EŞİK: “Derhal kadın cinayetlerine karşı bir acil eylem planı hayata geçirilmelidir”

Fotoğraf: Emre Orman / csgorselarsiv.org

EŞİK Platformu, kadın cinayetlerine ilişkin yaptığı açıklamada her gün en az üç ile beş kadının öldürüldüğü, şüpheli kadın ölümlerinin ve yeterince soruşturulmadığı ifade edilen kadın intiharlarının sistematik hale geldiğini belirterek bu katliamın adı “cinskırımdır” açıklamasında bulundu. Kadın cinayetlerine karşı acil bir eylem planının hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu. 

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) dün (22 Eylül) sosyal medya hesaplarından kadın cinayetlerine ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin açıklama gerçekleştirdi. Açıklamada bir günde en az altı, beş günde en az 12 kadının öldürüldüğü ifade edilerek “Her gün en  az üç ila beş kadının öldürüldüğü, şüpheli kadın ölümlerin ve yeterince soruşturulmayan kadın intiharlarının sistematik hale geldiği bu katliamın adı cinskırımdır” açıklamasında bulunuldu.

Platform, kadına karşı şiddetin kadınların kendi başına çözmesi gereken bir mesele olmadığını, devletin asli görevi olduğunu belirterek kadın cinayetlerine karşı acil bir eylem planının hayata geçirilmesi çağrısında bulunarak yapılması gerekenlere ilişkin maddeleri sıraladı. 

“BU KATLİAMIN ADI CİNSKIRIMDIR”

EŞİK, her gün en az üç ile beş arasında kadın öldürüldüğünü, şüpheli kadın ölümlerinin ve yeterince soruşturulmadığı ifade edilen kadın intiharlarının sistematik hale geldiğini belirterek “Bu katliamın adı cinskırımdır” ifadelerini kullandı. 

Bir günde en az altı, beş günde en az 12 kadın öldürüldüğü ifade edilen açıklamada kadına karşı şiddetin, kadınların kendi başına çözmesi gereken bir mesela olmadığı, devletin asli görevi olduğu ifade edildi. Açıklamanın devamında EŞİK olarak kuruldukları günden bu yana sorumlulara görevlerinin hatırlatıldığı belirtilerek “Derhal kadın cinayetlerine karşı acil bir eylem planı hayata geçirilmelidir” çağrısı yapıldı. 

Platform, cinskırım’a karşı yapılması gerekenleri sıralıyoruz ifadeleriyle acil ve zorunlu olarak atılması gereken adımları sıraladı.  

ACİL VE ZORUNLU ATILMASI GEREKEN ADIMLAR SIRALANDI

Atılması gereken acil ve zorunlu adımlara ilişkin, şiddet üzerine uzmanlaşmış kadın örgütleriyle birlikte kadınlara karşı her türlü şiddetle mücadele için acil bir eylem planı oluşturulması gerektiği belirtildi. 

İstanbul Sözleşmesi içeriğinin yürürlükte olduğu sözleşmenin sadece merkezi iktidarı değil; Meclis, yargı tüm yerel yönetimler, üniversiteler, siyasi partiler, sendikalar,medya, meslek odaları, spor kulüpleri ve herkesi bağlamakta olduğu ifade edilerek “Derhal eksiksiz ve etkin şekilde uygulanmaya başlanmalıdır” denildi. 

Kadına karşı şiddetin önlenmesine yönelik 6284 sayılı yasasının etkin uygulanması sağlanması gerektiği ve bağımsız izleme mekanizmaları kurulması gerektiği ifade edildi.Kadın cinayetlerini önlemek için risk değerlendirme ve yönetim birimleri kurulması gerektiği belirtildi. 

KADINLARA YÖNELİK 7/24 ÇALIŞACAK ALO ŞİDDET HATTI 

Kadınlara yönelik  7/24 saat ülke çapınca ücretsiz ve etkin Alo Şiddet Hattı, her semtte kadın danışma merkezi, her 100 bin nüfusa en az bir sığınak, her 200 bin nüfusa en az bir cinsel şiddet kriz merkezi açılarak şiddetle ilgili ulusal mücadele ağının bir an önce kurulması gerektiği ifade edildi. 

Şiddet mağdurlarına yönelik yapılması gerekenlere, kadınların sığınabileceği alanlara, kadınların bağımsız hayatlarına devam edebileceği bir yaşama, hukuki süreçlere ilişkin yapılması gerekenlere ilişkin diğer maddeler şu şekilde sıralandı: 

  • Şiddet mağdurlarına yönelik tıbbi, psikolojik ve hukuki danışmanlık hizmetleri ücretsiz olarak sağlanmalı ve tüm kadınlar için erişilebilir hale getirilmelidir.

  • Sığınaklar ve şiddet önleme merkezlerinin sayıları derhal artırılmalı, mevcut olanlar nicelik ve nitelik olarak güçlendirilmeli ve şeffaf şekilde izlenmelidir.

  • Şiddetten uzaklaşan kadınların ve çocukların sığınakta kaldıktan sonra tamamen bağımsız bir yaşama geçebilmesi için sığınak sonrası geçiş evleri açılmalı, sığınak ile bağımsız yaşam arasında köprü oluşturulmalıdır.
  • Şiddete uğrayan kadınlara bağımsız bir yaşam kurmak için ihtiyaç duyduğu barınma, eğitim, sağlık, istihdam, kreş ve maddi yardım olanakları sağlanmalıdır.

  • Aile hukukunda arabuluculuk ve uzlaştırma, kadın erkek eşitliği sağlanana dek kesin şekilde yasaklanmalıdır.

  • 6284 ve diğer yasalar kapsamındaki görevlerini ihmal eden veya kötüye kullanan kamu görevlilerine karşı rutin olarak soruşturma ve dava açılmalıdır.

  • Şiddet failleri lehine uygulanan infaz düzenlemeleri adı altındaki aflardan vazgeçilmelidir.

  • Ekonomik ve psikolojik şiddet, fiziksel şiddet, ısrarlı takip, dijital şiddet, cinsel taciz, tecavüz dahil cinsel şiddet, zorla evlendirme, eziyet gibi kadınlara ve çocuklara yönelik suçlarda cezasızlık politikasından vazgeçilmelidir.

  • Kadına karşı şiddet olguları ile ilgili olarak yeterli sayıda ve ağırlıkla kadın olmak üzere meslek içi eğitimden geçirilmiş kolluk ve yargı üyesi görevlendirilmelidir.
  • Kültür, gelenek, din ve sözde “namusun” şiddet eylemlerine bahane olarak ileri sürülemeyeceği, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği dahil kimseye ayrımcılık yapılamayacağı temel ilke olarak kabul edilmelidir.
  • Bağımsız kadın örgütlerinin kadına karşı şiddetle ve ev içi şiddetle mücadeledeki bilgi ve deneyimlerini görmezden gelme pratiğinden derhal vazgeçilmelidir.