Eğitim-İş’in “Tekinsiz Eğitim” açıklamasına Antalya’da soruşturma: Adliye önünde protesto

antalya eğitim iş soruşturma antalya eğitim iş soruşturma

Antalya’da Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) üyeleri, 19 Haziran 2025’te Türkiye genelinde yapılan “Tekinsiz Eğitim, Tekinsiz Gelecek” başlıklı basın açıklaması gerekçe gösterilerek dört sendika üyesi hakkında soruşturma açılmasına tepki gösterdi. Dava öncesi Antalya Adliyesi önünde bir araya gelen sendika yöneticileri ve üyeleri, soruşturmanın sendikal hak ve ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale olduğunu savundu.

Eğitim-İş Sendikası’nın 19 Haziran 2025 tarihinde Türkiye genelinde 81 ilde yaptığı “Tekinsiz Eğitim, Tekinsiz Gelecek” başlıklı basın açıklaması nedeniyle Antalya’da dört sendika üyesi hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturmayı protesto eden sendika üyeleri ve yöneticileri, dava öncesi Antalya Adliyesi önünde bir araya geldi.

Adliye önünde yapılan açıklamaya Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Antalya Şube yöneticileri ve sendika üyeleri katıldı. Açıklamada, açılan davanın sendikal hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahale olduğu savunuldu.

“BU DAVA SENDIKAL HAKLARA AÇIK BIR MÜDAHALEDIR”

Basın açıklamasını yapan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, dava konusu edilen açıklamanın bireysel değil, sendikanın kurumsal iradesini yansıttığını vurguladı. Özbay, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün Antalya Şube yöneticilerimize yönelik açılan dava, sendikal haklara yönelik açık bir müdahaledir. Dava konusu yapılan açıklama Eğitim-İş Genel Merkezi’nin açıklamasıdır. Genel Merkez tarafından yapılan bir açıklamanın şubeler tarafından paylaşılması bir tercih değil, sendikal bir sorumluluktur. Ortada bireysel değil, kurumsal bir irade vardır.”

Sorumluluğun şube yöneticilerine yüklenemeyeceğini belirten Özbay, davanın hukuki değil siyasi olduğunu savundu.

Açıklamada, “Tekinsiz Eğitim, Tekinsiz Gelecek” ifadesinin eğitim sisteminde yaşanan sorunlara dikkat çekmek amacıyla kullanıldığı belirtildi. Özbay, açıklamanın suç unsuru taşımadığını dile getirerek şunları söyledi:

“Bu dava bir suç isnadı değil, bir susturma girişimidir. Tekinsiz demek; güvensiz, belirsiz ve çocukların geleceği açısından kaygı verici demektir. Bugün eğitim sisteminde yaşanan tablo tam olarak budur.”

“ELEŞTIRI DEMOKRATIK VE SENDIKAL BIR HAKTIR”

Eğitim politikalarının eleştirilmesinin anayasal bir hak olduğunu vurgulayan Özbay, Yusuf Tekin’in Milli Eğitim Bakanı olarak eğitimde yaşanan sorunların politik sorumluluğunu taşıdığını ifade etti.

“Bir kamu politikasını eleştirmek suç değildir. Eleştiri demokrasinin temelidir. Eğitimde yaşanan sorunların sorumlusu olan bir bakana yönelik eleştiri yapmak ve istifasını istemek sendikal bir haktır.”

Açıklamanın sonunda sendikal mücadelenin sürdürüleceği vurgulandı. Özbay, laik, bilimsel ve kamusal eğitim talebinden geri adım atmayacaklarını belirtti:

“Eğitim-İş susturulamaz. Eğitim emekçileri yargı sopasıyla hizaya getirilemez. Bu dava bizi susturmayacak, aksine mücadelemizi büyütecektir. Laik, bilimsel ve kamusal eğitim için mücadele etmeye devam edeceğiz.”