
Antalya’da meslek kursları gençlere beceri ve iş deneyimi kazandırabiliyor. Ancak gerçek başarı, sertifikadan çok eğitimin açık işlerle buluşmasına bağlı.
Antalya’da turizmden perakendeye, muhasebeden bilişime kadar farklı alanlarda meslek edindirme ve işbaşı eğitim programları yürütülüyor. İŞKUR, Millî Eğitim Bakanlığı, halk eğitim merkezleri, belediyeler ve özel sektör tarafından düzenlenen programlar özellikle mesleği olmayan, yeni beceri kazanmak isteyen veya eğitimden işe geçişte zorlanan gençler için seçenek oluşturuyor.
Ancak “bir kursa katılmak iş bulmaya yeterli mi?” sorusunun yanıtı daha karmaşık.
Türkiye’de 15-24 yaş grubundaki genç işsizlik oranı Temmuz 2026’da mevsim etkilerinden arındırılmış olarak yüzde 14,5 seviyesinde gerçekleşti. Genç erkeklerde oran yüzde 11,3, genç kadınlarda ise yüzde 20,3 oldu. Bu rakamlar Türkiye geneline ait; Antalya’daki genç işsizliğini ayrı göstermiyor.
Antalya’ya özgü veriler ise işverenlerin önemli sayıda açık pozisyona sahip olduğunu ancak talebin belirli sektör ve mesleklerde yoğunlaştığını gösteriyor. Bu nedenle meslek kursunun işe hazırlama gücü, eğitim içeriğinin gerçek iş gücü talebiyle ne kadar örtüştüğüne bağlı.
Antalya’da meslek kurslarını kimler düzenliyor?
Kentte mesleki eğitim tek bir kurum tarafından verilmiyor.
İŞKUR’un mesleki eğitim kursları, işbaşı eğitim programları ve Nitelikli İşgücü Yetiştirme Programı bulunuyor.
Antalya İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve halk eğitim merkezleri farklı meslek alanlarında kurslar düzenliyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi ise ATASEM başta olmak üzere yaygın eğitim merkezlerinde mesleki ve teknik eğitim programları yürütüyor.
Bunların yanında meslek odaları, işveren örgütleri ve özel sektörle ortak projeler de gerçekleştirilebiliyor.
Bu yapı gençlerin tek bir eğitim kanalına bağlı kalmadan farklı programlara ulaşmasını sağlayabiliyor.
İŞKUR mesleki eğitim kursları ne amaçlıyor?
İŞKUR, mesleki eğitim kurslarını herhangi bir mesleği bulunmayan, mevcut mesleğinde iş bulamayan veya mesleki becerisini geliştirmesi gereken kişilerin istihdam edilebilirliğini artırmak amacıyla yürütüyor.
2026 itibarıyla iş arayan statüsündeki mesleki eğitim kursu katılımcılarına programa katıldıkları gün için 1.079,83 TL kursiyer zaruri gideri ödeniyor. İşsizlik ödeneği alan katılımcılarda günlük ödeme 539,91 TL. Genel sağlık sigortası ile iş kazası ve meslek hastalığı primleri de program kapsamında karşılanıyor.
Bu yapı kursa devam eden işsiz kişinin eğitim süresindeki gelir ihtiyacını kısmen karşılamayı amaçlıyor.
Ancak kursiyere ödeme yapılması, eğitim bittikten sonra iş garantisi bulunduğu anlamına gelmiyor. Program türüne göre istihdam yükümlülükleri değişebiliyor.
Antalya’da istihdam garantili kurs örneği var mı?
Var.
Antalya İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Antalya İŞKUR İl Müdürlüğü, Antalya Genç İş İnsanları Derneği ve Azize Kahraman Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle 2025’in son döneminde ön muhasebe alanında istihdam garantili meslek edindirme kursu düzenlendi.
Programı on dört kursiyer tamamladı. İl Millî Eğitim Müdürlüğü, eğitim sonrasında bu kişilerin ANTGİAD üyesi işletmelerde istihdam edilerek doğrudan işbaşı yapacağını açıkladı.
Bu uygulama eğitim programının önceden belirlenmiş işveren talebiyle kurulması açısından önemli.
Ancak on dört kişilik bu programdan hareketle Antalya’daki bütün meslek kurslarının aynı işe yerleştirme başarısına sahip olduğu sonucu çıkarılamaz.
İşverenle birlikte düzenlenen kurslar neden farklı?
Meslek kurslarında temel sorunlardan biri eğitim verilen alan ile piyasadaki gerçek iş ihtiyacının birbirinden kopması.
Bir alanda yüzlerce kişiye sertifika verilmesine rağmen işletmeler o meslekte çalışan aramıyorsa kursun istihdam etkisi sınırlı kalabilir.
İşverenin sürecin başında yer aldığı programlarda ise hangi beceriye ihtiyaç duyulduğu daha doğrudan belirlenebiliyor.
İŞKUR’un Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği iş birliğindeki Nitelikli İşgücü Yetiştirme Programı (NİYEP) bu model üzerine kuruluyor.
Programda teorik eğitimin yanında uygulamalı eğitim de iş yerinde gerçekleştiriliyor. En önemli koşullardan biri, katılımcıların en az yüzde 60’ının eğitim süresinin en az iki katı kadar süreyle istihdam edilmesi.
Bu tür bir model kursun başarısını yalnız sertifika sayısıyla değil işe geçişle ilişkilendiriyor.
Antalya’da hangi mesleklerde çalışan aranıyor?
İŞKUR’un Antalya için yayımladığı 2024 İşgücü Piyasası Araştırması bu konuda önemli bir gösterge sunuyor.
Araştırmanın kapsadığı yirmi ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde 15 bin 2 kişilik açık iş tespit edildi.
Bunların;
6 bin 674’ü konaklama ve yiyecek hizmetlerinde,
2 bin 187’si toptan ve perakende ticarette,
bin 996’sı imalatta,
bin 333’ü idari ve destek hizmetlerinde
bulunuyordu.
Bu araştırma 2024 iş gücü piyasasını ölçüyor; dolayısıyla Eylül 2026’daki açık işlerin güncel sayısı olarak kullanılamaz.
Buna rağmen Antalya’daki mesleki eğitimin hangi sektörlerle daha güçlü bağ kurabileceğine ilişkin önemli bir referans oluşturuyor.
En fazla açık iş hangi mesleklerdeydi?
Antalya İşgücü Piyasası Araştırması’nda en fazla açık iş bulunan meslekler arasında;
garson,
kat hizmetleri elemanı,
bulaşıkçı,
satış danışmanı,
genel alan temizlik görevlisi,
aşçı,
temizlik görevlisi,
servis komisi
ve özel güvenlik görevlisi yer aldı.
Listenin önemli bölümü Antalya’nın turizm ve hizmet ekonomisiyle doğrudan ilişkili.
Bu nedenle kentte meslek kursu planlanırken yalnız ülke genelindeki popüler alanlara değil Antalya’daki gerçek işletme ihtiyacına bakılması önem taşıyor.
Turizm kursları gençler için işe geçiş sağlayabilir mi?
Antalya’da turizm sektörü yüksek miktarda çalışan talebi oluşturuyor.
Özellikle mutfak, servis, ön büro ve farklı konaklama hizmetlerinde uygulamalı eğitim gençlerin işe başlamasını kolaylaştırabilir.
Ancak turizmde iş bulunması ile sürdürülebilir bir meslek sahibi olmak aynı şey değil.
Sezonluk çalışma, vardiyalar, konaklama, ulaşım, ücret düzeyi ve çalışma koşulları gençlerin sektörde kalıp kalmamasında etkili olabiliyor.
Dolayısıyla bir aşçılık veya servis kursunun başarısını yalnız “kursiyer bir otelde işe başladı” bilgisiyle değerlendirmek yetersiz.
İşin ne kadar sürdüğü ve kursiyerin öğrendiği meslekte çalışmaya devam edip etmediği de izlenmeli.
Aşçılık kursu Antalya’da neden karşılık bulabilir?
İŞKUR’un Antalya araştırmasında aşçı, açık iş bulunan ilk on meslek arasında yer alıyor. Konaklama ve yiyecek hizmetleri de 6 bin 674 açık işle araştırmadaki en büyük açık iş sektörünü oluşturmuştu.
Bu durum mutfak eğitimlerinin kent ekonomisiyle güçlü bir bağlantıya sahip olabileceğini gösteriyor.
Ancak kursun yalnız tarif öğretmesi yeterli değil.
Hijyen, gıda güvenliği, mutfak organizasyonu, ekip çalışması, yoğun servis temposu ve profesyonel ekipman kullanımı gibi işyerinde gereken becerilerin de eğitim içerisinde yer alması gerekiyor.
Uygulamalı eğitim bu nedenle teorik kurstan daha önemli hale gelebiliyor.
Satış ve perakende alanında kursların karşılığı var mı?
Toptan ve perakende ticaret Antalya İşgücü Piyasası Araştırması’nda 2 bin 187 açık işle öne çıkan sektörlerden biri.
Satış danışmanı veya uzmanı da en fazla açık iş bulunan meslekler arasında yer alıyor.
Bu alanda yalnız ürün satışı değil;
müşteri iletişimi,
dijital ödeme sistemleri,
stok takibi,
temel bilgisayar kullanımı,
e-ticaret,
yabancı müşteriyle iletişim
gibi beceriler giderek daha önemli hale geliyor.
Antalya’nın turistik bölgelerinde yabancı dil de satış çalışanının iş seçeneklerini genişletebilir.
Bu nedenle güncel bir satış kursunun yalnız klasik tezgahtarlık eğitimiyle sınırlı kalmaması gerekiyor.
Ön muhasebe kursları gerçekten işe yarayabilir mi?
Antalya’daki istihdam garantili programın ön muhasebe alanında düzenlenmesi bu mesleğe işveren talebi bulunduğunun somut bir örneği.
On dört kursiyerin işletmelerde istihdam edileceğinin açıklanması, eğitim ile işveren ihtiyacının baştan eşleştirildiği küçük ölçekli bir model oluşturdu.
Ön muhasebede kursun istihdam açısından değerli hale gelmesi için yalnız temel muhasebe kavramlarının değil kullanılan bilgisayar programlarının, fatura ve belge süreçlerinin ve işyerindeki günlük uygulamaların da öğretilmesi önemli.
Çünkü işveren açısından sertifikanın yanında çalışanın ilk günden işi ne ölçüde yapabildiği belirleyici olabiliyor.
Bilişim kurslarında durum farklı mı?
Bilişim alanı çok hızlı değişiyor.
Temel bilgisayar eğitimi ile yazılım, siber güvenlik, veri analizi veya bulut teknolojileri aynı beceri seviyesini gerektirmiyor.
İŞKUR’un “Geleceğin Mesleklerinde İşbaşı Eğitim Programı” özellikle 18-29 yaş grubuna yönelik olarak siber güvenlik, kodlama ve bulut teknolojisi gibi alanlarda uygulanıyor.
Bu programlarda eğitim süresi gençler için dokuz aya kadar uzayabiliyor ve 2026 itibarıyla katılımcılara günlük 1.403,78 TL ödeme yapılabiliyor.
Bu modelin önemli özelliği eğitimin doğrudan işbaşında gerçekleşmesi.
Bilişim gibi uygulama ve portföy gerektiren alanlarda yalnız sınıf eğitimi yerine gerçek projelerde deneyim kazanmak işe geçiş açısından daha anlamlı olabilir.
Her bilgisayar kursu gençleri teknoloji sektörüne hazırlar mı?
Hayır.
Ofis programı kullanmayı öğrenmek ile yazılım geliştiriciliği veya siber güvenlik uzmanlığı arasında büyük fark bulunuyor.
Bu nedenle “bilgisayar kursu” başlığı tek başına istihdam niteliğini göstermiyor.
Kursun hangi seviyede eğitim verdiği, kaç saat uygulama içerdiği, hangi yazılımların kullanıldığı ve işverenlerin istediği güncel becerileri kapsayıp kapsamadığı incelenmeli.
Özellikle teknoloji alanında birkaç yıl önce hazırlanmış müfredatın güncel iş ilanlarıyla hızla uyumsuz hale gelmesi mümkün.
Antalya Büyükşehir Belediyesi meslek kurslarını sürdürüyor mu?
Antalya Büyükşehir Belediyesinin 2026 Performans Programında istihdama yönelik meslek edindirme kursları hayat boyu öğrenme hizmetlerinin bir parçası olarak yer alıyor.
Programda 15 yaş üzerindeki yurttaşlara Millî Eğitim Bakanlığı sertifikalı mesleki ve teknik eğitimler ile yabancı dil ve farklı eğitim alanlarında kurs hizmeti verilmesi öngörülüyor. Ayrıca doğrudan “istihdama yönelik meslek edindirme kursları açılması” faaliyetler arasında sayılıyor.
ATASEM’in güncel sistemi de kursları ilçe, merkez, alan ve yaş gibi kriterlere göre aramaya olanak sağlıyor.
Ancak kursun belediye tarafından ücretsiz sunulması, mezunların otomatik olarak işe yerleştirildiği anlamına gelmiyor.
Büyükşehir’in 43 bin 500 kişilik hedefi ne anlama geliyor?
Antalya Büyükşehir Belediyesinin 2026 Performans Programında kreş ve gündüz bakımevleri, ATASEM ve ATABEM eğitim merkezlerinden yararlanacak toplam yurttaş sayısı için 43 bin 500 kişilik hedef bulunuyor.
Bu rakam yalnız meslek kurslarına katılanları göstermiyor.
Kreş hizmetleri ile akademik, kültürel, sanatsal ve diğer eğitimler de aynı performans göstergesi içinde bulunuyor.
Dolayısıyla “Antalya’da 43 bin 500 kişi meslek kursu alacak” şeklinde yorumlamak yanlış olur.
Belediyenin yayımlanan programında meslek kurslarından mezun olup işe yerleşen genç sayısı ayrıca gösterilmiyor.
Sertifika iş bulmak için yeterli mi?
Tek başına çoğu durumda değil.
İşveren bir kurs belgesinin yanında uygulama deneyimi, iletişim becerisi, iş disiplini, kullanılan ekipman veya yazılıma hâkimiyet ve mesleğin gerektirdiği teknik yeterliliği de değerlendirebilir.
Bu nedenle kısa süreli kursların en büyük riski eğitim sonunda belge verilmesine rağmen gerçek iş deneyiminin sınırlı kalması.
İŞKUR’un işbaşı eğitim modeli bu açığı doğrudan işyerinde deneyim kazandırarak kapatmayı amaçlıyor. Program, işsiz kişinin teorik bilgisini uygulamada pekiştirmesini veya deneyim eksikliğini gidermesini hedefliyor.
İşbaşı eğitiminin meslek kursundan farkı ne?
Klasik bir meslek kursunda eğitim sınıf veya atölye ortamında verilebilir.
İşbaşı eğitiminde ise kişi gerçek bir işyerinde çalışarak deneyim kazanıyor.
İŞKUR, bu programla iş deneyimi olmadığı için iş bulamayan kişilerin mesleki tecrübe edinmesini, işverenin de ihtiyaç duyduğu çalışanı kendi iş ortamında yetiştirmesini amaçlıyor.
Bu model özellikle “tecrübe şartı” nedeniyle ilk işe girmekte zorlanan gençler açısından önemli olabilir.
Ancak programın kaliteli olması için katılımcının gerçekten öğrenme sağlayacak görevlerde çalışması gerekiyor.
İşverenin istihdam yükümlülüğü neden önemli?
Kurs veya işbaşı programının işverenle doğrudan bağlantılı olması eğitim sonrası boşluğun azalmasını sağlayabilir.
İŞKUR’un güncel koşullarında bazı işbaşı eğitim programlarına katılan işverenlerin katılımcıların en az yüzde 60’ını, en az altmış günden az olmamak üzere program süresinin en az iki katı kadar süreyle istihdam etme taahhüdü bulunuyor.
Bu tür hükümler eğitimin işgücüne geçişle ilişkilendirilmesini güçlendiriyor.
Ancak tüm belediye, halk eğitim veya özel kurslarda aynı istihdam şartı bulunmuyor.
İŞKUR Gençlik Programı meslek kursu mu?
Tam olarak değil.
İŞKUR Gençlik Programı devlet üniversitelerinde öğrenim gören öğrencilerin iş deneyimi kazanmasını, çalışma alışkanlığı geliştirmesini ve iş hayatına hazırlanmasını amaçlıyor.
Katılımcılara iş arama, finansal okuryazarlık, öz geçmiş hazırlama ve mülakat teknikleri gibi eğitimler de veriliyor. Program haftada üç güne kadar uygulanabiliyor ve 2026 itibarıyla katılım sağlanan her gün için 1.375 TL ödeme yapılıyor.
Dolayısıyla program doğrudan “bir meslek öğretme kursu”ndan çok eğitimden çalışma hayatına geçişi destekleyen bir deneyim modeli.
Gençlerin yalnız teknik beceriye mi ihtiyacı var?
Hayır.
Bir işe girebilmek için mesleki becerinin yanında iş arama becerisinin de önemi var.
Öz geçmiş hazırlama, mülakatta kendini ifade edebilme, iş ilanlarını doğru okuyabilme ve hangi pozisyona uygun olduğunu değerlendirebilme özellikle ilk kez iş arayan gençlerde önemli.
İŞKUR Gençlik Programının bireysel danışmanlık, iş arama, finansal okuryazarlık, CV ve mülakat eğitimi içermesi de bu nedenle.
Meslek kursları teknik eğitimle bu becerileri birleştirdiğinde öğrencinin işe geçişini daha kapsamlı biçimde destekleyebilir.
Genç işsizliği kurs ihtiyacını neden artırıyor?
TÜİK’in son yayımlanan Temmuz 2026 işgücü verilerine göre 15-24 yaş grubunda mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 14,5.
Genç kadınlarda oran yüzde 20,3’e kadar çıkıyor.
Bu rakamlar Antalya özelinde değil.
Ancak gençlerin eğitimden işe geçişinin Türkiye genelinde hâlâ önemli bir sorun olduğunu gösteriyor.
Meslek kursları bu sorunun araçlarından biri olabilir ancak genç işsizliğini tek başına çözmesi beklenemez.
Kurs açmak neden tek başına yeterli değil?
İşsizlik yalnız beceri eksikliğinden kaynaklanmıyor.
Bir genç gerekli mesleki yeterliliğe sahip olduğu halde;
yeterli açık iş bulunmaması,
ücretin yaşam maliyetine yetmemesi,
işyerine ulaşım sorunu,
sezonluk çalışma,
barınma maliyeti,
çalışma saatleri
veya deneyim talebi nedeniyle işi kabul edemeyebilir.
Özellikle Antalya gibi kira ve ulaşım maliyetlerinin yüksek olduğu bir turizm kentinde işin bulunması ile gencin o işi sürdürebilmesi birbirinden farklı konular.
Bu nedenle mesleki eğitim politikalarının iş koşullarından bağımsız değerlendirilmemesi gerekiyor.
Antalya’da açık iş olması neden bütün gençlerin iş bulamadığını gösteriyor?
Antalya İşgücü Piyasası Araştırması’nda binlerce açık pozisyon tespit edilmiş olması bir yandan işveren talebini gösteriyor.
Diğer yandan açık iş ile işsiz gencin özelliklerinin eşleşmesi gerekiyor.
Örneğin işveren aşçı ararken iş arayan genç muhasebe eğitimi almış olabilir.
İş gece vardiyası gerektirebilir ancak gencin ulaşım imkânı bulunmayabilir.
Pozisyon sezonluk olabilir ancak kişi yıl boyu gelir arıyor olabilir.
Bu nedenle aynı kentte hem açık iş hem işsizlik bulunması çelişki değil; iş gücü piyasasındaki beceri, koşul ve beklenti eşleşmesi sorununa işaret edebilir.
Antalya’da kursların sektörlere göre planlanması gerekiyor mu?
Yerel iş gücü verileri bunun önemli olduğunu gösteriyor.
İŞKUR’un Antalya araştırmasında açık işlerin önemli kısmı konaklama-yeme içme, perakende, imalat ve idari-destek hizmetlerinde bulunuyor.
Dolayısıyla kurs programlarının bu sektörlerdeki gerçek meslek ihtiyacını düzenli takip etmesi önemli.
Ancak yalnız bugünün açık işlerine göre eğitim vermek de yeterli olmayabilir.
Bilişim, dijital satış, enerji verimliliği, otomasyon ve yeni teknolojiler gibi gelişen alanların orta vadeli çalışan ihtiyacı da hesaba katılmalı.
Mesleki eğitimde okul-sektör bağı güçlendiriliyor mu?
Antalya İl Millî Eğitim Müdürlüğü Haziran 2026’da yürüttüğü “Mesleğimi Seçiyorum, Geleceğimi ve Ülkemin Geleceğini İnşa Ediyorum” projesini tanıttı.
Çalışmada mesleki ve teknik eğitimin geliştirilmesi, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine göre yönlendirilmesi ve okul-sektör iş birliğinin güçlendirilmesi hedefler arasında yer aldı. Yıl içerisinde sektör temsilcileriyle ortak çalışmalar ve öğrenci-veli rehberliği yürütüldüğü açıklandı.
Bu program kısa süreli yetişkin meslek kursundan farklı bir eğitim modeli.
Ancak aynı temel soruna işaret ediyor: mesleki eğitimin iş dünyasından kopuk olmaması.
Kursların başarısı nasıl ölçülmeli?
Bir meslek kursunda yalnız “kaç kişi sertifika aldı?” sorusuna bakmak yeterli değil.
Daha anlamlı göstergeler;
kursu kaç kişinin tamamladığı,
kaç kişinin mezuniyet sonrasında işe girdiği,
işe girenlerin kaçının kurs aldığı alanda çalıştığı,
işin kayıtlı olup olmadığı,
çalışmanın ne kadar sürdüğü,
ücret düzeyi,
altı ay veya bir yıl sonra işte kalma oranı
olabilir.
Antalya’daki bütün belediye, İŞKUR ve halk eğitim kurslarını bu göstergelerle bir araya getiren güncel, kamuya açık ortak bir izleme tablosu bulunmuyor.
Bu veri eksikliği nedeniyle kentteki meslek kurslarının toplam istihdam başarısını kesin bir yüzdeyle açıklamak mümkün değil.
İstihdam garantili modeller neden daha kolay ölçülüyor?
Ön muhasebe örneğinde kursun başında işverenlerle bağlantı kurulmuş olması eğitim sonrası hedefi daha somut hale getiriyor.
Benzer biçimde NİYEP’te yüzde 60 istihdam yükümlülüğünün bulunması sonuçların yalnız eğitim aşamasında kalmaması için mekanizma oluşturuyor.
Bu nedenle meslek kurslarında en güçlü modellerden biri;
önce işveren ihtiyacının belirlenmesi,
sonra müfredatın hazırlanması,
uygulamalı eğitim verilmesi,
ardından kursiyerin işe yerleştirilmesi
şeklindeki zincir olabilir.
Bu modelde kurs açmak hedef değil, işe geçiş sürecinin bir basamağı oluyor.
Genç kadınlar için meslek kurslarının önemi daha mı fazla?
Türkiye genelindeki Temmuz 2026 verilerinde genç kadın işsizliğinin yüzde 20,3 ile genç erkeklerden belirgin biçimde yüksek olması kadınların eğitimden işe geçişindeki farklılığı gösteriyor.
İŞKUR da “Her Meslekte Kadın Eli” kapsamında belirlenen mesleki eğitimlere katılan iş arayan kadınlara 2026 itibarıyla günlük 1.403,78 TL kursiyer zaruri gideri sağlıyor.
Ancak yalnız eğitim sunmak kadınların işe katılımındaki bütün engelleri ortadan kaldırmayabilir.
Bakım sorumlulukları, ulaşım, vardiya düzeni ve işyerindeki çalışma koşulları da istihdama katılımı etkileyebilir.
Gençler kurs seçerken nelere bakmalı?
Kursun ücretsiz veya sertifikalı olması tek başına yeterli ölçüt değil.
Gençler açısından daha önemli sorular şunlar:
Programın sonunda hangi meslek yapılabiliyor?
Antalya’da bu meslekte gerçekten açık iş var mı?
Eğitim uygulamalı mı?
İşveren programa dahil mi?
Staj veya işbaşı deneyimi bulunuyor mu?
Kurs sonunda işe yerleştirme yükümlülüğü var mı?
Verilen sertifika ilgili sektörde kabul görüyor mu?
Bu sorulara açık yanıt veren programların işe geçiş açısından daha somut karşılığı olabilir.
Antalya’da meslek kursları gençleri işe hazırlayabiliyor mu?
Güncel veriler doğru tasarlandığında hazırlayabildiğini, ancak bütün kurslar için otomatik bir iş garantisinden söz edilemeyeceğini gösteriyor.
Antalya’da ön muhasebe alanında düzenlenen istihdam garantili programın on dört kursiyeri işverenlerle doğrudan eşleştirmesi bunun küçük ölçekli somut örneklerinden biri. İŞKUR’un NİYEP modelinde ise kursiyerlerin en az yüzde 60’ının belirli bir süre istihdam edilmesi şartı eğitim ile işi kurumsal olarak birbirine bağlıyor.
Diğer taraftan Antalya Büyükşehir Belediyesi 2026 programında istihdama yönelik meslek edindirme kurslarını sürdürürken, İŞKUR mesleki eğitim ve işbaşı programlarıyla farklı gruplara ulaşmaya devam ediyor.
Asıl sorun kurs sayısından çok kursun yerel iş gücü piyasasıyla bağlantısı.
Antalya’daki İŞKUR araştırması açık işlerin özellikle konaklama-yeme içme, perakende, imalat ve destek hizmetlerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Buna karşılık bilişim ve geleceğin mesleklerinde de uzun süreli işbaşı eğitim modelleri uygulanıyor.
Bu nedenle meslek kurslarının gerçek başarısını sertifika sayısıyla değil; kaç gencin kurs sonrasında kendi alanında, kayıtlı ve sürdürülebilir bir işe geçtiğiyle değerlendirmek gerekiyor. Antalya’da bütün kursları kapsayan böyle bir işe yerleşme ve işte kalma verisi henüz kamuya açık biçimde yayımlanmadığı için kentteki meslek kurslarının toplam başarısını tek bir oranla ifade etmek mümkün değil.





