
Antalya Barosu Toplumsal Olay ve Davaları İzleme Kurulu (TODAK) adına görevlendirilen Avukat Osman Mert Uysal, İstanbul’da kamuoyunda Saraçhane öğrencileri davası, bir avukat hakkında açılan “Cumhurbaşkanına hakaret” davası ve Ekrem İmamoğlu’nun diploma dosyası olarak bilinen yargılamalara ilişkin duruşmaları izleyerek bir rapor hazırladı. Raporda, duruşmaların işleyişi, yargılama süreci ve savunma hakkının kullanımıyla ilgili gözlemlere yer verildi.
Antalya Barosu TODAK adına görevlendirilen Av. Osman Mert Uysal, Eylül 2025’te İstanbul’da görülen ve kamuoyunda yakından takip edilen üç ayrı yargılamaya ilişkin duruşmaları izleyerek kapsamlı bir gözlem raporu hazırladı. Raporda, Antalya Barosu tarafından görevlendirilen gözlemci avukatın, duruşmaların yapılış biçimi, savunma hakkının kullanımı, yargılamaların mekânsal tercihleri ve adil yargılanma hakkına ilişkin değerlendirmelerine yer verildi.
Rapora göre, kamuoyunda “Saraçhane öğrencileri davası” olarak bilinen ve İstanbul 61. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyada, sanıklar hakkında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında açılan davada, iddia makamı tarafından mütalaa sunuldu. Mütalaada, sanıkların şiddet içeren bir eylemde bulunmadığı, dağılmamakta ısrar unsurunun oluşmadığı ve eylemlerin Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında kalan toplantı ve ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Mahkeme, bu değerlendirme doğrultusunda sanıklar hakkında beraat kararı verdi.
Aynı gün izlenen bir başka dosyada, İstanbul Barosu’na kayıtlı Av. Burak Saldıroğlu’nun sosyal medya paylaşımları nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılandığı dava ele alındı. Raporda, duruşmaya çok sayıda avukat ve sivil toplum temsilcisinin katıldığı, savunma makamının ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarına ilişkin Yargıtay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına atıf yaptığı aktarıldı. Mahkemenin, dosya kapsamındaki ifadelerin suçun unsurlarını oluşturmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdiği belirtildi.
Gözlem raporunun önemli başlıklarından birini ise kamuoyunda “Ekrem İmamoğlu diploma davası” olarak bilinen ve İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosya oluşturdu. Rapora göre, sanık Ekrem İmamoğlu’nun duruşması, Silivri’de Marmara Cezaevi yerleşkesi içindeki salonda yapıldı. Duruşmaya çok sayıda milletvekili, avukat, gazeteci ve izleyici katıldı. Savunma makamı, yargılamanın cezaevi kampüsünde yapılmasının aleniyet ilkesini zedelediğini, kamuoyunun erişimini fiilen zorlaştırdığını ve adil yargılanmanın “görünürlüğü” açısından sorunlu olduğunu dile getirdi.
Raporda ayrıca, İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Av. Mehmet Pehlivan’ın duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlanmasının, savunma hakkının kullanımı açısından istisnai ve dikkat çekici bir durum olduğu vurgulandı. Bir avukatın cezaevinden savunma yapmak zorunda kalmasının, avukat–müvekkil ilişkisinin gizliliği ve savunmanın etkinliği bakımından ciddi sınırlamalar doğurduğu değerlendirmesine yer verildi.
Sonuç bölümünde gözlemci avukat, izlenen duruşmaların; yargılamaların yapıldığı mekân, avukatların duruşmalara erişimi, savunma hakkının fiilen kullanımı ve yargının tarafsızlığına ilişkin algı açısından önemli veriler sunduğunu belirtti. Raporda, adil yargılanma hakkının yalnızca kararlarla değil, yargılamanın tüm aşamalarının kamuoyu nezdinde adil ve şeffaf görünmesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.





