
Çiftçiler Sendikası’nın (Çiftçi-Sen) açtığı dava sonucunda, iki yıl işlenmeyen tarım arazilerinin Bakanlık tarafından kiraya verilmesini öngören yönetmeliğin dayanağı Danıştay tarafından Anayasa’ya aykırı bulunarak Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. Konuya ilişkin Çiftçi-Sen’den yapılan açıklamada, “Gıda güvencesi, şirketlere devredilen arazilerle değil, köylünün emeğiyle üretime devam etmesiyle sağlanır” denildi.
22 Ağustos 2024’te Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik”te dayanak olarak gösterilen kanun maddeleri Danıştay tarafından Anayasa’ya aykırı bulundu.
Yönetmelik, iki yıl boyunca ekilmeyen tarım arazilerinin malikinin rızası aranmaksızın Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kiraya verilmesini, kira bedelinin ve kiracının idarece belirlenmesini ve arazi sahibinin kendi toprağı üzerinde sözleşme tarafı olmaktan çıkarılmasını öngörüyordu. Yönetmeliğin iptali için Çiftçiler Sendikası tarafından açılan davada, dayanak teşkil eden Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8/K maddesinin 2., 3., 4., 5. ve 6. fıkralarının Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülerek konunun Anayasa Mahkemesi’ne taşınması talep edildi.
Konuya ilişkin Çiftçi-Sen tarafından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Danıştay 10. Dairesi, Çiftçiler Sendikası olarak açtığımız davada önemli bir ara karar vererek, ‘İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik’’in dayanağı olan 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8/K maddesinin 2., 3., 4., 5. ve 6. fıkralarının Anayasa’ya aykırılığı konusunda ciddi şüpheler bulunduğuna hükmetmiş ve dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne göndermiştir.
Dava dilekçemizde vurguladığımız üzere, söz konusu Yönetmelik ve kanun hükümleri;
İki yıl işlenmeyen tarım arazilerinin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından malikinin rızası aranmaksızın kiraya verilmesini, kira bedelinin ve kiracının idarece belirlenmesini, arazi malikinin kendi toprağı üzerinde sözleşme tarafı olmaktan çıkarılmasını öngörmekteydi.”
Yapılan düzenlemenin Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkını, 36. maddesinde yer alan hak arama özgürlüğünü, 48. maddesinde güvence altına alınan sözleşme hürriyetini, hukuk devleti ilkesini ve ölçülülük ilkesini ihlal ettiği ifade edildi.
Yönetmelik ve kanun değişikliği çiftçiyi tamamen devre dışı bıraktığı ifade edilen açıklamada, “İdareye sınırsız ve keyfi takdir yetkisi tanımakta ve mülkiyet hakkının özüne dokunmaktadır. Bu karar, köylü ve çiftçilerin yıllardır dile getirdiği ‘topraklarımız üzerindeki tasarruf hakkı elimizden alınıyor’ itirazlarının haklılığını yargı önünde de ortaya koymuştur” denildi.
Açıklamada sonunda şu ifadeler kullanıldı:
“Çiftçilerin rızası olmaksızın toprağın kiraya verilmesi kabul edilemez.
Tarım politikası, köylünün toprağıyla bağını koparmak değil, onu güçlendirmek üzerine kurulmalıdır.
Gıda güvencesi, şirketlere devredilen arazilerle değil, köylünün emeğiyle üretime devam etmesiyle sağlanır.
Anayasa Mahkemesi’nden beklentimiz, Danıştay’ın da işaret ettiği bu açık Anayasa ihlallerini gözeterek düzenlemeyi iptal etmesidir.”





