
Kaş Çevre ve Kültür Derneği, Antalya’da Orman Genel Müdürlükleri tarafından ihaleye çıkılan “konaklamalı orman parkı” ihalelerine karşı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “İmar planı zorunluluğunun kaldırılması, denetimsiz ve kontrolsüz yapılaşmanın önünü açar” denildi.
Mayıs 2022 çıkan Orman Parkları Yönetmeliği’ne 28 Eylül’de Resmi Gazete’de yayımlanana Kamu Taşınmazlarının Turizme Tahsisi Yönetmeliği’nde bazı tanımlar Orman Parkları Yönetmeliği ile uyumlu hale getirildi. Bu sürecin ardından Antalya’nın Konyaaltı, Kaş, Döşemealtı ilçelerinde sırasıyla ihaleye çıkılmıştı.
Kaş Çevre ve Kültür Derneği, bugün (22 Mayıs) sosyal medya hesabından Antalya’da Orman Genel Müdürlükleri tarafından “konaklamalı orman parkı” ihalelerine karşı açıklama yayımladı.
“Ormanlar turizm alanı değil, ortak yaşam alanımızdır” başlıklı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Antalya’da 100’ün üzerinde orman alanı ‘orman parkı’ adı altında turizme açılıyor. 2022 yılında çıkarılan Orman Parkları Yönetmeliği ile ormanlarımız, konaklamalı tesislere, işletmelere ve yapılaşmaya açılıyor. Bu yönetmelik, doğayı korumayı değil, ormanların ticari kullanıma sunulmasını hedefliyor. Antalya gibi çam ormanlarıyla kaplı, yangın riski yüksek bir bölgede, bu karar telafisi mümkün olmayan zararlar doğurabilir”
Açıklamada, yönetmeliklere karşı çıkılma sebepleri şu şekilde sıralandı:
• Orman yangınlarının yüzde 90’ı insan kaynaklıdır. Yapılaşma, araç trafiği, mangal ve elektrik kullanımı ormanda yangın riskini artırır.
• Marmaris ve Manavgat yangınları henüz unutulmamışken, bu alanları işletmelere devretmek, doğrudan yeni felaketlere davetiye çıkarmaktır.
• Orman parkı adı altında yapılan uygulamalar, doğayı koruma değil, doğayı pazarlama anlayışını yansıtmaktadır.
• Yapılaşmanın artması, orman ekosistemini parçalar, biyoçeşitliliği yok eder, yerel halkın nefes aldığı doğal alanları sınırlandırır.
• İmar planı zorunluluğunun kaldırılması, denetimsiz ve kontrolsüz yapılaşmanın önünü açar.
Orman parkı yönetmeliğinin yasalara aykırılıkları olduğu vurgulanan açıklamada şu yönetmeliklere atıf yapıldı:
• Anayasa’mızın 169 Ormanların Korunması, 56 Sağlık Hakkı ve Çevre Koruma,
• 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun, Madde 17 Ormanda Yapılaşma ve Kullanım, Madde 25 Ormanların Korunması,
• 3621 Sayılı Kıyı Kanunu’nun 6 Kıyıların Kullanımı, 8 Kıyılarda Yapılaşma kanun maddelerine aykırıdır!
Açıklamada talepleri şu şekilde sıralandı:
• Ormanların kamusal, doğal, korunması gereken alanlar olarak kalmasını,
• Orman alanlarında yapılaşmaya ve insan faaliyetlerinin artmasına sebep olarak yangın riskini artıracağı, can, mal, flora, fauna kaybına sebep olacağı için, acil olarak yangın riski taşıyan bölgelerde her türlü ihalenin iptal edilmesini ve sonrasında ivedilikle Orman parkı yönetmeliğinin iptal edilmesini istiyoruz.
Açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi:
“Ormanları “park” adı altında pazarlamaya değil, korumaya ihtiyacımız var. Orman hepimizin! Türkiye’nin dört bir yanındaki doğa savunucularını ve ilgili kurumları bir felaket yaşanmadan bu konuda birlikte durmaya çağırıyoruz.”





