
Kepez Belediyesi, Uzman Klinik Psikolog Gamze Gökkaya Kaşlıca ile Kepez AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Ayşe Evrim Zeybek Akçay’ın öncülüğünde kadınların öncelikli erkek şiddeti karşısında başvurabileceği adli yollar ve toplumsal cinsiyet rollerinin anlatıldığı farkındalık atölyesi düzenlediğini duyurdu.
Kepez Belediyesi, Uzman Klinik Psikolog Gamze Gökkaya Kaşlıca ile Kepez AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Ayşe Evrim Zeybek Akçay’ın bilgilendirilmesinde kadınların psikoloji ve hukuk alanlarında karşılaştıkları konulara ilişkin farkındalık oluşturmak, bilgi paylaşımını artırmak ve dayanışmayı güçlendirmek amacıyla “Farkındalık Atölyesi” düzenlediğini duyurdu.

Atölyede, ile Avukat Ayşe Evrim’in şiddet türleri, şiddet karşısında izlenebilecek hukuki yollar ve 6284 Sayılı (Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair) Kanun hakkında bilgilendirme yaptığı Uzman Klinik Psikolog Gamze Gökkaya’nın ise toplumsal cinsiyet rolleri, kadın ve erkeklerden beklenen davranışlar hakkında bilgi paylaşımında bulunduğuna yer verildi.
Kadınlara yönelik farkındalık atölyesinin haziran ayı boyunca farklı mahallelerde gerçekleştirileceğine yer verildi. İlki Zübeyde Hanım Kadın Eğitim ve Sosyal Tesisi’nde düzenlenen atölyede Avukat Akçay’ın kadınlara şiddet karşısında izlenebilecek hukuki süreçler konusunda bilgi verdiğine yer verildi.
“GÜVENDE OLUNMADIĞINDA, ÖNCELİK DAVA DEĞİL GÜVENLİĞİ SAĞLAMAK OLMALI”
Akçay, maruz kalınan bir şiddet durumunda öncelikli adımın dava açmak değil, kişinin güvenliğini sağlamak olduğunu belirttiği aktarıldı. Kadınların haklarını bilmelerinin önemine dikkat çektiği ifadesine yer verilen Akçay’ın “Eğer şu anda tehlikedeysem önce kendimi güvenli bir yere aldırma hakkım var. Bunun için 112 aranabilir, polise gidilebilir, jandarmaya başvurulabilir, savcılığa müracaat edilebilir ya da aile mahkemesinden koruma talep edilebilir.
Burada önemli olan nokta şiddetin mutlaka gerçekleşmiş olması gerekmemesidir. Tehdit varsa, takip varsa, korkutma varsa ya da zarar göreceğine dair bir endişe bulunuyorsa başvuru yapılabilir” dediği aktarıldı.
GÜVENDE HİSSETMEYEN KADINLARIN BAŞVURABİLECEĞİ YOLLAR
Avukat Akçay’ın, “Bu kanun ceza vermek için değil, öncelikle koruma sağlamak için vardır” dediği 6284 Sayılı Kanun hakkında da bilgi verdiğine yer verildi.
Bazı konularda kadınların yanlış bilgi sahibi olabildiğini belirttiğinin ifade edildiği açıklamada Akçay’ın “Ben boşanma davası açmadım ama korunmak istiyorum. Şikayetçi olup olmayacağıma karar vermedim ama şu an güvende değilim. Sürekli tehdit ediyor, kapıma geliyor, mesaj atıyor, takip ediyor.
Bu gibi durumlarda da 6284 Sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler talep edilebilir” diyerek kadınlara hakları konusunda uyarıcı bilgiler aktardığına yer verildi.

“TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİ DEĞİŞTİRİLEBİLİR”
Klinik Psikolog Kaşlıca’nın da atölye kapsamında kadınlara toplumsal cinsiyet kavramlarını açıkladığına yer verildi. Toplumsal cinsiyet rollerinin çocuklar üzerinde cinsiyet rollerine göre ayrıldığının da ifade edildiği, bu rollerin doğuştan gelmediği toplum tarafından öğretilen davranış kalıpları olduğu vurgulandığının açıklandığı aktarıldı.
Bu rollerin örneklendirildiği atölyede, “Erkeklerden güçlü olmak, aileyi koruyup geçindirmek, karar vermek, duygularını göstermemek ve liderlik etmek” gibi beklentiler bulunduğunun ifade edildiğini “Kadınlardan ise, ev işlerini yapmak, itaatkar olmak, bakım verme rolünü üstlenmek, sessiz ve uyumlu davranmak ile fedakarlık göstermelerinin beklendiği’nin” anlatıldığına yer verildi.
Bu kapsamda, ev işleri, çocuk bakımı ve iş hayatındaki beklentilerin bu toplumsal rollerin yansımaları olduğu belirtildiği söz konusu kalıpların esnek ve değiştirilebilir nitelikte olduğuna dikkat çekildiğinin aktarıldığı belirtildi.
TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİ:”EL ALEM NE DER?”
İnsanların yaşadığı yorgunlukların önemli bir kısmının toplumsal rollerden kaynaklandığını belirttiği ifade edilen Kaşlıca’nın ailelerde sıkça duyulan “Kız kısmı öyle yapmaz”, “Kızlar öyle oturmaz”, “El alem ne der?”, “Ayıp olur”, “Kadının yeri evidir”, “Erkek eve ekmek getirir”, “Erkek adam ağlamaz” gibi ifadelerin aslında doğuştan gelen özellikler değil, toplum tarafından öğretilen kalıplar olduğununun ifade edildiğine yer verildi.
Türk toplumunda gelenek ve göreneklerle öğrenilen bu davranışların kız ve erkek çocuklarından beklenen rolleri şekillendirdiğini belirttiği ifade edilen Kaşlıca, “Kız düzgün oturur, erkek güçlüdür, erkek çalışır ve para getirir gibi kalıplar zamanla kadın ve erkeklere farklı sorumluluklar yüklemektedir dediği yer aldı.
Çocuk bakımı ve ev işleri gibi roller çoğunlukla kadınlara verilmekte olduğunu bunlar değiştirilebilir kalıplar olduğunu değişmin bireyde başladığının ifade edildiğine yer verildi. “Önce kendi çevremizi değiştirmeli, ardından bu değişimin topluma yayılmasını sağlamalıyız” dediği aktarıldı.





