
Torosların yeşiliyle Akdeniz’in turkuazında saklı Gazipaşa’nın isminin kökeni ve tarihî yolculuğunu keşfedin.
Toros Dağları’nın yeşil tonlarıyla Akdeniz’in turkuaz mavisi arasında, muz bahçeleriyle çevrili saklı bir cennet olan Gazipaşa’nın isminin nereden geldiğini biliyor musunuz? Antalya’nın doğu sınırında yer alan ve 19 ilçesi arasında en eski yerleşim yerlerinden biri olan Gazipaşa, hem tarihî hem doğal zenginlikleriyle dikkat çeker. İlçenin doğusunda Anamur, batısında Alanya, kuzeyinde Sarıveliler ve güneyinde Akdeniz yer alır. 2022 verilerine göre nüfusu 53.702 kişidir.
Gazipaşa’nın tarihî geçmişi M.Ö. 628 yılına kadar uzanır. İlk yerleşimin Hititlere bağlı Luwiler döneminde kurulduğu bilinir. O dönemlerde bölge, Trakheiya (Dağlık Kilikya) olarak adlandırılan bölgede yer alıyordu. Eski çağlarda “Selinus” ismiyle anılan bu liman kenti, Hacı Musa Çayı’nın iki yakasında kurulmuştu ve Akdeniz’de Kıbrıs ile Mısır gibi merkezlerle aktif ticaret yapıyordu.

Bölgenin kaderi zamanla değişti. Perslerin ardından Büyük İskender’in egemenliği altına girdi. Daha sonra Kommagene Krallığı’na bağlandı. Roma İmparatorluğu döneminde küçük bir Roma yerleşimine dönüştü. 6. yüzyıldan itibaren ise Bizans topraklarına dahil oldu.
Selçuklu döneminde I. Alaeddin Keykubat’ın 1221 yılında Alanya ve çevresine hakim olmasıyla birlikte bölge “Selinti” adıyla anılmaya başladı. Anadolu Beylikleri döneminde ise Gazipaşa, Karamanoğulları Beyliği’nin toprakları arasındaydı. Osmanlı topraklarına ise 1472 yılında Kaptan-ı Derya Gedik Ahmet Paşa tarafından katıldı.
İlçenin bugünkü adı olan “Gazipaşa” ise Cumhuriyet Dönemi’yle birlikte kullanılmaya başlandı. İstiklal Savaşı sırasında Mustafa Kemal Paşa ve Kuvayı Milliye yanlısı olan Selinti halkı, Delibaş isyanlarının bastırılmasında aktif rol oynadı. Bu kahramanlık, 21 Ekim 1922’de Bakanlar Kurulu kararıyla ödüllendirildi ve ilçeye, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın unvanı olan “Gazipaşa” ismi verildi.
Bugün doğal güzellikleri, tarihî mirası ve stratejik konumuyla öne çıkan Gazipaşa, sadece bir tatil cenneti değil, aynı zamanda geçmişin izlerini taşıyan anlamlı bir yerleşimdir.





