
Eşik Platformu, “Nafaka Gerçekleri” isimli altı seriden oluşan yanlış bilinen veya “sosyal medyada abartılarak” yoksulluk nafakasına ilişkin algı oluşturulmasına ilişkin verilerle açıklama yaptı.
Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), “Nafaka Gerçekleri” başlıklı serinin üçüncüsünde ortalama yoksulluk nafakasının bin 179 TL olduğu, 2026 asgari ücretinin yüzde 4.2’si olduğunu açıkladı. Serinin ikinci bölümünde, “Bütün boşanan kadınlar nafaka alıyor” söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını, boşanma dosyasıyla sonuçlanan dosyaların yüzde 56’sında kadınların yoksulluk nafakası talep etmediği açıklandı.
EŞİK, sosyal medya hesabından paylaştığı “Nafaka Gerçekleri” serisinin üçücüsünde, ortalama yoksulluk nafakasının bin 179 TL olduğunu, 2026 asgari ücretinin yüzde 4.2’si olduğu anlamına geldiği ifadesine yer verdi.
2019 yılında ortalama nafakanın 370 dolar olduğunu, bugün karşılığının iki bin 188 TL iken, artan enflasyon ve pahalılıkla, neredeyse yarı yarıya düştüğü ifade edildi. Bu durumun da “kadının lüks içinde” yaşamasından ziyade, açlık ve yoksulluk sınırının çok altında olduğu anlamına geldiği belirtildi.
“BÜTÜN BOŞANAN KADINLAR NAFAKA ALIYOR SÖYLEMİ GERÇEĞİ YANSITMIYOR”
EŞİK, “Bütün boşanan kadınlar nafaka alıyor” söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını, boşanmayla sonuçlanan dosyaların yüzde 56’sında kadınların yoksulluk nafakası talep etmediğine yer verildiğini açıkladı.
Nafaka bağlanmasının şartlarında, talep olması gerektiği, yargıcın kendi inisiyatifiyle yoksulluk nafakası bağlayamadığı ve boşanma davasıyla sonuçlanan dosyaların yüzde 56’sında kadınların talep etmediği 23 dosyanın yalnızca yüzde 12.2’sinde toplam 120 dosyada yoksulluk nafakasına hükmedildiği açıklandı.
“Mahkemelerin kadınların lehine karar verdiği” ifadesinin gerçeği yansıtmadığnı, bütün yasal koşulların ortada olmasına rağmen kadın ve çocuklar için son derece yetersiz nafakalar verildiği açıklandı.
Yoksulluk nafakası davalarında tam kabul oranın sekiz yıllık ortalamasının yüzde 18,52 olduğu, davaların yüzde 58, 7’sinin kısmi kabulle sonuçlandığı (mahkemeler çoğunlukla talep edilen miktardan çok daha düşük nafaka miktarı belirlediğine) yer verildi.
“2021’DE NAFAKA AZALTILMASI TALEBİYLE AÇILAN DAVA SAYISI 39”
“Nafaka süresiz bağlanır ama Medeni Yasa’nın 176’ıncı Maddesinde belirtilen koşullarda kesilebilir” başlıklı dördüncü bölümde, 2021’de nafakanın azaltılması talebiyle açılıp karara bağlanan dava sayısının yalnızca 39 olduğu, nafakanın kaldırılması talebiyle görülüp karara bağlanan dava sayısının ise 669 olduğu belirtildi.
Nafaka alan tarafın yeniden evlenmesi, nafaka alacaklısının evlenme olmadan fiilen evliymiş gibi başka biriyle yaşaması veya taraflardan birinin ölmesi nafaka ödemesiyle ilgili hiçbir dava açılmadan kendiliğinden son bulduğu açıklandı. Tarafların mali durumunun değişmesinin de nafakanun artırılması veya azaltılması açısından bir etken olduğuna yer verildi.
“Bir gün evli kalıp ömür boyu nafaka ödeniyor mu?” serinin beşinci bölümünde, Türkiye’deki boşanmaların sadece yüzde 2,8’i bir yıldan az süren evlilikleri kapsadığı belirtildi.
Bir günlük evlilikten sonra dava açılması için ortada ağır bir kusurun veya şiddet ya da dolandırıcılık olması gerektiği, bu da bazı evliliklerin iptalini gerektirdiği, bu noktada nafaka yükümlülüğü doğmayacağı ifadesine yer verildi.
“10 günlük evli kalıp 30 senedir nafaka ödediğini”, iddia eden bir akademisyenin de, akademisyen olmadığı dava dosyasına da kimsenin ulaşamadığı ifadesine yer verildi.
Bir yıldan az süren evliliklerde kaç kadına yoksulluk nafakasına bağlandığına dair veri olmadığı, bu durum son derece yaygınmış izlenimi yaratmanın en basit tabirle durumu çarpıtmak olduğu söylendi.
“YOKSULLUĞA DÜŞEN ERKEK OLURSA ONLARA DA NAFAKA BAĞLANACAKTIR”
Ayrıca, 1990 yılına kadar Medeni Kanun’un 159’uncu maddesinde, kadının çalışmasının kocasının iznine bağlandığı, Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği maddenin etkilerinin toplumun bir kesiminde etkisini sürdürdüğü ve kadınların çalışmasını fiilen engellediği yer aldı.
Güvenilirliği tartışmalı istatistiklere göre bile şeklinde ifade edilen açıklamada, kadınların istihdam oranının erkeklerin yarısından daha az olduğu
Kadınlarda yüzde 32,5, erkeklerde yüzde 66,9 olduğu, incelenen boşanma davası dosyalarında erkeklerin yüzde yedisinin, kadınların ise yüzde 47’sinin hiçbir geliri olmadığı belirtildi.
“Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ortadan kalktığında, aile içi bakım yükümlülüğünü erkekler de üstlenmeye başladığında boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen erkek olursa onlara da nafaka bağlanacaktır” ifadesine yer verildi.





