CŞMD: “Onur Ayı birbirimizi bulmanın, tutunmanın ve birlikte güçlenmenin ayı”

Fotoğraf: Meltem Ulusoy / csgorselarsiv.org

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Onur Ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada, lubunyaların dünyanın dört bir yanında baskıya rağmen var olmaya, sevmeye, üretmeye ve hayatı dönüştürmeye devam ettiğini belirtti. Dernek, yasaklara, hedef göstermelere ve kriminalizasyon politikalarına rağmen LGBTİ+’ları, hak savunucularını ve örgütlü dayanışmayı selamladı.

Haziran ayı, Onur Ayı (Pride Month) olarak anılmaktadır. Onur Ayı’nın kökeni, 28 Haziran 1969’da ABD’nin New York kentindeki Stonewall Inn adlı işletmede başlayan Stonewall Ayaklanması’na dayanmaktadır. Onur Ayında LGBTİ+ bireylerin hak mücadeleleri ve tarihsel deneyimlerine ilişkin çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. İlk Onur Yürüyüşü 1970 yılında Stonewall Ayaklanması’nın birinci yıl dönümünde gerçekleştirilmiş daha sonra ise Onur Ayı 1999 yılında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Bill Clinton’ın yayımladığı bildiriyle resmi olarak tanınmıştır.

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Onur Ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada, LGBTİ+ bireyler için, bazılarının ilk kez bir Onur Yürüyüşü’nde kendine benzeyenlerle karşılaştığını, bazılarının ilk kez bir lubunyanın hikayesinde kendi hikayesini bulduğunu, bazıları içinse dayanışmanın hayatta kalmanın ve nefes alabilmenin yolu olduğunu belirtti.

Dernek, Onur Ayı’nın birbirini bulmanın, birbirine tutunmanın ve birlikte güçlenmenin ayı olduğunu ifade etti.

SEVGİ NEFRETTEN BÜYÜKTÜR

Açıklamada 1969’da Stonewall’da yükselen direnişten bugüne, lubunyaların dünyanın dört bir yanında baskıya rağmen var olmaya, sevmeye, üretmeye ve hayatı dönüştürmeye devam ettiği belirtildi. Dayanışmanın korkudan, sevginin nefretten, hayatların yok saymaya çalışanlardan daha güçlü olduğu ifade edilen açıklamada, hikayenin, dayanışmanın, dostluğun, aşkın, bakımın, direnişin ve birlikte kurulan yaşamların hikayesi olduğu kaydedildi.

“YALNIZ DEĞİLSİN LUBUNYA”

Açıklamada, yasaklara, hedef göstermelere ve kriminalizasyon politikalarına rağmen sokaklarda, kampüslerde, işyerlerinde ve hayatın her alanında varoluşlarında ısrar eden LGBTİ+’ların, hak savunucularının ve örgütlü dayanışmanın selamlandığı belirtilerek, “Yalnız değilsin lubunya. Seni bulan, seni duyan, seninle yürüyenler var” denildi.