Antalya’da yaz aylarında parklardaki çim alanların su tüketimi tartışılıyor mu?

antalya parklarda çim alan su tüketimi antalya parklarda çim alan su tüketimi
Görsel: Yapay zeka ile oluşturulmuştur.

Antalya’da sıcaklıkların yükseldiği ve yağışların azaldığı yaz aylarında parklar, refüjler ve diğer kamusal alanlardaki geniş çim yüzeylerin sulanması su verimliliği açısından yeniden gündeme geliyor. Kentte çözüm arayışlarının merkezinde ise çimleri tamamen kaldırmak yerine kurakçıl peyzaj, düşük su tüketen bitkiler ve verimli sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması bulunuyor.

Akdeniz ikliminin etkili olduğu Antalya’da yeşil alanların korunması kent yaşamı açısından önem taşırken yaz aylarında bu alanların sulanması için kullanılan su miktarı da tartışılan başlıklardan biri haline geliyor.

Özellikle klasik çim yüzeyler, düzenli sulama gerektirmeleri nedeniyle su kaynakları üzerindeki baskının arttığı dönemlerde dikkat çekiyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı da 2026 yılında yaptığı değerlendirmede kentsel su tüketiminin önemli bir bölümünün peyzaj alanlarında gerçekleştiğine dikkat çekerek yüksek su isteyen geleneksel peyzaj anlayışının iklim değişikliği koşullarında sürdürülebilir olmadığını belirtiyor.

Antalya’da çim alanlar neden fazla su tüketiyor?

Çim yüzeylerin su ihtiyacı kullanılan tür, toprak yapısı, güneşe maruz kalma süresi, sıcaklık, nem, rüzgâr ve sulama yöntemine göre değişiyor.

Antalya’da yaz aylarında yüksek sıcaklık ve buharlaşmanın artması, geleneksel çim yüzeylerin düzenli sulanmasını gerekli hale getirebiliyor.

Sorun yalnızca çimin varlığı değil. Yanlış saatlerde yapılan sulama, eski sulama sistemleri, bitkinin ihtiyacından fazla su verilmesi ve farklı su ihtiyacına sahip bitkilerin aynı sistemle sulanması da tüketimi artırabiliyor.

Bu nedenle kentlerdeki tartışma giderek “çim olsun mu, olmasın mı?” sorusundan “hangi alanda ne kadar çime ihtiyaç var ve bu alan nasıl sulanmalı?” sorusuna yöneliyor.

Antalya kurakçıl peyzaja yöneliyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi, kentte su tüketimini azaltmak amacıyla kurakçıl peyzaj uygulamalarını yaygınlaştırdığını belirtiyor.

Belediyenin verilerine göre beş merkez ilçede bakım sorumluluğunda bulunan yaklaşık 2 milyon 458 bin metrekarelik yeşil alan için kurakçıl peyzaj uygulamaları üzerinden tasarruf hesaplamaları yapıldı.

Bu dönüşümle yeşil alanların sulanmasında kullanılan su ve elektriğin yüzde 50, bakım işçiliği, gübre ve ilaç giderlerinin ise yüzde 30 azaltılması hedefleniyor.

Bu yaklaşım, parkların yeşilsiz bırakılması yerine Antalya’nın iklim koşullarına daha uygun bir bitkilendirme modelinin oluşturulmasını öngörüyor.

Daha az su isteyen çim türleri kullanılabilir mi?

Antalya’daki uygulamalardan biri de sıcaklığa ve susuzluğa daha dayanıklı çim türlerinin kullanılması.

Büyükşehir Belediyesi, Zoysia ve St. Augustine türlerinde çim fidesi üretimi gerçekleştiriyor.

Belediyenin paylaştığı bilgilere göre bu türler serin iklim çimlerine kıyasla yaklaşık yüzde 45-50 oranında daha az su tüketebiliyor.

Belediyenin iklim değişikliğine uyum çalışmalarında ise kuraklığa dayanıklı çimlerle yüzde 60’a varan su tasarrufu sağlanabildiği belirtiliyor.

Bu veriler, Antalya’daki tartışmanın çim alanların tamamen kaldırılmasından çok kullanılan çim türlerinin ve toplam çim yüzeyinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Her parkın tamamen çimsiz olması gerekmiyor

Kurakçıl peyzaj uygulaması zaman zaman yeşil alanların taş ve çakılla kaplanması şeklinde yorumlanabiliyor.

Ancak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 yılında yayımladığı açıklamaya göre kurakçıl peyzaj, bitkisel çeşitlilikten vazgeçilmesi anlamına gelmiyor.

Yaklaşım; yerel iklime uygun, kuraklığa, sıcaklığa ve gerektiğinde tuzluluğa dayanıklı, düşük su ihtiyacına sahip bitkilerin kullanılmasını temel alıyor.

Parklarda çocukların oyun oynadığı, yurttaşların oturduğu veya etkinliklerin gerçekleştirildiği bazı bölümlerde çim yüzeylerin işlevi devam edebilir.

Buna karşılık yalnızca görsel amaçla kullanılan refüjler, yol kenarları veya insanların doğrudan kullanmadığı geniş çim yüzeylerde daha düşük su tüketen alternatifler değerlendirilebilir.

Kurakçıl peyzaj ne kadar su tasarrufu sağlayabilir?

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 yılı verilerine göre kurakçıl peyzaj tekniklerinin kısmen uygulanmasıyla peyzaj sulamasında yüzde 20 ile yüzde 50 arasında tasarruf sağlanabiliyor.

Çim yüzeylerin tamamen dönüştürüldüğü uygun alanlarda ise su tasarrufunun yüzde 80’e kadar çıkabildiği belirtiliyor.

Ancak bu oranların her park için aynı olmayacağı unutulmamalı.

Toprak yapısı, mevcut bitki örtüsü, alanın kullanım biçimi, sulama sistemi ve mikroiklim koşulları gerçek tasarruf miktarını belirleyen faktörler arasında bulunuyor.

Antalya’da akıllı sulama sistemleri çözüm olabilir mi?

Peyzajdaki su tüketiminin azaltılmasının bir başka yolu da sulama sistemlerinin değiştirilmesi.

Bitkinin ihtiyacına göre çalışan sistemler, suyun gereksiz yere kaldırımlara ve yollara verilmesini veya toprağın ihtiyacından fazla sulanmasını önleyebiliyor.

Sulama saatinin belirlenmesi de önemli.

Tarım ve Orman Bakanlığı, buharlaşma kayıplarının azaltılması amacıyla sulamanın gün ağarmadan önce veya gün batımından sonra yapılmasını öneriyor.

Antalya gibi yaz aylarında gündüz sıcaklıklarının yüksek olduğu kentlerde sulamanın zamanlaması kullanılan suyun verimliliği açısından daha da önem kazanıyor.

İçme suyu yerine alternatif kaynaklar kullanılabilir mi?

Kent peyzajındaki bir diğer tartışma sulamada kullanılan suyun kaynağı.

Tarım ve Orman Bakanlığı, uygun koşullar sağlandığında peyzaj sulamasında içme suyu niteliğindeki kaynakların yerine dezenfekte edilmiş arıtılmış atık sular gibi alternatif kaynakların kullanılmasını öneriyor.

Yağmur suyunun depolanması ve yeniden kullanılması da seçenekler arasında.

Park tasarımlarına yağmur bahçeleri, geçirgen yüzeyler ve yağmur suyu depolama sistemlerinin dahil edilmesi, kış aylarında düşen yağışın daha sonra peyzaj sulamasında değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.

Türkiye’de parklar için yeni kurakçıl peyzaj dönemi

Su verimliliği artık yalnızca belediyelerin gönüllü uygulamalarından oluşan bir alan değil.

18 Ekim 2025 tarihinde yayımlanan 10502 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kurakçıl peyzaj uygulamalarına ilişkin usul ve esaslar belirlendi.

Düzenlemenin kapsamına kent ve mahalle parkları, bulvarlar, refüjler ve diğer kamusal yeşil alanların yanı sıra üniversite kampüsleri, kamu kurumları, havaalanları, turizm tesisleri ve bazı spor alanları da giriyor.

Amaç, açık ve yeşil alanlarda su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve peyzaj tasarımının yerel ekolojik koşullara uyumlu hale getirilmesi.

Antalya’da çalışmalar sürüyor

Antalya’da kurakçıl peyzaj konusu son yıllarda kurumlar arası çalışmaların da gündeminde.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyet raporuna göre belediyeler ve kamu kurumlarının ilgili birimleriyle kurakçıl peyzaj konusunda toplantılar gerçekleştirildi.

Eylül 2025’te yapılan toplantıda kurakçıl peyzajın yanı sıra yağmur suyu hasadı ve gri su kullanımıyla ilgili örnek projelerin durumu da değerlendirildi.

Büyükşehir Belediyesi ise kent genelindeki peyzaj alanlarında düşük su tüketimli dönüşüm çalışmalarını sürdürüyor.

Çim yerine beton çözüm değil

Su tasarrufu amacıyla çim yüzeylerin azaltılması, parkların sert zeminlere dönüştürülmesi anlamına gelmemeli.

Antalya gibi yaz sıcaklarının yüksek olduğu kentlerde ağaçlar, çalılar, yer örtücüler ve geçirgen yeşil yüzeyler gölgeleme sağlıyor; kent içindeki sıcaklığın dengelenmesine ve yaşam alanlarının korunmasına katkıda bulunuyor.

Bu nedenle su tasarrufu ile yeşil alan ihtiyacının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Kurakçıl peyzaj yaklaşımının temelinde de yeşili ortadan kaldırmak değil, aynı yeşil alan işlevini daha az su kullanarak sürdürebilecek bitkisel tasarımların oluşturulması bulunuyor.

Parklarda çim alanlar nasıl planlanabilir?

Antalya açısından öne çıkan seçenek, bütün parkları aynı peyzaj modeliyle düzenlemek yerine kullanım biçimine göre alanları ayırmak olabilir.

Piknik, dinlenme, çocuk oyunu veya spor için kullanılan ve yurttaşların doğrudan temas ettiği yüzeylerde ihtiyaca göre çim korunabilir.

Sadece görsel amaç taşıyan geniş çim yüzeylerde ise Akdeniz iklimine uyumlu yer örtücüler, çalılar ve kuraklığa dayanıklı türler kullanılabilir.

Buna akıllı sulama, gece sulaması, yağmur suyu hasadı ve uygun alanlarda alternatif su kaynaklarının kullanılması eklendiğinde parkların su ihtiyacının azaltılması mümkün olabilir.

Antalya’da yaz aylarında parkların yeşil kalması ile su kaynaklarının korunması arasındaki denge, önümüzdeki yıllarda kent peyzajının temel planlama başlıklarından biri olmaya devam edecek.