
Birleşik Kamu-İş Antalya İl Başkanı Sadık Acar, 2026 yılı için 28 bin 75 TL olarak açıklanan asgari ücrete tepki gösterdi. Acar, belirlenen rakamın açlık ve yoksulluk sınırlarının çok altında kaldığını belirterek, milyonlarca emekçinin ve ailesinin görmezden gelindiğini söyledi.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun üçüncü toplantısının ardından 2026 yılında geçerli olacak asgari ücret açıklandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 1 Ocak 2026’dan itibaren net asgari ücretin yüzde 27 artışla 28 bin 75 TL, brüt asgari ücretin ise 33 bin 30 TL olarak belirlendiğini duyurdu.
Birleşik Kamu-İş Antalya İl Başkanı Sadık Acar, 2026 yılı için açıklanan asgari ücrete ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Acar, mevcut yapısı nedeniyle siyasi iktidarın kontrolünde olduğunu savunduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun aldığı bu kararın, “iktidarda asgari düzeyde dahi vicdan kalmadığını” ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye’de kayıtlı çalışanların yaklaşık yüzde 70’inin asgari ücret ya da asgari ücrete yakın maaş aldığını hatırlatan Acar, kayıt dışı istihdamın da eklenmesiyle en az 10 milyon emekçinin doğrudan etkilendiğini vurguladı.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı Kamu-Ar’ın verilerine dikkat çeken Acar, Aralık ayı itibarıyla açlık sınırının 30 bin 656 TL’ye yükseldiğini, açıklanan asgari ücretin ise daha şimdiden açlık sınırının 2 bin 580 TL altında kaldığını söyledi. Yoksulluk sınırının ise aynı dönemde 94 bin 913 TL’ye çıktığını aktaran Acar, iki asgari ücretle çalışan dört kişilik bir ailenin dahi yoksulluk sınırının yarısına ulaşamadığını belirtti.
Acar, son iki yılda asgari ücret artışlarının enflasyonun gerisinde kaldığını ifade ederek, 2025’te yüzde 44,4 enflasyona rağmen asgari ücrete yalnızca yüzde 30 zam yapıldığını, 2026 için ise artış oranının yüzde 27’de tutulduğunu hatırlattı. Bu durumun Anayasa’nın “çalışanların geçim koşulları” hükmüne aykırı olduğunu savundu.
Yeni asgari ücretin yaklaşık 550 Euro seviyesinde kaldığını kaydeden Acar, İrlanda, Hollanda, Almanya ve Belçika gibi ülkelerde asgari ücretin 2 bin Euro’nun üzerinde olduğuna dikkat çekerek, “Gelişmiş ülke olduğumuz söylenirken emekçiye az gelişmiş ülke ücreti ödeniyor” dedi.
Açıklamasında bütçe tercihlerine de değinen Acar, Meclis’ten geçen bütçenin emekçiyi ve emekliyi yok sayan bir anlayışla hazırlandığını savundu. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak hak arama mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirten Acar, “Sebebi olmadığımız krizin faturasını ödemeyeceğiz. Emeğin hakkını alana kadar mücadeleyi büyüteceğiz” ifadelerini kullandı.





