
Antalya’da yaz aylarında sıcaklık, nem, durgun su ve organik atıkların artması sivrisinekten karasineğe kadar birçok haşere için uygun koşullar oluşturuyor.
Antalya’da havaların ısınmasıyla birlikte sivrisinek, karasinek, hamamböceği, yakarca, pire ve benzeri canlılara ilişkin şikâyetler daha görünür hale geliyor. Özellikle akşam saatlerinde artan sivrisinek yoğunluğu, apartman bodrumlarında görülen hamamböcekleri ve çöp konteynerleri çevresindeki karasinekler yaz döneminin en sık gündeme gelen sorunları arasında.
Ancak yaz aylarında haşere artışını yalnız “ilaçlama yapılmıyor” şeklinde açıklamak doğru değil.
Sıcaklık ve nemin yükselmesi, sivrisineklerin gelişme süresinin kısalması, balkon ve bahçelerde biriken küçük miktardaki sular, sulama sistemleri, açık havuzlar, fosseptikler, yağmur suyu kanalları, organik atıklar ve yazın artan nüfus birlikte etkili olabiliyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi de sivrisinek, karasinek, hamamböceği, fare, kene, pire ve yakarca gibi canlıları “vektör” kapsamında değerlendiriyor ve özellikle durgun su, fosseptik, tıkalı gider, çöp birikimi ve nemli alanları temel üreme kaynakları arasında gösteriyor.
Antalya’da yazın haşere neden daha fazla görülüyor?
En önemli nedenlerden biri sıcaklık.
Sağlık Bakanlığının belediyelere yönelik biyosidal ürün uygulama rehberine göre sivrisineklerin gelişim süresi sıcaklık, nem, suyun fiziksel ve kimyasal özellikleri ile iklim koşullarından doğrudan etkileniyor.
Uygun koşullarda yumurtadan yetişkin sivrisineğe kadar olan süreç yaklaşık iki hafta içinde tamamlanabiliyor. Bazı türlerde yumurta gelişimi için 23-25 derece aralığının oldukça uygun olduğu belirtiliyor.
Antalya’da yaz aylarında bu sıcaklıkların uzun süre aşılması, uygun su kaynakları bulunduğunda sivrisineklerin yaşam döngüsünü devam ettirmesini kolaylaştırabiliyor.
Sıcak hava tek başına yeterli mi?
Hayır.
Sivrisineklerin çoğalması için özellikle su gerekiyor.
Sağlık Bakanlığının 2026 tarihli bilgilendirmesinde sivrisineklerin yumurtalarını durgun suya bıraktığı ve yaşam döngüsünün ilk üç aşamasının suda gerçekleştiği belirtiliyor. Uygun koşullarda yumurtadan yetişkin hale geliş yedi ila on dört gün sürebiliyor.
Bu nedenle sıcak hava ile birlikte su birikintilerinin bulunması asıl belirleyici faktörlerden biri.
Bir mahallede belediye düzenli ilaçlama yapsa bile özel bahçelerde, balkonlarda veya sitelerin içerisinde yeni küçük su kaynakları oluşması sivrisinek üretiminin sürmesine neden olabiliyor.
Bir saksı altındaki su gerçekten sivrisinek üretebilir mi?
Evet.
Sivrisineklerin üreyebilmesi için büyük bir gölet gerekmiyor.
Sağlık Bakanlığının 2026 yılında yayımlanan bilgilendirmesinde balkon ve bahçelerdeki küçük durgun su miktarlarının dahi üreme alanına dönüşebileceğine dikkat çekiliyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi de sivrisineklerin üreme kaynakları arasında:
saksı altlarında biriken suları,
boşaltılmayan havuzları,
tıkanmış balkon giderlerini,
atık araç lastiklerini,
fosseptikleri
özellikle sayıyor.
Bu nedenle apartman veya site içinde yalnız sokak ilaçlamasına odaklanmak yeterli olmayabilir.
Klima suyu birikintileri sivrisinek oluşturabilir mi?
Klima yoğuşma suyunun doğrudan sürekli akan bir gider hattına verilmesiyle, açık bir kapta biriktirilmesi aynı durum değil.
Klima suyunun kova, bidon veya açık kapta günlerce bekletilmesi durgun su kaynağı oluşturabilir.
Özellikle yazın sürekli çalışan klimaların suyu balkonlarda açık kaplarda biriktiriliyorsa bu kapların düzenli boşaltılması gerekir.
Sivrisinek larvaları yapay su birikintilerinde de gelişebildiği için suyun temiz görünmesi güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Sağlık Bakanlığı rehberlerinde kovalar, variller, saksılar ve diğer küçük su kapları potansiyel üreme alanları arasında gösteriliyor.
Site havuzları sivrisinek kaynağı olabilir mi?
Düzenli çalışan ve uygun şekilde dezenfekte edilen yüzme havuzuyla terk edilmiş veya bakımı yapılmayan havuz aynı değil.
Antalya Büyükşehir Belediyesi, boşaltılmayan ve bakımı yapılmayan havuz sularını sivrisinek üreme kaynakları arasında sayıyor.
Özellikle sezon dışında veya kullanılmayan konut sitelerinde:
filtrasyonu durmuş havuzlar,
süs havuzları,
havuz çevresindeki giderler,
örtü üzerinde biriken yağmur veya sulama suları
potansiyel odak haline gelebilir.
Bu nedenle havuzu yalnız ilaçlamak yerine suyun hareketli tutulması ve bakımının sürdürülmesi önemli.
Yağmurdan sonra sivrisinek neden artabilir?
Yağmur sonrasında çok sayıda küçük ve geçici su birikintisi ortaya çıkabiliyor.
Sağlık Bakanlığı rehberinde yağmur sularının oluşturduğu birikintiler, ağaç kovukları, lastikler ve farklı yapay kaplar sivrisineklerin gelişebildiği alanlar arasında sayılıyor.
Antalya’da kısa süreli kuvvetli yağışın ardından:
boş arsalar,
inşaat alanları,
tıkanmış yağmur giderleri,
çatı olukları,
bodrumlar,
bahçe ekipmanları
içerisinde su kalması mümkün.
Hava yeniden ısındığında bu alanlar uygun üreme noktalarına dönüşebiliyor.
Bahçe sulaması haşere sorununu artırabilir mi?
Yanlış veya gereğinden fazla sulama artırabilir.
Toprağın sürekli ıslak kalması, saksı altlıklarında su birikmesi veya peyzaj sistemlerinden sızan su özellikle sivrisinek ve yakarca açısından uygun mikro ortamlar oluşturabilir.
Antalya Büyükşehir Belediyesi yakarcaların nemli alanlarda; ağaç kovukları, çimen dipleri, yaprak altları ve temizlenmemiş meyve ağaçlarının çevresinde yaşayabildiğini belirtiyor.
Bu nedenle bahçede su tasarrufu ile haşere kontrolü birçok durumda aynı noktada birleşiyor: suyun ihtiyaç dışında birikmesine izin vermemek.
Karasinek neden yazın daha fazla görülüyor?
Karasinek açısından temel sorun yalnız su değil, organik madde.
Antalya Büyükşehir Belediyesi karasineklerin üreme kaynakları arasında:
temizlenmeyen çöp konteynerlerinin tabanlarını,
pazar yerlerini,
ahır ve gübrelikleri,
mesire alanlarını,
açıkta bırakılan evsel organik atıkları,
ıslanmış sokak hayvanı mamalarını
sayıyor.
Yaz sıcaklarında organik atıkların daha hızlı bozulması ve koku oluşturması da sineklerin çekildiği ortamların artmasına yol açabiliyor.
Bu nedenle özellikle çöp konteyneri çevresinde yalnız uçan sineklere ilaç uygulamak yerine organik birikimin temizlenmesi daha kalıcı bir müdahale sağlayabilir.
Çöp konteynerlerinin çevresi neden önemli?
Bir konteyner düzenli boşaltılsa bile alt kısmında sıvı ve organik kalıntılar birikebilir.
Konteyner çevresine açık şekilde bırakılan çöp poşetleri, yiyecek artıkları ve hayvan mamaları da karasinekler için beslenme ve üreme alanı oluşturabilir.
Antalya gibi yüksek yaz sıcaklıklarının görüldüğü kentlerde bu maddeler kısa sürede bozulabiliyor.
Bu nedenle çözüm yalnız çöpün alınması değil:
konteyner çevresinin temizlenmesi,
organik kalıntıların uzaklaştırılması,
çöp poşetlerinin kapalı tutulması,
gıda artıklarının açıkta bırakılmaması
gibi uygulamaları da içeriyor.
Sokak hayvanları için bırakılan mama haşere oluşturabilir mi?
Mama bırakılması tek başına sorun değil ancak uzun süre açıkta kalan ve özellikle ıslanan mama farklı canlıları çekebilir.
Antalya Büyükşehir Belediyesi hem karasinek hem de fare açısından sokak hayvanları için bırakılmış ve kontrol edilmeyen mamaların bulunduğu alanları potansiyel kaynaklar arasında gösteriyor.
Bu nedenle mama ve su desteği verilirken:
miktarın tüketilecek kadar bırakılması,
bozulan artıkların kaldırılması,
kapların düzenli temizlenmesi,
su kaplarının sık değiştirilmesi
daha sağlıklı bir yöntem.
Hamamböcekleri neden yazın daha görünür oluyor?
Hamamböcekleri sıcak, karanlık ve suya erişebildikleri alanlarda yaşayabiliyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin vektör mücadelesinde özellikle:
rögarlar,
kanalizasyon sistemleri,
fosseptik çukurları,
bodrumlar
hamamböceği mücadelesinin yürütüldüğü alanlar arasında. Belediye kış döneminde de bu alanlarda uygulama yaparak yazın ortaya çıkabilecek yoğunluğu azaltmaya çalışıyor.
Yaz sıcaklarıyla birlikte bina içindeki çatlaklar, mutfak giderleri veya tesisat boşluklarından görülen hamamböcekleri daha dikkat çekici hale gelebiliyor.
Ancak tek tek dairelerde görülen sorunların kaynağı apartmanın ortak kanalizasyon veya bodrum sistemi de olabilir.
Bodrum katlar neden önemli?
Su biriken ve havalandırması yetersiz bodrumlar çeşitli haşereler açısından uygun yaşam alanı oluşturabiliyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi de vektör mücadelesi kapsamında su biriken bodrum katlarını kontrol edilen alanlar arasında sayıyor.
Apartmanlarda:
hidrofor kaçağı,
depo taşması,
tesisat sızıntısı,
yağmur suyu girişi,
kullanılmayan eski eşyaların birikmesi
bodrumdaki sorunu büyütebilir.
Bu nedenle ilaçlama yaptırmadan önce su ve atık kaynaklarının ortadan kaldırılması önem taşıyor.
Rögar ve kanalizasyonlar neden ilaçlanıyor?
Rögar ve kanalizasyon sistemleri nemli, karanlık ve korunaklı yapıları nedeniyle bazı vektörler için barınma alanı oluşturabiliyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi kış aylarında dahi rögar, fosseptik ve kanalizasyon sistemlerine yönelik mücadele yürüttüğünü; amaçlarından birinin yaz aylarında oluşabilecek yoğunluğu önceden azaltmak olduğunu belirtiyor.
Bu nedenle etkili vektör kontrolü yalnız yaz gecelerinde araçla yapılan ilaçlamadan ibaret değil.
Mücadele yıl boyunca larva ve barınma alanlarının tespit edilmesini gerektiriyor.
Antalya’da ilaçlama yalnız yazın mı yapılıyor?
Hayır.
Antalya Büyükşehir Belediyesi, vektör mücadelesinin yıl boyunca sürdürüldüğünü belirtiyor.
Belediyenin güncel açıklamasına göre çalışmalar 19 ilçe ve 913 mahallede yürütülüyor. Yaklaşık bin 600 personel ve 202 araçla rögar, fosseptik, yağmur suyu kanalı, su biriken bodrum, inşaat alanı, havuz ve metruk yapılarda mücadele gerçekleştiriliyor.
2026 Performans Programı da sivrisinek, karasinek, bit, pire, kene, tahtakurusu, hamamböceği ve fare gibi kent zararlılarının kontrolünü belediyenin çevre ve halk sağlığı faaliyetleri arasında gösteriyor. Programda mücadelede iklim değişikliğinin etkilerinin de dikkate alınacağı belirtiliyor.
Neden kışın sivrisinek ilaçlaması yapılıyor?
Amaç yalnız görülen yetişkin sivrisineği öldürmek değil.
Vektörlerin kışladığı ve ürediği alanlar kontrol altına alınırsa sonraki yazdaki popülasyon baskısı azaltılabiliyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi kış uygulamalarında rögar, kapalı kanal, fosseptik ve inşaat boşluklarının hedeflendiğini belirtiyor.
Bu yaklaşım “sivrisineği gördükten sonra ilaçlama” yerine yaşam döngüsünün daha erken aşamalarında mücadele anlamına geliyor.
Akşamları yapılan uçkun ilaçlaması tek başına yeterli mi?
Hayır.
Yetişkin sivrisineklere yönelik uçkun uygulaması mücadele yöntemlerinden yalnız biri.
Sağlık Bakanlığının Batı Nil Virüsü rehberinde de öncelikle üreme kaynaklarının azaltılması ve ortadan kaldırılması öneriliyor. Bu yeterli olmazsa biyolojik ve ardından kimyasal kontrol yöntemlerinin uygulanması gerektiği belirtiliyor.
Bu nedenle aynı bahçede sürekli su birikmeye devam ederken yalnız yetişkin sivrisineklere karşı ilaçlama yapmak kalıcı bir çözüm olmayabilir.
Yeni larvalar birkaç gün veya hafta içinde yeniden yetişkin hale gelebilir.
Daha fazla ilaç kullanmak daha iyi sonuç verir mi?
Her zaman değil.
Biyosidal ürünlerin doğru hedefe, uygun dozda ve eğitimli kişiler tarafından uygulanması gerekiyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi kullandığı biyosidal ürünlerin Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırıldığını ve uygulama miktarlarının sorumlu personel tarafından etiket dozlarına göre ayarlandığını belirtiyor.
Sağlık Bakanlığının belediyeler için hazırladığı rehber de vektör mücadelesini yalnız kimyasal uygulamadan ibaret görmüyor; kaynak azaltma, çevre yönetimi ve uygun mücadele yöntemlerinin birlikte kullanılmasını öngörüyor.
Bu nedenle bilinçsiz ve sık ilaçlama hem gereksiz kimyasal kullanımına hem de hedef dışı canlıların etkilenmesine neden olabilir.
Evlerin içine belediye ilaçlama yapıyor mu?
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin güncel Sıkça Sorulan Sorular bölümünde konut ve işyerlerinin iç bölümlerinde rutin vektör ilaçlaması yapılmadığı belirtiliyor.
Belediye, rutin mücadelede kullanılan ürünlerin açık alan, fosseptik ve uygun çevresel alanlara yönelik olduğunu ifade ediyor.
Bununla birlikte Antalya Büyükşehir Belediyesinin 2026 gelir tarifesinde rutin çalışmalar dışında talep halinde, uygun biyosidal ürün belediye envanterinde bulunuyorsa ücretli daire ve bodrum ilaçlama hizmeti için tarife bulunduğu görülüyor.
Dolayısıyla genel açık alan vektör mücadelesiyle özel bir dairenin içinin ilaçlanması aynı hizmet değil.
Haşere şikâyeti yapılınca yalnız ilaçlama mı yapılmalı?
Şikâyetin kaynağı bulunmadan yapılan ilaçlama kısa süreli sonuç verebilir.
Örneğin bir apartmanın bahçesinde yoğun sivrisinek görülüyorsa önce:
saksı altları,
yağmur giderleri,
su deposu çevresi,
havuz,
boş kovalar,
inşaat kovukları,
rögarlar
kontrol edilmeli.
Karasinek varsa çöp ve organik atık alanları araştırılmalı.
Hamamböceği varsa kanalizasyon, bodrum ve tesisat geçişleri incelenmeli.
Kaynak devam ettiği sürece yeni bireyler ortaya çıkabilir.
Sivrisinekler sadece bataklık ve dere kenarında mı ürer?
Hayır.
Sağlık Bakanlığının rehberlerinde doğal sulak alanların yanı sıra insan eliyle oluşmuş küçük su kaynaklarının da önemli olduğu vurgulanıyor.
Kullanılmayan araç lastikleri, kovalar, saksılar, su depoları, hayvan sulukları ve açık kaplar sivrisineklerin gelişebildiği alanlar arasında.
Bu nedenle kent merkezindeki yoğun bir apartman bölgesinde de sivrisinek kaynağı oluşabilir.
Yakında dere veya bataklık bulunmaması, çevrede üreme odağı bulunmadığı anlamına gelmiyor.
Site ve apartman yönetimleri ne yapabilir?
Özellikle yaz başlamadan ortak alanlar kontrol edilebilir.
Su depolarının çevresinde sızıntı olup olmadığına bakılmalı.
Bodrumlarda su birikmesine izin verilmemeli.
Tıkalı çatı ve balkon giderleri açılmalı.
Kullanılmayan saksı, kova ve kaplarda su bırakılmamalı.
Süs havuzları ve yüzme havuzlarının bakımı aksatılmamalı.
Bahçe sulama sistemlerindeki kaçaklar giderilmeli.
Çöp alanları ve konteyner çevresi düzenli temizlenmeli.
Rögar ve kanalizasyon kaynaklı yoğunluk fark edilirse belediyeye bildirim yapılmalı.
Bu işlemler sivrisinek ve karasinek mücadelesinde yalnız kimyasal uygulamaya dayanmayan “kaynak azaltma” yaklaşımının parçası. Sağlık Bakanlığı da kalıcı mücadelenin temelinde üreme alanlarının azaltılmasını gösteriyor.
Evde sivrisineği azaltmak için ne yapılabilir?
Sağlık Bakanlığı bireysel korunmada pencerelere ve kapılara sineklik takılmasını, sivrisineklerin yoğun olduğu dönemlerde cibinlik kullanılmasını ve ev çevresindeki durgun su kaynaklarının kaldırılmasını öneriyor.
Bahçe veya balkonda:
saksı altlığındaki su boşaltılabilir,
hayvan su kapları düzenli değiştirilip temizlenebilir,
açık kovalar ters çevrilebilir,
tıkanmış giderler açılabilir,
su varilleri kapalı tutulabilir.
Özellikle kullanılmayan bir kapta “çok az su var” diyerek günlerce bekletmekten kaçınılmalı.
Hayvan su kapları tamamen kaldırılmalı mı?
Hayır.
Özellikle sıcak havalarda hayvanların temiz suya erişimi önemli.
Sorun su kabının bulunması değil, suyun uzun süre değiştirilmeden ve kap temizlenmeden bekletilmesi.
Sağlık Bakanlığı bilgilendirmelerinde hayvan suluklarının düzenli temizlenmesi ve içindeki suyun sık değiştirilmesi öneriliyor.
Böylece hem hayvanların suya erişimi korunabilir hem de kabın sivrisinek üreme alanına dönüşmesi önlenebilir.
Asya kaplan sivrisineği gibi türler küçük kaplarda da üreyebilir mi?
Aedes türleri yapay kaplarda oluşan küçük su birikintilerine uyum sağlayabilen sivrisinekler arasında.
Sağlık Bakanlığının vektör kontrol rehberinde Aedes dahil farklı sivrisinek cinslerinin su ortamlarında yumurtadan larvaya geçtiği ve yapay su birikintilerinin de üreme alanları arasında bulunduğu belirtiliyor.
Bu nedenle kent içerisinde küçük ve geçici su kaynaklarının kontrolü giderek daha önemli hale geliyor.
Ancak Antalya’da belirli bir türün 2026 yazındaki sayısının ne kadar arttığını gösteren kamuya açık ve il genelini kapsayan güncel bir sayım bulunmadığından tür bazında kesin popülasyon artışı iddiasında bulunmak doğru olmaz.
İklim değişikliği haşere sorununu etkileyebilir mi?
Sağlık Bakanlığının iklim değişikliği değerlendirmelerinde hava sıcaklığındaki artışın sivrisinek gibi vektörlerin sayısını, yayılım alanını ve mevsimsel faaliyet dönemini etkileyebileceğine dikkat çekiliyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin 2026 Performans Programında da vektörel mücadele çalışmalarının iklim değişikliğinin etkileri göz önüne alınarak yürütüleceği özellikle belirtiliyor.
Bu durum, haşere mücadelesinin yalnız birkaç yaz ayına sıkıştırılmasının yeterli olmadığını gösteriyor.
Daha uzun sıcak dönemler, uygun koşullar oluştuğunda bazı vektörlerin aktif kalabildiği süreyi değiştirebilir.
Her sivrisinek hastalık taşır mı?
Hayır.
Bir sivrisineğin görülmesi o sivrisineğin mutlaka hastalık taşıdığı anlamına gelmiyor.
Ancak bazı sivrisinek türleri Batı Nil Virüsü, sıtma ve farklı vektör kaynaklı hastalıkların taşınmasında rol oynayabiliyor.
Sağlık Bakanlığının Batı Nil Virüsü bilgilendirmelerinde hastalığın enfekte sivrisineklerin sokmasıyla bulaşabildiği, korunmada hem kişisel önlemlerin hem de üreme alanlarının ortadan kaldırılmasının önemli olduğu belirtiliyor.
Bu nedenle vektör mücadelesi yalnız yaşam konforu değil aynı zamanda halk sağlığı konusu.
Antalya’da hangi alanlarda şikâyet riski daha yüksek olabilir?
Antalya genelinde mahalle mahalle yaz haşere şikâyeti sayısını gösteren güncel ve kamuya açık kapsamlı bir veri seti bulunmuyor.
Bu nedenle “en fazla haşere şu mahallede” şeklinde kesin bir liste oluşturmak mümkün değil.
Ancak üreme kaynaklarına bakıldığında bazı alanların daha dikkatli izlenmesi gerekiyor:
yoğun sulama yapılan bahçeler,
bakımsız havuz bulunan siteler,
fosseptik kullanılan bölgeler,
su biriken inşaat alanları,
kanal ve rögar çevreleri,
hayvancılık yapılan alanlar,
çöp ve organik atığın yoğun olduğu noktalar,
su birikmesine uygun boş arsalar,
nemli bodrum ve metruk yapılar.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin sahadaki rutin mücadele programı da rögar, fosseptik, yağmur suyu kanalı, bodrum, inşaat, havuz ve metruk binaları özellikle hedefliyor.
Belediyeye haşere şikâyeti nasıl iletilebilir?
Antalya Büyükşehir Belediyesinin internet sitesinde dilek, öneri ve şikâyet başvuruları için çevrim içi başvuru sistemi bulunuyor. Belediyenin Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı da vektör mücadelesinden sorumlu birimler arasında.
Şikâyet oluştururken yalnız “sivrisinek çok” demek yerine kaynağın tarif edilmesi ekiplerin değerlendirmesini kolaylaştırabilir.
Örneğin:
“boş havuzda haftalardır su var”,
“rögardan yoğun hamamböceği çıkıyor”,
“bodrumda sürekli su birikiyor”,
“boş arsada atık lastiklerin içerisinde su var”
gibi somut bilgiler üreme odağının tespit edilmesine yardımcı olabilir.
Antalya’da yaz aylarında haşere şikâyetleri neden artıyor?
Antalya’da yaz dönemi haşere sorunu tek bir nedene bağlı değil.
Yüksek sıcaklıklar sivrisineklerin gelişim sürecini etkiliyor; nem ve durgun su uygun üreme alanları yaratıyor. Bahçe sulaması, saksı altları, açık kaplar, bakımsız havuzlar ve tıkanmış giderler kent içinde çok sayıda küçük sivrisinek odağı oluşturabiliyor.
Karasinekler açısından çöp, yiyecek artıkları ve diğer organik maddeler öne çıkarken; hamamböceklerinde kanalizasyon, rögar ve nemli bodrumlar önemli hale geliyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi 2026 yılında da vektör kontrolünü çevre ve halk sağlığının temel faaliyetlerinden biri olarak programında tutuyor ve mücadelede iklim değişikliğinin etkilerini de dikkate alıyor.
Ancak belediye ilaçlaması tek başına bütün sorunu ortadan kaldırabilecek bir yöntem değil.
Sivrisineğin yumurtlayabileceği küçük bir su kabı özel bir balkonun içinde, karasinek kaynağı temizlenmeyen bir çöp alanında veya hamamböceği odağı apartmanın bodrumunda bulunabilir.
Bu nedenle Antalya’da yaz aylarında haşereyle mücadelede en etkili yaklaşım; belediyenin düzenli vektör kontrolüyle birlikte apartman, site, işletme ve bireysel alanlarda üreme kaynaklarının ortadan kaldırılması.





