CİSST, “kuyu tipi” hapishanelere karşı açlık grevi yapan Gürkan Türkoğlu’nun yaşamını yitirmesine ilişkin açıklama yaptı

CİSST, “kuyu tipi” hapishanelere karşı 266 açlık grevi yapan Gürkan Türkoğlu’nun yaşamını yitirmesine ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada,“Mahpusların yaşam haklarını tehlikeye atan, onları ağır ve sosyal fiziksel izolasyona tabi tutan bu infaz rejimine derhal son verilmesi çağrısında bulunuyoruz” denildi.

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), “kuyu tipi” hapishanelere karşı açlık grevi yapan Gürkan Türkoğlu’nun yaşamını yitirmesine ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı.

“Kuyu tipi” hapishanelerin kapatılması ve “kuyu tipi” olmayan bir hapishaneye sevk edilmesi talebiyle 266 gündür açlık grevi yapan siyasi tutuklu Türkoğlu’nun talebinin uzun süre karşılanmadığı belirtilen açıklamada, “Mahpusların yaşam haklarını tehlikeye atan, onları ağır ve sosyal fiziksel izolasyona tabi tutan bu infaz rejimine derhal son verilmesi çağrısında bulunuyoruz” denildi.

“Kuyu tipi” hapishanede tutuklu olan 266 gündür açlık grevi yapan Türkoğlu, 13 Nisan’da sevk edildiği Antalya Şehir Hastanesi’nde 5 Temmuz’da yaşamını yitirdi. Talebinin kabul edilmesi üzerine 21 Nisan’da açlık grevini sonlandırdığı bilgisi bianet’te yer alan Türkoğlu’na ilişkin açıklama yapan CİSST, Türkoğlu’nun kuyu tipi olmayan bir hapishaneye sevk edilme talebinin neden sağlık durumu ağırlaşıncaya kadar karşılanmadığı ifadesine yer verdi.

“RIZASI DIŞINDA TIBBİ MÜDAHALEYE MARUZ BIRAKILDI”

Yapılan açıklamada, avukatların açıklamalarına göre Türkoğlu’nun hastanede rızası dışında tıbbi müdahaleye maruz bırakıldığı ve yoğun bakım ünitesine alındığı belirtildiği, sevk talebinin kabul edilmesinin ardından açlık grevini sonlandırmasına karşın sağlık durumu nedeniyle üç boyunca yoğun bakımda kaldığı açıklamasına yer verildi.  

Bu süre boyunca Türkoğlu’nun ailesinin ve avukatlarının sağlık durumuna ve uygulanan tıbbi işlemlere ilişkin yeterli bilgiye erişemediklerini, bağımsız hekimler tarafından değerlendirme yapılmasına izin verilmediği, hastanede yürütülen sürecin şeffaf biçimde izlenemediğini dile getirdikleri açıklandı.

“TÜRKOĞLU’NA YÖNELİK İDDİALAR AÇIĞA KAVUŞTURULMALI”

Hastanede yürütülen tıbbi sürecin hasta hakları ve tıp etiği ilkelerine uygun yürütülüp yürütülmediğiyle aile ve avukatların sağlık durumuna ilişkin yeterli bilgiye erişemediği konusu ve bağımsız hekimlerin değerlendirme yapamadığı yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtildi.  

Sürece ilişkin yürütülen işlemler ve sonuçları hakkında kamuoyunun açıkça bilgilendirilmesi gerektiği açıklaması yapıldı.   

Devlet gözetimi altındaki her mahpusun yaşamından ve sağlığından birinci derecede sorumlu olduğu belirtilen Adalet Bakanlığı ve ilgili tüm kamu makamları, yeni can kayıplarının önüne geçmek için “acilen somut adımlar atmaya” davet edilerek sürecin ve hapishanedeki hak ihlallerinin takipçisi olunacağı belirtildi.

İnsan onuruna aykırı ve işkence ve insanlık dışı muammele yasağı bakımından riskler doğurduğu ifadesin yer verilen kuyu tipi hapishanelerine yönelik şu açıklama yapıldı:

“Mahpusların yaşam haklarını tehlikeye atan, onları ağır bir sosyal ve fiziksel izolasyona tabi tutan bu infaz rejimine derhal son verilmesi çağrısında bulunuyoruz.

İnsan onuruna aykırı olan ve işkence ile diğer zalimane, insanlık dışı ve aşağılayıcı muammele yasağı bakımından ciddi riskler doğuran kuyu tipi hapishanelerindeki tecrit uygulamaları terk edilerek, uluslararası insan hakları standartlarına uygun bir infaz yapısı tesis edilmelidir.”

Antalya Kent Haber 2025 yılında, “Kuyu tipi” cezaevlerine karşı açıklama | “Grevciler, ‘kuyu tipi’ olarak adlandırdıkları uluslararası standartlara uygun olmayan Yüksek Güvenlikli, Y ve S tipi cezaevlerinin kapatılmasını talep ediyor” özel haberini yapmıştı. Habere bu link üzerinden ulaşılabilir.