
Antalya’da sera atıkları; bitki artıkları, plastik ipler, örtüler ve zirai ambalajlar nedeniyle toprak, akarsu ve denizler üzerinde baskı oluşturuyor.
Antalya’da örtü altı tarımın geniş bir alana yayılması, üretim sonrasında büyük miktarda atığın da ortaya çıkmasına neden oluyor. Hasat sonunda sökülen domates, biber ve salatalık bitkileri; sera ipleri, plastik örtüler, fide kapları ve bitki koruma ürünü ambalajları doğru şekilde toplanmadığında tarımsal üretimin önemli çevre sorunlarından birine dönüşebiliyor.
Sorunun yalnızca teorik olmadığı resmi belgelerde de görülüyor. Antalya için hazırlanan 2025-2029 Deniz Çöpleri İl Eylem Planı, özellikle Kumluca ve Demre’de bitki artıkları, sera ipleri ve zirai ilaç kutularından oluşan atıkların bir bölümünün akarsular üzerinden denize ulaşabildiğini belirtiyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi de 2026 programında sera atıklarının taşınması, bertarafı ve geri kazanımını yürüttüğü ilçe sayısını artırmayı hedefliyor.
Antalya’da sera atığı denildiğinde ne anlaşılıyor?
Sera atıkları tek tip değil.
Üretim sezonunun sonunda bir seradan farklı özelliklere sahip atıklar çıkabiliyor:
Bitkisel üretim artıkları
Domates, biber, salatalık ve benzeri ürünlerin gövde, yaprak, kök ve diğer bitki parçaları bu grupta bulunuyor.
Sera ipleri
Bitkilerin serada askıya alınmasında kullanılan iplerin önemli bir bölümü plastik esaslı materyallerden oluşuyor. Bitki sökülürken iplerin bitkinin arasında kalması organik atığın doğrudan kompost veya başka yöntemlerle değerlendirilmesini güçleştirebiliyor.
Sera örtüleri
Plastik sera örtüleri kullanım ömrünün sonunda ayrı bir plastik atık oluşturuyor.
Fide kapları ve diğer plastikler
Fide viyolleri, plastik malzemeler, sulama sistemi parçaları ve farklı tarımsal ekipmanlar da üretim sırasında atığa dönüşebiliyor.
Bitki koruma ürünü ambalajları
Pestisit ambalajları diğer sera atıklarıyla aynı şekilde değerlendirilmemesi gereken bir grup. İçlerinde kalıntı bulunması halinde çevre ve insan sağlığı açısından ayrıca kontrol edilmesi gerekiyor.
Bu nedenle “sera atığını toplamak” yalnızca kurumuş bitkileri bir kamyona yüklemek anlamına gelmiyor. Atığın türüne göre ayrılması, taşınması ve uygun yöntemle geri kazanılması veya bertaraf edilmesi gerekiyor.
Antalya’da sera atıkları gerçekten çevreye bırakılıyor mu?
Güncel saha örnekleri bunun hâlâ yaşandığını gösteriyor.
Haziran 2025’te Demre Çayı yatağında yapılan gözlemlerde sera üretiminden kaynaklanan plastikler, ipler ve zirai ilaç atıkları görüldü. Yaklaşık 65 kilometre uzunluğundaki çay, iç kesimlerden gelen suları Demre üzerinden Akdeniz’e taşıyor. Dolayısıyla dere yatağına bırakılan atıklar yalnızca bırakıldıkları noktada kalmayıp yağış ve akışla kıyıya ulaşma riski taşıyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Antalya Deniz Çöpleri İl Eylem Planı da bu sorunu resmi olarak kayıt altına alıyor.
Planda Kumluca ve Demre için sera bitki artıkları, sera ipleri ve zirai ilaç kutularının bir bölümünün denize ulaşarak kirlilik oluşturduğu belirtiliyor. Akarsu yataklarına bırakılan tarımsal atıkların özellikle kuvvetli yağışlarda denize taşınabileceği vurgulanıyor.
Sera atıkları denize nasıl ulaşıyor?
Antalya’daki sorun özellikle dere ve kuru dere yataklarıyla bağlantılı.
Normal dönemde kuru görünen bir dere yatağına bırakılan atık, bulunduğu yerde uzun süre kalabiliyor. Ancak şiddetli yağış sırasında suyun yükselmesiyle plastik, bitki artığı ve diğer hafif malzemeler sürüklenebiliyor.
Antalya Deniz Çöpleri İl Eylem Planında son yıllarda nüfus, turizm ve tarımsal faaliyetlerle birlikte sel ve fırtınaların taşıdığı atıkların da kıyılar üzerindeki baskıyı artırdığı belirtiliyor.
Bu nedenle seraya birkaç kilometre uzaklıktaki bir sahilde görülen plastik atığın kaynağı doğrudan kıyıda yapılan bir faaliyet olmayabiliyor.
Plastik sera ipleri neden sorun oluşturuyor?
Sera atıklarının geri kazanımındaki temel sorunlardan biri organik ve plastik malzemelerin birbirine karışması.
Domates gibi sırıkta yetiştirilen sebzelerde bitki gövdesi sezon boyunca plastik esaslı iplere bağlanabiliyor. Söküm sırasında ip ve bitki birlikte çıkarıldığında ortaya organik madde ile plastiğin iç içe geçtiği bir atık çıkıyor.
Bitkisel bölüm uygun koşullarda kompost, organik gübre veya biyokütle gibi yöntemlerle değerlendirilebilirken plastik ipin önce ayrıştırılması gerekiyor.
Atık açık alanda bırakıldığında ise bitki zamanla parçalanmasına rağmen plastik çok daha uzun süre çevrede kalabiliyor.
Antalya’nın geçmiş dönem tarımsal planlama belgelerinde de sera örtü materyalleri ve fide kaplarında kullanılan plastiklerin bertarafının çevre problemi oluşturduğu belirtilmişti. Güncel belediye programlarında sera atıklarının geri kazanımının hâlâ ayrı bir hedef olarak bulunması sorunun tamamen çözülemediğini gösteriyor.
Pestisit ambalajları ayrı bir risk taşıyor
Sera üretimindeki bütün atıkların aynı şekilde toplanması doğru değil.
Bitki koruma ürünü kutuları ve ambalajları içlerinde kimyasal kalıntı bulunabilmesi nedeniyle çevre açısından daha hassas bir atık grubu.
Bu ambalajların açık alana veya dere yatağına bırakılması durumunda kalıntıların toprak ve suyla temas etme riski bulunuyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi de tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu bölgelerde bu atıkları ayrı toplamak amacıyla Çevre Dostu Çiftçi Kart projesini yürütüyor.
Belediyenin verilerine göre 2024 yılına kadar proje kapsamında 4 bin 673 üreticiye ulaşıldı ve 3 bin 363,75 kilogram zirai ilaç ambalaj atığı diğer atıklardan ayrı şekilde toplandı. Uygulama ilk olarak Kumluca’da başlamış, daha sonra Finike ve Demre’ye genişletilmişti.
Antalya’da ne kadar sera atığı bertaraf ediliyor?
Bütün Antalya için yalnızca sera kaynaklı atıkların yıllık miktarını gösteren güncel ve tek bir resmi istatistik yayımlanmıyor.
Bu nedenle “Antalya’da yılda kesin olarak şu kadar ton sera atığı çıkıyor” şeklinde bir rakam vermek sağlıklı değil.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin 2024 çevre çalışmalarına ilişkin verilerinde Kemer, Kumluca, Demre ve Kepez’deki seralar ile park ve bahçelerden oluşan toplam 10 bin 120 ton atığın bertaraf edildiği belirtiliyor. Ancak bu rakamın tamamı sera atığı değil; park ve bahçe atıkları da toplamın içinde bulunuyor.
Dolayısıyla 10 bin 120 tonluk veriyi Antalya’nın toplam yıllık sera atığı miktarı şeklinde kullanmak doğru olmaz.
Kumluca’da sera atıkları enerjiye dönüştürülüyor
Örtü altı üretimin yoğunlaştığı Kumluca’da sera atıklarının ayrı değerlendirilmesine yönelik çalışmalar bulunuyor.
Kumluca Belediyesinin 2025 yılı faaliyet raporuna göre ilçedeki sebze ve meyve üretiminden kaynaklanan sera atıkları preslenerek yaklaşık 800 ile bin 200 kilogramlık balyalar haline getirildi.
Hazırlanan balyaların biyoenerji üretiminde kullanılmak üzere enerji tesislerine gönderildiği ve sevk işlemlerinin 2025 yılı boyunca sürdüğü belirtildi.
Kumluca geçmişte organik gübre üretimi konusunda da uygulamalar gerçekleştirdi. 2022 yılında ilçedeki tesise getirilen 46 bin 475 ton sera atığının organik gübreye dönüştürüldüğü açıklanmıştı.
Bu rakam güncel Antalya geneli atık miktarı olarak değerlendirilemez ancak sera üretiminin yoğun olduğu tek bir ilçede oluşabilen atık hacminin büyüklüğünü göstermesi açısından dikkat çekiyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi 2026’da sistemi genişletmeyi hedefliyor
Sera atıklarının hâlâ güncel bir çevre yönetimi konusu olduğu Antalya Büyükşehir Belediyesinin 2026 Performans Programında açık biçimde görülüyor.
Programda sera atıklarının taşınması, bertaraf edilmesi veya geri kazanım çalışması yapılan ilçe sayısının 2025 yıl sonunda üç olduğu tahmin ediliyor.
2026 hedefi ise bu sayıyı 11 ilçeye çıkarmak.
Aynı belgede “Sera atıkları geri kazanım ve enerji üretim tesisi yapılması” da yürütülecek faaliyetler arasında yer alıyor.
Ancak buradaki 11 ilçe rakamı 23 Ağustos 2026 itibarıyla hedef niteliğinde. Performans programı, hedefin tamamının gerçekleştiğini gösteren bir sonuç raporu değil.
2025 hedefi neden tutmadı?
Antalya Büyükşehir Belediyesinin 2025 Performans Programında Kumluca, Demre ve Kemer’de sera atığı bertarafı yapıldığı, sisteme Kepez’in de eklenerek toplam dört ilçeye ulaşılmasının hedeflendiği belirtilmişti.
2026 Performans Programında ise 2025 yıl sonu gerçekleşme tahmini üç ilçe olarak yer aldı.
Bu iki resmi belge birlikte değerlendirildiğinde 2025 için belirlenen dört ilçelik hedefin yıl sonu tahmininde üç ilçede kaldığı görülüyor.
Bu durum Antalya’da sera atığı toplama ve bertaraf sisteminin henüz bütün üretim bölgelerine aynı ölçekte yayılmadığını ortaya koyuyor.
Sorun hangi ilçelerde daha görünür?
Sera atığı problemi doğal olarak örtü altı üretimin yoğun olduğu ilçelerde daha belirgin.
Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün güncel çalışmalarında Aksu, Demre, Finike, Gazipaşa, Kepez, Kumluca, Serik, Kaş, Manavgat ve Elmalı gibi çok sayıda ilçede örtü altı üretimin sürdüğü görülüyor.
2025 üretim yılı kapalı alanda biyolojik ve biyoteknik mücadele desteğine ilişkin listelerde Aksu, Demre, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Kaş, Kepez, Kumluca, Manavgat ve Serik üreticileri yer aldı.
Bu durum sera atığı yönetiminin yalnızca Kumluca veya Demre’ye özgü bir konu olmadığını gösteriyor.
Antalya Türkiye’nin en önemli sera merkezlerinden biri
Sera atıklarının Antalya açısından ayrı önem taşımasının temel nedeni örtü altı üretimin ölçeği.
Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Ocak 2026’da yaptığı açıklamada Türkiye’deki örtü altı üretim varlığının yaklaşık yarısının Antalya’da bulunduğunu belirtti.
İl Müdürlüğünün 2025 yılı çalışmalarında da örtü altı sebze yetiştiriciliğinde entegre ve kontrollü üretim, biyolojik mücadele ve üretici eğitimlerinin Aksu’dan Alanya’ya kadar farklı ilçelerde sürdüğü görülüyor.
Büyük bir üretim kapasitesi aynı zamanda sezon sonunda düzenli olarak büyük miktarda bitkisel ve plastik materyalin yönetilmesini gerektiriyor.
Sera atıkları yakılırsa ne olur?
Kontrolsüz yakma özellikle plastik içeren sera atıklarında önemli bir sorun.
Bitkisel atıkların içinde plastik ip, örtü parçası veya başka sentetik materyaller bulunduğunda açık alanda yapılan yakma işlemi yalnızca organik maddenin yakılması anlamına gelmiyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi de sera ve tarımsal üretim atıklarının kontrolsüz bırakılması veya zaman zaman yakılmasının çevre ve sağlık sorunlarına yol açabildiğini belirtiyor.
Bu nedenle bitkisel atığın plastik ve diğer yabancı malzemelerden ayrılması, geri kazanım sisteminin temel aşamalarından biri.
Sera atıkları toprağa karıştırılabilir mi?
Temiz bitki artıkları uygun işlemlerden geçirildiğinde organik madde kaynağı olarak değerlendirilebilir.
Ancak sera içinden çıkan karışık atığın doğrudan toprağa verilmesi aynı şey değil.
Bitkilerin arasında;
plastik ip,
etiket,
klips,
plastik örtü,
fide kabı,
pestisit ambalajı
gibi malzemeler bulunuyorsa önce ayrıştırma yapılması gerekiyor.
Aksi halde organik atığın değerlendirilmesi amaçlanırken toprağa plastik taşınması mümkün.
Özellikle pestisit kalıntısı içerebilecek ambalajların bitkisel atıktan ayrı yönetilmesi gerekiyor.
Sera atıklarının denize ulaşması nasıl önlenebilir?
Antalya Deniz Çöpleri İl Eylem Planı çözüm başlıkları arasında denetim, bilinçlendirme ve sera atıklarının değerlendirilmesini gösteriyor.
Sorunun azaltılması için atığın seradan çıktığı noktadan itibaren ayrı toplanması gerekiyor.
Bitki artıkları organik atık sistemine,
plastik ip ve örtüler uygun geri dönüşüm kanalına,
bitki koruma ürünü ambalajları kendi toplama sistemine
yönlendirildiğinde karışık sera atığı miktarı azaltılabilir.
Bunun yanında üretim bölgelerine yakın toplama noktalarının oluşturulması, atığın dere yatağına veya boş araziye bırakılması yerine üretici açısından ulaşılabilir bir alternatif yaratıyor.
Antalya’da sera atığı sorunu çözülmüş değil
Güncel veriler Antalya’da sera atıkları konusunda hem çözüm uygulamalarının hem de çevre sorununun aynı anda devam ettiğini gösteriyor.
Bir tarafta Kumluca’daki biyoenerji uygulamaları, zirai ambalajların ayrı toplanması ve Büyükşehir Belediyesinin sera atığı bertaraf sistemini 11 ilçeye çıkarma hedefi bulunuyor.
Diğer tarafta 2025 yılında Demre Çayı’nda görülen sera atıkları ve Antalya Deniz Çöpleri İl Eylem Planında Kumluca ile Demre’den denize ulaşan tarımsal atıkların açık biçimde sorun olarak tanımlanması, mevcut sistemin henüz bütün atıkları kaynağında yakalayamadığını gösteriyor.
Bu nedenle “Antalya’da sera atıkları çevre sorunu yaratıyor mu?” sorusunun yanıtı evet. Ancak sorun sera üretiminin kendisinden değil; sezon sonunda oluşan bitki, plastik ve tarımsal ambalaj atıklarının doğru ayrıştırılmaması, toplanmaması veya doğaya bırakılmasından kaynaklanıyor.
Antalya’nın Türkiye’deki örtü altı üretimdeki ağırlığı düşünüldüğünde, sera atığı yönetiminin birkaç ilçedeki dönemsel temizlik çalışmasının ötesine geçerek üretim döngüsünün kalıcı bir parçası haline gelmesi gerekiyor.





