Antalya’da yağmurlu günlerde motokuryelerin kaza riski nasıl azaltılır?

antalya motokurye kaza riski antalya motokurye kaza riski
Görsel: Yapay zeka ile oluşturulmuştur.

Antalya’da yağışlı havalarda motokuryelerin karşılaştığı kaza riski; hızın düşürülmesi, güvenli ekipman, iş baskısının azaltılması ve yol güvenliği önlemleriyle düşürülebilir.

Antalya’da sonbahar ve kış döneminde etkili olan sağanaklar, motosikletle çalışan kuryeler açısından günlük çalışma koşullarını zorlaştırıyor. Islanan asfalt, yol üzerinde biriken su, azalan görüş mesafesi ve diğer sürücülerin ani hareketleri iki tekerlekli araç kullananlar için riski artırabiliyor. Ancak motokurye kazalarını yalnızca sürücünün “daha dikkatli olması” üzerinden değerlendirmek yeterli değil. Çalışma temposu, teslimat baskısı, kullanılan motosikletin bakımı, koruyucu ekipman, yolların durumu ve işverenin aldığı iş sağlığı ve güvenliği önlemleri de kazaların önlenmesinde belirleyici rol oynuyor.

YAĞMURLU HAVADA MOTOSİKLET NEDEN DAHA FAZLA RİSK TAŞIYOR?

Yağmur başladığında asfalt ile lastik arasındaki sürtünme azalabiliyor. Özellikle yol üzerinde biriken su, motosiklet lastiğinin zeminle temasını olumsuz etkileyebiliyor. İçişleri Bakanlığına bağlı Güvenli Trafik platformunda yer alan teknik bilgilerde de tekerlek izlerinde biriken suyun yol yüzeyi ile lastik arasındaki sürtünmeyi azalttığı belirtiliyor. AFAD’ın güvenli sürüş eğitim materyalinde ise düşük lastik basıncının yağmurda güvenliği artırmadığı, aksine su tahliye kanallarının işlevini azaltarak suda kızaklama riskinin daha düşük hızlarda ortaya çıkmasına neden olabileceği aktarılıyor.

Motosikletlerde denge iki tekerlek üzerinden sağlandığı için ani fren, sert gaz açma veya hızlı yön değiştirme gibi hareketlerin sonucu otomobillere göre daha ağır olabiliyor. Islak yol çizgileri, rögar kapakları, metal yüzeyler ve su birikintileri de yağmurlu havada ayrıca dikkat gerektiriyor.

HIZ YAĞMURLU HAVAYA GÖRE DÜŞÜRÜLMELİ

Yasal hız sınırının altında seyretmek her durumda gereksiz derecede yavaş gitmek anlamına gelmiyor. Ancak hızın yol ve hava şartlarına uygun belirlenmesi gerekiyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı, hız ile kaza ihtimali ve kazanın sonuçları arasında doğrudan ilişki bulunduğunu vurguluyor. Türkiye’de L3 sınıfı motosikletler için yerleşim yeri içindeki genel hız sınırı saatte 50 kilometre olsa da bu değer, sürücünün yağmur altında mutlaka bu hızda seyretmesi gerektiği anlamına gelmiyor.

Yağmur sırasında motokuryenin hızını görüş mesafesine, yolun tutunma durumuna ve trafik yoğunluğuna göre azaltması gerekiyor. Öndeki araçla bırakılan takip mesafesinin artırılması da ani fren ihtiyacını azaltıyor. Viraja yüksek hızla girmek yerine motosikletin mümkün olduğunca dengeli olduğu anda frenleme ve hızlanma yapılması, kayma riskini azaltan temel sürüş yöntemleri arasında bulunuyor.

İLK YAĞMUR ANLARI DAHA FAZLA DİKKAT GEREKTİRİYOR

Uzun süre yağış almayan yollarda biriken toz, yağ ve diğer kalıntılar ilk yağmurla birlikte yüzeye karışabiliyor. Bu nedenle yağışın başladığı ilk dönemlerde yol tutuşunun değişebileceği hesaba katılmalı.

Antalya gibi yılın önemli bölümünün kuru geçtiği bir kentte bu durum özellikle uzun kurak dönemlerden sonra başlayan yağışlarda önem kazanıyor. Motokuryelerin yalnızca yoğun yağmur sırasında değil, hafif yağışın başladığı ilk dakikalarda da hız ve frenleme konusunda daha temkinli davranması gerekiyor.

LASTİK VE FREN KONTROLÜ GÜNLÜK İŞİN PARÇASI OLMALI

Motokuryelerin kullandığı motosikletler gün içerisinde uzun süre ve yoğun trafikte çalışabiliyor. Bu nedenle lastiklerin diş derinliği, üretici tarafından belirtilen hava basıncı, fren sistemi, aydınlatmalar ve silecek bulunmayan motosikletlerde sürücünün görüşünü sağlayan vizörün durumu doğrudan güvenlikle ilişkili.

Lastik basıncını yağmur nedeniyle bilinçli olarak düşürmek güvenli bir yöntem değil. AFAD’ın güvenli sürüş eğitiminde düşük lastik basıncının suda kızaklama ihtimalini artırabileceği ve fren mesafesini uzatabileceği belirtiliyor. Motosikletin lastik basıncının üreticinin belirlediği değerlere uygun tutulması gerekiyor.

ABS bulunan motosikletler de acil frenleme sırasında tekerleklerin kilitlenmesini önlemeye yardımcı olabiliyor. Güvenli Trafik platformu, motosikletlerde kilitleme önleyici fren sisteminin güvenliği artırabilecek önlemler arasında bulunduğunu belirtiyor.

GÖRÜNÜRLÜK YAĞMURLU HAVADA DAHA ÖNEMLİ

Yağış yalnızca yol tutuşunu değil, motosiklet sürücüsünün diğer araçlar tarafından görülmesini de zorlaştırabiliyor. Yağmur, kararan hava, araçların oluşturduğu su spreyi ve buğulanan camlar özellikle kavşaklarda motosikletlerin fark edilmesini güçleştirebiliyor.

Türkiye’de motosiklet sürücülerinin gece sürüşünde reflektif kıyafet veya yelek kullanmasına ilişkin hükümler Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde yer alıyor. Güvenli Trafik platformunda da gündüz farlarının kullanılması, reflektif veya floresan özellikli kıyafetler, açık renkli koruyucu başlık ve motosiklet üzerindeki reflektörler görünürlüğü artıran uygulamalar arasında sayılıyor.

Motokuryeler açısından reflektif yeleğin yanı sıra yağmura dayanıklı motosiklet ceketi, korumalı pantolon, eldiven ve uygun ayakkabı kullanılması da önem taşıyor. Kask vizörünün temiz olması ve buğulanmanın görüşü engellememesi gerekiyor.

KASK YALNIZCA YASAL ZORUNLULUK DEĞİL

Koruyucu kask motosiklet kazalarında ölüm ve ağır yaralanma riskinin azaltılması açısından temel ekipmanlardan biri. İçişleri Bakanlığı Güvenli Trafik platformu, koruyucu başlık kullanımının motosiklet ve motorlu bisiklet kazalarında ölüm ve ağır yaralanma riskini yüzde 45’e kadar azaltabildiğini belirtiyor.

Kaskın doğru bedende olması, başa uygun şekilde oturması ve bağlantı kayışının kapalı tutulması gerekiyor. Yağmurlu havalarda görüşü bozacak çizilmiş veya sürekli buğulanan vizörlerin de güvenlik sorunu oluşturabileceği unutulmamalı.

TESLİMAT SÜRESİ BASKISI KAZA RİSKİNE DÖNÜŞMEMELİ

Motokuryelerin güvenliği açısından en önemli konulardan biri de teslimat süresi baskısı. Kurye işletmeciliğine ilişkin 2025 yılında yürürlüğe giren düzenlemeyle firmaların kurye gönderileri için taşıma süresi taahhüdünde bulunması yasaklandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, düzenlemenin amaçlarından birinin kuryelerin gönderileri yetiştirmek için yüksek hızla gitmek zorunda kalmasının önüne geçmek olduğunu açıkladı.

Bu düzenleme yağmurlu günlerde ayrıca önem taşıyor. Sağanak altında normal hava koşullarındaki teslimat performansının beklenmesi, kuryeyi daha yüksek hızla sürmeye veya riskli manevralara yöneltebilir. Teslimat sistemlerinin hava koşullarına göre süreleri yeniden hesaplaması, gecikme nedeniyle çalışan üzerinde baskı kurulmasını önlemesi ve gerekli durumlarda teslimatların geçici olarak durdurulabilmesi iş güvenliği açısından değerlendirilebilir.

MOTOKURYELİK ARTIK “TEHLİKELİ” İŞLER ARASINDA

Motokuryelik faaliyetlerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından statüsü de değişti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün açıklamasına göre 21 Mayıs 2025’te yapılan mevzuat değişikliğiyle motokurye faaliyeti “az tehlikeli” sınıftan “tehlikeli” sınıfa geçirildi. Bunun sonucunda temel iş sağlığı ve güvenliği eğitim süresi sekiz saatten 12 saate yükseltilirken sağlık gözetimi, acil durum planları ve risk değerlendirmesi periyotları da sıklaştırıldı.

Bu değişiklik kazaların yalnızca bireysel sürücü hatası olarak değerlendirilemeyeceğini de gösteriyor. İşverenlerin yağış, fırtına ve görüş mesafesinin düşmesi gibi hava koşullarını çalışma risk değerlendirmesine dahil etmesi gerekiyor.

İŞLETMELERİN KORUYUCU EKİPMAN SORUMLULUĞU VAR

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının kurye düzenlemelerine ilişkin açıklamalarında işletmelerin çalıştırdıkları kuryelere koruyucu ekipman sağlamakla yükümlü olduğu belirtiliyor. Ayrıca kullanılan reflektif yelek üzerinde “KURYE” ibaresi ile işletmeye ilişkin U-Net bilgilerinin bulunması gerekiyor.

Yağışlı havalarda alınacak iş güvenliği tedbirlerinin yalnızca bir yağmurluk verilmesiyle sınırlı kalmaması gerekiyor. Motosikletlerin periyodik bakımının yapılması, uygun lastiklerin kullanılması, çalışanlara güvenli sürüş eğitimi verilmesi, vardiya sürelerinin kontrol edilmesi ve olumsuz hava koşullarında teslimat temposunun azaltılması da risk yönetiminin parçaları arasında bulunuyor.

ANTALYA’DA MOTOKURYE KAZALARI GÜNDEMDE

Antalya’da 2026 yılı içerisinde motokuryelerin karıştığı ölümlü ve yaralanmalı kazalar da yaşandı. Mart ayında Muratpaşa’nın Fener Mahallesi’nde otomobille çarpışan 35 yaşındaki bir motokurye kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Mayıs ayında Kepez’de başka bir motokurye otomobille çarpışması sonucu hayatını kaybetti.

Gazipaşa’da 4 Mayıs 2026’da meydana gelen bir başka olayda ise sağanak sonrası kayganlaşan yolda motosikletin devrilmesi sonucu bir motokurye yaralandı. Olay, yağışlı havalarda yol yüzeyindeki değişimin motosiklet kullanıcıları açısından oluşturduğu riski Antalya özelinde de gösterdi.

Bu örneklerden tek başına Antalya’daki motokurye kazalarının genel nedenleri konusunda sonuç çıkarmak mümkün değil. Ancak motosiklet kullanıcılarının trafikte kırılgan yol kullanıcıları arasında bulunduğu biliniyor. Dünya Sağlık Örgütü de motosikletlileri trafik kazalarında yüksek risk taşıyan gruplar arasında değerlendiriyor. WHO’nun Temmuz 2026 tarihli verilerine göre dünyada trafik kazalarında yaşamını yitirenlerin yarısından fazlasını yayalar, bisikletliler ve motosikletliler gibi kırılgan yol kullanıcıları oluşturuyor.

YOL GÜVENLİĞİ DE MOTOKURYELERİN SORUMLULUĞUNA BIRAKILAMAZ

Motokuryelerin güvenliği yalnızca kask, lastik ve sürüş tekniğiyle çözülebilecek bir konu değil. Yol yüzeyindeki bozulmaların giderilmesi, rögar kapaklarının güvenli hale getirilmesi, yağmur suyunun hızla tahliye edilmesi, yol çizgilerinde kaymayı azaltan malzemelerin kullanılması ve sürücülerin motosikletlere karşı farkındalığının artırılması da kamu kurumlarının ve yol yöneticilerinin sorumluluk alanına giriyor.

Dünya Sağlık Örgütü, motosiklet kazalarının azaltılmasında daha güvenli yollar, daha güvenli araçlar, uygun hız yönetimi ve kazadan sonra etkili sağlık müdahalesini birlikte ele alan “güvenli sistem” yaklaşımını öneriyor. Bu yaklaşım, bütün güvenlik yükünü tek başına motosiklet sürücüsünün üzerine bırakmıyor.

YAĞMURLU GÜNLERDE ÇALIŞMA DÜZENİ DEĞİŞMELİ Mİ?

Antalya’da kuvvetli sağanak görülen günlerde motokuryelerin kaza riskini azaltmanın en etkili yollarından biri, çalışma koşullarının hava durumuna göre esnetilmesi olabilir. Teslimat sürelerinin uzatılması, yoğun yağış sırasında yeni siparişlerin sınırlandırılması, yüksek riskli güzergâhların geçici olarak kullanılmaması ve çalışanların teslimatı güvenli bir noktada bekletebilmesine imkan tanınması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Motokurye güvenliğinde temel yaklaşım “sipariş ne kadar hızlı ulaştı?” sorusu yerine “çalışan güvenli biçimde teslimatı tamamlayabildi mi?” sorusuna dayanmalı. Yağışlı havalarda hızın azaltılması ve koruyucu ekipman kullanılması önemli olsa da kalıcı çözüm; güvenli yollar, bakımlı motosikletler, etkili denetim ve çalışan üzerinde süre baskısı oluşturmayan bir çalışma düzeninin birlikte kurulmasına bağlı.