Kadın ve LGBTİ+ örgütlerinden infaz düzenlemesine karşı ortak açıklama: “Bu tasarı, ceza infaz sistemine ve dolayısıyla adalete erişime dair kaygılarımızı artırıyor”

10. Yargı Paketi'ne karşı açıklama 10. Yargı Paketi'ne karşı açıklama
Fotoğraf: Serra Akcan / csgorselarsiv.org

10. Yargı Paketi’nin içerisinde yer alan infaz düzenlemesine karşı Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu, Antalya Feminist Kolektif, Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği’nin de aralarında bulunduğu kadın ve LGBTİ+ örgütleri ortak bir açıklama yayımladı.

Adalet Bakanlığı tarafından hazırlıkları sürdürülen 10. Yargı Paketi’nin önümüzdeki günlerde Meclis gündemine gelmesi bekleniyor.  Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Meclis Grubu tarafından son şekli verilerek Meclis Başkanlığı’na sunulması planlanan paketteki en önemli başlıklardan biri ise “infaz düzenlemesi” olacak.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, yeni infaz düzenlemesi birçok mahkûmun cezasını tamamlamadan tahliye edilmesine olanak tanıyacak bir tür örtülü af niteliği taşıyor. Bu düzenlemenin, cinayet, yaralama, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, dolandırıcılık, hırsızlık, yağma ve rüşvet gibi suçlardan hüküm giymiş kişileri de kapsayabileceği belirtiliyor.

İnfaz düzenlemesine karşı Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu, Antalya Feminist Kolektif, Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği’nden aralarında bulunduğu kadın ve LGBTİ+ örgütleri ortak bir açıklama yayımladı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Son günlerde basına yansıyan haberlerden, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni infaz düzenlemesiyle, pek çok mahkumun cezasını tamamlamadan tahliye edilmesine yol açacak örtülü bir affın gündemde olduğunu öğrendik. Kadınlara ve çocuklara yönelik işlenen cinsel saldırı, cinsel istismar, cinayet ve yaralama suçlarından infaz edilen cezaları da kapsayan bu tasarıya dair haberleri endişeyle takip ediyoruz. Kadınlara, LGBTİ+’lara ve çocuklara yönelik cinsel saldırı ve şiddet suçlarına dair Türkiye’deki temel sorunlardan biri cezasızlıktır. Kamuoyunda infial yaratan çeşitli örneklerde sıklıkla popülist bir talep olarak cezaların artırılması talebi gündeme geliyor, biz kadın ve LGBTİ+ örgütleri ise her vesilede asıl sorunun cezaların süresi değil infazı olduğunu dile getiriyoruz. Bu tasarı, ceza infaz sistemine ve dolayısıyla adalete erişime dair kaygılarımızı artırıyor.”

“HAKİMLER, CEZALARI GENELLİKLE ALT SINIRDAN VERDİKLERİ GİBİ İYİ HAL İNDİRİMİ UYGULUYORLAR”

Mevcut durumda, kadınların adalete erişimlerinde köklü ve katmanlı sorunlar bulunduğu vurgulanan açıklamada, “Kadınların yeterli hukuki bilgi ve desteğe erişememesi, soruşturma aşamasında makul sürenin aşılması, yargılamaların çok uzun sürmesi ve yakalama kararlarının uygulanmaması gibi sorunların yanı sıra mahkeme salonlarında hakimlerin şiddet faillerine ceza vermemeye yönelik tutumları adalete erişimi zorlu hale getiriyor. Hakimler, cezaları genellikle alt sınırdan verdikleri gibi takdiri indirim (iyi hal indirimi) uyguluyorlar. Kasten yaralama, tehdit, hakaret suçları için genellikle hükmedilen indirimli hapis cezası adli para cezasına çevriliyor, ardından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile para cezası dahi fiilen ödenmiyor.” denildi.

“BİZ KADIN VE LGBTİ+ ÖRGÜTLERİ OLARAK DEVLETİN BU SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMESİNİN TAKİPÇİSİYİZ”

Yargıtay tarafından cinsel suçlara verilen cezaların bozulduğu vurgulanan açıklamada, son olarak şu ifadelere yer verildi:

“2023 yılında yapılan infaz düzenlemesinin bir sonucu olarak, şiddet failleri çok kısa bir süreyi kapalı cezaevinde geçirdikten sonra açık cezaevine geçme, denetimli serbestlikten yararlanma hakkı kazandı. Bu tablonun yarattığı fiili cezasızlığa rağmen ceza almış suçluların ise bu düzenleme ile salıverilecek olması, kadınlara ve çocuklara karşı işlenen suçları suç olmaktan çıkarmaktır. Adalet duygusunu zedelediği gibi, faillere cesaret aşılayan ve devletin kendi şiddetle mücadele mekanizmalarını da işlevsiz hale getiren bu düzenlemede ‘kadın ve çocuklara karşı suçlara dair’ istisna getirilmesini talep ediyoruz. Kadınları ve çocukları şiddete karşı korumak ve adalete erişimin önündeki engelleri kaldırmak devletin sorumluluğudur. Biz kadın ve LGBTİ+ örgütleri olarak devletin bu sorumluluğunu yerine getirmesinin takipçisiyiz.”

İmzacı kurumlar:

17 Mayıs Derneği, 17+ Alevi Kadınlar, 20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği, Adana Kadın Da(ya)nışma Merkezi ve Sığınma Evi Derneği, Adıyaman Kadın Yaşam Derneği, Altınoluk Kadın Dayanişmasi, Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER), Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu, Antalya Feminist Kolektif, Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, Aralık Feminist Kolektif, Ayvalık Kadın İnisiyatifi, Bağımsız Kadın Derneği, Bodrum Kadın Dayanışma Derneği, Bursa Kadın Platformu, Cinsiyet Eşitliği Politikaları Derneği, Demeter Eşitlikçi Kadınlar Derneği, EKAMEDER, ELDER, Emek Benim Kadın Derneği, Eskişehir Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Feminist Boğaziçi, Fethiye Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği, Foça Barış Kadınları, Giresun Kadın Dayanışma Derneği, Günebakan Kadın Derneği, HEVİ LGBTİ+ Derneği, İzmir Çiğli Kadın Emeğini Değerlendirme ve Dayanışma Derneği ÇEKEV, İzmir Kadın Dayanışma Derneği, Ka.der Ankara, Kadın Dayanışma Vakfı, Kadın Koalisyonu Yasa Çalışma Grubu, Kadın Savunma Ağı, Kadın Zamanı Derneği, Kadının İnsan Hakları Derneği, Kadınlar Birlikte Güçlü, Kadınların Kurtuluşu, Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV), Kaos GL Derneği, Karaburun Kadın Platformu, Karya Kadın Derneği, Katre Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği, Kepez Özgür Kadın Dayanışma, Kırkyama Kadın Dayanışması, Kırmızı Biber Derneği, Koza Kadın Derneği, Körfez Bağımsız Kadın Dayanışması, Lambdaistanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği, Lezbiyen Gey Biseksüel Trans İnterseks Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG), Lotus Kadın Dayanışma ve Yaşam Derneği, Mersin 7 Renk LGBT, Mimoza Kadın Derneği, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Muamma LGBTİ+ Eğitim Araştırma ve Dayanışma Derneği, Özgür Renkler Derneği, Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği, Rosa Kadın Derneği, Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD), Star Kadın Derneği, Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Urla Kadın Dayanışma Derneği, ÜniKuir Derneği, Yaka Koop, Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği, Yeni Demokrat Kadın.