Antalya’da mülakat mağduru öğretmenlere ilişkin basın açıklaması düzenlendi

Öğretmen Sendikası, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-İş) öncülüğünde, Ankara’da polis müdahalesine maruz kalan mülakat mağduru öğretmenler ve özel sektör öğretmenlerine destek amacıyla dün (16 Haziran) saat 18.00’de Muratpaşa’da bulunan Attalos Heykeli önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya sendika temsilcileri ve yurttaşlar katıldı.

Mülakat mağduru öğretmenler ile özel sektör öğretmenlerine destek amacıyla, Öğretmen Sendikası, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) ve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-İş) öncülüğünde dün (16 Haziran) Muratpaşa’daki Attalos Heykeli önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Saat 18.00’de başlayan açıklamaya sendika temsilcileri ve yurttaşlar katıldı.

Açıklamada, 14 Haziran Pazar günü Ankara Güvenpark’ta mülakat mağduru öğretmenler ve özel sektör öğretmenlerinin yıllardır verilen sözlerin tutulmasını talep etmek için bir araya geldiği, ancak daha ilk andan itibaren demokratik haklarını kullanmalarının engellendiği, sert bir polis müdahalesiyle karşılaşıldığı belirtildi. Açıklamada öğretmenlerin taleplerini dile getirmelerine izin verilmediği, abluka altına alındığı, darp edildiği ve 40’tan fazla öğretmenin gözaltına alındığı ifade edildi.

Tüm baskı ve engellemelere rağmen mücadelenin susturulamadığı, Güvenpark’taki müdahalenin ardından Sakarya Caddesi’nde basın açıklaması yapıldığı açıklamaya mülakat mağduru öğretmenler, aileler, özel sektör öğretmenleri, vakıf üniversitesi akademisyenleri, eğitim sendikalarının temsilcileri, öğrenci temsilcileri, emek ve demokrasi güçleri ile milletvekillerinin katıldığı kaydedildi.

“ANNELERİMİZ BİBER GAZINA MARUZ BIRAKILDI”

Açıklamada Enerji Otel’de konaklayan öğretmenlerin basın açıklamasına katılmak üzere otelden çıkışına izin verilmediği, otelin etrafının Ankara Emniyeti tarafından ablukaya alındığı, Kurtuluş Parkı’nda beklemek istemeleri üzerine yine polis müdahalesiyle karşılaşıldığı, Öğretmen Sendikası Genel Başkanı, yürütme kurulu üyeleri, temsilciler, dost sendika temsilcileri ve mülakat mağduru öğretmenlerin gözaltına alındığı belirtildi. Açıklamada öğretmenlerin annelerinin biber gazına maruz bırakıldığı ve sağlıklarının olumsuz etkilendiği ifade edildi.

Açıklamada, hakların alınması hakların alınamadığı, yaşamaya, konuşmaya ve seyahat hakkına yasak getirilmeye çalışıldığı, bu nedenle öğretmenlerin açlık grevine başlandığı duyuruldu.

Açıklamada, öğretmenlerin taleplerine ilişkin yeterli karşılık bulamadıkları gerekçesiyle açlık grevine başladıklarını ve başka bir çözüm yolu kalmadığını düşündüklerini ifade edildi.

Açıklamada öğretmenlerin talepleri şöyle sıralandı:

“Bir yıl önce sözü verilen ancak ertelenen; Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB), patron dernekleri ve özel sektör öğretmenlerini bir araya getirecek ortak toplantının yapılması.

Mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan kanun teklifinin, Meclis’ten geçirilmesi.”

“ÖGRETMENLER GEÇİNEMİYOR”

Açıklamada, öğretmenlerin geçinemediği, kirasını ödeyemediği, temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı, atamalarının yapılmadığı, öğretmenlerin işsizliğe mahkûm edildiği belirtildi.

Mülakat mağduru öğretmenlerin atanma hakkı ile özel sektör öğretmenlerinin insanca çalışma koşulları talebinin aynı mücadelenin ayrılmaz parçaları olduğu vurgulandığı açıklamada, baskılara, gözaltılara ve yıldırma politikalarına rağmen alınan süresiz eylem kararı doğrultusunda eğitim emekçilerinin mücadelesinin büyümeye devam edeceği, verilen sözlerin takipçisi olunacağı belirtildi.

Basın açıklamasının devamında Antalya Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) Şube Başkanı Kadir Öztürk konuya ilişkin açıklanmada bulundu

Öztürk, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) hükümeti, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nü öğretmenlere yönelik müdahale ve gözaltı uygulamaları nedeniyle kınadıklarını söyledi.

“TABAN MAAŞ VE ÖZLÜK HAKLARI İÇİN MÜCADELE VERİLİYOR”

Öztürk, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerin günlerdir Ankara’da haklı ve meşru taleplerini dile getirdiğini belirtti. Özel sektör öğretmenlerinin güvenceli çalışma, insanca yaşayacak ücret, taban maaş ve özlük hakları için; mülakat mağduru öğretmenlerin ise yıllardır emek vererek kazandıkları hakları için mücadele ettiğini söyledi.

Öztürk, Ankara’daki eylemlere yönelik polis müdahalesinde çok sayıda öğretmenin gözaltına alındığını, darp edildiğini, ters kelepçeyle bağlandığını, biber gazı ve abluka ile karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ve Genel Toplu İş Sözleşmesi Hukuk Sekreteri Özlem Tolu’nun dayanışma için bulundukları alanda gözaltına alındığını, tahkikat yapıldığını ve daha sonra serbest bırakıldığını belirtti.

“SUÇ OLAN ÖĞRETMENLERİN TALEPLERİNE KULAK TIKAMAKTIR”

Öztürk, öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasına, eğitim emekçilerinin güvencesizliğe ve düşük ücretlere mahkûm edilmesine, mülakat adı altında yaratılan adaletsizliğe karşı mücadele etmenin suç olmadığını, suç olanın öğretmenlerin haklı taleplerine kulak tıkamak ve anayasal haklarını kullanmak isteyen eğitim emekçilerinin karşısına polis gücüyle çıkmak olduğunu ifade etti.

Öztürk, öğretmenler susturuldukça eğitim sisteminin düzelmeyeceğini, öğretmenlerin emeği değersizleştirilince çocukların nitelikli eğitim hakkının güvence altına alınamayacağını, Eğitim-Sen olarak Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın ve mülakat mağduru öğretmenlerin haklı mücadelesinin yanında olduklarını belirtti.

Talepleri şöyle sıraladı:

Mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi

Özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkının güvence altına alınması

Eğitim emekçilerinin güvenceli çalışma ve insanca yaşam taleplerinin karşılanması

Hak arama mücadelesine yönelik polis müdahaleleri ve gözaltı uygulamalarına son verilmesi

Sendikal faaliyetlerin engellenmesine yönelik uygulamalardan vazgeçilmesi

“BARİKAT DEĞİL, ÇÖZÜM ÖNERİSİ”

Öztürk, öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm iradesi konulması gerektiğini, eğitim emekçilerinin emeği, mesleği ve geleceğinin polis müdahalesiyle bastırılamayacağını, hak arayan öğretmenlerin yalnız olmadığını, mülakat mağduru meslektaşlarının yanında olduklarını, sendikal mücadelenin suç olmadığını belirtti.

“GENÇLER KAPININ ÖNÜNDE BIRAKILDI”

Basın açıklamasının devamında konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-İş) Antalya Şube Başkanı Sadık Acar,  yaptığı değerlendirmede, gençlerin mülakat mağduru olduğu için orada olduğunu, bu mağduriyeti yaratanların ise yönetenler ve Milli Eğitim Bakanı olduğunu ifade etti. Acar, gençlerin sınavlara girdiğini, okullarını bitirdiğini, Kamu Personeli Seçme Sınavı’ndan (KPSS) yüksek puanlar aldığını ancak mülakatta aldıkları notların değil, dünya görüşü ve bulunduğu cemaate bakılarak atama yapıldığını, bu nedenle gençlerin kapının önüne bırakıldığını belirtti.

Acar, hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın özel sektör öğretmenlerine yaşanabilir bir maaş ve taban maaş sözü verdiğini ancak bu sözü tutmadığını söyledi. Acar, özel sektör öğretmenlerinin haklarını özel sektörden istediğini, devletten, hükümetten veya Milli Eğitim Bakanlığı’ndan istemediğini ifade etti.

“SENDİKAL MÜCADELE SUÇ DEĞİLDİR”

Acar, sendikal mücadelenin hiçbir zaman suç olmadığını, gençlerin mücadelesini takdirle karşıladıklarını söyledi. Eğitim-İş olarak sendikal mücadelelerine Ankara’da sendika yöneticilerinin orantısız bir şekilde gözaltına alındığını, bu uygulamayı kınadıklarını ifade etti.

Acar, mülakat mağduru öğretmenler ve diğer sendika öğretmenleriyle birlikte olduklarını, emeğin karşılığını almak için alanda birleşeceklerini ve güvenceli yaşam için mücadele edeceklerini belirtti.