
Antalya’da kaldırımlara bırakılan scooter ve motosikletler yaya geçişini daraltıyor. Sorun özellikle engelliler, yaşlılar ve çocuklu aileleri etkiliyor.
Antalya’da yaya kaldırımlarının scooter, motosiklet ve farklı araçlar tarafından park alanı olarak kullanılması kent içindeki erişilebilirlik sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Özellikle yoğun nüfuslu mahallelerde, sahil bölgelerinde ve ticaret akslarında kaldırıma bırakılan iki tekerlekli araçlar yayaların kullanabileceği alanı daraltabiliyor.
Antalya kaldırım işgali tartışması yalnızca yanlış park sorunundan ibaret değil. Tekerlekli sandalye kullananlar, görme engelliler, bebek arabasıyla hareket eden aileler, yaşlılar ve çocuklar açısından kaldırım üzerindeki birkaç araç bile kesintisiz yaya güzergâhını ortadan kaldırabiliyor.
Kentte araç sayısının artması ve iki tekerlekli ulaşım araçlarının günlük yaşamda daha fazla yer edinmesi, motosiklet ve scooterlar için düzenli park alanı ihtiyacını da beraberinde getiriyor.
Antalya’da araç sayısı 1 milyon 735 bini geçti
TÜİK’in Temmuz 2026 Motorlu Kara Taşıtları verilerine dayanılarak yayımlanan güncel verilere göre Antalya’da trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı 1 milyon 735 bin 593’e ulaştı. Türkiye genelinde Temmuz ayında yeni kaydı yapılan 207 bin 508 taşıtın yüzde 48,1’ini ise motosikletler oluşturdu.
Bu veriler doğrudan Antalya’da kaldırıma park edilen motosiklet sayısını göstermiyor. Ancak yüksek araç yoğunluğu, motosiklet kullanımının yaygınlaşması ve sınırlı park alanları birlikte değerlendirildiğinde kent merkezindeki park baskısının neden daha görünür hale geldiğini açıklayan unsurlardan biri olarak değerlendirilebilir.
Antalya İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin Temmuz 2026’da gerçekleştirdiği bir haftalık çalışmada da 4 bin 150 motosiklet ve motorlu bisiklet sürücüsünün kontrol edilmesi, iki tekerlekli araçların trafik denetimlerinde önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor.
Kaldırım yalnızca yayaların kullanımına ayrılmış alan
Kaldırımların kullanım amacı mevzuatta açık şekilde tanımlanıyor.
7 Kasım 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Yaya Yolları ve Kaldırımların Tasarım Kuralları Hakkında Yönetmelik, kaldırımı karayolunun taşıt yolu ile mülkler arasında kalan ve yalnızca yayaların kullanımına ayrılmış bölümü olarak tanımlıyor.
Aynı yönetmelikte “kaldırım net yürüme alanı”, bitki ve kentsel donatı elemanlarının bulunmadığı, tüm engellerden arındırılmış açık alan olarak tarif ediliyor. Düzenlemenin temel amacı ise yayaların kaldırımlardaki hareketlerini kesintisiz, bağımsız, rahat ve güvenli biçimde sürdürebilmesi.
Dolayısıyla kaldırımın geniş olması tek başına erişilebilir olduğu anlamına gelmiyor. Park edilmiş motosikletler, scooterlar, dubalar, reklam panoları veya diğer nesneler net yürüme alanını daralttığında kaldırımın işlevi de değişiyor.
Scooter kaldırıma bırakılabilir mi?
Elektrikli scooterların park edilmesine ilişkin kurallar, kaldırımlardaki tartışmanın önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Elektrikli Skuter Yönetmeliği’ne ilişkin bilgilendirmesine göre scooterlar park edilirken yayaların, engellilerin ve hareket kısıtlılığı bulunan kişilerin geçişini engellememesi gerekiyor. Ayrıca yaya ve araç trafiğinin önüne geçecek ya da kamu düzenini bozacak şekilde park edilmemesi gerekiyor.
Bu nedenle scooterın kaldırım üzerinde bulunmasından çok, nerede ve nasıl bırakıldığı belirleyici hale geliyor.
Kılavuz iz üzerine, kaldırım rampasının önüne, yaya geçidine çıkış noktasına, durak çevresine veya kaldırımın geçişi mümkün olmayacak kadar dar bölümüne bırakılan scooterlar özellikle erişilebilirlik açısından sorun oluşturabiliyor.
Paylaşımlı scooter sistemlerinde araçların belirlenen park noktaları dışında bırakılmasını sınırlandıran teknolojik uygulamalar, fotoğraflı park doğrulaması ve konum tabanlı park alanları bu nedenle kentler için kullanılabilecek yöntemler arasında bulunuyor.
Scooter ve motosiklet kaldırımda sürülebilir mi?
Karayolları Trafik Kanunu’nun 66’ncı maddesinde elektrikli scooter, motorlu bisiklet ve motosikletlerin yayaların kullanımına ayrılmış alanlarda sürülmesinin yasak olduğu belirtiliyor. Karayolları Trafik Yönetmeliği de motosiklet ve motorlu bisikletlerin yaya yollarında sürülemeyeceğini düzenliyor.
Bu düzenleme özellikle kaldırıma park etmek amacıyla yaya alanı üzerinde araç kullanan sürücüler açısından önem taşıyor.
Bir motosikletin kaldırımda park halinde bulunmasıyla kaldırım üzerinde sürülmesi aynı hukuki durum değil. Ancak aracın kaldırıma çıkarken veya kaldırımdan ayrılırken yaya alanında sürülmesi ayrı bir trafik ihlali oluşturabiliyor.
Antalya’da sorun yeni değil
Antalya’da scooter ve araçların kaldırım kullanımını zorlaştırdığına ilişkin şikâyetler daha önce de yerel basına yansıdı.
Ağustos 2024’te Konyaaltı Liman Mahallesi ve Atatürk Bulvarı çevresindeki kaldırımlarda otomobil ve scooterların gelişigüzel bırakılması gündeme gelmiş, bölgede yaşayanların kaldırımlarda rahat hareket edemediği aktarılmıştı.
Konyaaltı sahilinde gerçekleştirilen geçmiş trafik denetimlerinde de kaldırım ve engelli park yerlerindeki motosiklet ve scooterlara yönelik işlemler yapılmıştı.
2026 yılına gelindiğinde kaldırım işgali daha geniş kapsamıyla belediyelerin gündeminde kalmaya devam ediyor.
Konyaaltı’nda 2026’da kaldırım işgali denetimleri yapıldı
Konyaaltı Belediyesi 9 Haziran 2026’da yayımladığı açıklamada Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin kaldırım işgaline karşı denetimler yürüttüğünü duyurdu.
Denetimlerde özellikle işletmelere ait reklam panosu, duba, şemsiye, flama ve benzeri malzemeler kaldırıldı. Belediye, uygulamanın temel gerekçelerinden birinin yayaların geçiş hakkının korunması olduğunu açıkladı.
Bu çalışmalar doğrudan scooter ve motosikletlere yönelik özel bir operasyon olarak açıklanmadı. Ancak belediyenin kaldırımları ortak kullanım alanı ve yaya geçişinin korunması gereken mekânlar olarak ele alması, iki tekerlekli araçların oluşturduğu işgaller açısından da aynı kamusal alan tartışmasını gündeme getiriyor.
Kepez’de de kaldırım ve yol işgallerine müdahale edildi
Kepez Belediyesi de 8 Temmuz 2026’da ilçe genelinde kaldırım ve yol işgallerine yönelik kapsamlı denetimler gerçekleştirdiğini açıkladı.
Zabıta Müdürlüğü koordinasyonundaki çalışmalarda kaldırımlardaki duba, masa, sandalye, flama ve diğer malzemeler kaldırılırken mevzuata aykırı işgaller hakkında işlem yapıldı. Denetimlere Antalya Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ve genel kolluk ekipleri de destek verdi.
Kepez Belediyesi 12 Ağustos’ta da Emek Mahallesi Açık Semt Pazarı çevresinde kamu alanlarını araç ve yaya geçişine uygun hale getirmek amacıyla çalışma yürüttüğünü duyurdu.
Antalya’daki bu denetimler, kaldırım işgalinin yalnızca bir mahalleye veya tek bir işgal türüne özgü olmadığını gösteriyor.
Büyükşehir motorize zabıtaları kaldırım işgallerini denetliyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığının motorize ekipleri de kaldırım işgallerini denetim başlıkları arasında tutuyor.
Belediyenin açıklamasına göre ekipler kent genelinde kaldırım ve yol işgalleri ile otobüs duraklarına park edilen araçlara müdahale ediyor. Özellikle dar sokaklarda ve araç trafiğine kapalı alanlarda motorize ekiplerin kullanılmasıyla ihlallere daha hızlı ulaşılması hedefleniyor.
Antalya’da ana arter, cadde ve bulvarlarda Büyükşehir Belediyesinin, ara sokaklarda ise ilçe belediyelerinin farklı sorumlulukları bulunuyor. Bu nedenle kaldırım işgali şikâyetlerinde olayın meydana geldiği yolun hangi kurumun sorumluluk alanında olduğu da müdahale sürecini etkileyebiliyor.
En fazla kimler etkileniyor?
Scooter veya motosikletin kaldırımın bir kenarına bırakılması bazı yayalar için küçük bir engel gibi görünebilir. Ancak erişilebilir kent açısından değerlendirme farklılaşıyor.
Tekerlekli sandalye kullanan bir kişinin karşısına çıkan motosikletin etrafından dolaşabilmesi için yeterli alan bulunmayabilir. Bebek arabası kullanan bir aile taşıt yoluna inmek zorunda kalabilir. Görme engelli bir kişi ise kaldırım üzerindeki beklenmedik bir scooterla doğrudan karşılaşabilir.
Özellikle hissedilebilir kılavuz yüzeylerin üzerine bırakılan araçlar görme engellilerin bağımsız hareketini doğrudan kesintiye uğratıyor.
Yaya geçitlerindeki rampaların önü de kritik alanlardan biri. Yönetmelikte kaldırımların kesintiye uğradığı noktalarda rampalar ve engelsiz yürüme alanları öngörülürken bu alanların araçlarla kapatılması yapılan erişilebilirlik düzenlemesini fiilen kullanılamaz hale getirebiliyor.
Dar kaldırımlarda sorun daha da büyüyor
Antalya’daki her kaldırım aynı genişliğe sahip değil.
Eski yapılaşmanın bulunduğu mahallelerde, ticaretin yoğun olduğu caddelerde ve bazı ara sokaklarda mevcut kaldırımlar zaten sınırlı genişliğe sahip. Elektrik direği, ağaç, çöp konteyneri, tabela veya diğer kent mobilyalarının bulunduğu bir kaldırıma motosiklet ya da scooter da bırakıldığında yayaya kalan alan daha da azalabiliyor.
Yeni düzenlemelerde ise kesintisiz yaya koridorunun başlangıçtan itibaren korunması gerekiyor.
Konyaaltı Belediyesinin 2025-2029 Stratejik Planı’nda da yeni kaldırımların erişilebilir standartlara uygun hale getirilmesi hedefleniyor. Plan kapsamında 2026 yılı için 15 bin metrekare yeni kaldırım yapılması hedefi yer alıyor.
Ancak yeni kaldırım yapmak kadar bu kaldırımların kullanım sırasında araç ve diğer engellerden korunması da erişilebilirlik açısından belirleyici.
Motosiklet park alanlarının artırılması çözüm olabilir mi?
Kaldırım işgaliyle mücadelede yalnızca ceza ve denetim yeterli olmayabilir.
Motosiklet kullanımının yoğun olduğu bölgelerde yol kenarında veya uygun otoparklarda motosikletlere özel park ceplerinin oluşturulması, kaldırıma park etme baskısını azaltabilecek seçeneklerden biri.
Hastaneler, kamu kurumları, iş merkezleri, üniversiteler, sahil bölgeleri ve yoğun ticaret caddeleri gibi motosiklet hareketinin fazla olduğu noktalarda park talebinin ölçülmesi ve buna göre alan ayrılması mümkün.
Scooterlar için ise daha küçük alanlarda çok sayıda aracın düzenli biçimde bırakılabileceği sabit park noktaları kurulabilir.
Bu alanların yaya geçitlerinden, engelli rampalarından, duraklardan ve hissedilebilir yüzeylerden uzakta oluşturulması gerekiyor.
Scooterlarda konum tabanlı park sistemi uygulanabilir
Paylaşımlı elektrikli scooterların dağınık biçimde bırakılmasını önlemek için işletmeci şirketlerin sistemleri üzerinden müdahale edilebiliyor.
Belirlenmiş park bölgeleri dışında yolculuğun sonlandırılmaması, park tamamlanırken fotoğraf istenmesi ve engelli rampaları ile yoğun yaya alanlarının dijital olarak park dışı bölge ilan edilmesi uygulanabilecek yöntemler arasında.
Antalya özelinde hangi noktaların en fazla şikâyet aldığına ilişkin belediyeler, zabıta, trafik birimleri ve scooter işletmecilerinin ortak veri kullanması da park alanlarının doğru konumlandırılmasını sağlayabilir.
Böylece yalnızca gelişigüzel park eden kullanıcıya müdahale etmek yerine sorunun tekrar ettiği noktalar fiziksel olarak yeniden düzenlenebilir.
Kaldırımlar araçlar için değil yayalar için planlanıyor
Antalya’da scooter ve motosiklet kullanımı kent içi ulaşım açısından otomobile göre daha az alan kaplayan seçenekler sunabiliyor. Elektrikli scooterlar da kısa mesafeli yolculuklarda farklı ulaşım türleri arasında bağlantı sağlayabiliyor.
Ancak iki tekerlekli ulaşımın yaygınlaşması, kamusal alanın kullanımında yeni bir düzenleme ihtiyacını ortaya çıkarıyor.
Kaldırımları motosiklet ve scooter park alanına dönüştürmeden iki tekerlekli ulaşımı desteklemek mümkün. Bunun için belirlenmiş park alanları, düzenli denetim, erişilebilir kaldırım tasarımı ve scooter işletmecileriyle koordinasyonun birlikte yürütülmesi gerekiyor.
Antalya’da asıl mesele motosiklet veya scooter kullanımının kendisi değil, bu araçların yaya alanındaki konumu. Kaldırım üzerindeki kesintisiz geçiş korunduğunda hem iki tekerlekli ulaşım araçları hem de yayalar aynı kent ulaşım sisteminin parçası olarak varlığını sürdürebilir.
Kentte araç sayısı ve ulaşım çeşitliliği arttıkça kaldırımların kim için tasarlandığı sorusu da daha belirgin hale geliyor. Mevzuatın temel yaklaşımı ise açık: kaldırımlar yayaların güvenli, bağımsız ve kesintisiz hareket edebileceği alanlar olarak korunmalı.





