İçeriğe geç
Antalya Kent HaberEn güzel şehrin habercisi
DestekleBağımsız Gazeteciliği DestekleAntalya Postası
Özel Haber

Görünmeyen Kent: Antalya'da Aleviler, cemevleri ve eşit yurttaşlık

Antalya’da Alevi yurttaşlar ve kurum temsilcileri, inançlarının kamusal alanda tanınması, cemevlerinin ihtiyaçları, genç kuşaklara kültürel aktarım ve asimilasyon kaygılarını Antalya Kent Haber’e anlattı. Görüşmelerde eşit yurttaşlık talebi, inanç özgürlüğü ve Alevi kurumlarının yaşadığı sorunlar öne çıktı.

Haber Merkezi4 dk okuma
abdal musa
Fotoğraf: Antalya Kent Haber/ Yasin Çoban

Bahar Özkan- Yasin Çoban- Alp Hasdemir

İnanç özgürlüğü, yalnızca bireylerin inançlarını yaşamasıyla değil; ibadet mekânlarının tanınması, kültürel değerlerin korunması ve bu birikimin gelecek kuşaklara aktarılmasıyla da ilişkili. Bir inancın kamusal alandaki karşılığı, o inanca mensup yurttaşların gündelik yaşamda karşılaştıkları koşullar ve kamu hizmetlerine erişimleriyle birlikte değerlendiriliyor.

Antalya’da yaşayan Alevi yurttaşların anlatıları da bu tartışmayı görünür kılıyor. Kentin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren cemevleri ve dernekler, bir yandan inanç ve kültürün yaşatılması için çalışmalar yürütürken diğer yandan kamusal tanınma, kurumsal ihtiyaçlar ve genç kuşaklarla bağ kurulması konusunda çeşitli sorunlarla karşılaşıyor.

Antalya Kent Haber’in “Görünmeyen Kent” belgesel çalışması, Alevi kurum temsilcilerinin ve yurttaşların deneyimlerinden hareketle kentte Alevi olmayı, cemevlerinin toplumsal işlevini, asimilasyon kaygısını ve eşit yurttaşlık taleplerini ele alıyor.

ALEVİ İNANCININ GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASI

Antalya’daki Alevi kurumlarının üzerinde durduğu konulardan biri, inanç ve kültürel hafızanın genç kuşaklara aktarılması. Görüşmelerde Aleviliğin yalnızca anlatılarak değil; cem, semah, lokma, deyiş ve gündelik yaşam pratikleriyle öğrenildiği belirtiliyor.

Altınova Cemevi’nde yürütülen bağlama ve semah kurslarının yanı sıra Muharrem Ayı boyunca düzenlenen lokmaların ve sohbetlerin de bu aktarımın parçası olduğu anlatılıyor.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneğinden (PSAKD) Adnan Arslan, Alevi yolunun gelecek kuşaklara aktarılmasının sorumluluk olduğunu vurguluyor. Arslan, Kerbela hafızasının ve Alevilerin tarih boyunca yaşadığı acıların gençlere anlatıldığını belirterek, kültürel aktarım çalışmalarını sürdüreceklerini ifade ediyor.

Elmalı’daki Abdal Musa Sultan anmalarında da gençlerin etkinliklerin düzenlenmesinde görev aldığı aktarılıyor. Tekke Köyü Abdal Musa Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Mehmet Özel, dernek olarak her yıl yaklaşık kırk üniversite öğrencisine burs verdiklerini ve gençlerin etkinliklerde daha fazla sorumluluk üstlenmesini amaçladıklarını anlatıyor.

ASİMİLASYON KAYGISI VE KAMUSAL TANINMA TALEBİ

Alevi kurum temsilcilerinin gündeme getirdiği bir diğer konu, inancın kamusal alanda nasıl tanımlandığı ve temsil edildiği.

Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına yönelik eleştirilerini dile getiren Adnan Arslan, Aleviliğin yalnızca kültürel faaliyetler üzerinden değerlendirilmesine karşı olduklarını belirtiyor.

Arslan, Aleviliğin kendine özgü bir inanç ve yol olduğunu vurgulayarak, “Alevilik bir inançtır, bir yoldur, kendine özgündür” ifadelerini kullanıyor.

Başkanlığın kuruluş ve faaliyetlerini asimilasyon kaygısıyla değerlendiren Arslan, Alevi kurumlarının kendi inançlarını tanımlama ve yönetme hakkının korunması gerektiğini savunuyor. Bu kapsamda demokratik protesto haklarını kullanacaklarını da dile getiriyor.

Görüşmelerde Alevi yurttaşların taleplerinin yalnızca kültürel etkinliklerle sınırlı olmadığı, inançlarının eşit yurttaşlık temelinde tanınmasının temel meselelerden biri olduğu ifade ediliyor.

CEMEVLERİ İNANÇ VE TOPLUMSAL YAŞAMIN PARÇASI

Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesi Sekreteri Zeynel Can, cemevlerinin yalnızca ibadet edilen mekânlar olmadığını, eğitim, dayanışma, kültürel etkinlikler ve sosyal ihtiyaçların karşılandığı alanlar olarak da hizmet verdiğini anlattı.

Cemevlerinin tarihsel dergâh geleneğiyle ilişkili olduğunu belirten Can, bu mekânlarda cem salonlarının yanı sıra derslikler, aşevleri, kütüphaneler, kültürel etkinlik alanları ve cenaze hizmetlerine yönelik birimlerin bulunduğunu aktardı.

Alevi yurttaşların temel taleplerine de değinen Can, öncelikli meselenin Aleviliğin devlet tarafından bir inanç olarak tanınması olduğunu belirtti. Cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesinin önemine dikkat çeken Can, bu temel sorunun çözülmesiyle diğer kurumsal ihtiyaçların karşılanmasının da kolaylaşacağını ifade etti.

ABDAL MUSA DERGÂHI'NDA KONAKLAMA İHTİYACI

Antalya’nın Elmalı ilçesine bağlı Tekke Mahallesi’nde bulunan Abdal Musa Sultan Dergâhı, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen Alevi yurttaşların ziyaret ettiği önemli inanç merkezlerinden biri.

Tekke Köyü Abdal Musa Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Mehmet Özel, anma etkinliklerinde konaklamanın önemli bir sorun olduğunu anlatıyor.

Etkinliklere binlerce kişinin katıldığını ancak yeterli konaklama alanının bulunmadığını belirten Özel, ziyaretçilerin köydeki evlerde ve mevcut misafirhanelerde ağırlandığını aktarıyor.

Bölgenin sit alanı statüsünde olması nedeniyle yeni konaklama tesisi için gerekli izinlerin alınmasında güçlük yaşandığını söyleyen Özel, kamu kurumlarından ve yerel yönetimlerden bu konuda destek beklediklerini ifade ediyor.

ANTALYA’DA ALEVİ OLMAK: KENTLEŞME VE EMEK

Türkiye’nin farklı bölgelerinden göç alan Antalya’da, Alevi yurttaşların inanç ve kültürlerini sürdürme koşulları da kent yaşamıyla birlikte değişiyor.

Görüşmelerde özellikle turizm sektöründeki uzun ve düzensiz çalışma saatlerinin gençlerin cemevi faaliyetlerine katılımını zorlaştırdığı belirtiliyor.

Altınova gibi emekçi nüfusun yoğun olduğu bölgelerde ekonomik koşulların da kültürel faaliyetlerin sürdürülmesinde belirleyici olduğu aktarılıyor.

Alevi kurum temsilcileri, bu koşullara rağmen bağlama ve semah kursları, cemler, anma programları ve ortak etkinliklerle inanç ve kültürel aktarım çalışmalarını sürdürdüklerini belirtiyor.

SİVAS KATLİAMI VE TOPLUMSAL HAFIZA

Görüşmelerde Alevi toplumunun tarihsel hafızasında yer alan Sivas Katliamı da ele alınıyor.

Adnan Arslan, 2 Temmuz Sivas Katliamı anmalarının Alevi kurumlarının çalışmalarında önemli bir yere sahip olduğunu belirtiyor. Kerbela’dan Sivas’a uzanan hafızanın adalet arayışı ve haksızlığa karşı mücadeleyle birlikte aktarıldığını ifade ediyor.

İnançlar arasında yalnızca hoşgörünün değil, karşılıklı kabulün ve eşit koşullarda bir arada yaşama kültürünün geliştirilmesi gerektiği de görüşmelerde vurgulanıyor.

ALEVİ YURTTAŞLARIN TALEBİ EŞİT YURTTAŞLIK

Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesi Sekreteri Zeynel Can, Alevi yurttaşların temel taleplerinin başında inançlarının devlet tarafından resmî olarak tanınmasının geldiğini belirtti. Cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesinin önemine dikkat çeken Can, kamusal tanınma sorununun çözülmesiyle diğer kurumsal ihtiyaçların karşılanmasının da kolaylaşacağını ifade etti.

Alevi kurumlarının kendi inanç ve kültürlerini yaşatmak amacıyla çalışmalar yürüttüğünü aktaran Can, cemevlerinin ibadet, eğitim, dayanışma ve kültürel faaliyetlerin sürdürüldüğü mekânlar olduğunu anlattı. Kamu kurumları ve yerel yönetimlerle görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Can, faaliyetlerini büyük ölçüde Alevi toplumunun öz kaynaklarıyla sürdürdüklerini dile getirdi.

Can'ın değerlendirmelerinde, inanç özgürlüğünün yalnızca bireysel ibadetle sınırlı olmadığı; kamusal tanınma, kültürel haklar ve eşit yurttaşlıkla birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı.

https://antalyakenthaber.com/yolun-hafizasi-alevilik-muharrem-ayi-ve-abdal-musa-sultan-48597

Paylaş
Haber MerkeziBütün yazıları
Sıradaki haber DMBGüncelDöşemealtıDöşemealtı Belediye Başkanı Dal, gaziler ve şehit yakınlarıyla bir araya geldi Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Antalya Şubesi'ni ziyaret ederek gaziler ve şehit yakınlarıyla bir araya geldi.