
Antalya’da düzenlenen İklim Adaleti Forumu’nun ardından kamuoyu çağrısı yayımlandı. Çağrıda, Kasım 2026’da kentte yapılacak COP31 İklim Zirvesi öncesinde yerel inisiyatiflere ortak mücadele ve koordinasyon daveti yapıldı.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamındaki COP31 İklim Zirvesi’nin Kasım 2026’da Antalya’da gerçekleştirileceğinin açıklanması üzerine, kentteki sivil toplum bileşenleri hazırlık sürecini başlattı. Bileşenler, sosyal medya hesapları üzerinden çağrı yayımladı.
Bu yıl 28 Ocak’ta Antalya’da düzenlenen “İklim Adaleti Forumu”nun ardından yapılan açıklamada; iklim krizinin yalnızca çevresel değil, toplumsal ve ekonomik boyutları olan küresel bir mesele olduğu vurgulandı.
Forum bileşenleri, resmi zirveye paralel olarak yürütülecek çalışmaların kapsayıcı olması amacıyla yerel inisiyatifleri kendi sekreteryalarını kurmaya ve ortak bir koordinasyon oluşturmaya çağırdı.
“İKLİM POLİTİKALARI YEREL TOPLULUKLARLA BELİRLENMELİ”
Forum sonrası paylaşılan metinde, iklim politikalarının belirlenmesi sürecinde devletlerin yanı sıra yerel toplulukların, emek örgütlerinin ve bilim insanlarının söz sahibi olmasının zorunluluğuna dikkat çekildi.
Resmi COP31 süreci yaklaşırken dünyanın farklı bölgelerinden çok sayıda hak savunucusu ve iklim inisiyatifinin Antalya’da bir araya gelmesinin beklendiği ifade edildi.
Bu süreçte tabandan gelen katkıların süreci şekillendirmesi gerektiği belirtilerek, “adil ve katılımcı” bir modelin önemi hatırlatıldı.
YEREL FORUMLAR VE ORTAK BİLDİRİ HEDEFİ
Sürecin geniş katılımlı yürütülebilmesi amacıyla hazırlanan çağrı metninde şu adımların atılması talep edildi:
“* Farklı bölgelerde “Yerel İklim Adaleti Forumları” düzenlenmesi,
* Bu forumlar aracılığıyla yerel sonuç bildirgelerinin hazırlanması ve sekreteryaların oluşturulması,
* Oluşturulan sekreteryaların bir araya gelerek COP31 sürecine yönelik uluslararası bir koordinasyon ağına katkı sunması.”
Hazırlanacak ortak bildirinin, yerel forumlardan gelecek verilerle çoğulcu bir zeminde şekillenmesinin hedeflendiği bildirildi.
“DOĞA VE GELECEK KUŞAKLARIN YAŞAM HAKKI”
Açıklamada, iklim krizine karşı geliştirilecek politikaların temel dayanağının doğanın korunması ve toplumsal adalet olması gerektiği vurgulandı.
Gelecek kuşakların yaşam hakkını gözeten bir anlayışla dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yapılarak, Antalya’da gerçekleşecek zirve öncesinde tüm bileşenlerin sürece dahil olması istenirken; “İklim krizine karşı politikalar toplumsal adaleti gözetmelidir” ifadesine yer verildi.





