hizmetini yürüten AEDAŞ’ın resmi kanallarında aydınlatma şikayeti başvuru seçeneği bulunuyor.
AEDAŞ ayrıca elektrik dağıtım hizmetleri için ALO 186 Çağrı Merkezi’ni kullanıyor.
Bildirim yapılırken sorunun bulunduğu mahalle, cadde veya sokak ile mümkünse direğin konumunun açık biçimde verilmesi ekiplerin doğru noktayı bulmasını kolaylaştırabilir.
Birden fazla lambanın yanmadığı durumlarda bunun da başvuruda belirtilmesi yararlı.
E-Devlet üzerinden sokak aydınlatması şikayeti yapılabilir mi?
Evet.
TEDAŞ’ın e-Devlet Kapısı üzerinden sunduğu “Aydınlatma Şikayet Başvurusu ve Takibi” hizmeti bulunuyor.
Sistem üzerinden sokak aydınlatmasına ilişkin şikayet, öneri ve talepler alınarak ilgili dağıtım şirketlerine iletilebiliyor ve başvurunun takibi yapılabiliyor.
Bu sistem özellikle daha önce bildirilen ancak devam eden sorunların kayıtlı biçimde takip edilmesi açısından kullanılabilir.
Telefonla ihbar mı, e-Devlet başvurusu mu?
İki yöntem de farklı durumlarda kullanılabilir.
Tek bir sokak lambasının yeni arızalandığı durumlarda ALO 186 üzerinden hızlı arıza kaydı oluşturulabilir.
Sorunun tekrarlaması, uzun süre çözülmemesi veya aydınlatma yatırımı talep edilmesi halinde e-Devlet üzerindeki TEDAŞ aydınlatma şikayet ve takip sistemi kayıtlı başvuru açısından daha işlevsel olabilir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da dağıtım sistemiyle ilgili arıza ve bakım-onarım şikayetlerinde öncelikle ilgili dağıtım şirketine başvurulmasını öneriyor.
Sokakta hiç aydınlatma direği yoksa süreç nasıl işler?
Mevcut direğin lambasının yanmaması ile hiç aydınlatma bulunmayan bir sokağa yeni sistem kurulması aynı işlem değil.
Yeni genel aydınlatma yatırımlarında teknik proje, standartlar ve aydınlatma komisyonu süreci devreye girebiliyor.
Genel Aydınlatma Yönetmeliğine göre Antalya gibi büyükşehirlerde aydınlatma komisyonunda valilik, Büyükşehir Belediyesi, gündeme göre ilgili belediye, dağıtım şirketi ve TEDAŞ temsilcileri yer alıyor. Komisyon genel aydınlatma yatırımları konusunda karar alabiliyor.
Bu nedenle “sokakta direk yok” talebinin mevcut bir lambanın arıza kaydından daha uzun teknik ve idari süreç gerektirmesi mümkün.
Yeni gelişen mahallelerde aydınlatma neden gecikebilir?
Yeni yapılaşan bölgelerde yolun açılması, imar uygulaması, elektrik altyapısı ve genel aydınlatma tesisinin tamamlanması aynı anda gerçekleşmeyebilir.
Yeni yerlerin aydınlatılmasında proje hazırlanması, bağlantı noktalarının belirlenmesi ve ilgili kurum ile dağıtım şirketi arasında bağlantı süreçlerinin yürütülmesi gerekiyor.
Bu nedenle yeni yapılaşan mahallelerde yurttaşların gördüğü “karanlık sokak” her zaman yalnızca yanmayan ampul sorunu olmayabilir; eksik altyapı yatırımı söz konusu olabilir.
Daha fazla lamba her zaman daha güvenli mi?
Hayır.
Aydınlatmanın yeterli olması ile mümkün olan en güçlü ışığın kullanılması aynı şey değil.
Genel Aydınlatma Yönetmeliği yol ve kamusal alan aydınlatmasının ilgili standartlara uygun yapılmasını, ışık kirliliğinin önlenmesini ve enerji tasarrufunun gözetilmesini öngörüyor.
Çok parlak ancak yanlış yönlendirilmiş bir armatür kamaşmaya neden olabilir. Bir bölgede çok güçlü ışık bulunup hemen yanında karanlık alan oluşması da görüş adaptasyonunu zorlaştırabilir.
Bu nedenle hedef yalnızca “daha parlak” değil, doğru yerde yeterli ve dengeli aydınlatma olmalı.
Ağaçlar sokak lambalarını kapatabilir mi?
Evet.
Aydınlatma direği çalışıyor olsa bile büyüyen ağaç dalları ışığın kaldırıma veya yola ulaşmasını engelleyebilir.
Bu durumda sorun elektrik arızasından çok yeşil alan bakımıyla ilgili olabilir.
Benzer şekilde reklam tabelası, yeni yapılan yapı veya başka fiziksel engeller de ışığın dağılımını değiştirebilir.
Bu nedenle karanlık nokta değerlendirilirken yalnızca lambanın yanıp yanmadığına değil ışığın gerçekten gerekli yüzeye ulaşıp ulaşmadığına bakılmalı.
Otobüs duraklarının çevresi neden ayrı değerlendirilmeli?
Toplu taşıma kullanan yurttaşlar gece saatlerinde durağa yürümek ve durakta beklemek zorunda.
Durağın kendisinin aydınlatılmış olması yeterli olmayabilir; durağa giden kaldırımın ve karşıdan karşıya geçiş noktasının da görünür olması gerekiyor.
Özellikle ana yoldaki durağa ulaşmak için karanlık bir ara sokaktan geçilmesi toplu taşımaya erişimi zorlaştırabilir.
Bu nedenle mahalle aydınlatma planlamasında toplu taşıma duraklarının çevresindeki yaya güzergahları ayrı bir öncelik oluşturabilir.
Okul çevrelerinde aydınlatma neden önemli?
Okulların kullanım saatleri dönemlere göre değişse de kış aylarında sabah erken ve akşamüstü saatleri düşük ışık koşullarına denk gelebiliyor.
Yaya geçidi, servis alanı ve kaldırımın görünür olması çocukların güvenliği açısından önemli.
Dünya Sağlık Örgütü’nün Türkiye’deki yaya kazalarına ilişkin güncel değerlendirmesinde de yüksek riskli bölgeler ve yaya geçitlerinde daha iyi aydınlatmaya dikkat çekiliyor.
Bu nedenle okul çevresi trafik güvenliği değerlendirmesinde aydınlatmanın da kontrol listesine dahil edilmesi gerekiyor.
Ara sokaklar ana caddeler kadar önemli mi?
Mahalle yaşamı açısından evet.
Ana bulvarın güçlü biçimde aydınlatılması, yurttaşın evine kadar güvenli bir yaya güzergahına sahip olduğu anlamına gelmiyor.
Toplu taşıma durağından eve giderken kullanılan son 200-300 metrelik ara sokak karanlıksa günlük hareketlilik yine etkilenebilir.
Bu nedenle aydınlatma yatırımlarının yalnızca ana arterlere göre değil yaya hareketliliğine göre de değerlendirilmesi daha işlevsel olabilir.
Karanlık noktalar nasıl tespit edilebilir?
Yalnızca yurttaş şikayeti beklemek yerine sistematik gece denetimleri yapılabilir.
Mahalle bazında yaya geçitleri, parklar, otobüs durakları, okul çevreleri, alt ve üst geçitler, ana yaya güzergahları ve sürekli arıza kaydı gelen noktalar gece saatlerinde kontrol edilebilir.
Aydınlatma komisyonunun mevzuatta genel aydınlatmayla ilgili yurttaş anketleri yapabilmesine de imkan tanınıyor.
Bu tür veriler teknik ölçüm ve yurttaş deneyiminin birlikte değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Mahalle bazlı karanlık nokta haritası yapılabilir mi?
Teknik olarak mümkün.
Yurttaşlardan gelen ALO 186 ve e-Devlet başvuruları, belediye bildirimleri, trafik kazası verileri ve saha kontrolleri harita üzerinde birleştirilebilir.
Böylece sürekli arızalanan direkler, hiç aydınlatma bulunmayan yollar ve yoğun yaya kullanımına rağmen yetersiz kalan alanlar görülebilir.
Bu yaklaşım yeni aydınlatma yatırımlarının yalnızca başvuru sayısına göre değil risk ve kullanım yoğunluğuna göre önceliklendirilmesini sağlayabilir.
Aydınlatma arızası bildirirken ne yazılmalı?
En etkili başvuru mümkün olduğunca açık konum içeren başvuru.
Örneğin yalnızca “mahalle çok karanlık” demek yerine “X Mahallesi, Y Sokak, 24 numaralı bina karşısındaki sokak lambası üç gecedir yanmıyor” biçimindeki bir tarif arıza noktasının bulunmasını kolaylaştırır.
Birden fazla direğin arızalı olduğu, lambanın sürekli yanıp söndüğü veya elektriksel tehlike görüldüğü durumlar ayrıca belirtilmeli.
AEDAŞ’ın internet sitesinde de aydınlatma şikayetleri için özel başvuru alanı bulunuyor.
Açık pano veya kıvılcım varsa normal aydınlatma arızası gibi mi davranılmalı?
Hayır.
Açık elektrik panosu, devrilmiş direk, kopmuş kablo veya kıvılcım gibi durumlar yalnızca “karanlık sokak” sorunu değil, doğrudan elektrik güvenliği riski oluşturabilir.
Bu tür alanlara yaklaşılmaması ve hızlı biçimde ALO 186 üzerinden bildirim yapılması gerekiyor.
Sorunu kendi imkanlarıyla düzeltmeye çalışmak güvenli değil.
Arıza tekrar ediyorsa ne yapılabilir?
Aynı aydınlatma noktasında sorun tekrar tekrar yaşanıyorsa yeni başvurularda önceki kayıt numaralarının belirtilmesi yararlı olabilir.
e-Devlet üzerindeki TEDAŞ Aydınlatma Şikayet Başvurusu ve Takibi hizmeti başvuruların izlenebilmesini sağlıyor.
Dağıtım şirketi üzerinden çözülemeyen şikayetler için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yönlendirmelerinde EPDK ve diğer yazılı başvuru kanalları da bulunuyor.
Aydınlatma enerji tasarrufuyla çelişiyor mu?
Doğru planlandığında zorunlu olarak çelişmiyor.
Enerji tasarrufu bütün lambaları kapatmak anlamına gelmediği gibi güvenli aydınlatma da gereğinden fazla enerji kullanmak anlamına gelmiyor.
Yönetmelik genel aydınlatmada hem standartlara uygunluğu hem enerji verimliliğini ve ışık kirliliğinin azaltılmasını öngörüyor. Kamuya ait park, bahçe ve yürüyüş yollarında aydınlatma düzeylerinin belirli gece saatlerinden sonra azaltılmasına ilişkin hükümler de bulunuyor.
LED armatür, doğru yönlendirme ve uygun kontrol sistemleri bu iki hedefin birlikte ele alınmasına imkan sağlayabilir.
Antalya’da aydınlatma yatırımlarında hangi noktalar öncelikli olabilir?
Kent geneli karanlık nokta envanteri olmadan belirli mahalleleri “en sorunlu” diye sıralamak doğru olmaz.
Ancak teknik olarak önceliklendirme yapılırken gece yaya hareketinin yüksek olduğu alanlar, yaya geçitleri, okul ve sağlık tesisi çevreleri, toplu taşıma durakları, parklar, alt ve üst geçitler ile daha önce kaza veya tekrar eden arıza kaydı bulunan noktalar dikkate alınabilir.
Bu yaklaşım yalnızca direk sayısına değil kamusal alanı kimin ve ne zaman kullandığına odaklanır.
Antalya’da mahallelerde aydınlatma eksikliği var mı?
Kamuya açık mevcut veriler Antalya’nın bütün mahalleleri için tek bir yanıt vermeye yeterli değil.
Ancak Kepez Belediyesi’nin bir gün önce, 16 Ağustos 2026’da 100’ün üzerindeki parkta aydınlatma çalışmasının tamamlandığını açıklaması, yerel yönetimlerin karanlık kamusal alanları güncel bir ihtiyaç olarak değerlendirdiğini gösteriyor.
Öte yandan AEDAŞ’ın özel aydınlatma şikayet formu, ALO 186 hattı ve TEDAŞ’ın e-Devlet üzerinden aydınlatma şikayet ve takip hizmeti bulunması da mevcut aydınlatma sistemlerindeki arızaların yurttaş başvurularıyla takip edildiğini gösteriyor.
Bununla birlikte Antalya’nın tamamında hangi mahallede kaç karanlık nokta bulunduğunu gösteren ortak ve kamuya açık güncel bir envanter olmadığı için ilçeleri karşılaştırmak mümkün değil.
Antalya’da mahallelerde aydınlatma eksikliği yurttaşları nasıl etkiliyor?
Yetersiz aydınlatma yurttaşların yalnızca gece görüşünü değil kamusal alanı kullanma biçimini de etkileyebiliyor.
Karanlık bir yaya geçidi trafik güvenliğini, karanlık bir park akşam saatlerindeki sosyal kullanımı, yetersiz aydınlatılmış bir durak güzergahı ise toplu taşımaya erişimi zorlaştırabiliyor. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelli bireyler açısından güvenlik algısı ve erişilebilirlik de ayrıca önem taşıyor.
Antalya’da çözüm yalnızca daha fazla direk dikmekten ibaret değil. Mevcut arızaların hızlı giderilmesi, karanlık noktaların gece saha çalışmalarıyla tespit edilmesi, yaya geçidi ve durakların önceliklendirilmesi, parkların düzenli kontrol edilmesi ve yeni yatırımların teknik standartlara göre yapılması gerekiyor.
En sağlıklı yaklaşım ise aydınlatmayı mahalle ölçeğinde yol güvenliği, erişilebilirlik, toplu taşıma, park kullanımı ve enerji verimliliğiyle birlikte değerlendirmek.





