
İklim Adaleti Forumu tarafından hazırlanan Sonuç Bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı. Antalya Barosu’nun çağrısı ve ev sahipliğinde 28 Ocak gerçekleştirilen forumda, iklim krizinin çevresel olduğu kadar toplumsal bir adalet sorunu olduğu vurgulanırken; kent, emek ve doğa hakları temelinde Antalya’ya özgü çevresel sorunlara dikkat çekildi.
Antalya’da iklim krizi ve iklim adaleti başlıklarının ele alındığı Antalya İklim Adaleti Forumu, 28 Ocak 2026 tarihinde Antalya Barosu’nun çağrısı ve ev sahipliğinde gerçekleştirilmişti.
Foruma 17 dernek ve inisiyatif, beş siyasi parti, beş sendika, beş meslek odası, Antalya Kent Konseyi ile çeşitli yerel yönetim temsilcileri katılmıştı. Toplantının açılış konuşmasını Antalya Barosu Başkanı Ali Çağdaş Bozaner yapmıştı.
Açılışın ardından Antalya Barosu Çevre ve İmar İzleme Kurulu Başkanı Duygu Kozanoğlu ile oturum başkanlığını üstlenen Antalya Barosu Toplumsal Olay ve Davaları İzleme Kurulu Başkanı Salim Berkay Aksu, toplantı gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu.
Program kapsamında Türkiye Barolar Birliği adına TBB Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Sekreteri Fevzi Özlüer, “İklim Krizi, Devlet, Sermaye ve İklim Adaleti – Antalya COP31 Yolunda (Demokratik Bir Çıkış Arayışı)” başlıklı bir sunum gerçekleştirmişti.
Sunumun ardından forum bölümüne geçilmişti. Farklı kurum ve kuruluş temsilcileri ile yurttaşlardan oluşan 27 katılımcı söz alarak iklim krizi sürecine ilişkin görüş, öneri ve değerlendirmelerini paylaşılmıştı. Yapılan katkıların toplantı notları haline getirildiği ve katılımcılarla paylaşılarak sürecin devamına zemin oluşturacağı açıklandı.
Forum sonunda hazırlanan Sonuç Bildirgesi’nin, iklim adaleti perspektifini genel çerçevesiyle ortaya koymak ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yayımlandı.
Sonuç bildirgesinde, forumun doğrudan demokrasi ilkesiyle yürütüldüğü vurgulandı. Tüm katılımcıların eşit söz hakkına sahip olduğu, hiyerarşik bir yapıdan uzak, yatay ve katılımcı bir işleyişin benimsendiği belirtildi. Alınan kararların şeffaf ve kolektif süreçlerle şekillendiği ifade edildi.
Forumun, herhangi bir siyasi yapı ya da merkezi organizasyonun uzantısı olmadığı; yerel inisiyatiflerle, aşağıdan yukarıya örgütlenen özerk bir platform olduğu vurgulandı.
COP31 SÜRECINE YURTTAŞLARIN KATILIMI VURGUSU
Bildirgenin dikkat çeken başlıklarından biri, COP31 süreci oldu. Antalya’da Kasım 2026’da düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı öncesinde ve sırasında, yalnızca devletler arası müzakerelerle sınırlı olmayan, halkın doğrudan katılımına dayalı alternatif süreçlerin örgütlenmesinin hedeflendiği belirtildi.
Forum, iklim adaletinin devletlerin ve bürokrasinin tekeline bırakılamayacağını, emeğin, doğanın ve kentlerin söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.
ANTALYA’DAKI EKOLOJiK YIKIMA DIKKAT ÇEKILDI
Sonuç bildirgesinde, Antalya özelinde yaşanan ekolojik ve kentsel sorunlara geniş yer verildi. Kıyıların betonlaşması, tarım alanlarının ve su varlıklarının tahribi, orman yangınları, taş ve mermer ocakları, rant odaklı kentleşme politikaları, sit alanlarının yapılaşmaya açılması ve iklim kaynaklı göçler, iklim adaletsizliğinin somut örnekleri olarak sıralandı.
Forum, Antalya’nın bir “turizm vitrini” olarak sunulmasının arkasında derin bir ekolojik yıkımın gizlendiğine dikkat çekerek, kent ve doğa haklarının birlikte savunulması gerektiğini ifade etti.
Bildirgede Antalya özelinde yaşanan ekolojik ve kentsel sorunlar şu başlıklar altında sıralandı:
- Kıyıların betonlaşması ve kamusal erişimin engellenmesi
- Tarım alanlarının, su havzalarının ve ormanların maden ve rant projeleriyle tahrip edilmesi
- Taş ve mermer ocaklarının yarattığı ekokırım
- Orman yangınları sonrası yapılaşma baskısı
- Falezlerin, sit alanlarının ve yaylaların yapılaşmaya açılması
- Plansız kentleşme ve rant odaklı projeler
- İklim krizi kaynaklı göç ve “iklim sürgünleri”
SEKRETERYA KURULACAK
Forumun en önemli kararlarından biri, Antalya İklim Adaleti Forumu Sekreteryası’nın kurulması oldu. Sekreteryanın, kentteki çevre ve iklim mücadeleleri arasında koordinasyonu sağlayacağı, forum kararlarının takibini yapacağı ve süreci şeffaf biçimde yürüteceği belirtildi.
Sekreteryanın herkese açık, yatay ve katılımcı bir yapıda olacağı; sürece katkı sunmak isteyen tüm kişi ve kurumların dahil olabileceği kaydedildi.
“İKLIM ADALETI ÇOK BOYUTLU BIR HAK MÜCADELESIDIR”
Bildirgede iklim adaleti; emek hakkı, kent hakkı, toplumsal cinsiyet eşitliği, hayvan hakları, su ve gıda hakkı, engelli hakları ve kuşaklar arası adalet başlıklarıyla birlikte ele alındı. İklim krizinin yoksulları, kadınları, çocukları, göçmenleri ve dezavantajlı grupları daha ağır etkilediği vurgulandı.
Forum, iklim krizine karşı mücadelenin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir dönüşümü gerektirdiğini ifade etti.
“MÜCADELE YERELDEN KÜRESELE YAYILACAK”
Antalya İklim Adaleti Forumu, ulusal ve uluslararası iklim adaleti hareketleriyle dayanışma içinde olacağını, Akdeniz havzasındaki benzer mücadelelerle ortak zeminler oluşturacağını duyurdu. Forum deneyiminin Türkiye’nin diğer kentlerine de örnek olması hedefleniyor.
KAMUOYUNA ÇAĞRI
Sonuç bildirgesi, Antalya’da yaşayan tüm yurttaşlara ve iklim adaleti mücadelesi yürüten herkese çağrıyla sona erdi. Forum, adil, yaşanabilir ve temiz bir gelecek için herkesin sürece katılmasını istedi.
“Geleceğimizi birlikte kazanabiliriz. Şimdi dayanışma ve harekete geçme zamanı.”
Sonuç Bildirgesi’ni okumak için tıklayın





