İçeriğe geç
Antalya Kent HaberEn güzel şehrin habercisi
DestekleBağımsız Gazeteciliği DestekleAntalya Postası
EkolojiKepez

COP31 ev sahibi Antalya’da hortum felaketi: Uyarılar neden hayat kurtarmadı?

26 Ekim gecesi Antalya’nın Kepez ilçesinde meydana gelen hortum, iki hafta sonra COP31’e ev sahipliği yapacak şehirde iklim risklerini bir kez daha gözler önüne serdi. MGM’nin ‘‘kıyılarda hortum riski’’ uyarısının ardından gerçekleşen olayda, bir inşaat alanında konteynerde barınan dört işçi hayatını kaybetti, bir işçi ise yaralandı. Olayı değerlendiren Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, uyarılara rağmen en kırılgan kesimlerin korunamadığına dikkat çekti.

Ayşegül Erkaya Arslan4 dk okuma
kırılmış iki tane çardak yamulmuş ağaç


Yalnızca iki hafta içerisinde 12 kişinin aşırı hava olayları nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlatan Yavaşlı, işçilerin barındığı hafif konteynerlerin, hortuma karşı en kırılgan barınaklar arasında bulunduğunu vurguladı. Yavaşlı’ya göre şehirleri iklim krizine karşı daha dirençli hâle getirmek, Türkiye’nin COP31’de masaya koyabileceği en inandırıcı adımlardan biri olabilir.

Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı

26 Ekim gecesi saat 23:00 sıralarında Antalya'nın Kepez ilçesinde, Fevzi Çakmak Mahallesi'ndeki bir inşaat alanını bir hortum vurdu. İşçilerin kaldığı iki konteyner parçalandı, şantiyedeki kule vinci devrildi. Valiliğin açıklamasına göre dört işçi hayatını kaybetti, biri yaralandı.

Can kayıpları bir selden değil, çok dar bir alanda etkili olan bir hortumdan kaynaklandı. Vali Hulusi Şahin de kentin başka bir yerinden hortum ihbarı gelmediğini ve şantiyenin hemen yanındaki yapıların zarar görmediğini söyledi. Aynı gece kent merkezinde caddelerde su biriktiyse de, ciddi bir su baskını bildirilmedi. Yağışın 27 Ekim'de de sürmesi ve özellikle Antalya'nın doğu ilçelerinde, metrekareye 75 kilograma kadar ulaşması bekleniyor.


“KIYILARDA HORTUM RİSKİ” UYARISI YAPILDI

25 Ekim öğleden sonra Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), basına sarı kodlu olarak yansıyan bir uyarı yayınlayarak Güney Ege’de ve Antalya’da yerel şiddetli yağışlar beklendiğini duyurdu. 26 Ekim sabahından 27 Ekim gecesine kadar geçerli olan uyarıda, Antalya’nın batısı için metrekareye 30-75 kilogram yağış öngörülüyordu. Olası riskler arasında sel ve dolunun yanı sıra açıkça ‘‘kıyılarda hortum riski’’ de yer alıyordu. Hortumun hangi sokağa düşeceğini kimse bilemezdi, fakat o gece Antalya kıyısında hortum oluşabileceği biliniyordu. 


KIŞIN EN ÇOK AKDENİZ KIYISINDA

Türkiye'de 1818 ila 2013 yılları arasında kayıtlara geçen 385 hortumu inceleyen bir çalışmaya göre fırtına hücrelerinden oluşan hortumlar en çok Mayıs ve Haziran aylarında görülse de, Ekim ve Kasım ayları ikinci zirve olarak öne çıkıyor. Aynı çalışmaya göre, denizde oluşan su hortumları, kış mevsiminde en çok Akdeniz kıyısında görülüyor. 

AKDENİZ’İN ISINMASI ETKİLİ 


Bu mevsimde işleyen düzenek, iki hafta önce İstanbul’da gördüğümüze benziyor. Sonbahar mevsiminde Akdeniz hâlâ sıcak; MGM’ye göre Akdeniz kıyılarımızda Ekim ayı ortalaması 24,6 derece Yüksek atmosfere soğuk hava girdiğinde, alt katman hızla kararsızlaşıyor ve gök gürültülü sağanak hücreleri gelişiyor. Kıyıdaki rüzgâr yakınsaması ve hemen arkadaki Toroslar bu hücreleri besliyor. 

Kepez'deki hortumun denizde oluşup karaya mı çıktığını, yoksa karadaki bir fırtına hücresinden mi indiğini henüz bilmiyoruz. Bunu MGM'nin radar incelemesi netleştirecek.


DENİZİN ISINMASI ŞİDDETLİ SAĞANAKLARA ZEMİN HAZIRLIYOR

İklim değişikliği nedeniyle Akdeniz ısınıyor. MGM’nin kıyı istasyonlarına göre 1981-1991 döneminde 21,1 derece olan yıllık ortalama deniz suyu sıcaklığı, 2014-2025 döneminde 22,3 derece oldu. Daha sıcak bir deniz, havaya daha fazla nem ve enerji verir. Bu da koşulları, daha şiddetli sağanaklar için elverişli hâle getirir. 


DENİZ SICAKLIĞININ ETKİSİ SINIRLI

Öte yandan, hortum gibi birkaç yüz metrelik olaylar için iklim değişikliği ile kurulan bağ çok daha zayıf. Finike ve Kumluca ovalarındaki su hortumlarını inceleyen çalışmalar, oluşumda yaklaşan alçak basınç sistemlerinin, kara-deniz dağılışının ve yüksek arazinin belirleyici olduğunu, deniz suyu sıcaklığının ise sınırlı kaldığını buldu. Bu nedenle hortumu iklim değişikliğinin yarattığını söylemek hatalı olur. Ancak ısınan bir Akdeniz’de sonbahar fırtınalarının yağış tarafının güçlenmesi, fiziksel olarak beklenen bir durum. Bu olayların ne sıklıkta görüneceğini izlemek için ise daha iyi bir hortum kaydına ihtiyaç var. 


İKLİM KRİZİNE UYUM: UYARI, KONTEYNERDEKİ İŞÇİLERE ULAŞTI MI?

Antalya, 9-20 Kasım tarihleri arasında COP31’e ev sahipliği yapacak. 196 ülkeden heyetlerin de yer aldığı 80 ila 120 bin kişinin kente gelmesi bekleniyor. Antalya’da iklim riski, zirveye yalnızca iki hafta kala, en açık hâliyle yaşandı.

COP zirvelerinde ‘‘uyum’’ ve ‘‘kayıp ve zarar’’ gibi başlıklar konuşulduğunda, akla çoğu zaman uzak ülkelerde yaşanan kasırgalar veya sel baskınları geliyor. Oysa Kepez’deki şantiyede hayatını kaybeden işçiler, uyumun Türkiye için ne kadar acil bir mesele olduğunu gösteriyor. 


UYUM, EN KIRILGAN İNSANLARIN KORUNMASI DEMEK

MGM’nin bir gün önce yaptığı uyarının konteynerlerdeki işçilere ulaşıp ulaşmadığını ve ulaştıysa, sığınabilecekleri bir yer olup olmadığını bilmiyoruz. Fakat hafif bir konteyner, hortuma karşı en kırılgan barınaklardan biri. 

Uyum, uyarının yalnızca yayımlanması değil, en kırılgan insanlara ulaşması ve onları koruması demek. 

Şantiyelerdeki geçici barınaklar için rüzgara dayanım ve sabitleme standartları, turuncu ve kırmızı uyarılarda bu alanların tahliyesi gibi adımlar, pahalı çözümler değil. 

14 Ekim’de İstanbul ve Kocaeli’nde sekiz, 26 Ekim’de Antalya’da dört kişi hayatını kaybetti. COP31’e giden Türkiye’nin masaya koyabileceği en inandırıcı şey, bu iki dersin kendi şehirlerinde somut bir karşılık bulması olur.  

Yazar Hakkında:

Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesidir.

ellerini bağlamış üzerinde kot ceket sakallı gülen erkek fotoğrafı


Lisans eğitimini Ege Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde, yüksek lisans eğitimini Ege Üniversitesi Coğrafi Bilgi Sistemleri programında ve doktorasını Ege Üniversitesi Fiziki Coğrafya programında tamamlamıştır. Yüksek lisans ve doktora süresince birçok kez NASA Goddard Uzay Uçuş merkezinde davetli araştırmacı olarak bulunmuştur. 


2010-2011 yılları arasında Fulbright Bursu kapsamında Maryland Üniversitesi (ABD) Coğrafi Bilimler bölümünde misafir araştırmacı olarak çalışmıştır. 2007-2016 yılları arasında Ege Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde çalışmıştır. 

2016’dan itibaren ise çalışmalarını, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde sürdürmektedir. Tanınmış uluslararası dergilerde uzaktan algılama, iklim değişikliği gibi konularda yayınları bulunmaktadır.

Uzmanlık Alanları: Coğrafi Bilgi Sistemleri, Uzaktan Algılama, Veri Analizi, İklim Değişikliği




İKLİM MASASI HAKKINDA: 

İklim Masası, iklim değişikliğiyle ilgili güvenilir bilgileri kamuoyunda yaygınlaştırmayı hedefleyen ücretsiz bir haber servisidir. Yazarları, haberleştirdikleri konularda uzmanlığı bulunan bilim insanlarıdır. 

İklim Masası’nın paylaştığı haberler, haberi yazan bilim insanını referans göstermek kaydıyla, kısmen veya tamamen paylaşılabilir veya alıntılanabilir. Kısmen paylaşıldığı durumlarda, bütünün anlamından koparılarak veya çarpıtılarak gerçek dışı bilimsel veya siyasi bir anlam çıkarılamaz. 


Paylaş
Ayşegül Erkaya Arslan

Arel Üniversitesi Gazetecilik lisans ve Medya ve Kültürel Çalışmalar yüksek lisans mezunu. Yüksek lisans tezi: “Kadın Cinayetlerinde Medyanın Eril Söylemi: Cumhuriyet, Yeni Şafak, Hürriyet gazetelerinin incelenmesi” Profesyonel iş hayatında STK’larda da görev aldı. 2023 yılı itibariyle serbest gazeteci olarak çalıştı. Bu süre zarfında bianet, journo, Femsport, gezegen24 , Bursa Tanık, 9.köy gibi platformlara hayvanlara yönelik hak ihlalleri, ekoloji, kadın spor, kadın haberleri, çözüm haberleri öncelikli olmak üzere video ve yazılı haberler üretti. Antalya Kent Haber’de Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olarak görev alıyor.

Bütün yazıları
Sıradaki haber Kahverengi kanatları açık iri gözlü sivri gagalı kuş EkolojiManavgatAntalya’da gözlemlenen Çayırkoşarı Türkiye’nin 506’ncı kuş türü olduManavgat Ulualan’da Kuzey Amerika kökenli Çayırkoşarı kuşu gözlemlendi. Türkiye’de daha önce görülmemiş kuş türünü  Hollandalı kuş gözlemcisi Jordy Houkes’in kaydetmesi üzerine Türkiye’de 506’ncı kuş türü olarak listeye girdi.

Çerezler. Siteyi geliştirmek için çerez kullanıyoruz; onay vermezseniz yalnız zorunlu çerezler kullanılır. Çerez politikası