
Türkiye Vegan Derneği (TVD), Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen Milli Parklar Kanunu’nun korunan alanları ve yaban hayatını tehdit etmesi gerekçesiyle “Milli Parklar Kanunu iptal talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne taşınsın” isteminde bulunarak change.org aracılığıyla bugün (16 Mart) imza kampanyası başlattı.
Türkiye Vegan Derneği (TVD), 11 Mart 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen Milli Parklar Kanunu’nun korunan alanları ve yaban hayatını tehdit ettiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşınması için muhalefet partilerine çağrıda bulundu.
Söz konusu çağrıyla birlikte bugün (16 Mart) internet üzerinden imza kampanyası başlattıklarını açıkladı.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, “Kanunun milli parkları ve tabiat parklarını ‘kamu yararı’ adı altında 49 ile 99 yıla varan ‘intifa hakkı’ ile yatırım tahsislerine açan hükümler içeriyor” vurgusu yapıldı.
Açıklamada, düzenlemenin Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından en geç 60 gün içinde iptal davası açılması gerektiği vurgulandı.
Başta ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) olmak üzere başvuru yetkisine sahip diğer muhalefet partilerinin, doğa koruma hukukunun temel ilkelerini savunmak adına hukuki hazırlıklara ivedilikle başlaması talep edildi.
YATIRIM TAHSİSLERİ VE EKOSİSTEM TEHDİDİ
Yeni düzenlemenin Türkiye’nin en hassas ekosistemlerini madencilik, turizm ve büyük altyapı projeleri için uzun süreli sermaye kullanımına açtığı ifade edildi.
Doğayı koruma ilkesinin yerini kullanım hakkına bıraktığı savunulan açıklamada, bu durumun habitat kaybını hızlandıracağı ve biyolojik çeşitliliği geri dönülmez biçimde yok edeceği kaydedildi.
Bilimsel verilere dayandırılan çağrıda, Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Üzerine Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu (IPBES) raporuna göre 1 milyon türün yok olma riskiyle karşı karşıya olduğu hatırlatıldı.
Açıklamada, “Bu yok oluşun en büyük nedeni habitat kaybı ve parçalanması. Korunan alanların zayıflatılması bu süreci daha da hızlandıracaktır” ifadelerine yer verildi.
“KAÇAK” AVCILIĞIN TEŞVİK EDİLDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ
Kanunun “yasal” avcılık ve av turizmi uygulamalarını sürdürürken, yasadışı avcılara düşük para cezaları ve haklar tanıyarak “kaçak” avcılığı fiilen teşvik ettiği savunuldu.
Tarım ve Orman Bakanlığı ile Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün (DKMP) politikalarının, “Ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı biçimde koruma altındaki ve Türkiye’ye endemik türleri dahi av turizmi ihalelerine konu etmeye devam ettiği” vurgulandı.
Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Konferansı öncesinde bu düzenlemenin Türkiye’nin uluslararası taahhütleriyle çeliştiği ifade edildi.
ANAYASAL HAKLAR VE YARGI SÜRECİ
Anayasa’nın 56. maddesinin devlete çevreyi koruma yükümlülüğü verdiği hatırlatılarak, Milli Parklar Kanunu’nun iptalinin gelecek kuşakların yaşam hakkı açısından kritik önemde olduğu belirtildi.
Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının doğrudan AYM’ye dava açma yetkisi bulunmaması nedeniyle, siyasi partilerin ve baroların çevre komisyonlarının ortak hareket etmesi gerektiği vurgulandı.
Zamanın kısıtlı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Resmi Gazete yayımı sonrası başlayacak olan 60 günlük sürenin verimli kullanılması istendi.
Bu süreçte, CHP’nin ve diğer muhalefet partilerinin Milli Parklar Kanunu’nu iptal istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne götürmesinin ardından;
“Ülke çapındaki barolar ve bağlı çevre komisyonlarını,
Çevre hukuku alanında çalışan avukat ve akademisyenleri,
Ekoloji, doğa koruma ve hayvan hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarını”
birlikte hareket etmeye davet etti.
TVD, Türkiye’nin milli parklarının ve yaban hayatının “Bugünün değil, geleceğin ortak mirası olduğu ve bu mirasın korunması gerektiğini” belirterek imza kampanyası için yurttaşlara çağrıda bulundu.
İmza kampanyasına ulaşmak için tıklayın





