
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatları Müjde Tozbey ve Yağmur Burçin Sayın, bugün (29 Temmuz) saat 10.00’da Antalya Adliyesi’nde, iş yerinde taciz ve tehditlere maruz kaldığını belirttikleri müvekkilleri D.N. hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından verilen takipsizlik kararına itiraz başvurusunda bulundu. Avukatlar, savcılığa yaptıkları itirazın ardından Antalya Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından Avukat Müjde Tozbey, Antalya Kent Haber’in sorularını yanıtladı.
Nazlı Özbiçen – Alp Hasdemir
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatları Müjde Tozbey ve Yağmur Burçin Sayın, iş yerinde sözlü taciz, psikolojik baskı ve tehditlere maruz kalan müvekkilleri D.N’nin dosyasına Cumhuriyet Savcılığı tarafından verilen takipsizlik kararına itiraz başvurusunda bulundu. İtirazın ardından Avukat Müjde Tozbey, yaşanan sürece ilişkin basın açıklaması yaptı. Tozbey, hakkında şikayette bulundukları patron avukatın nüfuzu ve sahip olduğunu öne sürdüğü bağlantılar nedeniyle dosyada patron avukatın gösterdiği tanıkların dinlendiğini, buna karşın mağdur avukatın beyanının yeterince dikkate alınmadığını ifade etti.
Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği adına açıklama yapan Tozbey, Antalya Adliyesi’nde takip ettikleri soruşturma dosyasının, müvekkilinin eski iş yerinde maruz kaldığı cinsel taciz ve tehditlere ilişkin olduğunu söyledi. Müvekkilinin üç ay çalıştığı hukuk bürosunda eski işvereni tarafından cinsel tacize uğradığını ve ölümle tehdit edildiğini belirten Tozbey, eski işverenin bürosunda bulunan kılıcı müvekkilinin masasına koyarak müvekkiline, “Ya benimle olacaksın ya da gerekeni yapacağız” dediğini ifade etti. Bunun üzerine müvekkilinin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet başvurusunda bulunduğunu söyledi.
TAKİPSİZLİK KARARINA İTİRAZ EDİLDİ
Tozbey, müvekkilinden önce de aynı patron avukat hakkında cinsel taciz nedeniyle şikayette bulunan kadın avukatlar olduğunu ifade etti. Müvekkilinin şikayetinin ardından olayın Antalya’da duyulduğunu belirten Tozbey, Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği olarak dosyanın takipçisi olduklarını söyledi. Tozbey savcılığın dosya hakkında takipsizlik kararı verdiğini, bu karara itiraz ettiklerini ifade etti.
“YAZIŞMALARDA DUYGUSAL İLİŞKİ BULUNDUĞUNU GÖSTEREN HERHANGİ BİR İFADE YER ALMIYOR”
Takipsizlik kararının gerekçesine ilişkin konuşan Tozbey, patron avukatın müvekkiliyle aralarında duygusal ilişki bulunduğunu söylediğini ve bu yönde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına göre yanında çalışan iki kişinin tanıklık yaptığını belirtti. Buna karşılık, müvekkili ile patron avukat arasındaki Whatsapp yazışmalarında tarafların birbirlerine sürekli “Bey” ve “Hanım” şeklinde hitap ettiğini, yazışmalarda duygusal ilişki bulunduğunu gösteren herhangi bir ifade yer almadığını söyledi. Müvekkilleri lehine tanıklık yapacak kişilerin dinlenmediğini, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunduğunu söyleyecek tanıkların da dinlenmediğini ifade etti. Tozbey müvekkiline gönderilen tehdit mesajlarının da incelenmediğini söyledi.
“DOSYAYI YALNIZCA MÜVEKKİLİMİZ İÇİN DEĞİL, ANTALYA’DAKİ KADIN AVUKATLAR VE KADINLAR İÇİN DE TAKİP EDECEĞİZ”
Tozbey, patron avukatın getirdiği iki tanık nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini belirterek, karara itiraz ettiklerini ve dosyanın takipçisi olacaklarını ifade etti. Dosyayı yalnızca müvekkilleri için değil, Antalya’daki kadın avukatlar ve kadınlar için de takip edeceklerini söyledi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklamalarının ardından dosyayı yeniden incelemeye tabi tutacağını düşündüklerini ifade etti.

Basın açıklamasının ardından Antalya Kent Haber’e konuşan Avukat Müjde Tozbey, şu değerlendirmelerde bulundu:
Tozbey, savcılığın soruşturma sürecinde erkek egemen bir bakış açısıyla hareket ettiğini düşündüklerini ifade etti. Müvekkili ile eski işvereni arasında duygusal ilişki bulunduğuna yönelik iddiaların, karşı taraf tanıklarının beyanları dışında herhangi bir delille desteklenmediğini belirten Tozbey, müvekkilinin üç aylık çalışma sürecine ait telefon yazışmalarında bu iddiaları doğrulayacak herhangi bir unsur bulunmadığını söyledi. Yazışmalarda müvekkilinin işverenine resmi bir üslupla hitap ettiğini belirten Tozbey, müvekkili lehine tanıklık yapabilecek kişilerin bulunduğunu ancak bu tanıkların dinlenmediğini ifade etti.
Tozbey, bazı kadın avukatların eski işverenin Antalya’daki etkisi nedeniyle şikayetçi olmaktan çekindiğini belirterek, müvekkilinin aylardır kemoterapi tedavisi gördüğünü ve kanser tedavisi sürerken de hukuki mücadelesinden vazgeçmediğini söyledi.
“MAĞDURUN BEYANI ESASTIR İLKESİ UYGULANMADI”
Tozbey, Türkiye’de kamuoyunda sıkça kullanılan “mağdurun beyanı esastır” ilkesinin yanlış yorumlandığını ifade etti. Toplumda, bu ilkenin kadın ve çocukların beyanıyla erkeklerin doğrudan ceza aldığı yönünde bir algı bulunduğunu belirten Tozbey, hukuken bunun doğru olmadığını söyledi. İlkenin, mağdurun beyanının ciddiyetle ele alınması, ardından savcılık tarafından kapsamlı bir soruşturma yürütülerek delillerin araştırılması anlamına geldiğini ifade eden Tozbey, bu dosyada müvekkilinin beyanı alındıktan sonra gerekli delillerin araştırılmadığını, tanıkların dinlenmediğini ve tehdit içerdiğini belirttiği mesajların da incelenmediğini ifade etti. Bu nedenle, “mağdurun beyanı esastır” ilkesinin bu soruşturmada gereği gibi uygulanmadığını düşündüklerini dile getirdi.





