
Antalya Kadın Platformu, Antalya Büyükşehir Gençlik Meclisi eski başkanı, personel O.Ş.K. hakkında, üç kadın cinsel saldırı ve darp suçlaması hakkında Antalya Büyükşehir Belediyesi önünde açıklama yaptı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi eski başkanı ve belediye çalışanı O.Ş.K. hakkında, 3 kadınla ilgili istismar ve darp suçlamalarına ilişkin Antalya Kadın Platformu basın açıklaması yaptı.
Açıklamayı kurum adına Özlem Yavuz okudu.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün burada yerel yönetimlerin sistematik ve sessizliği karşısında, üç genç kadın arkadaşa yönelik şiddeti ve tacizi teşhir etmek, teşhir etmekle kalmayıp mücadele çağrımızı yinelemek için toplandık. Kadına yönelik şiddet çocuk istismarı yoksullukla iç içe geçmiş toplumsal bir gerçektir. Kapitalist sistemin ürettiği eşitsizlik, yoksullaşma ve emek sömürüsü, kadınları ve çocukları en kırılgan, en korunaksız hale getirirken; belediye yönetimleri göstermelik projelerle durumu kurtarmaya çalışmakta yada doğrudan susarak suça ortak olmaktadır. Kadınlar korunamıyorsa çocuklar istismardan kurtulamıyorsa o kentte sosyal belediyecilikten söz edilemez. Belediyeler sadece alt yapı hizmetleri ile değil aynı zamanda toplumsal duyarlılıkla da var olmalıdır. Ancak görüyoruz ki, görevde bulunan belediye yönetimi Çocuk istismarına ve kadına yönelik şiddet vakalarına karşı gözlerini kapatmakta yada göstermelik prokollerle olayı geçiştirmeye çalışmaktadır.”

Güvenli Kadın Kenti projesinin göstermelik olduğu vurgulanan açıklamada, “Kadın Dernekleri Federasyonu ile imzalanan ama uygulanmayan protokoller toplamından bir tanesi olacaktır. Bizler kadın platformu olarak Büyükşehir belediyesi çalışanı olan O.Ş.K tarafından mağdur edilmiş , şiddet görmüş istismar edilmiş 3 genç kadın arkadaşımızın baş vurusu üzerine daha önceki basın toplantımız da açıkladığımız üzere; CHP Kadın Kolları ile yapmış olduğumuz görüşmelerde 3 farklı zamanlarda, farklı kişiler tarafından açılmış en sonuncusu mart ayı içerisinde gerçekleşmiş olan şiddete istinaden dava dosyaları olduğunu ve failin bulunduğu çalışma alanında var olan kadınların da risk altında olduğunu ve belediye yönetiminin bu olumsuzluğa karşı tedbir alarak faili açığa alması ve bunu kamuoyu ile paylaşmasını talep ettik fakat tarafımıza her hangi bir dönüş olmadığına dair açıklamamızı yapmıştık” denildi.

Sürecin takipçisi oldukları ve faile hala bir yaptırım uygulanmadığı ifade edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Sözde başlattıklarını iddia ettikleri disiplin sürecine dair de bilgi alma hakkımızı kullanarak sürecin hangi aşamada olduğunu ve nasıl bir yaptırım uygulayacaklarına dair bilgi alma hakkımızı resmi kanallardan dilekçe ile sunduk Fakat yine bir dönüş yapılmamıştır. Bizler Antalya Kadın Platformu bileşenleri olarak kurum ve kişi yada kişiler fark etmeksizin kadına ve çocuğa yönelik her türlü şiddetin ,tacizin ve emek sömürüsünün karşısında durmuş ve durmaya da devam edeceğiz. Taciz ve şiddet iddaları ile açılmış olan 3 dosyaya ilişkin başlatmış olduğumuz mücadele kapsamında ortak irade ile hareket ederek direk yada dolaylı olarak belediye / kişi yada kişileri hedef alarak değil , Büyükşehir belediyesin de çalışan ve hala çalışmaya devam eden faile yaptırım uygulaması yönünde Kadın Dernekleri Federasyonu ile imzaladıkları protokollerin gereğini yaparak ilgili birimlerin sorumluluklarını yerine getirmeleri yönünde çağrıda bulunmak için bu mücadeleyi başlattık , Süreç sonuçlanana kadar da mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Vicdanı olan yurttaşlar olarak susmayacakları vurgulanan açıklamada, şunlar söylendi:
“Şiddeti görmezden gelen , istismarı duymazdan gelen hiçbir yönetimi meşru görmüyoruz. Gerçek değişim , korkusuzca gerçeği dile getirmekle başlar . Belediyeler halkın sesine kulak vermek zorundadır. Çünkü çocukların, gençlerin ve kadınların güvenliği, siyasi çıkarların yada koltukların çok daha ötesindedir. Artık susma zamanı değil , adım atma zamanıdır.
Belediyeler sadece alt yapı hizmetleri ile değil aynı zamanda toplumsal duyarlılıkla da var olmalıdır kadınlar gençler ve çocuklar için güvenli alanları inşaa etme ve denetleme ile de sorumludur. Bir kamu kurumu olarak Antalya Büyükşehir Belediyesi, 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu uyarınca Gençlik Meclisi Üyelerinin ‘Özel Nitelikli Kişisel Verilerinin’ ‘veri işleyen’ ve ‘veri sorumlusu’ olarak hukuka uygun olarak işlenmesinden, bunlara erişimin önlenmesinden ve muhafazasının sağlanmasından sorumludur. Fakat ne yazık ki, Antalya Büyükşehir Belediyesi, ilgili şikayet kuruma ve idarecilere ulaştıktan sonra iddialara konu personel (O.Ş.K) hakkında sergilediği kapalı ve korumacı tutumu mağdurlar için göstermemiştir ve hatta mağdurların kişisel verilerini herkesin erişimine açık yayınlayarak hedef haline gelmelerine ve olaydan daha fazla zarar görmelerine neden olmuştur.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Koruması Kanunu’na göre gerçek kişilere ait olan ve kişileri doğrudan ya da dolaylı olarak tanımlayabilen; isim, soy isim, TC kimlik numarası, doğrum yeri ve tarihi, sosyal güvenlik numarası, telefon numarası, adres ve e-posta, özgeçmiş bilgileri, görüntü ve ses kayıtları vb. kişisel veri olarak kabul edilir.
Antalya Büyükşehir Belediyesi 14.10.2022 tarih ve 943 sayılı Meclis Kararının belediyenin internet sitesinde yayınlanan ekinde Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi Üyelerinin ad/soyad, telefon numaraları ve gün/ay/yıl olmak üzere doğum tarihleri ve bazılarının üye oldukları siyasi parti isimleri açık olarak yayınlanmıştır ve bu açıkça KVKK’na aykırıdır.
Yine, belediyenin internet sitesinde yayınlanan 11.10.2024 tarih ve 749 sayılı Meclis Kararının ekinde Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi Üyelerinin listesinde ad/soyad ve gün/ay/yıl olmak üzere doğum tarihleri açık olarak yayınlanmıştır ve yine açıkça KVKK’na aykırıdır.Gençlerimizin şikayete konu olayla ilgili yaşadıkları mağduriyetleri ortadadır. Antalya Büyükşehir Belediyesi gençlerimizin haklarını korumak için güven duymaları gereken bir devlet kurumu olması gerekirken açıkça hukuka aykırı olarak gençlerin kişisel verilerini yayınlayarak ilgisiz ve yetkisiz kişilerce erişilebilir olmalarına ve hedef haline getirilmelerine neden olmuştur.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin KVKK kapsamında “veri sorumlusu” konumunda bulunduğu göz önünde tutulduğunda KVKK m. 12/1-c bendi uyarınca “Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır.”
Ayrıca aynı kanunun 12/4 bendine göre “Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder.” hükmüne uyulması gerektiğini hatırlatmak isteriz.Kadına yönelik şiddetle mücadele göstermelik panellerle protokol imzaları ile değil yaşamı dönüştüren politikalarla olur.”





