
İklim Adaleti Forumu, 19 Mart 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren torba kanun ile milli parkların koruma vasfından çıkarılarak ticari ranta açılmasına karşı bugün (23 Mart) Döşemealtı ilçesinde bulunan Termessos Milli Parkı’nda bir araya gelerek açıklama yaptı.
İklim Adaleti Forumu, bugün (23 Mart) saat 13.00’te Döşemealtı ilçesinde bulunan Termessos Milli Parkı’nda bir araya gelerek 19 Mart 2026 tarihinde yürürlüğe giren torba kanun ile milli parkların koruma vasfından çıkarılmasına karşı basın açıklaması yaptı.
İklim Adaleti Forumu adına Avukat Duygu Kozanoğlu tarafından okunan açıklamada, Milli Parklar Kanunu‘nda yapılan değişikliklerin doğayı koruma amacı taşımadığı, aksine korunan alanların sistematik biçimde tasfiye edilmesi anlamına geldiği belirtildi.
Forum, “kamu yararı ve zaruriyet” gibi muğlak ifadelerle koruma planlarının devre dışı bırakıldığını ve yatırım kararlarının ekolojik dengenin önüne geçirildiğini savundu. Özellikle Antalya bölgesinde orman vasfı dışına çıkarılan alanlara dikkat çekilen açıklamada, yasanın durdurulması için toplumsal dayanışma çağrısı yapıldı.
KORUMA REJİMİNİN TASFİYESİ VE TAHSİS YETKİLERİ
Düzenleme ile milli parklar ve tabiat parklarının tahsis yetkilerini Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nde toplanarak turizm projelerine açıldığı, işletme yetkilerinin özel şirketlere 99 yıla kadar devredilebileceği bildirildi.
İklim Adaleti Forumu, bu durumu “kamusal müştereklerin tasfiyesi” olarak nitelendirdi. Proje bazlı izinler ve plan muafiyetleri sayesinde doğanın parça parça kullanım alanına dönüştürüldüğü ifade edilen açıklamada, bu modelin ekosistemin çökmesine ve afet risklerinin artmasına neden olacağı vurgulandı.

ANTALYA’DAKİ ORMAN KAYBI VE EKOKIRIM TEHLİKESİ
Açıklamada, yasal değişikliklerin yanı sıra idari kararlarla da orman alanlarının daraltıldığına vurgu yapıldı.
“Tek bir Cumhurbaşkanı kararı ile yüz binlerce metrekarelik ormanlık alanın bir çırpıda orman sınırı dışına çıkarılmasını unutmadık, kabullenmedik” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, karar kapsamında en büyük kayıp yaşayan ilin Antalya olduğuna dikkat çekildi.
Kentin uğradığı zarar “Altı ayrı bölgede yaklaşık 290 hektara yakın (yaklaşık 400 futbol sahası büyüklüğünde) orman alanı orman vasfı dışına itilmiştir” şeklinde ifade edildi.
Bu kararın ekolojik kırılganlığın yüksek olduğu Akdeniz havzasında geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açacağı, “Akdeniz havzası gibi turizm baskısının ve ekolojik kırılganlığın zirvede olduğu bir bölgede, bu tahsisler taşıma kapasitesinin hızla aşılmasına ve ekosistemin çökmesine neden olacaktır” ifadeleriyle vurgulandı.

YAŞAM SAVUNMASI VE DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Mücadelenin teknik bir itirazın ötesinde bir yaşam savunması olduğu belirtilerek; yöre halkı, meslek odaları ve ekoloji örgütleriyle birlikte hareket edileceği açıklandı. “Doğa bir yatırım alanı değildir” ifadesine yer verilen metinde, ormanların ve su havzalarının sermayeye tahsis edilmesine karşı meşru direnişin sürdürüleceği vurgulandı.
Forum, “Bizi bekleyen bu ekolojik yıkımı ancak bir arada durarak, müştereklerimize sahip çıkarak ve omuz omuza mücadeleyi büyüterek durdurabiliriz” ifadeleriyle tüm yurttaşları ekolojik yıkıma karşı ortak mücadeleye davet etti.





