
Antalya’da çevrim içi tehdit, hakaret, dışlama veya izinsiz paylaşım yaşayan öğrenciler okul, RAM ve adli birimlerden destek alabiliyor.
Antalya’da öğrencilerin sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları, çevrim içi oyunlar ve sınıf gruplarında daha fazla zaman geçirmesi, akran ilişkilerindeki bazı sorunların dijital ortama taşınmasına da neden olabiliyor. Hakaret içeren mesajlar, küçük düşürücü paylaşımlar, bir öğrencinin izni olmadan fotoğraf veya videosunun yayımlanması, sahte hesap açılması, tehdit, dışlama ve özel bilgilerin paylaşılması siber zorbalığın farklı biçimleri arasında bulunuyor.
Antalya siber zorbalık vakalarında öğrencinin yaşadığı durumun niteliğine göre okul rehberlik ve psikolojik danışma servisi, okul yönetimi, Rehberlik ve Araştırma Merkezleri, emniyet birimleri, Cumhuriyet Başsavcılığı ve çocuk koruma hizmetlerine başvurulabiliyor.
Millî Eğitim Bakanlığı da siber zorbalık konusunda ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için ayrı programlar; öğretmen ve veliler için ise bilgilendirme materyalleri yayımlıyor. Bakanlığın Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü siber zorbalığı öğrencilerin korunması ve psikososyal açıdan desteklenmesi gereken başlıklardan biri olarak ele alıyor.
Siber zorbalık nedir?
Siber zorbalık yalnızca sosyal medyada küfürlü mesaj göndermekten ibaret değil.
Millî Eğitim Bakanlığının Siber Zorbalık Rehber Öğretmen/Psikolojik Danışman Kitapçığında; dijital ortamda tehdit, hakaret ve taciz içeren mesajlar gönderilmesi, özel bilgilerin izinsiz paylaşılması, uygunsuz görüntülerin yayımlanması, kişinin hesabına erişilmesi, onun adına hesap açılması, çevrim içi gruplardan kasıtlı biçimde dışlanması ve kişisel bilgilerin kandırma yoluyla ele geçirilmesi gibi davranışlar siber zorbalık örnekleri arasında gösteriliyor.
Siber zorbalık Instagram, TikTok veya benzeri sosyal medya platformlarında gerçekleşebileceği gibi WhatsApp gruplarında, çevrim içi oyunlarda, forumlarda, e-posta üzerinden veya farklı mesajlaşma uygulamalarında da yaşanabiliyor.
Öğrenci ilk olarak kime anlatmalı?
Siber zorbalık yaşayan bir öğrencinin olayı tek başına çözmeye çalışmak yerine güvendiği bir yetişkinden destek alması önemli.
MEB’in siber zorbalıkla mücadele rehberinde yardım arama yöntemleri arasında aile, öğretmen, okul yöneticisi ve akranlardan destek alınması bulunuyor. Olay okul ortamıyla bağlantılıysa öğretmen veya okul yönetimiyle paylaşılması önerilen yöntemler arasında yer alıyor.
Öğrenci öncelikle:
ailesiyle,
sınıf veya şube rehber öğretmeniyle,
okul rehber öğretmeni veya psikolojik danışmanıyla,
güvendiği başka bir öğretmenle,
okul yönetimiyle
durumu paylaşabilir.
Özellikle zorbalığı yapan kişinin aynı okulda bulunması veya olayın sınıf WhatsApp grubu, okul öğrencilerinin kullandığı sosyal medya hesapları ya da okul içindeki bir anlaşmazlıkla bağlantılı olması halinde okul yönetiminin bilgilendirilmesi önem taşıyor.
Okul rehberlik servisi ne yapabilir?
Okullardaki rehberlik ve psikolojik danışma servisleri yalnızca sınav ve tercih dönemlerinde hizmet veren birimler değil.
Akran zorbalığı, siber zorbalık, okul güvenliği, sosyal ilişkiler ve öğrencilerin yaşadığı psikososyal sorunlar da rehberlik hizmetlerinin çalışma alanları arasında bulunuyor.
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan zorbalığı önleme çalışmalarında okul yönetimi ile rehberlik ve psikolojik danışma servislerinin koordineli çalışması, risklerin belirlenmesi ve öğrencilere başa çıkma becerileri kazandırılması öngörülüyor.
Rehber öğretmen veya psikolojik danışman, öğrencinin yaşadığı durumun boyutunu değerlendirebilir, aileyle görüşebilir, okul yönetimini bilgilendirebilir ve ihtiyaç halinde öğrencinin Rehberlik ve Araştırma Merkezi veya başka bir destek hizmetine yönlendirilmesini sağlayabilir.
Okulda rehber öğretmen yoksa ne yapılabilir?
Her okulda aynı sayıda rehber öğretmen veya psikolojik danışman bulunmayabiliyor.
Bu durumda öğrencinin okul yönetimi üzerinden bağlı olduğu Rehberlik ve Araştırma Merkeziyle iletişim kurulması mümkün.
Antalya’daki RAM’larda rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri yürütülüyor. Örneğin Kepez Rehberlik ve Araştırma Merkezi, 2026 yılında rehber öğretmen veya psikolojik danışman normu bulunmayan okullara yönelik çalışmalar yürüttüğünü duyurdu. Merkez aynı zamanda psikososyal koruma, önleme ve krize müdahale çalışmalarını sürdürüyor.
Öğrenci ve veliler, hangi RAM’ın kendilerine hizmet verdiğini okul yönetimi veya ilçe millî eğitim müdürlüğü üzerinden öğrenebilir.
Siber zorbalığın ekran görüntüleri silinmeli mi?
Öncelikle kanıtların korunması gerekiyor.
MEB’in siber zorbalık rehberinde zorbalığa ilişkin elektronik kayıtların saklanması, ekran kaydı alınması ve kanıtların korunması mücadele yöntemleri arasında gösteriliyor.
Bu nedenle:
mesajların ekran görüntüleri,
kullanıcı adı ve profil bağlantısı,
paylaşımın internet adresi,
tarih ve saat,
gönderilen fotoğraf veya mesajların bulunduğu ekran,
varsa tehdit içerikli sesli mesajlar,
sahte hesabın bilgileri
mümkün olduğunca korunmalı.
Zorbalığı yapan kişi mesajlarını veya hesabını daha sonra silebileceği için delillerin olayın hemen ardından saklanması yararlı olabilir.
Ancak bir çocuğa ait cinsel içerikli veya mahrem görüntü söz konusuysa görüntünün başka kişilere gönderilerek çoğaltılmaması gerekiyor. Böyle bir durumda cihaz ve ilgili hesap bilgileri doğrudan kolluk veya adli makamlarla paylaşılabilir.
Zorbalık yapan hesaba cevap verilmeli mi?
Siber zorbalık yaşayan öğrencinin hakaret veya tehdide aynı yöntemle karşılık vermesi sorunun büyümesine neden olabilir.
MEB rehberinde istenmeyen mesajların görmezden gelinmesi, zorbalık yapan kişinin arkadaş listesinden çıkarılması ve platform üzerinden engellenmesi kullanılabilecek yöntemler arasında bulunuyor.
Ancak engelleme işlemi yapılmadan önce gerekli ekran görüntülerinin ve hesap bilgilerinin kaydedilmesi önemli.
Ardından Instagram, TikTok, WhatsApp, Discord, oyun platformu veya kullanılan diğer hizmetin şikâyet ve engelleme araçları kullanılabilir.
Sahte hesap açılması da siber zorbalık olabilir mi?
Bir öğrencinin adına sahte sosyal medya hesabı oluşturulması ve bu hesap üzerinden küçük düşürücü paylaşımlar yapılması siber zorbalığın ciddi biçimlerinden biri olabilir.
Benzer şekilde öğrencinin gerçek hesabının ele geçirilmesi, şifresinin değiştirilmesi ve onun adına paylaşım yapılması durumunda öncelikle hesabın kurtarma seçenekleri kullanılmalı.
Emniyet Genel Müdürlüğü, ele geçirilen sosyal medya veya e-posta hesaplarında güvenli bir cihaz üzerinden hesabın kurtarılmasının denenmesini, sonuç alınamazsa ilgili platforma bildirim yapılmasını öneriyor. Suç şüphesi bulunması halinde ise polis merkezi, Cumhuriyet Başsavcılığı veya Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne müracaat edilebiliyor.
Hesap şifresi ele geçirilmişse aynı şifrenin kullanıldığı diğer hesapların şifrelerinin de değiştirilmesi ve mümkünse iki aşamalı doğrulamanın açılması gerekiyor.
Hakaret ve tehdit varsa polise başvurulabilir mi?
Siber zorbalık tek başına Türk Ceza Kanunu’nda aynı isimle düzenlenmiş tek bir suç tipi değil. Olayın içeriğine göre tehdit, hakaret, taciz, özel hayatın gizliliğinin ihlali, kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılması veya bilişim sistemlerine yönelik başka suçlar gündeme gelebiliyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü, internet ortamında suç mağduriyeti yaşayan kişilerin suçun işlendiği yerdeki polis merkezine, Cumhuriyet Başsavcılığına veya Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne başvurabileceğini belirtiyor.
Bu nedenle “çocuklar arasında olmuş” düşüncesiyle tehdit, şantaj veya ağır nitelikteki dijital saldırıların görmezden gelinmemesi gerekiyor.
Antalya Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü nerede?
Antalya’da siber suçlara ilişkin adli başvurular için Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne müracaat edilebiliyor.
Antalya Emniyet Müdürlüğünün güncel hizmet standartlarına göre birim:
Siteler Mahallesi, Anadolu Sokak No:197 D Blok Kat 1-2, Konyaaltı / Antalya
adresinde hizmet veriyor.
Telefon numarası 0242 341 21 30 olarak belirtiliyor.
Ancak öğrencinin mutlaka doğrudan bu birime gitmesi gerekmiyor. Suç şüphesi taşıyan durumlarda en yakın polis merkezine veya Cumhuriyet Başsavcılığına da başvuru yapılabiliyor.
İnternetten ihbar yapılabilir mi?
Emniyet Genel Müdürlüğü siber suçlarla ilgili çevrim içi ihbar sistemine de sahip.
EGM’nin güncel Bilgi Edinme sayfasında Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı için çevrim içi ihbar kanalı ve [email protected] iletişim adresi yer alıyor.
Ancak adli işlem gerektiren ve şahsi şikâyete bağlı durumlarda yalnızca e-posta veya çevrim içi bildirim yeterli olmayabilir. EGM’nin bilgilendirmelerinde bazı suçlarda şahsen polis, savcılık veya Siber Suçlarla Mücadele birimine müracaat edilmesi gerektiği belirtiliyor.
Bu nedenle ciddi tehdit, şantaj veya kişisel hak ihlali yaşanıyorsa çevrim içi bildirimle yetinmeden doğrudan adli başvuru yapılması daha doğru olabilir.
ALO 183 hangi durumlarda aranabilir?
Siber zorbalığın çocuğun güvenliğini ciddi biçimde tehdit ettiği, istismar veya başka bir korunma ihtiyacı oluşturduğu durumlarda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ALO 183 hattı da başvuru kanallarından biri.
Bakanlığın çocuk hizmetleri rehberine göre korunmaya ihtiyacı olduğu düşünülen çocuklarla ilgili sosyal hizmet merkezlerine, il müdürlüklerine, kolluk kuvvetlerine veya ALO 183 hattına bildirim yapılabiliyor.
Özellikle çevrim içi cinsel istismar, çocuğun tehdit edilmesi, mahrem görüntüler üzerinden şantaj veya çocuğun güvenliğini doğrudan etkileyen başka durumlarda sosyal hizmet desteği de gündeme gelebilir.
Acil tehlike varsa 112 aranmalı
Öğrencinin fiziksel güvenliği açısından acil tehlike bulunuyorsa, örneğin çevrim içi tehdit gerçek hayatta saldırı tehdidine dönüşmüşse veya çocuk için acil koruma ihtiyacı oluşmuşsa 112 Acil Çağrı Merkezi aranabilir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının çocuklara yönelik bilgilendirme materyallerinde ALO 183, 112 Acil Çağrı Merkezi ve en yakın kolluk kuvvetleri çocukların korunması açısından başvuru merkezleri arasında gösteriliyor.
Bu tür durumlarda olayın yalnızca “sosyal medya tartışması” olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Çevrim içi cinsel istismar veya mahrem görüntü paylaşımı varsa ne yapılmalı?
Siber zorbalığın bazı biçimleri çok daha ağır bir çocuk güvenliği sorununa dönüşebilir.
Öğrenciden çıplak veya mahrem görüntü talep edilmesi, görüntü göndermesi için tehdit edilmesi, mevcut görüntüler üzerinden şantaj yapılması veya görüntülerin internette yayımlanması halinde çocuğun bunu saklamaya çalışmak yerine güvendiği bir yetişkine mümkün olduğunca hızlı biçimde anlatması gerekiyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çocukların korunmasına ilişkin başvuru kanalları arasında kolluk kuvvetleri, ALO 183 ve 112’yi gösteriyor. Ayrıca Bakanlığın çocuk hizmetlerine ilişkin bilgilendirmelerinde çocukların veya ailelerin korunma ihtiyacı bulunan durumları doğrudan bildirebileceği belirtiliyor.
İçeriğin başkalarına gönderilerek yayılmaması, hesabın ve paylaşım bağlantısının kaydedilmesi ve kolluk birimlerine başvurulması önem taşıyor.
Öğrenci zorbalığı ailesine anlatmak istemiyorsa ne yapabilir?
Siber zorbalık yaşayan öğrenciler bazen telefonlarının alınacağından, internet kullanımının yasaklanacağından veya arkadaşları tarafından daha fazla dışlanacaklarından endişe ederek durumu ailelerinden saklayabiliyor.
MEB’in siber zorbalık materyallerinde de mağdur öğrencilerin yaşadıkları olay nedeniyle korku ve utanç hissedebildiğine dikkat çekiliyor.
Öğrenci ailesine anlatmakta zorlanıyorsa okulundaki rehber öğretmen veya psikolojik danışmanla, güvendiği bir öğretmenle ya da okul yöneticisiyle konuşabilir.
Böylece olayın niteliğine göre aileyle iletişim kurulması ve gerekli destek mekanizmalarına yönlendirme yapılması sağlanabilir.
Zorbalık okul dışında yaşandıysa okul müdahale edebilir mi?
Siber zorbalığın fiziksel olarak okul dışında gerçekleşmesi olayın okul yaşamıyla ilgisiz olduğu anlamına gelmiyor.
Örneğin aynı okulun öğrencilerinin bulunduğu WhatsApp grubunda bir öğrencinin dışlanması, evde çekilmiş bir görüntünün sınıf arkadaşları tarafından yayılması veya okul arkadaşları arasında başlayan tartışmanın sosyal medyada devam etmesi öğrencinin eğitim yaşamını doğrudan etkileyebilir.
Millî Eğitim Bakanlığının zorbalığı önleme yaklaşımı, okul yönetimi ile rehberlik servislerinin risk faktörlerini belirlemesini ve okul içi ile okul dışındaki güvenliği destekleyecek tedbirleri almasını öngörüyor.
Bu nedenle olay öğrencinin okul ilişkilerini etkiliyorsa okulun bilgilendirilmesi önemli olabilir.
Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden destek alınabilir
Antalya’da Rehberlik ve Araştırma Merkezleri, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin koordinasyonunda görev alıyor.
Kent merkezindeki RAM’ların güncel MEB sayfalarında psikolojik danışmanların görev yaptığı ve rehberlik hizmetlerinin yürütüldüğü görülüyor.
Öğrencinin bağlı bulunduğu RAM, okul yönetimi veya ilçe millî eğitim müdürlüğü aracılığıyla öğrenilebilir.
Özellikle okulunda rehberlik servisi bulunmayan veya olay nedeniyle daha kapsamlı psikososyal desteğe ihtiyaç duyulan durumlarda RAM’a yönlendirme yapılabilir.
Siber zorbalık yaşayan öğrencide hangi değişiklikler görülebilir?
Siber zorbalık her öğrenciyi aynı biçimde etkilemiyor.
BTK Güvenli Web tarafından yayımlanan Çocuklara ve Gençlere Yönelik Siber Zorbalık ve Dijital Şiddet Rehberi’nde; dijital cihazları kullanmayı aniden bırakma, cihaz kullanırken gergin görünme, okul veya sosyal etkinliklerden kaçınma, çevrim içi faaliyetler sonrasında öfkeli veya umutsuz olma, uyku düzenindeki değişiklikler ve aile ya da arkadaşlardan uzaklaşma siber zorbalık mağduriyetinde görülebilecek belirtiler arasında sıralanıyor.
MEB rehberinde de okuldan veya sosyal faaliyetlerden uzaklaşma, akademik performansın düşmesi, mesajların ardından üzgün görünme ve dijital etkinliklerden sonra yoğun olumsuz duygular yaşama gibi belirtilere dikkat çekiliyor.
Bu belirtiler tek başına öğrencinin mutlaka siber zorbalığa uğradığını göstermiyor. Ancak ani ve belirgin davranış değişiklikleri olduğunda öğrenciyle yargılamadan iletişim kurulması önemli.
Telefonu tamamen almak çözüm mü?
Siber zorbalığa uğrayan öğrencinin telefonunu veya internet erişimini ceza olarak tamamen kaldırmak, öğrencinin yaşadığı olayı ailesinden gizlemesine neden olabilir.
Siber zorbalıkla mücadelede temel amaç mağdurun cezalandırılması değil, zorbalığın durdurulması ve öğrencinin güvenliğinin sağlanması.
MEB rehberinde yardım arama, güvenlik ve gizlilik ayarlarını artırma, zorbalık yapan hesabı engelleme, kanıtları saklama ve gerekli durumlarda resmi mercilere başvurma gibi yöntemler öne çıkarılıyor.
Hesabın gizlilik ayarlarının değiştirilmesi, bilinmeyen kişilerin mesaj göndermesinin sınırlandırılması ve iki aşamalı doğrulama kullanılması da hesabın güvenliğini artırabilir.
Veliler nasıl yaklaşmalı?
Çocuk siber zorbalık yaşadığını anlattığında ilk tepkinin suçlayıcı olmaması önemli.
“Niye cevap verdin?”, “neden o fotoğrafı paylaştın?” veya “sana telefonu vermemeliydik” gibi tepkiler öğrencinin daha sonra yaşadığı sorunları paylaşmamasına yol açabilir.
Öncelikle olayın nasıl başladığı, kimlerin dahil olduğu, ne kadar süredir devam ettiği ve tehdit ya da şantaj bulunup bulunmadığı anlaşılmalı.
Ardından deliller korunmalı, ilgili hesaplar platforma bildirilmeli ve öğrencinin okuluyla bağlantılı bir durum varsa rehberlik servisi veya okul yönetimiyle iletişim kurulmalı.
Tehdit, şantaj, hesap ele geçirme, mahrem görüntü paylaşımı veya başka bir suç şüphesi bulunması halinde ise adli başvuru değerlendirilmelidir.
Öğrencinin hesabı nasıl daha güvenli hale getirilebilir?
Siber zorbalık vakasının ardından yalnızca zorbalık yapan hesabın engellenmesi değil öğrencinin dijital güvenlik ayarlarının gözden geçirilmesi de önemli.
Profilin kimler tarafından görülebileceği sınırlandırılabilir.
Tanımadığı kişilerin doğrudan mesaj göndermesi engellenebilir.
Telefon numarası, okul adı, ev adresi veya anlık konum gibi kişisel bilgilerin herkese açık biçimde paylaşılmaması sağlanabilir.
Hesaplarda güçlü ve birbirinden farklı şifreler kullanılabilir.
Mümkün olan platformlarda iki aşamalı doğrulama etkinleştirilebilir.
MEB’in siber zorbalık rehberi de gizlilik ayarlarının düzenlenmesini ve kişisel bilgilerin kimlerle paylaşılacağının sınırlandırılmasını başa çıkma stratejileri arasında gösteriyor.
Antalya’da siber zorbalık yaşayan öğrenci için başvuru sırası nasıl olabilir?
Olayın niteliğine göre tek bir zorunlu başvuru sırası bulunmuyor.
Okul arkadaşları arasında başlayan ve henüz suç niteliğinde ağır bir davranış içermeyen bir durumda öğrenci öncelikle ailesi, rehberlik servisi ve okul yönetiminden destek alabilir.
Psikososyal desteğe ihtiyaç duyulması veya okulun rehberlik hizmetlerinin yetersiz kalması halinde Rehberlik ve Araştırma Merkezi sürece dahil olabilir.
Tehdit, şantaj, hesap ele geçirme, özel görüntülerin paylaşılması, kişisel verilerin yayılması veya başka bir suç şüphesi bulunuyorsa polis merkezi, Cumhuriyet Başsavcılığı ya da Antalya Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne başvurulabilir.
Çocuğun korunmasını gerektiren istismar ve ağır risk durumlarında ALO 183, sosyal hizmet birimleri ve kolluk kuvvetleri devreye girebilir. Acil tehlike durumunda ise 112 aranabilir.
Siber zorbalık görmezden gelinmemeli
Dijital ortamda gerçekleşmesi siber zorbalığın etkisini daha az gerçek hale getirmiyor.
Bir paylaşımın kısa sürede çok sayıda öğrenciye ulaşabilmesi, içeriğin tekrar tekrar paylaşılması ve mağdurun okul dışında da mesajlara maruz kalabilmesi siber zorbalığın etkisinin gün boyunca devam etmesine neden olabiliyor.
Antalya’da siber zorbalık yaşayan öğrenciler açısından en önemli adımlar yaşananları güvendikleri bir yetişkine anlatmak, dijital kanıtları silmeden korumak ve olayın ağırlığına göre okul rehberlik servisi, RAM veya adli birimlerden destek almak.
Zorbalığın tehdit, şantaj, cinsel içerikli talep, mahrem görüntü paylaşımı ya da çocuğun güvenliğine yönelik ciddi bir riske dönüşmesi halinde ise olay yalnızca okul içi bir anlaşmazlık olarak görülmemeli ve resmi başvuru kanalları kullanılmalı.





